alıyorlar ile cümle

alıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Çalışanları, çabasından ilham alıyorlar.Его работники воодушевлены усилием.
Çalışanları, çabasından ilham alıyorlar.Неговите служители са вдъхновени от усилието.
Çalışanları, çabasından ilham alıyorlar.Позитивний дух цих вчинків захоплює і передається його працівникам.
Çalışanları, çabasından ilham alıyorlar.העובדים שלו קיבלו השראה מהמאמץ.
Çalışanları, çabasından ilham alıyorlar.فهذا الجهد كان مصدر إلهام للموظفين لديه
Çalışanları, çabasından ilham alıyorlar.正しい行いをする喜びを知っているからです
Cesetleri alıyorlar.- Co ci jest?
Cesetleri alıyorlar.Eles levam os corpos.
Cesetleri alıyorlar.Те вземат телата.
Çevresel olan bütün bu diğer faydalara sahip oluyorlar, paraya, eğitim alıyorlar. Bu büyük bir anlaşma.Deze krijgen allerlei milieuvoordelen, geld, ze krijgen onderwijs, het is een mooie overeenkomst.
Çevresel olan bütün bu diğer faydalara sahip oluyorlar, paraya, eğitim alıyorlar. Bu büyük bir anlaşma.Elas obtêm outras vantagens; ambientalmente, dinheiro, elas obtêm educação - é um excelente negócio.
Çevresel olan bütün bu diğer faydalara sahip oluyorlar, paraya, eğitim alıyorlar. Bu büyük bir anlaşma.Ellos obtienen todos los otros beneficios ambientales, dinero, educación, es un estupendo acuerdo.
Çevresel olan bütün bu diğer faydalara sahip oluyorlar, paraya, eğitim alıyorlar. Bu büyük bir anlaşma.Họ có được tất cả những lợi ích khác: môi trường, tiền bạc, họ được giáo dục - đó là một món lợi lớn.
Çevresel olan bütün bu diğer faydalara sahip oluyorlar, paraya, eğitim alıyorlar. Bu büyük bir anlaşma.Környezeti előnyökhöz és pénzhez jutnak, oktatást kapnak, meg sok minden mást.
Çevresel olan bütün bu diğer faydalara sahip oluyorlar, paraya, eğitim alıyorlar. Bu büyük bir anlaşma.Mereka mendapatkan keuntungan lain dari alam, uang, mereka mendapatkan pendidikan, benar-benar menguntungkan.
Çevresel olan bütün bu diğer faydalara sahip oluyorlar, paraya, eğitim alıyorlar. Bu büyük bir anlaşma.Ottengono anche altri benefici, a livello ambientale, economico, formativo: è un ottimo accordo.
Çevresel olan bütün bu diğer faydalara sahip oluyorlar, paraya, eğitim alıyorlar. Bu büyük bir anlaşma.Sie bekommen all die anderen Vorteile, Umwelt, Geld sie bekommen eine Ausbildung, eine toller Deal.
Çevresel olan bütün bu diğer faydalara sahip oluyorlar, paraya, eğitim alıyorlar. Bu büyük bir anlaşma.Uzyskują też masę innych świadczeń, pieniądze, edukację i dużo więcej.
Çevresel olan bütün bu diğer faydalara sahip oluyorlar, paraya, eğitim alıyorlar. Bu büyük bir anlaşma.Získají další ty užitky ze zdravého prostředí, peníze, dostanou vzdělání, je toho dost.
Çevresel olan bütün bu diğer faydalara sahip oluyorlar, paraya, eğitim alıyorlar. Bu büyük bir anlaşma.Получават и всички тези екологични облаги, пари, получават образование... невероятна сделка.
Çevresel olan bütün bu diğer faydalara sahip oluyorlar, paraya, eğitim alıyorlar.주민 모두가 환경적으로 재정적으로 이러한 혜택을 누리게 됩니다
Çevresel olan bütün bu diğer faydalara sahip oluyorlar, paraya, eğitim alıyorlar.Obtin toate aceste beneficii de mediu, bani, educatie.
Çevresel olan bütün bu diğer faydalara sahip oluyorlar, paraya, eğitim alıyorlar.כך שאנחנו יכולים לייצר כמויות עצומות של אתנול ושל אנרגיה בצורה מקומית,
Çevresel olan bütün bu diğer faydalara sahip oluyorlar, paraya, eğitim alıyorlar.ويحصلوا على كل كل هذه الفوائد البيئية، المال،
Çevresel olan bütün bu diğer faydalara sahip oluyorlar, paraya, eğitim alıyorlar.すばらしい計画なのです。
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.A földművesek háromszor-négyszer akkora termést aratnak, mint amit kukoricával tudnának.
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.De boeren krijgen 3 tot 4 keer zoveel opbrengst als ze met maïs zouden hebben.
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.Die Farmer bekommen drei- bis viermal so hohe Erträge wie mit Mais.
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.Farmári získavali troj- až štvornásobok zisku, ktorý by mali z kukurice.
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.Farmerzy uzyskują trzy lub czterokrotnie większe plony niż gdyby produkowali kukurydzę.
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.Fermierii câştigă de 3-4 ori mai mult decât ar câştiga cu porumbul.
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.Gårdejerne får tre til fire gange pengene ud af det, som de ville med majs.
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.I contadini ottengono un raccolto 3-4 volte superiore a quello che otterrebbero con il mais.
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.농부들은 옥수수로 하던 것 보다 세 네배 가량 소출량을 얻고 있습니다.
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.Les fermiers ont trois à quatre fois les rendements qu'ils auraient avec du maïs.
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.Los agricultores se ganan entre tres y cuatro veces lo que ganarían con el maíz.
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.Os agricultores recebem três a quatro vezes as receitas que teriam com o milho.
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.Фермерите получават три до четири пъти повече реколтa в сравнение с реколтата от царевица.
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.Фермеры получают в 3-4 раза больше урожая, чем с кукурузой.
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.החקלאים מקבלים פי שלושה עד ארבעה יבול מאשר עם תירס.
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.يحصل المزارعون على ثلاثة إلى أربعة أضعاف غلة الذرة.
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.寛容な資本 つまり彼らが前もって募ったお金を使い
Çiğ malzemeler olarak alıyorlar.Comprarla dai negozi come se fossero ingredienti.
Çiğ malzemeler olarak alıyorlar.Compravam na loja, como ingredientes crus.
Çiğ malzemeler olarak alıyorlar.Họ mua chúng trong cửa hàng dưới dạng tươi sống.
Çiğ malzemeler olarak alıyorlar.Ils l'achetaient dans un magasin en tant qu'ingrédients bruts.
Çiğ malzemeler olarak alıyorlar.사람들은 가게에서 원재료 상태에서 구매하기도하고,
Çiğ malzemeler olarak alıyorlar.Kúpite si v obchode prísady?
Çiğ malzemeler olarak alıyorlar.Le-ar cumpăra de la magazin precum ingrediente crude.
Çiğ malzemeler olarak alıyorlar.Megvehetik nyersanyagként az üzletben.
Çiğ malzemeler olarak alıyorlar.Mereka membelinya dari toko sebagai bahan mentah.
Çiğ malzemeler olarak alıyorlar.Někdo nakoupí suroviny v obchodě.
Çiğ malzemeler olarak alıyorlar.Se compra materia prima en la tienda.
Çiğ malzemeler olarak alıyorlar.Sie kaufen es im Laden als rohe Zutat.
Çiğ malzemeler olarak alıyorlar.Zaczyna się od kupienia składników.
Çiğ malzemeler olarak alıyorlar.Ze kopen het in de winkel, als rauwe ingrediënten.
Çiğ malzemeler olarak alıyorlar.Το αγοράζεις από το κατάστημα σαν ωμό συστατικό.
Çiğ malzemeler olarak alıyorlar.Люди покупают её в магазине в сыром виде.
Çiğ malzemeler olarak alıyorlar.Те ще го купят от магазина като сурови съставки.
Çiğ malzemeler olarak alıyorlar.הם יקנו את זה מהחנות כרכיבים לא מבושלים.

İlgili Sayfalar