alıyor ile cümle

alıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Şimdi siparişler alıyoruz.We take orders now.
İlkbahar için rezervasyon alıyorum.I'm booking for the spring.
"Kilo mu alıyorsunuz?"Are you packing it on?
"Arkadaşlarınız kilo mu alıyor?"Are your friends gaining weight?
Ve sonra bunların hepsinin 1/2 üssünü alıyoruz.And of course, all of this has to be raised to the 1/2 power.
Ve kalan bölümde de tüm elemanların 1/2 üssünü alıyoruz. -And then we could raise each of these terms right here to the 1/2 power.
Bir evet alıyor muyuz?Are we getting a, yeah?—
Siz de ben ne için başvuruyorum ve ne cevap alıyorum görebiliyorsunuz..You could see what I applied for and what replies I got.
Zira burada aşığının portresi yer alıyor,- Because it's a portrait of her lover.
Tabi ben her şeyi filme alıyordum, kaydediyor ve şöyle düşünüyordum: "İşte bu kadar.And I was getting it all on film and I was recording it, and I was thinking, "This is it.
Ama bazen de yaptığı küçük bir parça brokoli alıyorBut half the time, what she would do is take a little bit of the broccoli and go, "Mmmmm, broccoli.
Ve sonra biraz kraker alıyor veMmmmm."
Bu hipotezi alıyor ve bulgulara karşı deniyorlar.They go out and test it against the evidence.
Sokaklar bizim! İlk günden beri devrimin bir parçası olarak yer alıyorum.Scare me all you want, you won't be able to banish me.
Gördüğünüz gibi kendisi Alhambra'daki gezimizden oldukça keyif alıyor.You can see he's really enjoying our mathematical trip to the Alhambra.
Onlar gözümüzün önünde bizim mülklerimizi alıyorlar. Tıpkı Thomas Jefferson söylediği gibiThey take our property right in front of our eyes just like Thomas Jefferson said they would.
5 asal sayı olduğundan onu da alıyoruz.5 is a prime number, so we'll put 5 right there.
Bu deneyi fazla ciddiye alıyorlardı.They were taking this experiment too seriously.
Bir fotoğrafçı müşterilerinden, fotoğrafları basmak için fotoğraf başına 29 kuruş alıyor.A photo finishing store charges customers a rate of $0.29 per photo to print pictures.
Ama biliyor musunuz, bu tüketicilerin yarısı 2000 Amerikan dolarının altında maaş alıyorlar.But you know what, half of those consumers are earning a salary below 2,000 U.S. dollars.
Onlar bu çantaları ve giysileri kimlik edinme ve sosyal statüleri için alıyorlar.They're taking those bags and clothes as a sense of identity and social status.
Hatırlayın, bunu bitiş pozisyonumuz olarak alıyoruz.Remember we're taking this as our finishing position.
0 eksi değişim 6'yı alıyoruz.So we took 0 minus negative 6.
Teknolojik keyif bana bir şeyler ifade ediyor çünkü teknolojiden çok keyif alıyorum.Tech joy, to me, means something, because I get a lot of joy out of tech.
Bunu kişisel alıyorum! Değiştirdikleri benim genlerim.I mean, my genes, I take very personally.
Herhangi 3 noktayı alıyorum.So if I were to take three random points here
Yenilginin kaçınılmaz olduğu bir mücadele içinde olduğumuz giderek daha aşikar bir hal alıyor.It was getting more and more apparent that we're fighting a losing battle.
Hidrotermal bacalar asidik çevrede yer alıyorlar.And the hydrothermal vents were in an acidic environment.
En ucunda ise bazik bir çevre yer alıyor. buranın pH'ı 11 ve yaşam bulunuyor.All the way at the other end, in an alkaline environment, at a pH of 11, life existed.
İğne aklımızı başımızdan alıyordu.The injection made us not to have mind.
Besin maddelerini vücudumuza alıyoruz.We ingest nutrients.
Yalnızca kendilerinin değil komşularının kakalarını da vücutlarına alıyorlardı.Not only that, but they were ingesting their neighbors' shit.
Dikkat edin, burada sadece ana kökü alıyorum, çünkü c pozitif olmak zorunda.And notice, I'm only taking the principal root here, because c has to be positive.
Tatlı ve temizdi, sanki okyanustan bir ısırık alıyormuşsunuz gibi.It tasted sweet and clean, like you were taking a bite of the ocean.
O dönem fizik üzerine eğitim alıyordum.I'm studying physics at the time.
Öğle yemeği saati de alıyorum.I take lunch hour.
Tam hazırdım ki, bütün o düzeneği burada kurmak 10 dakika alıyor!I'm all set to do it, but then it turns out that to set up here, you have like 10 minutes to set up!
Fizik eğitimi alıyorum:I'm studying physics:
Hatta ekonomik büyümesinden dolayı çok uluslu organizasyonlardan övgü alıyorlardı.In fact, it attracted accolades from multinational organizations because of its economic growth.
Ama herşeye rağmen;nörobilim, pazarlamada her geçen gün daha çok yer alıyor.But nevertheless, neuroscience is turning up more and more in marketing.
Bob ameliyat masasında ve şöyle, pek de büyük olmayan küçük bir iğne alıyoruz.Bob's on the table, and we take this sort of small needle, you know, not too big.
Hepsinin küpkökünü alıyoruz ki, denklemlerdeki iks'i bulabilelim. -So this first equation over here becomes x is equal to 1 to the 1/3 power, which is just equal to 1.
Eşitliğin her iki yanının da küpkökünü alıyorum.And I take both sides of this equation to the 1/3 power.
Peki bu kadar para harcıyoruz ama karşılığında ne alıyoruz?So we're spending all of this money, but we're getting what?
Makineler, her ihtimale karşı, yaklaşık her saat başı fotoğraf alıyordu.In any case, the cameras shoot roughly every hour.
Şimdi zamanı geri alıyoruz.So we wind time backwards now.
Şimdi ikisinin de bu üstünü alıyorum.And now I'm raising both to this exponent.
İnsanlar, bir şeyleri görünüşüne göre satın alıyorlar, işlevselliğine göre değil.So people buy things because of it's appearance, and not for it's utility.
Tamamına bakarsak, kutu başına 10 Yuan alıyor.So when you convert it back, he's going to get 10 Yuan per can.
Ama yine de her zaman sınavlarda çok iyi notlar alıyor.But he always gets perfect scores.
Peki karşılığında ne alıyoruz?Well what are we taking in?
Para ödünç alıyorlar.They borrow money.
Diyelim ki buradaki açıyı ele alıyoruz, bu açı da y açısı olsun.Now let us think about another angle in the triangle
Daha fazla kredi kişi, orada daha fazla borç ve var daha fazla para alıyorum.97% of all of the money in our economy is created in this way, as people take out loans from banks.
çeviri:konor Kanal haritada yer alıyor.The channel's here on the chart.
Branca Adası'yla ana kara arasındaki kanala doğru yol alıyoruz.We're heading straight for the channel between Branca Island and the mainland.
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.You take half-drowned men from ships you've wrecked... and drive them out to be hunted.
Onu da yanıma alıyorum o zaman.I'll take her with me then.
Hindistanın soylu topraklarında büyüyen ve yükselen gelişmeleri görmekten elbetteki zevk alıyorum.TD:
Lafımı geri alıyorum.I take that back.

İlgili Sayfalar