alıyor ile cümle
alıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Şu anda fakültede 600'den fazla öğrenci eğitim alıyor.Atualmente conta com mais de seis mil alunos.
Bu da şarkının single kapağında yer alıyor.A mesma sessão aparece em toda parte da canção.
Alışveriş merkezinda 120 adet mağaza yer alıyor.Abertura da centésima loja no estrangeiro.
Basketbol oynamaktan ve spor izlemekten keyif alıyordu.Ele gostava de jogar basquetebol e adorava esportes.
Yarışmada toplam 12 soru yer alıyor.Todas as competições contaram com 12 clubes.
Constantinus'un durumu gittikçe daha umutsuz bir hâl alıyordu.Maximiliano se via numa posição cada vez mais precária.
Ayrıca albümde Streisand'ın Barry Gibb'la düet yaptığı iki şarkı da yer alıyor.Além do refrão, encontram-se ainda duas estrofes na canção, cantadas por Barry Gibb.
Çünkü gücünü İngilizlere karşı muhalefetten alıyordu.E sente que está dividindo sua energia com o público.
Attılan taşlar artık taş olmaktan çıkıp insan biçimini alıyordu.As pedras amoleceram e começaram a tomar forma humana.
[3] John D. Rockefeller ve Andrew Carnegie ile birlikte modern tarihin en zenginleri listesinde yer alıyor.Começou os estudos com 14 anos, em Veneza, onde morou até 1487.
Acı ile başa çıkmak için günde sabah ve akşam 32 tane iğne alıyordu.Elke morgen en avond kreeg hij 32 injecties in zijn arm tegen de pijn.
Pakette ayrıca Google Formlar, Google Çizimler ve Google Tablolar (beta) da yer alıyor.Het pakket bevat ook Google Tekeningen en Google Tables (bèta).
Mehmed Burhaneddin (Burhan Felek) ile kardeşi Dr. Hüdai Bey kurucular arasında yer alıyor.Mehmed Burhaneddin (Burhan Felek) en zijn broertje Dr. Hüdai Bey waren onder de oprichtende leden.
İşte burada bir risk alıyorum.Dit is dus een risico.
Film iki listede de yer alıyordu. ^ 100 Yılın 100 Filmi.Tevens staat de film op de volgende lijsten: 100 Years...
Okuldaki sanat etkinliklerinde aktif olarak rol alıyordu.Op school deed ze actief mee aan de artistieke activiteiten.
Mamadaşvili, dört yaşından beri sahne alıyor.Plohovich kreeg al op vierjarige leeftijd pianoles.
Başrollerde Tom Cruise ve Dustin Hoffman yer alıyor.Tom Cruise en Dustin Hoffman konden goed met elkaar opschieten.
Şarjörü 8 kurşun alıyor.Het magazijn heeft 8 kogels.
Constantinus'un durumu gittikçe daha umutsuz bir hâl alıyordu.Constantijns positie werd moeilijker.
Alışveriş merkezinda 120 adet mağaza yer alıyor.In het winkelcentrum staan ruim 120 winkels en horecagelegenheden.
Ancak pilot uçağın üstünde açık bir kokpitde yer alıyordu.De piloten zaten in een open cockpit erboven.
İşin ilginç kısmı, 2001 yılında Dick Cheney hala Halliburton'dan maaş alıyordu.In 1999 was de Amerikaanse vicepresident Dick Cheney nog hoofd van Halliburton.
Durin'in Kulesi, Zirakzigil doruğunda yer alıyordu.Op de top van de berg Zirakzigil was de toren van Durin gebouwd.
Bu projeye kadar şirket 229 Batı 43. Cadde’de (229 West 43rd Street) yer alıyordu.The Times was — tot de oplevering van de nieuwe toren — gehuisvest aan 229 West 43rd Street.
On dokuzundan gün alıyordu ve utangaçtı.Hij scoorde dertig keer en was elf keer aanvoerder.
Şarkıda Rihanna da yer alıyordu.Rihanna bracht ook Where Have You Been.
Saw filminin yapımcıları James Wan ve Leigh Whannell bu filmde de yapımcı olarak yer alıyorlar.James Wan en Leigh Whannell keerden opnieuw terug als uitvoerend producent van de film.
Bu durum özellikle liberallerin yoğun tepkisini alıyordu.Vooral de liberalen hadden onder deze ontwikkeling sterk te lijden.
Müziği daha karmaşık bir hal alıyor, şarkılarındaki temalar çeşitleniyordu.De muziek is dan ook een stuk rustiger dan zijn grote orkestwerken.
Babası kazayla ölen Norman, annesi Norma Bates ile White Pine Bay kasabasında bir motel satın alıyor.Weduwe Norma Bates en haar 17-jarige zoon Norman verhuizen naar White Pine Bay.
Her hafta ünlü konukların yer aldığı programda çeşitli skeçler yer alıyor.In deze serie staat er elke week één of meerdere bekende gasten centraal.
Roman E- Yayınlarından çıktığı zaman ön kapağında "Türkçede ilk İrlanda Romanı" ibaresi yer alıyordu.Voor promotie van hun eerste album hebben ze in Nederland hun 'Irish Pub Tour' gedaan.
Kşatriyalar: bu sınıfta ise soylular yer alıyor.Komeetkwatrijnen: in deze categorie kwatrijnen staan kometen vermeld.
White, ciddi tehditler alıyordu.Atlanta was nu rechtstreeks bedreigd.
Nohuad, kırsal köy hayatından zevk alıyordu.Johans weduwe genoot echter het vruchtgebruik van het Nijenhuis.
Onların kimilerini öldürüyor, kimilerini esir alıyor ve cihadını devam ettiriyordu.Velen grijpen ze, ze nemen ze gevangen en doden hen. ...
Ocaklar ise evlerin hem içinde hem de dışında yer alıyordu.De overledenen werden in gehurkte positie binnen de nederzettingen en zelfs binnen de woningen bijgezet.
İtalyan Sosyal Cumhuriyeti, Nazi Almanyası tarafından askeri yardım alıyordu.De Arabische opstand werd financieel ondersteund door nazi-Duitsland.
O da ismini, filozof olan Socrates'ten alıyor.De Botton heeft een grote waardering voor de filosoof Socrates.
Genel Müdür Ahmed Boustila'nın yerini alıyor.Hij is opgevolgd door Ahmed Boukous.
Sapıkça yollardan zevk alıyor.Het is vooral bekend van de hit I like the way.
Leicester küme düşme bölgesinin sadece bir puan üstünde yer alıyordu.Het koor uit Alkmaar won met één punt verschil.
Artık Erdebil Safevîye Şeyhliği'nin yerini Safevî Şahlığı alıyordu.Toen stond het in Zoetermeer en stelde het de woning voor van de aardworm Aart (Aart's Paradijs).
Ben mektup kağıdı, birkaç pul ve birkaç kağıt mendil alıyorum.Ik koop briefpapier, postzegels en papieren zakdoekjes.
Ben mektup kâğıdı, pul ve kâğıt mendil satın alıyorum.Ik koop briefpapier, postzegels en papieren zakdoekjes.
Hâlâ zor nefes alıyor.Hij haalt nog steeds moeilijk adem.
Sarımsak kokusu alıyor musun?Ruik je de knoflook?
Video Flo Rida'nın Avrupa turnesini konu alıyor.Wideo przedstawia tournée Flo Ridy po Europie.
Tom and Huck, 1995 Jonathan Taylor Thomas ve Brad Renfro rol alıyor.Tom and Huck, film z 1995 roku z udziałem Jonathan Taylor Thomas i Brad Renfro.
Oyun bu grubun hikâyesini konu alıyor.Poczekajmy jeszcze, co powie historia o tej Partii.
İşte burada bir risk alıyorum.Podjęła pewne ryzyko.
Burada kimya eğitimi alıyordu.Nauczał tam chemii.
Ayrıca Oluchi, başka yardım kuruluşlarında da görev alıyor.Lauri współpracuje również z innymi wykonawcami.
Sealand, Birleşik Krallık karasuları dışında yer alıyordu.W tym czasie platforma znajdowała się poza wodami terytorialnymi Wielkiej Brytanii.
Ayrıca muhafızlar Venedik filosundan yardım alıyorlardı.Wojska były wspomagane przez flotę wenecką.
Ona göre pozisyon alıyor.Chce w ten sposób zająć jego miejsce.
White, ciddi tehditler alıyordu.Dla Briana stanowili istotne zagrożenie.
Muhtemelen eksik olan eğitimini alıyordu.Najprawdopodobniej nie miał wykształcenia uniwersyteckiego.
Bu alan dikdörtgen bir platformda yer alıyordu.Jego miejsce znajdowało się na tej właśnie platformie.