alıyorlar ile cümle

alıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Çiğ malzemeler olarak alıyorlar.يمكنهم شرائها من المتجر كمواد خام.
Çiğ malzemeler olarak alıyorlar.調理して自分で食べることもありますし
Çok eğleniyoruz ve çalışanlar bundan zevk alıyorlar.Bawimy się bardzo dobrze i sądzę, że pracownicy Virgin czerpią z pracy przyjemność.
Çok eğleniyoruz ve çalışanlar bundan zevk alıyorlar.Divertimo-nos imenso e penso que as pessoas que lá trabalham, gostam.
Çok eğleniyoruz ve çalışanlar bundan zevk alıyorlar.Je u toho spousta legrace a myslím, že lidé, kteří se v tom angažují, si to užívají.
Çok eğleniyoruz ve çalışanlar bundan zevk alıyorlar.저희들은 정말 재미있었고, 제가 생각했을 때에는 버진의 직원들도 즐기고 있다고 생각해요.
Çok eğleniyoruz ve çalışanlar bundan zevk alıyorlar.Nagyon jól érezzük magunkat, és azt hiszem, akik itt dolgoznak élvezik is ezt.
Çok eğleniyoruz ve çalışanlar bundan zevk alıyorlar.Ne distram foarte mult si cred ca oamenii care lucreaza pentru ea se simt bine.
Çok eğleniyoruz ve çalışanlar bundan zevk alıyorlar.Noi ci divertiamo molto e credo che le persone che ci lavorano siano gratificate.
Çok eğleniyoruz ve çalışanlar bundan zevk alıyorlar.Nos divertimos y creo que la gente que trabaja para ella lo pasa bien.
Çok eğleniyoruz ve çalışanlar bundan zevk alıyorlar.Nous nous amusons beaucoup et je pense que les personnes qui y travaillent l'apprécient.
Çok eğleniyoruz ve çalışanlar bundan zevk alıyorlar.Vi hade väldigt roligt och jag tror att de människor som arbetade mot det målet njöt.
Çok eğleniyoruz ve çalışanlar bundan zevk alıyorlar.Vi har det sjovt og jeg tror at de ansatte nyder det.
Çok eğleniyoruz ve çalışanlar bundan zevk alıyorlar.We maken veel plezier en ik denk dat de mensen die er werken het leuk vinden.
Çok eğleniyoruz ve çalışanlar bundan zevk alıyorlar.Wir haben viel Spaß und ich denke die Menschen, die für Virgin arbeiten, mögen es.
Çok eğleniyoruz ve çalışanlar bundan zevk alıyorlar.Ми багато розважаємось і я думаю, що наші працівники насолоджуються цим.
Çok eğleniyoruz ve çalışanlar bundan zevk alıyorlar.Ние се забавляваме много и мисля, че хората се наслаждават на работата си при нас
Çok eğleniyoruz ve çalışanlar bundan zevk alıyorlar.יש הרבה מאד כיף ואני חושב שאנשים העובדים איתנו נהנים.
Çok eğleniyoruz ve çalışanlar bundan zevk alıyorlar.فلدينا جو من المرح أعتقد أن من يعملون لـ فيرجين يستمتعون به.
Çok eğleniyoruz ve çalışanlar bundan zevk alıyorlar.前にも言ったように 他の業界を揺さぶって
'Crash' adında bir film izlemiştim, filmde insanlar arabaları duvara çarpmaktan haz alıyorlardı.Abia văzusem un film numit "Crash" în care oamenii găseau plăceri sexuale izbind maşini de pereţi."
'Crash' adında bir film izlemiştim, filmde insanlar arabaları duvara çarpmaktan haz alıyorlardı.A práve som videl film "Crash" v ktorom sa ľudia sexuálne uspokojujú búraním áut do stien.
'Crash' adında bir film izlemiştim, filmde insanlar arabaları duvara çarpmaktan haz alıyorlardı.Ik had net de film 'Crash' gezien waarin mensen seksueel genot krijgen door auto's tegen muren te crashen.
'Crash' adında bir film izlemiştim, filmde insanlar arabaları duvara çarpmaktan haz alıyorlardı.'크래쉬'라는 영화를 본적이 있거든요. 거기서 사람들은 자동차를 벽에 부딪히며 성적 쾌감을 얻어요.
'Crash' adında bir film izlemiştim, filmde insanlar arabaları duvara çarpmaktan haz alıyorlardı.Niebezpieczne Pożądanie", gdzie bohaterów podnieca rozbijanie samochodów.
'Crash' adında bir film izlemiştim, filmde insanlar arabaları duvara çarpmaktan haz alıyorlardı.Точно бях гледал филм, наречен "Краш", в който хората се забавляваха, когато разбиваха коли в стените.
'Crash' adında bir film izlemiştim, filmde insanlar arabaları duvara çarpmaktan haz alıyorlardı.ובדיוק ראיתי את הסרט "קראש" שבו אנשים שואבים עונג מיני מהתנגשות בקירות במכוניות.
'Crash' adında bir film izlemiştim, filmde insanlar arabaları duvara çarpmaktan haz alıyorlardı.وكنت قد شاهدت فيلم يسمى "Crash" حيث يحصل الناس على المتعة الجنسية عن طريق صدم السيارات في الجدران.
'Crash' adında bir film izlemiştim, filmde insanlar arabaları duvara çarpmaktan haz alıyorlardı.見たばかりだった 車をぶつけることで 性的に興奮する人たちの話だ だから医者に
Çünkü bir dilin alıcısı olarak, bunu alıyorlar ve bunu temsil ediyorlar.(소리를) 수신하고 표상하는데,
Çünkü bir dilin alıcısı olarak, bunu alıyorlar ve bunu temsil ediyorlar.Parce que comme receveur du langage, ils le reçoivent et le représentent.
Çünkü bir dilin alıcısı olarak, bunu alıyorlar ve bunu temsil ediyorlar.Pentru că, în calitate de recipient de vorbire copilul va primi și va reprezenta aceste constante.
Çünkü bir dilin alıcısı olarak, bunu alıyorlar ve bunu temsil ediyorlar.Perchè come ricevitore del linguaggio, come lo riceve, così lo riprode.
Çünkü bir dilin alıcısı olarak, bunu alıyorlar ve bunu temsil ediyorlar.Porque como receptor de lenguaje, lo está recibiendo y representando.
Çünkü bir dilin alıcısı olarak, bunu alıyorlar ve bunu temsil ediyorlar.Want als ontvanger van taal ontvangen en representeren ze het.
Çünkü bir dilin alıcısı olarak, bunu alıyorlar ve bunu temsil ediyorlar.Защото като получател на език, те го получават и представят.
Çünkü bir dilin alıcısı olarak, bunu alıyorlar ve bunu temsil ediyorlar.Потому что, как получатели языка, они получают и интерпретируют его.
Çünkü bir dilin alıcısı olarak, bunu alıyorlar ve bunu temsil ediyorlar.הוא קולט אותה ומייצג אותה.
Çünkü bir dilin alıcısı olarak, bunu alıyorlar ve bunu temsil ediyorlar.فانهم يستقبلونها ويمثلونها.
Çünkü bir dilin alıcısı olarak, bunu alıyorlar ve bunu temsil ediyorlar.そして情報としてはそれはゴミを表現しているのです
Çünkü temelde, sorumluluğunu senin üstleneceğin bir takım borçlar alıyorlar.Mert tulajdonképpen tartozásokat halmoznak fel, amikért mind te leszel a felelős.
Daima gelir alıyorlar değil mi?Y ellos acaban de obtener estos ingresos corrientes, ¿verdad?
Daima gelir alıyorlar değil mi?私の年金基金から、彼らは10億ドルの1%を、
Diğer grup ise ikişer elma alıyorlar, biri geri alınıyor.All'altro gruppo vengono date due mele, ma poi una gliela tolgono.
Diğer grup ise ikişer elma alıyorlar, biri geri alınıyor.A majmok másik csoportja kap két almát és az egyiket elvesszük.
Diğer grup ise ikişer elma alıyorlar, biri geri alınıyor.Bầy khác được cho hai quả, một bị lấy đi.
Diğer grup ise ikişer elma alıyorlar, biri geri alınıyor.Celălalt grup primeşte două mere, unul le este luat.
Diğer grup ise ikişer elma alıyorlar, biri geri alınıyor.De andere groep krijgt twee appels, maar eentje wordt weggenomen.
Diğer grup ise ikişer elma alıyorlar, biri geri alınıyor.Den anden gruppe får to æbler, et bliver taget fra dem.
Diğer grup ise ikişer elma alıyorlar, biri geri alınıyor.Die andere Gruppe bekommt zwei Äpfel, einer wird weggenommen.
Diğer grup ise ikişer elma alıyorlar, biri geri alınıyor.El otro grupo obtiene dos manzanas, y les quitamos una.
Diğer grup ise ikişer elma alıyorlar, biri geri alınıyor. Hala bir elmaları kalıyor.Druga grupa dostała 2 jabłka, po czym jedno im zabrano.
Diğer grup ise ikişer elma alıyorlar, biri geri alınıyor.Kelompok lainnya mendapat 2 apel, lalu satu apel diambil.
Diğer grup ise ikişer elma alıyorlar, biri geri alınıyor.다른 그룹에겐 사과 두개를 주었다가, 하나를 빼았았습니다.
Diğer grup ise ikişer elma alıyorlar, biri geri alınıyor.L'autre groupe reçoit deux pommes, on leur en enlève une.
Diğer grup ise ikişer elma alıyorlar, biri geri alınıyor.O outro grupo recebe duas maçãs e depois tiram-lhes uma.
Diğer grup ise ikişer elma alıyorlar, biri geri alınıyor.Другой группе раздали по два яблока и одно забрали.
Diğer grup ise ikişer elma alıyorlar, biri geri alınıyor.הקבוצה השנייה מקבלת שני תפוחים, ואחד נלקח מהם.
Diğer grup ise ikişer elma alıyorlar, biri geri alınıyor.أخذت المجموعة الأخرى تفاحتين، وأُخذت منهم تفاحة.
Diğer grup ise ikişer elma alıyorlar, biri geri alınıyor.すると彼らはまだ1個持っているのに

İlgili Sayfalar