alırlar ile cümle

alırlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Suyla temas halinde hasar alırlar.Decompõe-se quando em contato com água.
Büyük ve küçük çekirdekler ikiye bölünür, yavrular bunlardan birer tanesini alırlar.Raposas e diabos possuem tamanho similar, predando os filhotes um do outro.
Besinleri fagositoz ile yalancı ayaklar oluşturarak alırlar.Os grânulos do fagócito se unem com o fagossoma e formam o fagolisossoma, degradando a partícula.
Çoğu protein hücre sinyallemesi ve sinyal aktarımı süreçlerinde yer alırlar.Muitas das proteínas estão envolvidas nos processos de sinalização celular e transdução de sinal.
Güvenlikten sorumlu arkadaşlar önlemlerini alırlar.Os processos de segurança em corporações devem privilegiar a prevenção.
Çantanın kadına ait olduğunu düşünüp alırlar.Vemos que a foto é de sua mulher.
Ardından Pokémon Merkezi'ne doğru yol alırlar.Ele acorda no centro Pokémon.
Kullanıcılar, en çok dinlediklerini temel alan kişiselleştirilmiş öneriler alırlar.Os usuário também pode obter recomendações personalizadas baseadas nas músicas que são mais ouvidas.
Bu tip seri katiller heyecan peşindedirler ve öldürmekten zevk alırlar.Como torturador e assassino que sente prazer em torturar.
Akciğerleri olsa da oksijeni deri yoluyla alırlar.Apesar de as rãs terem pulmões, absorvem oxigénio através da pele.
Aspasia ve Sifares Mitridates'in tehditlerine karşı durup birlikte ölmeyi göze alırlar.Aspasia e Sifare desejam morrer juntos com medo das ameaças de Mitridate.
Kökenlerini, pia mater'in mezoderm tabakasından alırlar.Pregas columelares no lábio interno de Mitra mitra.
Kendi kiliselerine bile saygı göstermezler, kiliseyi ablukaya alırlar.Mas não proíbe que seus membros recebam sacramentos em outras igrejas.
Parapsikologlar bu varsayılan olayı psikokinezi kapsamında ele alırlar.O Aporte em Parapsicologia designa o alegado Fenômeno da passagem da Matéria através da matéria.
Alternatif olarak, bazı satıcılar araştırma kapasitelerini artırmak için güvenlik açıkları satın alırlar.Als alternatief kopen bepaalde leveranciers kwetsbaarheden om hun onderzoekscapaciteit te verhogen.
Ayrıca İmparatordan Donativum olarak adlandırılan bir tür bahşiş alırlardı.Zo'n gift van de keizer werd donativum genoemd.
Dört büyük Sünni mezhebinin imâmlarını esas alırlar.Het ging daarbij om de vier adellijke grootouders.
Ardından Pokémon Merkezi'ne doğru yol alırlar.Hij kan dan het beste naar een Pokémon center gebracht worden.
Ivory onlara sınav cevaplarını söyler ve ikisi de tam puan alırlar.Ivory vertelt ze alle antwoorden van de test en ze halen de hoogste score van het land.
Sekiz haftadan sonra katı besinler alırlar.Na acht weken worden ze gespeend.
Sayı ekseninde (sayı doğrusunda) 0'ın sağ yanında yer alırlar.Aan de dalen kan een rangorde worden toegekend (figuur rechts).
Ekonomik konularda klasik liberalizm ve sosyal liberalizm arasında bir konum alırlar.Inhoudelijk nemen de thesen een positie in tussen het ordoliberalisme en het sociaalliberalisme.
Bazen amcaları Donald Duck'dan öç alırlar ya da ona misilleme yaparlar.Ze heeft vaak medelijden met Donald Duck, die door zijn oom wordt uitgebuit.
Sadece bacaklarından hasar alırlar.Alleen zijn poten steken onderuit.
Fiziksel yasalar tüm eylemsizlik sistemlerinde aynı formu alırlar.In elk inertiaalstelsel gelden dezelfde natuurwetten.
24 Ekim akşamı Bolşevikler iktidarı sorunsuz şekilde alırlar.Op de avond van 24 oktober (o.s) zetten de bolsjewieken wegversperringen op.
Buradan bir tablo alırlar.Hij maakte hierin een schetsje van het schilderij.
Daha sonra Dr. Loomis ve polis ilkokula birinin zorla girdiği ihbarını alırlar.Ondertussen belt dr. Lockhart de politie die een zoektocht inzetten naar hen.
Bu tehlikeyi göze alırlar.Zij hedgen hun risico.
Halk, üç uyanık arkadaşa sorular sorar, bunlara uygun birer cevap alırlar.Drie kandidaten moeten vragen foutloos beantwoorden.
Yapıldığı malzemeye göre isimler alırlardı.De namen zijn afhankelijk van de gebruikte ingrediënten.
Genel olarak oblast merkezinin ismini alırlar.Vaak zijn ze vernoemd naar het bestuurlijk centrum van de oblast.
Kimyada, serbest radikaller radikal eklemesi ve radikal substitusyonunda reaktif araürün olarak yer alırlar.In chemische reacties nemen vrije radicalen deel aan additie- en substitutiereacties.
Arkadaşları Bilgiç 'i de araştırıcı olarak yanlarına alırlar.Ze rekruteren tevens de vriendin van een bendelid als informant.
Genellikle de çok can alırlar.Zij verbleven gewoonlijk te Grave.
Hizmet gördükleri müddetçe ulûfe alırlardı.Ze werden alleen betaald als ze dienst deden.
Çiğ et alırlar.Griffioenen eten rauw vlees.
Kaşıkçılar, adlarını çok uzun, ucu iyice yassılaşmış yayvan gagalarından alırlar.Langpootmuggen danken hun naam aan de zeer lange en sprieterige poten.
Aynı şekilde meyve ve böğürtlen gibi bitkisel gıda da alırlar.Maar ook zoogdieren als de vos en de das eten de vruchten.
Bu sayede çöplerin kokusunu alırlar ve insanlarla karşılaşırlar.Ze ruiken aan het water en merken dat het stinkt.
Ayrıca çekici hastalar doktorlarından daha iyi bakım alırlar.Ook aanzienlijk succesvoller dan de behandeling van Tibetaanse artsen.
Onlara Saldıranları Hep Sokarlar Ve Bundan Zevk Alırlar.Dit vinden de mannen grappig, en ze laten hem begaan.
Birbirleriyle alay ederek soluk alırlar.Ze bevruchten elkaar uitwendig.
Omurgalı hayvanlar oksijen ya sudan veya havadan alırlar.Het dier haalt met behulp van de kieuwen voedsel en zuurstof uit het water.
Bilinen en az parlaklığa sahip yıldızlar NGC 6397 kümesinde yer alırlar.Najtrudniej dostrzegalne obecnie znane gwiazdy odnaleziono w gromadzie NGC 6397.
Eğer insanlar ondan zevk alır, onu sever ve fazlasını isterse bunu alırlar.Jesli to rada widzisz, a życzysz mi tego...
Melampus ve kardeşi bu hizmetlerine karşılık olarak krallığın üçte birini ister ve alırlar.Melampus wymógł również jedną trzecią dla swojego brata, Biasa.
Sadece bacaklarından hasar alırlar.Brakowało mu tylko nóg.
Her ikisinden de zevk alırlar.Oboje cieszą się ze spotkania.
Deb ile boşanma kararı alırlar ve ertesi gün de boşanma kâğıtlarını imzalarken kalp krizi geçirir.Dan decyduje się podpisać papiery rozwodowe, ale tuż przed dostaje rozległego ataku serca.
Sayı ekseninde 0'ın sol yanında yer alırlar.Jeśli skręcasz w lewo, dopisz do kodu bit o wartości 0.
Bu tür istasyonlar terminal adını alırlar.Końce wormhole'i nazywane są terminalami.
Buna göre, normal abdest alırlar, fakat bu abdestle sadece tek vakit namaz kılabilirler.Ktokolwiek zmówi te modlitwy, uzyska za każdym razem odpust cząstkowy.
Beraber Terminus'a doğru yol alırlar.Tą samą drogą postanowili pójść Finowie.
Bundan sonra birlikte katili araştırma kararı alırlar.Razem spróbują odnaleźć mordercę.
İnsülin Glarjin ve İnsülin Detemir analogları bu grupta yer alırlar.Na samym jej dole znajduje się raj, w którym (po lewej stronie) znajdują się Adam i Ewa.
Daha az hasar verirler ve daha çok hasar alırlar.Wygłasza mniej zarzutów i więcej pyta.
Firavunlar, Horus'un ismini kendi isimlerinden biri olarak alırlardı.Faraonowie sami mieli być Horusem w ludzkiej postaci.
Dönüşte putu yanlarına alırlar.W drodze powrotnej rozdzielają się.
O sırada Ghost, Shepherd'dan yardım ister ve helikopterlerle yardım alırlar.Później jednak zawiera sojusz z Sheppardem i pomagają sobie w ucieczce.

İlgili Sayfalar