alırlar ile cümle

alırlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Her ikisinden de zevk alırlar.Amândoi merită un bine-ai venit.
Suyla temas halinde hasar alırlar.Reacționează bine la contactul cu apa.
Her gezegen, güneş ve ay kendi küçük kürelerinde yer alırlar.Toate planetele și lunile lor se mișcă cu soarele.
Fakat tam bu sırada kaçakçılar gelr ve onları yakalayıp silahlarını ellerinden alırlar.Securiștii îi imobilizează rapid pe bandiți și le iau grenadele, apoi îi arestează.
Sayı ekseninde 0'ın sol yanında yer alırlar.Avea urechi, cea din stânga mai există lângă Piața 700.
Uçuşları sırasında "V" şeklini alırlar, kıç ve gümüş-gri kısımlar görülür.În pasaj pot fi văzute în stoluri zburând în formă de V, scoțând strigăte puternice "cliip" sau "bliip".
Aynı şekilde şehzadelerin de çocukları bu unvanı alırlar ve kendi erkek çocuklarına da geçirirlerdi.Aceleași valori le-am însușit și eu, aceleași valori caut să le transmit și copiilor mei.
Bu esnadaMario ve Luigi, Princess Peach'ten kalesinde yapacağı parti için davet alırlar.Povestea începe când Mario și fratele lui Luigi sunt invitați la o petrecere de către prințesa Peach.
Elektronik cihazların yapısında yer alırlar.Helyükre elektronikai berendezések kerültek.
Porto Riko ve Virgin Adalarının doğusunda yer alırlar.Puerto Ricótól és a Virgin-szigetektől keletre fekszenek.
Köyün gençleri, gelin alayının önünü keserek bahşiş alırlar.Vacsoravendégei egy kicsit hitetlenkedve hallgatják a bárót.
Bu tehlikeyi göze alırlar.A veszély hatására Kr. e.
Birbirleriyle alay ederek soluk alırlar.Fejük egymáshoz dörzsölésével tisztogatják egymást.
Fiziksel yasalar tüm eylemsizlik sistemlerinde aynı formu alırlar.Más megfogalmazással a természettörvények valamennyi inerciarendszerben azonosak.
Sadece bacaklarından hasar alırlar.Még csak a lábait tette ki.
Bölüm öğrencileri Rusça hazırlık eğitimi alırlar.A diákság az orosz nyelv oktatását sérelmezte.
İlköğretim ve orta öğretim okulları, belediye veya il yönetimleri aracılığıyla devletten mali yardım alırlar.A terjesztő pedig olyan segítséget kap, mely minden állami/önkormányzati segélynél gyorsabb.
Birçok kişi, bu alanda yer alırlar.Ugyanis a legtöbben itt spórolnak.
Bütün üyeler akademiye katılmak üzere öncelikle bir davet alırlar.A főszereplő minden áron szeretne csatlakozni ehhez a küldetéshez.
Bilim kurgu kongreleri fantastik edebiyat konularını düzenli olarak gündemlerine alırlar.Kutatási konferenciák: az ESF az aktuális kutatási témákról rendszeresen szervez konferenciákat.
Bilimsel yöntemin kullanıldığı araştırmalar bilimsel araştırma adını alırlar.A tudományos módszerek gyűjtőneve a tudományos módszertan.
Bunun yanı sıra bazı hayır kurumları devletlerden ve uluslararası organizasyonlardan da destek alırlar.Ehhez jön még számos segélyprogram az államtól és nem kormányzati segélyszervezetektől.
Otomobiller bile düzenli otoyollarda adeta askeri bir düzen içerisinde yol alırlar.Néhány szakasza azonban szabályos autópálya.
Eski aşıklar, birbirlerini görünce tekrar bir araya gelme kararı alırlar.Pipsa lupaa, että he tapaavat vielä toisensa.
Sonbaharda koyu kırmızı bir renk alırlar.Lehdet saavat syksyllä voimakkaan punaisen värin.
Suyla temas halinde hasar alırlar.Aine vaurioituu joutuessaan kosketuksiin veden kanssa.
Renkli elemanlarına göre isim alırlar.Miten värilliset meret saivat nimensä?
Büyük oranda blog yazarının ismini veya takma adını alırlar.Blogin kirjoittaja on bloggari, bloggaaja tai blogisti.
Suçluları temsil eden Dalton kardeşler; Joe, William, Jack ve Averel birçok macerada yer alırlar.Daltonin veljekset: Joe, Jack, William ja Averell.
Bundan sonra birlikte katili araştırma kararı alırlar.Niinpä he alkavat keskenään selvittää murhaajaa.
Vücut maddelerinin yapımı için gereken karbonu karbondioksitten alırlar.Hiilidioksidista kasvit saavat kaiken orgaanisiin aineisiin tarvittavan hiilen.
Bu hizmetlerine karşılık aracılar komisyon alırlar.Liikenteenohjaajat hyväksyy poliisi.
Göreceli zamirler genel olarak aday ile aynı şekli alırlar.Tämän varamiehen tulee täyttää samat edellytykset kuin varsinaisenkin ehdokkaan.
Bazen bütün bu kutuplar bir doğru üzerinde yer alırlar.Μερικές φορές όλα αυτά τα άκρα βρίσκονται πάνω σε μια ευθεία γραμμή.
Buradan bir tablo alırlar.Ακολουθεί πίνακας εξ αυτών.
Çok sayıda nemf türü vardır ve bunlar yaşadıkları yerlere göre ayrı adlar alırlar.Λίγα είναι τα είδη πτηνών που έχουν τόσες -και διαφορετικές- ονομασίες στις περιοχές όπου απαντούν.
Bu ırktan olan bazı kediler kucakta durmayı sever ve çabuk kilo alırlar.Οι περισσότερες ράτσες γάτας αρέσκονται στο να ανεβαίνουν και να κάθονται σε μέρη με μεγάλο ύψος.
Bu halklar genel olarak, özgür halklar ve köleleştirilmiş halklar olarak iki ana grup içinde yer alırlar.Η κοινωνία ήταν χωρισμένη σε δύο βασικές κατηγορίες ανθρώπων, τους ελεύθερους και τους δούλους.
Ancak komünistler ve sosyalistler de hatırı sayılır derecede destek alırlar.Σε αντίθεση οι σοσιαλιστικές-κομμουνιστικές και άλλες επιχειρήσεις συνεισέφεραν ασήμαντα ποσά.
İki kayık aynı anda çizgiye varırsa aynı sırada yer alırlar.Όταν πατηθούν και τα δύο αερόφρενα ταυτόχρονα το σκάφος φρενάρει.
Sadece bacaklarından hasar alırlar.Η πρόσβαση είναι δυνατή μόνο με τα πόδια.
Aynı zamanda ilk yardım eğitimi alırlar.Desuden undervises i førstehjælp.
Ekonomik konularda klasik liberalizm ve sosyal liberalizm arasında bir konum alırlar.Ordoliberalismen befandt sig mellem den klassiske liberalisme og socialliberalismen.
Grandükler protokolde kralın ve arşidükün altında, diğer düklerden ise yukarıda yer alırlar.Helten arbejder for og under en anden konge i digtet.
Topoizomerazlar DNA'yla ilgili pek çok süreçte yer alırlar, DNA ikileşmesi ve transkripsiyonu gibi.Topoisomeraser er nødvendige for mange processer, der involverer DNA, såsom DNA-replikation og transskription.
İlk kez Zindanlar ve Ejderhalar'ın 1. sürümümde ki canavar kitapçığında yer alırlar.Det er ikke første gang, at One Piece og DragonBall er samlet i én tegnefilm.
Eğer insanlar ondan zevk alır, onu sever ve fazlasını isterse bunu alırlar.Nogen derude vil elske dig - hvis du giver dem lov.
Her ikisinden de zevk alırlar.Han praktiserer med glæde begge dele.
Arıların duyargaları o kadar hassastır ki 2 km mesafeden balın kokusunu alırlar.Den brune hyæne kan lugte ådsler 14 km væk.
Erkek bireyler ise büyücü veya savaşçı olmak üzere eğitim alırlar.Du kan også blive en fantastisk kriger eller magiker.
İki kayık aynı anda çizgiye varırsa aynı sırada yer alırlar.Kanalen har to løb sådan, at der kan gå skibe i begge retninger samtidig.
Gece otobüsler seyahat edilen durak sayısına bağlı olmaksızın tek ücret alırlar.Billetterne i busserne koster priser alt efter hvor mange zoner man rejser igennem.
Temel ücretin bir buçuk katı maaş alırlardı.De fikk en og en halv gang basislønnen.
Hertzsprung-Russell diyagramında bu yıldızlar, ana kolun sağında yer alırlar.I Hertzsprung-Russell-diagrammet finnes disse stjernene til høyre for hovedserien.
Bu sisteme göre eğer bir lejyoner 225 denarii alırsa, muhafızlar her yıl için 375 alırlardı.Dersom legionærene fikk 225 denarii, fikk garden 375.
Ayrıca İmparatordan Donativum olarak adlandırılan bir tür bahşiş alırlardı.De fikk også pengegaver kalt donativum fra keiserne.
Kendi kiliselerine bile saygı göstermezler, kiliseyi ablukaya alırlar.Denne fikk aldri eget kirkebygg, men leide Tøyen kirke.
Hertz adında bir adamın liderliğindeki tetikçiler, bebeği öldürmek için her şeyi göze alırlar.En fremtredende våpenbaron har hyret Hertz for å drepe alle babyene.
Angel ve ekibi onu bulup yanlarına alırlar.Lykkes Anna og hennes kolleger i å fange ham?
Besinlerini dalarak alırlar.De velger å trekke lodd.

İlgili Sayfalar