alıyor ile cümle

alıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Mamadaşvili, dört yaşından beri sahne alıyor.Nuccia iniziò a calcare il palcoscenico sin dall'età di 4 anni.
Kuzeyinde ise Çıldır eyaleti yer alıyordu.Il Sud era in piena agitazione, e il Nord in stato di sommossa.
Kilise olduğu sanılan yapı semtin üstünde kurulu olduğu tepenin en üstünde yer alıyordu.Essi donarono alla Chiesa imolese il possesso della collina sulla quale venne eretto l'abitato.
Pakette ayrıca Google Formlar, Google Çizimler ve Google Tablolar (beta) da yer alıyor.La suite è inoltre composta da Moduli, Disegni e Tabelle (beta) di Google.
Han (사.계.한) (Love Should Go On)'un remix versiyonu ve promosyon şarkısı "A.Mi.Go" (아.미.고) yer alıyordu.Han (Love Should Go On)" (사.계.한) e il singolo promozionale "Amigo" (아.미.고).
İşte burada bir risk alıyorum.Tale possibilità conteneva un rischio.
Bunun altında ise Samsung logosu yer alıyor.Al suo posto subentra Luis Marabotto.
19 yaşındaydı ve bir televizyon şovunda yer alıyordu.Sono del '73, sono cresciuto con la tv.
Tüm bunlar benim için de yeni şeyler ve bundan büyük keyif alıyorum."Inoltre voi ragazzi vi impegnate così tanto per me, vi meritate qualcosa di totalmente nuovo.»
White, ciddi tehditler alıyordu.Wilson stava rischiando davvero.
Bu roman, Mafya'yı konu alıyordu.Questa confederazione aveva rapporti con il movimento Machno.
Birinci yerleşim tabakasının üstünde Orta Tunç Çağı dönemi yer alıyordu.Non è noto se l'insediamento alto medioevale ebbe fasi di vita precedenti.
Tablonun sol üst köşesinde ressamın imzası yer alıyor.In basso a sinistra è collocata la firma del pittore.
Venedik'e ait Yedi Ada'yı Fransa alıyordu.Visi trovano sedie provenienti da Venezia.
Bir az gitdikten sonra kendi mayına basarak ağır yara alıyor.Un giorno purtroppo mentre lavora si danneggia gravemente la mano.
Bu koşullar arasında EMI'ye ait bazı varlıkların da satışı yer alıyordu.Una di queste fu la svendita di determinate attività finanziarie della EMI.
Şirket Dasa (Deutsche aerospace aktiengesellschaft) içinde yer alıyordu.Da parti di queste aziende venne formata la "Deutsche Aerospace AG" (DASA).
Bölüm Lance Henrikse'nin cinayetle sarsılmasını konu alıyor.Grazie al commissario Engelhardt l'assassino verrà fermato.
Tümü de boşlukta tüm ağırlıklarıyla yer alıyorlardı.Tutto questo avveniva in piena sede vacante.
Payne Justin Timberlake'i örnek alıyor.Parker è interpretato da Justin Timberlake.
Onlar Hong Kong'da yaşamakdan zevk alıyorlardı; ama bu fazla sürmedi.La sua permanenza in Francia non fu lunga, ma egli la visse intensamente.
Kimya, elektrik mühendisliği veya fizik olsun, ihtiyacımız olan her yerde yardım alıyoruz.Ci ha aiutato ovunque servisse, fosse chimica, ingegneria elettrica, o fisica.
Film H. P. Lovecraft'ın "The Dunwich Horror" hikâyesini konu alıyor.La trama è basata sul breve racconto di H.P.Lovecraft The Lurking Fear.
Sahnede 35 sanatçı yer alıyordu.Alla mostra hanno partecipato 105 artisti.
Kısa süre içerisinde evlilik kararı alıyorlar.In breve tempo il matrimonio verrà annullato.
Ayrıca 20. yüzyıl Amerikan sanatçılarının bazı eserleri de bu koleksiyonda yer alıyor.Notevole anche la collezione di arte americana del XX secolo.
Yarışmada toplam 12 soru yer alıyor.Alla competizione prendono 12 squadre.
Gazeteler kayank BBC'den alıyordu.La canzone venne bandita dalla BBC.
Bu dönem İspanyolca alıyorum.В этом семестре я учу испанский.
İlaçlarımı alıyorum.Я принимаю лекарства.
Ben bir kahve ve bir çörek alıyorum.Я беру кофе и булочку.
Peter bir erkek kedi satın alıyor.Пётр покупает кота.
Duş alıyorum.Я принимаю душ.
Vitamin alıyorum.Я принимаю витамины.
Yakında kendime yeni bir araba alıyorum.Скоро я куплю себе новый автомобиль.
Tom steroid alıyor.Том принимает стероиды.
Fikirlerini nereden alıyorsun?Откуда ты берёшь свои идеи?
O, bilgisayarı satın alıyor.Он покупает компьютер.
Tom ağrı kesici alıyor.Том принимает болеутоляющие.
Tom daktilo eğitimi alıyor.Том учится печатать на машинке.
Tom pediatri eğitimi alıyor.Том изучает педиатрию.
Bu arada Perry üçüncü dizeyi duyunca, "Bir araba alıyoruz." diye bağırdı.К тому времени, когда Пэрри услышала третью строчку она закричала: «Мы купим тебе машину!».
Perileri düşünmekten çok zevk alıyorum, ve prensesleri ve güzel kıyafetleri."Сидя в кресле мне нравится думать о феях, принцессах и красивых нарядах».
İşte burada bir risk alıyorum.Тут есть, конечно, риск.
Cihazın tasarımı, konferansta sergilenen Asus'un Eee Pad MeMO ME370T tabletini temel alıyordu.Дизайн устройства был основан на Asus Eee Pad MEMO ME370T.
Gücümüzü senin elinden alıyoruz.Бери власть в свои руки.
Üst düzey komutanlar arasında Meksika Fatihi Hernan Cortez de yer alıyordu.Среди капитанов был сам покоритель Мексики Эрнандо Кортес.
Ocaklar ise hem evlerin içinde hem de dışında yer alıyordu.Очаги располагались внутри и снаружи домов.
2010'dan beri Como Gölü'ndeki Lierna'da yaşıyor ve burada bir villa satın alıyordu. .С 2010 года проживает в коммуне Льерна, озеро Комо, где он приобрёл виллу.
Bu güvelerin resmi The Open Door albümünün içinde ve "Sweet Sacrifice"'ın promosyon radyo CDsinde yer alıyor.Упоминание этого вида встречается в брошюре к The Open Door и на обложке радиосингла «Sweet Sacrifice».
Ming Hanedanlığı döneminde imparator bu avluda devlet işlerini görüşmek için yer alıyordu.В эпоху династии Мин император собирал здесь двор для обсуждения государственных дел.
Sahnede 35 sanatçı yer alıyordu.В спектакле было занято 35 актёров.
Pakette ayrıca Google Formlar, Google Çizimler ve Google Tablolar (beta) da yer alıyor.Помимо этих редакторов в пакет входят Google Формы, Google Рисунки и бета-версия Google Сводных таблиц.
Bu program, Londra ve Paris'ten sonra dünyanın en büyük üç programı arasında yer alıyor.Эта программа входит в тройку ведущих программ мира после Лондона и Парижа.
Sadece pilotluk değil aynı zamanda teknisyenlik lisansları da alıyor.Не только с технической точки зрения, но и по уровню мастерства пилотов.
Okuldan aldığı eğitimden sonra ek olarak öğretmen olan annesinden eğitim alıyordu.Позже она посещала уроки танцев, которые давал преподаватель её матери.
200 milyon yıl önce alanda Tetis Okyanusu yer alıyordu.Этот район 50—30 млн лет назад занимала центральная часть океана Тетис.
Bu alan dikdörtgen bir platformda yer alıyordu.Касса располагалась на этой же платформе.
Nohuad, kırsal köy hayatından zevk alıyordu.Хаттское население поклонялось местным культам.
Oyun, 1700'lü yıllarda geçiyor ve "Korsanlığın Altın Çağı" olarak adlandırılan dönemi konu alıyor.Расцвет пиратства пришёлся на 1700—1730 годы — это время называют золотым веком пиратства.

İlgili Sayfalar