alıyorlar ile cümle

alıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İnsanlar bilim ve sanatı ayrı ayrı ele alıyorlar.Вы знаете, у людей есть мысль, что наука и искусство совершенно раздельны.
İnsanlar bilim ve sanatı ayrı ayrı ele alıyorlar.Както знаете, хората имат представата, че науката и изкуствата всъщност са отделни.
İnsanlar bilim ve sanatı ayrı ayrı ele alıyorlar.לאנשים יש את הגישה הזו שהמדעים והאמנויות הם תחומים נפרדים.
İnsanlar bilim ve sanatı ayrı ayrı ele alıyorlar.فلدى الناس هذه الفكرة بأن العلم والفنون منفصلان حقاً.
İnsanlar bilim ve sanatı ayrı ayrı ele alıyorlar.まったく別の物だと思われていますよね この二つは隔たりのある
İnsanlar, bir şeyleri görünüşüne göre satın alıyorlar, işlevselliğine göre değil.Así que la gente compra cosas por su apariencia, y no por su utilidad.
İnsanlar, bir şeyleri görünüşüne göre satın alıyorlar, işlevselliğine göre değil.Donc les gens achètent des or apparence et pas pour leur utilité.
İnsanlar, bir şeyleri görünüşüne göre satın alıyorlar, işlevselliğine göre değil.Jadi orang membeli barang karena penampilannya, dan tidak untuk kegunaannya
İnsanlar, bir şeyleri görünüşüne göre satın alıyorlar, işlevselliğine göre değil.Quindi le persone comprano per il loro aspetto e non la loro utilità.
İnsanlar, bir şeyleri görünüşüne göre satın alıyorlar, işlevselliğine göre değil.Хората купуват нещата заради външния им вид, а не заради тяхната полезност.
İnsanlar kendi devletlerinin kontrolünü alıyorlar, bazen daha iyi oluyor, bazen daha kötü.사람들은 자신만의 주를 컨트롤 하고 있고, 어떤때는 좋게 어떤때는 나쁘게.
İnsanlar kendi devletlerinin kontrolünü alıyorlar, bazen daha iyi oluyor, bazen daha kötü.La gente está tomado control de sus estados, a veces para mejor y a veces para peor.
İnsanlar kendi devletlerinin kontrolünü alıyorlar, bazen daha iyi oluyor, bazen daha kötü.La population prend le contrôle de leur propre état, parfois pour le meilleur et parfois pour le pire.
İnsanlar kendi devletlerinin kontrolünü alıyorlar, bazen daha iyi oluyor, bazen daha kötü.Le persone prendono il controllo dei loro paesi, a volte per il meglio ed altre per il peggio.
İnsanlar kendi devletlerinin kontrolünü alıyorlar, bazen daha iyi oluyor, bazen daha kötü.Ludzie przejmują władzę nad własnymi krajami, czasami jest to zmiana na lepsze, czasami na gorsze.
İnsanlar kendi devletlerinin kontrolünü alıyorlar, bazen daha iyi oluyor, bazen daha kötü.Mensen nemen de controle over hun eigen staten. Soms valt dat mee en soms ook tegen.
İnsanlar kendi devletlerinin kontrolünü alıyorlar, bazen daha iyi oluyor, bazen daha kötü.Oamenii preiau controlul propriilor state, uneori mergând spre mai bine, uneori spre mai rău.
İnsanlar kendi devletlerinin kontrolünü alıyorlar, bazen daha iyi oluyor, bazen daha kötü.Люди начинают управлять своими собственными государствами, иногда к лучшему, иногда к худшему.
İnsanlar kendi devletlerinin kontrolünü alıyorlar, bazen daha iyi oluyor, bazen daha kötü.Хората контролират собствените си държави, за добро или за лошо.
İnsanlar kendi devletlerinin kontrolünü alıyorlar, bazen daha iyi oluyor, bazen daha kötü.אנשים נוטלים את השליטה על מדינותיהם, לפעמים זה לטובה ולפעמים לרעה.
İnsanlar kendi devletlerinin kontrolünü alıyorlar, bazen daha iyi oluyor, bazen daha kötü.الناس أصبحت تسيطرعلى دولها، في بعض الأحيان للأفضل وفي بعض الأحيان للأسوأ .
İnsanlar kendi devletlerinin kontrolünü alıyorlar, bazen daha iyi oluyor, bazen daha kötü.結果の良し悪しは分かれますがね そして非常に興味深いことは
İnsanlar kolaları alıyorlar.Elfogyott.
İnsanlar kolaları alıyorlar.Folk tager den.
İnsanlar kolaları alıyorlar.Ihmiset ottivat ne.
İnsanlar kolaları alıyorlar.La gente se las lleva.
İnsanlar kolaları alıyorlar.Les gens le prennent.
İnsanlar kolaları alıyorlar.Lidé si je rozeberou.
İnsanlar kolaları alıyorlar.Ľudia si ich vzali.
İnsanlar kolaları alıyorlar.Mensen pakken het.
İnsanlar kolaları alıyorlar.Mọi người đã uống chúng.
İnsanlar kolaları alıyorlar.Para mahasiswa segera mengambilnya.
İnsanlar kolaları alıyorlar.Se le sono prese tutte.
İnsanlar kolaları alıyorlar.Ο κόσμος τις παίρνει.
İnsanlar kolaları alıyorlar.Хората я вземат.
İnsanlar yanlış soruyu soruyorlar, pek de şaşırtıcı olmayan bir biçimde, bu yüzden yanlış yanıtı alıyorlar.Die Leute stellen die falschen Fragen und bekommen aus diesem Grund promt die falschen Antworten.
İnsanlar yanlış soruyu soruyorlar, pek de şaşırtıcı olmayan bir biçimde, bu yüzden yanlış yanıtı alıyorlar.사람들은 잘못된 질문을 합니다, 그리고 충분히 놀랄만하게, 그들은 잘못된 대답들을 얻게 되지요, 다른 이유때문이 아니라면, 바로 이 이유때문에 말이죠,
İnsanlar yanlış soruyu soruyorlar, pek de şaşırtıcı olmayan bir biçimde, bu yüzden yanlış yanıtı alıyorlar.La gente hace la pregunta equivocada y, claro, obtiene la respuesta equivocada por esa razón, o por otras.
İnsanlar yanlış soruyu soruyorlar, pek de şaşırtıcı olmayan bir biçimde, bu yüzden yanlış yanıtı alıyorlar.Lidé pokládají špatné otázky, a "překvapivě" tak dostanou špatné odpovědi, z tohoto důvodu, ne-li z jiných.
İnsanlar yanlış soruyu soruyorlar, pek de şaşırtıcı olmayan bir biçimde, bu yüzden yanlış yanıtı alıyorlar.Ľudia kladú zlé otázky a napodiv, dostávajú zlé odpovede, pre tento dôvod, ak nie pre iný.
İnsanlar yanlış soruyu soruyorlar, pek de şaşırtıcı olmayan bir biçimde, bu yüzden yanlış yanıtı alıyorlar.Ludzie zadają złe pytania i otrzymują złe odpowiedzi głównie z tego powodu.
İnsanlar yanlış soruyu soruyorlar, pek de şaşırtıcı olmayan bir biçimde, bu yüzden yanlış yanıtı alıyorlar.אנשים שואלים את השאלה הלא נכונה, ובאופן די מפתיע, הם מגיעים לתשובה הלא נכונה, מהסיבה הזו, אם לא מסיבות אחרות.
İnsanlar yanlış soruyu soruyorlar, pek de şaşırtıcı olmayan bir biçimde, bu yüzden yanlış yanıtı alıyorlar.人々は間違った答えを 導きだしてしまいます 次はその問題をとらえ
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.As pessoas não compram o que fazemos, mas a razão por que o fazemos.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.Az emberek nem azt veszik meg amit csinálsz, azért veszik meg, amiért csinálod.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.Ce que les gens achètent, ce n'est pas ce que vous faites, mais pourquoi vous le faites.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.Folk köper inte vad du gör, de köper varför du gör det.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.Folk köper inte vad du gör; de köper varför du gör det.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.사람들은 임무(당신이 하는 일)를 구입하지 않습니다; 신념(당신이 하는 이유)을 구입합니다.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.La gente con compra quello che fate; compra il motivo per cui lo fate.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.La gente no compra lo que uno hace; compra el porqué uno lo hace.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.La gente no compra lo que uno hace sino el porqué uno lo hace.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.La gente non compra quello che fate; compra il motivo per cui lo fate.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.Lide si nekupují to, co děláte, ale proč to děláte.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.Lidé si nekupují to, co děláte, ale proč to děláte.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.Ljudje ne kupujejo, kaj delate; kupujejo, zakaj to delate.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.Ľudia nekupujú to, čo robíte, kupujú to, prečo to robíte.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.Ludzie nie kupują tego co robisz; kupują to, dlaczego to robisz.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.Mennesker køber ikke det man gør; de køber hvorfor man gør det.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.Menschen kaufen nicht was Sie tun; sie kaufen warum Sie es tun.

İlgili Sayfalar