alıyor ile cümle

alıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Pankreas güreşçisi The Rock da rol alıyor.Stworzył go raper The Game.
Tüm bunlar benim için de yeni şeyler ve bundan büyük keyif alıyorum."Jest ono zdolne, by wszystkie przyjąć i dlatego jest takie wielkie”.
"Sahne Tozu Tiyatrosu Gücünü Üstadlardan Alıyor".Mistrzu, to powoduje wymiotowanie doktrynalnym wiatrem naszej szkoły."
Derin denizlerde balık avlamaktan zevk alıyor.W sprzyjających warunkach chętnie zjadają ryby.
200 milyon yıl önce alanda Tetis Okyanusu yer alıyordu.Doliną Athabasca około 200 milionów lat temu płynęła lawa.
İkinci dünya kupasında, ilk kez bir Afrika ekibi yer alıyordu.Zawody wśród mężczyzn drugi raz z rzędu wygrała ekipa Afryki.
Bu film modern korku filmlerini tiye alıyordu.Zespół kontynuuje swoje fascynacje filmami grozy.
Geminin içinde Titanic'in mühendisi Thomas Andrews da yer alıyordu.Na pokładzie obecny był również inżynier Nathaniel Rutland.
Atölyelerin hepsi evlerin içinde yer alıyordu.W czasie występów wszystkie miejsca były zajęte.
Çünkü gücünü İngilizlere karşı muhalefetten alıyordu.Agitował naród do przeciwstawiania się rządom Brytyjczyków.
Bu nedenle de ölüm tehditleri alıyordu.W dalszym ciągu grożono jej również śmiercią.
Gücümüzü senin elinden alıyoruz.Chodźże o własnych siłach.
O da ismini, filozof olan Socrates'ten alıyor.Imię to rozsławił filozof Sokrates.
Londra Senfoni Orkestrası ve BBC Senfoni Orkestrası Barbican Centre'ın konser salonunda yer alıyor.Barbican Centre jest siedzibą London Symphony Orchestra i BBC Symphony Orchestra.
Bazı Kumanlar da düzenli orduda yer alıyorlardı.Liczyli oni, że przyłączy się do nich wojsko regularne.
Flair ailesi ringin dışında yer alıyordu.Rodzina Ballestremów pochodziła z płn.
Ancak gemi beşinci kompartımanlarınada su alıyordu.W tym samym roku okręt wszedł w skład 5.
Aristofanes bu eserinde oldukça kaba fırça vuruşlarıyla Kleon’u alaya alıyordu.Burnside zachowywał się zadziwiająco biernie podczas przygotowań do bitwy.
Atatürk Havalimanı, bu otoyol üzerinde yer alıyor.Alpine wycofuje się z budowy autostrady!
Okuldan aldığı eğitimden sonra ek olarak öğretmen olan annesinden eğitim alıyordu.Edukację kontynuował w domu dzięki swojej matce, z wykształcenia nauczycielce.
Olası iki ihtimale göre, bu beyaz renkler forma kollarında yer alıyordu.Najstarszymi zabytkami są dwie romańskie antaby z brązu w kształcie lwich głów.
Okula yürüyerek gitmek yarım saatimizi alıyor.Dojście do szkoły zajmuje nam pół godziny.
Değişiklikler yer alıyor.Zachodzą zmiany.
Bugün işçi denetiminde bulunan birçok fabrika ortaklaşa işletiliyor ve bütün işçiler aynı maaşı alıyor.De oorganiserade får till stånd ett avtal med arbetsgivaren och alla arbetar nu för samma lön.
Ayrıca albümde Streisand'ın Barry Gibb'la düet yaptığı iki şarkı da yer alıyor.Streisand har gjort två album tillsammans med Barry Gibb.
Her sürücü, at değiştirerek günde 120 km yol alıyordu.Ryttarna bytte häst ungefär var tjugonde kilometer och ryttare byttes ungefär efter 150 kilometer.
Yukarı şehir dağın üst yamacında yer alıyordu.Jag har varit uppe på bergets topp.
Muhtemelen eksik olan eğitimini alıyordu.Han fick där en ganska anspråkslös utbildning.
Texcoco Gölü'nün doğu kıyısında yer alıyordu ve Aztek başkenti Tenochtitlan kuzeydoğusundaydı.Texcoco låg på den östra stranden av Texcocosjön, nordöst om Tenochtitlán i Mexikodalen.
Mikasa’dan sonra savaş gemileri Şikişima, Fuji ve Asahi yer alıyordu.Efter Mikasa kom slagskeppen Shikishima, Fuji och Asahi i kolonnen.
Grup videoda bir kukla gösterisinde sahne alıyor.Videon visar bandet spelande på en mörk scen.
Gücümüzü senin elinden alıyoruz.Vad är emot din makt .....
Daha önce evden eğitim alıyordu.Innan dess hade han undervisats hemma.
Alışveriş merkezinda 120 adet mağaza yer alıyor.Butikskedjan omfattar i dagsläget 120 butiker.
Artık Erdebil Safevîye Şeyhliği'nin yerini Safevî Şahlığı alıyordu.Enligt sagan bosatte han sig i byn Funningur (som ordagrant betyder finna) på Eysturoy.
Scalado'nun yazılımları bir milyardan fazla cep telefonun kamera cihazında yer alıyor.Scalados CAPS finns integrerat i mer än 1 miljard mobiltelefoner över hela världen..
Bir de orijinal beste yer alıyor: "Song for Jo."Där fanns en av hans mest kända låtar, "Forever Young".
Bu dönemden kalma çok sayıda eser yer alıyor.Det finns inte mycket bevarat från denna period.
Kıbrıs Özel Etnoğrafya Müzesi Kıbrıs'ta son 150 seneyi konu alıyor.Arbejdermuseets huvudmål är att skildra dagslivet från de Köpenhamnska arbetarna under de senaste 150 åren.
Ağır yaralanmıştım, zor nefes alıyordum.Den är skadad och svårläst.
Ocaklar ise hem evlerin içinde hem de dışında yer alıyordu.Fängelset har både varit inom- och utomhus.
Bu gruplar senede yaklaşık iki kere görev alıyordu.Dessa courer hölls två gånger i veckan.
İngilizler kolonilerden vergi alıyordu.Det brittiska parlamentet insisterade att de hade rätt att beskatta kolonister.
Çoğu Strange Apparitions'ı temel alıyordu.De flesta av dem var baserade på Strange Apparitions.
Bu kurul fabrikasının politik ve ekonomik hayatın yerine getirme vazifesi alıyor.Föreningen arbetar för regionens ekonomiska och politiska framtid."
Plan bugünkü Kenya'daki Mau Platosunun 13000 km²'sini içine alıyordu.Chamberlain erbjöd dem att ta över 13 000 km² av Mau-platån i det som idag är Kenya.
Tüm bunlar benim için de yeni şeyler ve bundan büyük keyif alıyorum."Detta är mitt nya hem och jag trivs väldigt bra här".
Başarılı olan orijinal 2003 N-Gage oyun cihazından adını alıyor.2003 lanserades den första finska spelkonsolen, Nokia N-Gage.
Bir İstanbul romanının olmazsa olmazı aşk elbette baş köşede yer alıyor.Om det inte finns någon lång vokal i en icke-initial stavelse faller betoningen på den första vokalen.
Ana tanrıçanın tapınağı ile “gymnasion” da bu hat üzerinde yer alıyordu.Men vad gör "läkekonstens gudinna" i detta sällskap?
1939'da saha ordusunda 15 grup varken 1942/1943'te 83 grup, 1944'de ise 68 grup yer alıyordu. [1]År 1939 fanns det vid fältarmén 15 grupper; 1942/1943 var det 83 grupper; 1944 68 grupper.[2]
Filmde Donnie sigara içiyor, alkol alıyor ve evlilik öncesi seksi yaşıyor.У фільмі Донні курить сигарети, п'є алкоголь і займається сексом.
Pakette ayrıca Google Formlar, Google Çizimler ve Google Tablolar (beta) da yer alıyor.Пакет також складається з Google Forms, Google Drawings and Google Tables (beta).
İşte burada bir risk alıyorum.Тут є, звичайно, ризик.
Gücümüzü senin elinden alıyoruz.Бери владу в свої руки!
Londra Senfoni Orkestrası ve BBC Senfoni Orkestrası Barbican Centre'ın konser salonunda yer alıyor.Лондонський симфонічний оркестр та Симфонічний оркестр BBC базуються в концерт-холі центру.
White, ciddi tehditler alıyordu.Нерон сприйняв погрози серйозно.
Gey barlarda sürekli polis baskınları yer alıyordu; ortalama ayda bir kez her bara bir baskın yapılırdı.Поліцейські рейди по гей-барах проходили в середньому раз на місяць.
Güneş Sistemi'nin merkezinde yer alıyor olsaydı fotosferi Jüpiter yörüngesini kaplardı.Якби зорю розмістити в центрі Сонячної системи, її фотосфера поглинула б орбіту Юпітера.
Muhtemelen eksik olan eğitimini alıyordu.Не зміг отримати закінчену освіту.

İlgili Sayfalar