alırlar ile cümle

alırlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Islahevi, hapishane ve adli tıp enstitülerinde ve hukuk kurumlarında görev alırlar.Zbierał materiały w zakładach medycyny sądowej, w aresztach i więzieniach.
Arıların duyargaları o kadar hassastır ki 2 km mesafeden balın kokusunu alırlar.Okropny i długo utrzymujący się zapach można wyczuć z odległości 1 km.
Bu etmenler atmosfer kökenli olup enerjilerini güneşten alırlar.Te roje posiadają własną pamięć i są zasilane energią słoneczną.
Yeniçeriler, maaşlarını (ulûfe) üç ayda bir alırlardı.Część z nich niesie trzy mikoshi (lektyki bóstw).
Eski aşıklar, birbirlerini görünce tekrar bir araya gelme kararı alırlar.Kochankowie obiecali sobie, że spotkają się znowu w innym życiu.
Daha sonra yeni bir hayat kurmak için doğuya doğru yol alırlar.Czy nową drogą pojedziemy później?
Köyün gençleri, gelin alayının önünü keserek bahşiş alırlar.Wszyscy kawalerowie w izbie muszą przetańczyć przodek z Panną młodą.
Bu sırada Red Hot Chili Peppers ve What's This? yakın zamanlarda albüm teklifi alırlar.Sprzęt zespołu Red Hot Chili Peppers, w tym Frusciantego (ang.). .
Halk, üç uyanık arkadaşa sorular sorar, bunlara uygun birer cevap alırlar.Każda para dostaje po trzy pytania z trzema wariantami odpowiedzi.
İstihkâm çalışanları motorlu testere kullanma eğitimi alırlar.Obsługa wymaga doszkolenia motorowego.
Aynı zamanda ilk yardım eğitimi alırlar.Podczas nauki uczniowie są także szkoleni w udzielaniu pierwszej pomocy.
Suyla temas halinde hasar alırlar.Silnie śluzowacieją w kontakcie z wodą.
Hertzsprung-Russell diyagramında bu yıldızlar, ana kolun sağında yer alırlar.I Hertzsprung-Russell-diagrammet finns dessa stjärnor till höger om huvudserien.
Akciğerleri olsa da oksijeni deri yoluyla alırlar.Troligen kan de ta upp syre genom huden.
Omurgalı hayvanlar oksijen ya sudan veya havadan alırlar.Tack vare slemmet kan groddjur få syre både från luft och vatten.
Aynı zamanda ilk yardım eğitimi alırlar.Utbildning i första hjälpen.
Çok sayıda nemf türü vardır ve bunlar yaşadıkları yerlere göre ayrı adlar alırlar.Den har många skiftande namn, kanske för att den finns på så många ställen.
Sürekli şerifin astığı ilanlardaki suçluları yakalar ve başlarına konan ödülleri alırlar.Till slut blir förbrytarna gripna och detektiverna får sin belöning.
Jason'ın Altın Post'u bulmak için Colchis'e gidişini konu alan bir mitte yer alırlar.Jason befinner sig i Kolchis för att leta rätt på det gyllene skinnet.
Fiziksel yasalar tüm eylemsizlik sistemlerinde aynı formu alırlar.De grundläggande fysiska lagarna kom att få samma utseende i alla referenssystem.
Göreceli zamirler genel olarak aday ile aynı şekli alırlar.Ackusativen är alltid lika med nominativen.
Tatlılar yapılır çeşitli yemekler hazırlanır nişanlılar birbirine hediyeler alırlar.Under högtiden passar släktingar på att hälsa på hos varandra, gåvor delas ut och olika maträtter serveras.
Bu elsineden Çeçence ve İnguşça yazılı dildir ve Kuzeydoğu Kafkas dilleri içinde yer alırlar.Språket som talas heter lezgiska och tillhör de nordöstkaukasiska språken.
Besinlerini dalarak alırlar.De sluter då sina näsöppningar.
İstihkâm çalışanları motorlu testere kullanma eğitimi alırlar.Deras förmodade funktion är reglering av motorisk inlärning.
Günümüz astronomları da temelde bu sınıflandırmayı esas alırlar.I dag betraktar astronomerna allmänt dessa tidiga rapporter som felaktiga.
Bunlar çapraz olarak yer alırlar.Dessa används som viloplatser.
Eski aşıklar, birbirlerini görünce tekrar bir araya gelme kararı alırlar.Друзі клянуться зібратися разом знову, якщо Воно повернеться.
Fiziksel yasalar tüm eylemsizlik sistemlerinde aynı formu alırlar.Теорія стверджує, що всі фізичні закони мають однакове формулювання у всіх інерційних системах відліку.
Buradan bir tablo alırlar.Тут захопився малювання.
Bütün Hogwarts öğrencileri cüppelerini buradan alırlar.Всі учні Гоґвортсу обов'язково розподіляються в гуртожитки.
Geceleri mükemmel görürler ve çok iyi koku alırlar.Мають поганий зір, але чудовий нюх.
Porto Riko ve Virgin Adalarının doğusunda yer alırlar.Вони розташовані на схід від Пуерто-Рико і Віргінських островів.
Örneğin, granülomların oluşumunda yer alırlar.Так утворюються, наприклад, граніти.
Besinlerini yüzerek ya da su üzerinde uçarak alırlar.Вони вільно плавають або ж пускають коріння.
Btün simetri gruplarının tekli temsillerinde yer alırlar.Тепер картини розмістили в залі симетричними рядами.
Vücut maddelerinin yapımı için gereken karbonu karbondioksitten alırlar.Задля роботи генератору потрібне вугілля.
Bilimsel yöntemin kullanıldığı araştırmalar bilimsel araştırma adını alırlar.Цим пояснюється строгість, якої вимагає науковий метод досліджень.
Bu tehlikeyi göze alırlar.Це дозволяє їм завчасно помічати небезпеку.
Yöneticiler içinde bulundukları zümrenin çıkarlarını ön plana alırlar.Кожен з групи відповідав, якими передбачуваними якостями вони володіють.
Kabaca iki gruba Süper kapasitörler alırlar.На кульки регулятора діють дві сили.
Bilinen en az parlaklığa sahip yıldızlar NGC 6397 kümesinde yer alırlar.Nejméně zářivé hvězdy, jaké jsou momentálně známy, se nacházejí ve hvězdokupě NGC 6397.
Kendi kiliselerine bile saygı göstermezler, kiliseyi ablukaya alırlar.Aby se nemusely vidět ani při bohoslužbě, nechaly si postavit každá svůj kostel.
Alternatif olarak, bazı satıcılar araştırma kapasitelerini artırmak için güvenlik açıkları satın alırlar.Někteří prodavači nákupem zranitelnosti rozšířili své výzkumné kapacity.
İsimlerini, bu sayıları ilk kez incelemiş olan 17. yüzyıl matematikçisi Pierre de Fermat'dan alırlar.Svoje jméno tato čísla získala podle matematika Pierra de Fermata, který je zkoumal jako jeden z prvních.
Fiziksel yasalar tüm eylemsizlik sistemlerinde aynı formu alırlar.Zákony fyziky jsou shodné pro všechny pozorovatele v inerciálních soustavách.
Bütün Nartlar onu örnek alırlar.Diváci si z něj vezmou příklad.
Veganlar beslenmelerinden çok az D vitamini alırlar.Z potravin můžeme získat malé množství vitamínu D.
Onlara aşkını ilan eder, ama Ren Kızları onu çirkinliğinden dolayı alaya alırlar.Dvoří se jeho dcerám, ale ty jsou v přílišných rozpacích.
Yatırımcılar fondaki birikimlerine karşılık bir katılım belgesi alırlar.Program dovoluje každému vkládat určitou částku na penzijní účet prostřednictvím podílových fondů.
Çiğ et alırlar.K chlapci dopomůže červené maso.
Deride görülen cafe au lait benekleri ve nörofibromlar hastaların en çok %70'inde yer alırlar.Jsou známy jako „café au lait spots” (skvrny bílé kávy) a postihují 95 % pacientů.
Seyrek olarak meyve gibi bitkisel gıda da alırlar.V zajetí pásovci konzumují i jídlo, jako je ovoce a zelenina.
Hükümet görevlileri kızı Sam'in yanından alırlar.Práci přidělí Samovi jeho šéf.
Genel olarak oblast merkezinin ismini alırlar.Oblasti nesou název svého správního střediska.
Bu tehlikeyi göze alırlar.Toto se podaří a nebezpečí je zažehnáno.
Erkek bireyler ise büyücü veya savaşçı olmak üzere eğitim alırlar.Uslyšíme snad pohádku o kouzelníkovi anebo...
Birbirleriyle alay ederek soluk alırlar.Lidé se navzájem odcizují.
Erkekler genellikle 19 yaşında askerlik eğitimi için emir kağıdını alırlar.Bărbații primesc de regulă ordine de recrutare în armată la 19 ani.
Kardeşler çalınan paraları alırlar ve aklamak için Oklahoma'da ki bir Hint kumarhanesine götürürler.Ei duc banii furați la un cazinou indian din Oklahoma pentru a fi spălați.

İlgili Sayfalar