alıyorlar ile cümle
alıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kartondan yapılmış dev bir disketi alıyorlar.Те вдигат един гигантски флопи диск, направен от картон.
Kartondan yapılmış dev bir disketi alıyorlar.הם מרימים דיסקט ענק מקרטון.
Kartondan yapılmış dev bir disketi alıyorlar.و هم يحملون قرص ضخم مصنوع من الكرتون
Kartondan yapılmış dev bir disketi alıyorlar.コンピューターに挿入しています
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.Docierają do zanurzonych w skale minerałów manganu i żelaza i utleniają je.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.Ele iau mineralele feroase si mangane din adâncuri și le oxidează.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.Ils prennent le fer et le manganèse, qui se trouvent à l'intérieur des roches, et ils les oxydent.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.유기체들은 기반암에 존재하는 철과 망간 광물을 먹고 산화시키죠.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.Prendono minerali di ferro e manganese all'interno della roccia fresca e li ossidano.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.Sie nehmen Eisen- und Manganminerale aus dem Felsgesteins und oxidieren sie.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.Toman el hierro y el manganeso en la capa de roca y los oxidan.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.Ze nemen er ijzer en mangaan uit op en oxideren ze.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.Zoxidujú železo a mangánové minerály z podložia.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.Они берут железные и марганцевые минералы из коренной породы и окисляют их.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.Те вземат желязо и манганови минерали от основата и ги оксидират.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.הם לוקחים ברזל ומנגן מתוך הסלע, ומחמצנים אותם.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.فهي تأخذ معدن الحديد والمنجنيز التي في الطبقة الأساسية وتؤكسدها.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.岩盤から鉄とマンガンの成分を 取り出し酸化させます その際 非常に微量なエネルギーを発生します
Kürt Peşmerge gerillaları göreceksiniz Sünni Irak ordusuna karşı savaş pozisyonu alıyorlar.Anda akan melihat para gerilyawan Peshmerga Kurdistan siap untuk bertempur melawan tentara Sunni Irak.
Kürt Peşmerge gerillaları göreceksiniz Sünni Irak ordusuna karşı savaş pozisyonu alıyorlar.Dziś w Kurdystanie obserwujemy jak peszmergowie, kurdyjscy bojownicy, szykują się do bitwy z sunnicką armią.
Kürt Peşmerge gerillaları göreceksiniz Sünni Irak ordusuna karşı savaş pozisyonu alıyorlar.Și azi, dacă te duci în Kurdistan, vei vedea că gherilele Kurdish Peshmerga se opun armatei sunnite din Irak.
Kürt Peşmerge gerillaları göreceksiniz Sünni Irak ordusuna karşı savaş pozisyonu alıyorlar.Vous verrez que les guérilleros kurdes de Peshmerga se battent contre l'armée Irakienne Sunnites.
Kutup devletlerinin askeriyeleri çok ciddiye alıyorlar.Arktisten kansakuntien sotavoimat suhtautuvat siihen todella vakavasti.
Kutup devletlerinin askeriyeleri çok ciddiye alıyorlar.Armata din țările arctice ia asta foarte în serios.
Kutup devletlerinin askeriyeleri çok ciddiye alıyorlar.Das Militär der arktischen Staaten nimmt das wirklich ernst.
Kutup devletlerinin askeriyeleri çok ciddiye alıyorlar.Gli eserciti delle nazione artiche non la prendono alla leggera.
Kutup devletlerinin askeriyeleri çok ciddiye alıyorlar.북극 나라들의 군대는 이것을 정말 심각하게 여기고 있어요.
Kutup devletlerinin askeriyeleri çok ciddiye alıyorlar.Les militaires des pays arctiques prennent ceci très sérieusement.
Kutup devletlerinin askeriyeleri çok ciddiye alıyorlar.Los ejércitos de las naciones árticas lo están tomando muy seriamente.
Kutup devletlerinin askeriyeleri çok ciddiye alıyorlar.Militer di negara-negara Arktik menganggap ini sangat serius.
Kutup devletlerinin askeriyeleri çok ciddiye alıyorlar.Ook de legerleidingen van de arctische landen nemen dit echt serieus.
Kutup devletlerinin askeriyeleri çok ciddiye alıyorlar.Quân đội ở các quốc gia tại Bắc Cực thực sự nghiêm túc với điều này
Kutup devletlerinin askeriyeleri çok ciddiye alıyorlar.Siły zbrojne państw z regionu arktycznego bardzo poważnie do niej podchodzą.
Kutup devletlerinin askeriyeleri çok ciddiye alıyorlar.Военните от арктическите нации го приемат наистина сериозно.
Kutup devletlerinin askeriyeleri çok ciddiye alıyorlar.Вооруженные Силы Арктических стран относятся к этому очень серьёзно.
Kutup devletlerinin askeriyeleri çok ciddiye alıyorlar.הצבאות של מדינות החוג הארקטי מתייחסים לכך מאד ברצינות.
Kutup devletlerinin askeriyeleri çok ciddiye alıyorlar.وشعب القطب الشمالي العسكري يأخذ هذا على محمل الجد
Kutup devletlerinin askeriyeleri çok ciddiye alıyorlar.とても深刻に考えています 気候変動をすべて否定する
Mal varlğımı alıyorlar ve alacaklılar arasında paylaştırıyorlar. . .A co oni udělají je, že vezmou má aktiva a potom, cokoli tam je, rozdělí mezi mé věřitele.
Nepalli olan bu işçiler, geride bıraktıkları aileleri için, para kazanmak uğruna herşeyi göze alıyorlar.네팔 노동자인 이들은, 고향의 가족들에게 돈을 부치기 위해 온갖 위험을 무릅씁니다.
Nepalli olan bu işçiler, geride bıraktıkları aileleri için, para kazanmak uğruna herşeyi göze alıyorlar.Ti delavci tvegajo vse, da bi zaslužili denar za svoje družine v domovini.
Nepalli olan bu işçiler, geride bıraktıkları aileleri için, para kazanmak uğruna herşeyi göze alıyorlar.ונפאל והם מסכנים הכול כדי להרוויח כסף אותו הם שולחים חזרה הביתה.
Nepalli olan bu işçiler, geride bıraktıkları aileleri için, para kazanmak uğruna herşeyi göze alıyorlar.نيباليين، هؤلاء العُمّال يجازفون بكل شئ من أجل توفير المال لأسرهم في أوطانهم.
Nepalli olan bu işçiler, geride bıraktıkları aileleri için, para kazanmak uğruna herşeyi göze alıyorlar.彼らの家族へお金を送金するために 彼らはそこに来るために、何千ドルというお金を中間業者へ払っています
Öğrencilerin en iyi %20'si iyi eğitim alıyorlar.그래서 상위 20%의 학생들은 좋은 교육을 받을 수 있었습니다.
Öğrencilerin en iyi %20'si iyi eğitim alıyorlar.20% siswa yang hebat memiliki pendidikan yang bagus.
Öğrencilerin en iyi %20'si iyi eğitim alıyorlar.Azt mondhatjuk, hogy a diákok 20%-a jó képzést kapott.
Öğrencilerin en iyi %20'si iyi eğitim alıyorlar.Deci primii 20% din studenti au primit o educatie buna.
Öğrencilerin en iyi %20'si iyi eğitim alıyorlar.De modo que el 20 por ciento de los estudiantes ha tenido buena educación.
Öğrencilerin en iyi %20'si iyi eğitim alıyorlar.Du coup, 20% des étudiants ont une bonne éducation.
Öğrencilerin en iyi %20'si iyi eğitim alıyorlar.Dus de top 20 procent van de studenten heeft een goede opleiding gehad.
Öğrencilerin en iyi %20'si iyi eğitim alıyorlar.Então 20 por cento dos estudantes tiveram uma boa educação.
Öğrencilerin en iyi %20'si iyi eğitim alıyorlar.Il 20% dei migliori studenti ha dunque avuto una buona istruzione.
Öğrencilerin en iyi %20'si iyi eğitim alıyorlar.So haben die oberen 20 Prozent der Schüler eine gute Bildung genossen.
Öğrencilerin en iyi %20'si iyi eğitim alıyorlar.Stąd, 20% uczniów otrzymało dobre wykształcenie.
Öğrencilerin en iyi %20'si iyi eğitim alıyorlar.Takže těch nejlepších 20 procent studentů získalo dobré vzdělání.
Öğrencilerin en iyi %20'si iyi eğitim alıyorlar.Takže tých najlepších 20 percent študentov získalo dobré vzdelanie.
Öğrencilerin en iyi %20'si iyi eğitim alıyorlar.Έτσι, το ανώτερο 20% των μαθητών έλαβαν καλή παιδεία.
Öğrencilerin en iyi %20'si iyi eğitim alıyorlar.И лучшие 20 процентов учеников получили хорошее образование.
Öğrencilerin en iyi %20'si iyi eğitim alıyorlar.Така 20 процента от учениците са получили добро образование.