alıyorlar ile cümle
alıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bunu ele alıyorlar, ve kullanıyorlar ama아이들은 그 내용을 다루고 활용하면서
Bunu ele alıyorlar, ve kullanıyorlar amaוהם שולטים בזה ומשתמשים בזה
Bunu ele alıyorlar, ve kullanıyorlar amaفيتحكمون بهذا و يستعملونه
Bunu ele alıyorlar, ve kullanıyorlar ama理解しているのです。
Buradaki yatırımcılar, öncelikli teminatsız, bir sonraki 2 milyon TL'yi alıyorlar.A potom zbývá 1 milion dolarů. Správně?
Buradaki yatırımcılar, öncelikli teminatsız, bir sonraki 2 milyon TL'yi alıyorlar.Oni, właśnie tutaj, niezabezpieczona starszyzna, otrzymają kolejne $2 miliony.
Buradaki yatırımcılar, öncelikli teminatsız, bir sonraki 2 milyon TL'yi alıyorlar.次の200万ドルを取得します。 そして、100万ドルが無くなります。
Burada voltajı eksi alıyorlar böylece negatif bir sayı elde ediyorsunuz.그들은 이 전위를 측정했고 마이너스로 측정되었습니다.
Burada voltajı eksi alıyorlar böylece negatif bir sayı elde ediyorsunuz.Mereka mengambil tegangan di sini dikurangi tegangan sana sehingga bahwa Anda mendapatkan angka negatif.
Burada voltajı eksi alıyorlar böylece negatif bir sayı elde ediyorsunuz.Mierzą napięcie wewnątrz komórki i odejmują napięcie po zewnętrznej stronie błony, tak, żeby wynik był ujemny.
Burada voltajı eksi alıyorlar böylece negatif bir sayı elde ediyorsunuz.هم اخذو الجهد هنا وطرحوه من لجهد هناك ، ولهذا حصلوا على عدد سالب
Bu sadece bir amatörün büyük stüdyolardan ödünç alması değil bazen büyük stüdyolar ödüncü geri alıyorlar.왜냐하면 이것은 대형 스튜디오로부터 도용하는 아마추어들일 뿐만아니라, 때때로 다시 도용하는 대형 스튜디오이기 때문입니다.
Bu sadece bir amatörün büyük stüdyolardan ödünç alması değil bazen büyük stüdyolar ödüncü geri alıyorlar.No son sólo amateurs tomando prestado de un gran estudio, a veces es viceversa.
Bu sadece bir amatörün büyük stüdyolardan ödünç alması değil bazen büyük stüdyolar ödüncü geri alıyorlar.Nu numai amatorii împrumută de la marile studiouri, dar uneori marile studiouri dau ceva înapoi.
Bu sadece bir amatörün büyük stüdyolardan ödünç alması değil bazen büyük stüdyolar ödüncü geri alıyorlar.To nie amatorzy pożyczający od dużych studio, ale czasami wielkie studia pożyczające z powrotem.
Bu sadece bir amatörün büyük stüdyolardan ödünç alması değil bazen büyük stüdyolar ödüncü geri alıyorlar.Ugyanis itt nem csak amatőrök kölcsönöznek a nagy stúdióktól, hanem néha a nagy stúdiók visszakölcsönöznek.
Bu sadece bir amatörün büyük stüdyolardan ödünç alması değil bazen büyük stüdyolar ödüncü geri alıyorlar.Защото не просто аматьорите заемат от големите студия, но понякога и големите студиа заемат обратно.
Bu sadece bir amatörün büyük stüdyolardan ödünç alması değil bazen büyük stüdyolar ödüncü geri alıyorlar.מפני שלא מדובר רק בחובבים ששואלים מאולפנים גדולים, אלא שלפעמים האולפנים הגדולים שואלים בחזרה.
Bu sadece bir amatörün büyük stüdyolardan ödünç alması değil bazen büyük stüdyolar ödüncü geri alıyorlar.لأنها ليست مجرد إقتراض هواة من الأستديوهات الكبيرة، لكنه شئ يقترضه الأستديوهات الكبيرة منهم.
Bu sadece bir amatörün büyük stüdyolardan ödünç alması değil bazen büyük stüdyolar ödüncü geri alıyorlar.大手の方でもパクり返しているのですから 選択を与えることで 機会に満ちた文化を作り出せるのです
Bu şapelde Caravaggio'nun iki tablosu daha var, diğer tablolar da St. Matthew'u konu alıyorlar.A je to kaple, ve které jsou dvě další malby od Carvaggia, obě o Matoušovi.
Bu şapelde Caravaggio'nun iki tablosu daha var, diğer tablolar da St. Matthew'u konu alıyorlar.В цій каплиці є ще дві інші картини Караваджо, що зображують Матвія.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.Alors ils prennent les données, et ils les utilisent pour mesurer les progrès.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.Also nehmen sie die Daten und nutzen diese, um ihren Fortschritt zu messen.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.Analisam a informação, e usam-na para medir o seu progresso.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.Biorą więc dane, i używają ich do zmierzenia postępu.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.Deci iau datele şi le folosesc ca să-şi măsoare progresul.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.Dus gaan ze uit van de gegevens, en ze gebruiken die om de vooruitgang te meten.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.Így veszik az adatokat, és a segítségükkel mérik a fejlődést.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.그래서 그들은 자료를 분석해서 상황을 측정하는 데 사용합니다.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.Maka, mereka mengambil data dan menggunakannya untuk mengukur perkembangannya.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.Por eso toman los datos y los usan para medir el avance.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.Quindi prendono i dati e li usano per misurare a che punto sono.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.Så de tager dataene, og de bruger det til at måle fremskridt.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.Takže berou aktuální data a používají je k měření vývoje.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.Vì vậy họ lấy thông tin, và họ sử dụng nó để đo đạt tiến độ.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.Έτσι παίρνουν τα στοιχεία και τα χρησιμοποιούν ώστε να μετρήσουν την πρόοδο
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.Поэтому они берут данные и используют их для измерения прогресса.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.Така че те взимат информацията и чрез нея измерват прогресът.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.Тому вони беруть інформацію, і використовують її для виміру прогресу.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.אז הם לוקחים את המידע, והם משתמשים בו כדי למדוד התקדמות.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.لذا فهم يأخذون البيانات، ويستخدمونها لقياس التقدم.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.進捗の評価に用います コカコーラではフィードバックを回し続け
Çalışanları, çabasından ilham alıyorlar.A dolgozóit lelkesíti az erőfeszítés.
Çalışanları, çabasından ilham alıyorlar.Angajaţii săi sunt inspiraţi de efortul său.
Çalışanları, çabasından ilham alıyorlar.Các nhân viên của ông được tạo cảm hứng từ sự nỗ lực.
Çalışanları, çabasından ilham alıyorlar.De anställda blev inspirerade av satsningen.
Çalışanları, çabasından ilham alıyorlar.Hans medarbejdere er inspireret af indsatsen.
Çalışanları, çabasından ilham alıyorlar.I suoi dipendenti sono ispirati dal suo sforzo.
Çalışanları, çabasından ilham alıyorlar.Jego pracownicy czerpią z tego inspirację.
Çalışanları, çabasından ilham alıyorlar.Jeho zamestnanci sa jeho snahou inšpirujú.
Çalışanları, çabasından ilham alıyorlar.Jeho zaměstnanci se inspirují jeho snahou.
Çalışanları, çabasından ilham alıyorlar.Karyawannya jadi terinspirasi oleh usahanya.
Çalışanları, çabasından ilham alıyorlar.직원들도 많이 자극 받고 있습니다.
Çalışanları, çabasından ilham alıyorlar.Os seus funcionários foram inspirados pelo esforço. Porquê?
Çalışanları, çabasından ilham alıyorlar.Seine Angestellten sind von den Anstrengungen inspiriert
Çalışanları, çabasından ilham alıyorlar.Ses employés sont inspirés par l'effort.
Çalışanları, çabasından ilham alıyorlar.Sus empleados están inspirados por el esfuerzo.
Çalışanları, çabasından ilham alıyorlar.Zijn werknemers worden geïnspireerd door zijn inspanningen. Waarom?
Çalışanları, çabasından ilham alıyorlar.Οι υπάλληλοί του εμπνεύστηκαν από αυτή την προσπάθεια.