alırlar ile cümle

alırlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Erkek bireyler ise büyücü veya savaşçı olmak üzere eğitim alırlar.De leur côté, les spécialisations militaire et magique permettant de former des guerriers et des magiciens.
Bu hizmetlerine karşılık aracılar komisyon alırlar.Ces voitures seront livrées à l’administration.
Hasta hayvanlar ileri dönemlerde kaşektik bir hal alırlar.Les animaux atteints peuvent développer, après un certain temps, un comportement maladif.
Konum: Güney Asya'da, Hint Okyanusunda atol grubu, Hindistanın güneyinde yer alırlar.Asie du sud, groupe d'atolls dans l'océan Indien, au sud-sud-ouest de l'Inde.
Bu sisteme göre eğer bir lejyoner 225 denarii alırsa, muhafızlar her yıl için 375 alırlardı.Así que si los legionarios recibian doscientos cincuenta denarios, los guardias recibían 375 al año.
Sayı ekseninde (sayı doğrusunda) 0'ın sağ yanında yer alırlar.Insripción a la derecha: MEMNON («Memnón» ), KALIAΔES EΠOIESEN («Kaliades epoiesen» - Kaliades me hizo).
Bir grup polis şehirlerarası araba istasyona gidip burnun şehirden kaçmasını önlemek için tedbir alırlar.Un grupo de policías están en una estación de autobuses, para impedir que la nariz se escape.
İslam'da fiiller, sebep oldukları sonuçlara göre hüküm alırlar.En el Islam, Alá sabe y ordena cualquier cosa que pasa.
Elektronik cihazların yapısında yer alırlar.En la limpieza de aparatos electrónicos.
Her ikisinden de zevk alırlar.Un juego que los dos disfrutan.
Çiğ et alırlar.Carne Cruda.
Kodlamayan RNA'lar birkaç gruba ayrılmıştır ve çeşitli hücresel süreçlerde yer alırlar.Los ARNs no codificantes pertenecen a diversos grupos y participan en muchos procesos celulares.
Hayır kurumlarının kredi ve hibe alırlar.Reconocemos nuestra deuda y préstamos.
Geceleri mükemmel görürler ve çok iyi koku alırlar.Desprenden un olor terrible y parecen ser muy inteligentes.
Gece otobüsler seyahat edilen durak sayısına bağlı olmaksızın tek ücret alırlar.Los precios se fijan solamente en función de la clase del vehículo, sin tener en cuenta el trayecto realizado.
Bu sayede çöplerin kokusunu alırlar ve insanlarla karşılaşırlar.Yo sé cómo se originan las economías y dónde toman su olor.
Hizmetlerinin karşılığında mevki ve arazi alırlardı.A cambio recibía un estipendio por sus servicios.
Özellikle maar ve cüruf ürünleri içerisinde yer alırlar.En especial tiene bajo llave las golosinas y gaseosas.
Uzay gemilerine binip Ölüm Yıldızı'na yol alırlar.Pueden devolver a las naves en ruta a sus estrellas de origen.
Bunlar genellikle reislerinin adlarını alırlar.Es lo que se conoce habitualmente como entradas.
Ağırlıkı olarak pekişmişlerse piroklastik kayaç ismini alırlar.Si se inician con un salto, reciben el nombre de piruetas saltadas.
Yol yarışlarında bisikletçiler aynı anda start alırlar.En las otras etapas todos los ciclistas tomaban la salida simultáneamente.
Erkek bireyler ise büyücü veya savaşçı olmak üzere eğitim alırlar.Cada jugador pone en juego a su Mago o Bruja.
Bu malzemeler ısınma ve soğutma işlemleri ile şekil alırlar.Estas formas de energía, son la Transferencia de calor y el Trabajo.
Fakat kendisi bu ilgiyi reddettiğinde onun yerine babası Alex Steiner'ı askere alırlar.Como castigo, llevan a su padre, Alex Steiner, a la guerra.
Temel ücretin bir buçuk katı maaş alırlardı.Esta señora cobraba por el alquiler de la parcela un sueldo y medio cada año.
Tekliften memnun kalan Hussarlar içki fıçılarını satın alırlar.El grupo de indigentes compra la bebida.
Suyla temas halinde hasar alırlar.Dicha tecnología falla al contacto con el agua.
Melampus ve kardeşi bu hizmetlerine karşılık olarak krallığın üçte birini ister ve alırlar.Melampo reclamó un tercio del reino como precio de la sanación.
Eski çağlarda ticâret gemileri buraya uğrar, baharat, reçine ve değerli kereste alırlardı.Los barcos que regresaban traían oro y mirra.
Köyün gençleri, gelin alayının önünü keserek bahşiş alırlar.Gracias a la hija de este encuentran el cuaderno.
Besinlerini dalarak alırlar.Si tratan de descansar los apuñalan.
Bu tür istasyonlar terminal adını alırlar.Estas cisternas se denominan cisternas terminales.
Angel ve ekibi onu bulup yanlarına alırlar.Marina y sus anguilas logran encontrar al grupo y los atacan.
Bu işi güvenli bir mesafeden yaptıkları için daha az risk alırlardı.Estas están diseñadas para alcanzar a tu objetivo desde una distancia razonablemente segura.
Dönüşte putu yanlarına alırlar.Luego viaja de vuelta a la Tierra con ellos.
Bu tehlikeyi göze alırlar."Asumiremos los riesgos.
Ahlâğın bir önemi yoktur, savaşanlar modern ideolojilerin nefretlerinden ilham alırlar.En lugar de una defensa de los modernos, escuchamos ahora el elogio de los antiguos.
İsimlerini 12 tane imamı kabul etmelerinden alırlar.Le ofrece concederle cualesquiera tres demandas como dote.
Tohumlar ve bazı böcek yiyeceğinin geniş bir değişikliğini alırlar.Estas modificaciones permiten a los insectos nutrirse de una gran variedad de fuentes alimenticias.
Bu uydular Jüpiter'in halkaları içinde yer alırlar.Este juego se puede conseguir dentro del Animal Crossing de Gamecube.
Ermeniler onu ağır yaralı durumda esir alırlar.I Carabinieri lo fermano, in quanto pregiudicato.
İki Teksas Korucusu, Marcus Hamilton ve Alberto Parker dava da yer alırlar.Due Texas Rangers, Marcus Hamilton e Alberto Parker, si occupano del caso.
Sonbaharda koyu kırmızı bir renk alırlar.In autunno assumono una colorazione rossastra.
Temel ücretin bir buçuk katı maaş alırlardı.Il valore era di un soldo e mezzo.
Suyla temas halinde hasar alırlar.Si decompone a contatto con l'acqua.
Erkekler genellikle 19 yaşında askerlik eğitimi için emir kağıdını alırlar.I coscritti ricevono l'ordine di marcia generalmente verso i 19 anni.
Kendi kiliselerine bile saygı göstermezler, kiliseyi ablukaya alırlar.Non presterà giuramenti ad altri se non con la riserva di fedeltà alla Chiesa.
Beraber Terminus'a doğru yol alırlar.Insieme a loro e a Carol si mette in viaggio verso Terminus.
Şehirler sırayla tüm Tlaxcala yönetimini alırlar.Ognuno di loro governava a turno l'intera Tlaxcala.
Çoğu protein hücre sinyallemesi ve sinyal aktarımı süreçlerinde yer alırlar.Molte proteine sono coinvolte nel processo di segnalazione cellulare e nella trasduzione del segnale.
Kaptan Amerika ve Demir Adam gelir ve Loki'yi yenerek tutsak alırlar.Dopo un breve scontro con Iron Man e Capitan America, Loki viene catturato.
Alternatif olarak, bazı satıcılar araştırma kapasitelerini artırmak için güvenlik açıkları satın alırlar.Oppure, alcune aziende comprano vulnerabilità per accrescere la loro capacità di ricerca.
Bariz hatalar yakalanır, yazarlar okurlarından düzeltme ve öneriler alırlar.Gli errori evidenti sono individuati e gli autori ricevono sia correzioni che suggerimenti.
İlk defa dördüncü sezonda Willow ve Buffy, üniversite için ders kitapları alırlarken ortaya çıkar.Durante la quarta stagione, Buffy e Willow si iscrivono al College di Sunnydale.
Erkek bireyler ise büyücü veya savaşçı olmak üzere eğitim alırlar.Il lettore può scegliere se interpretare un guerriero o un mago.
Bea ve Oscar mecburen su tüpü alırlar ve bunun gelişi çok kısa sürer.Shrek e Ciuchino bevono la pozione e si trasformano in qualcosa di inaspettato.
Ekonomik konularda klasik liberalizm ve sosyal liberalizm arasında bir konum alırlar.Si orienta prevalentemente su posizioni affini al liberalismo sociale e al liberalismo classico.
Bilge kişiliği nedeni ile çağında saygı duyulan insanlar arasında yer alırlar.E al loro posto ecco la persona conscia della sua dignità.
Danmarka ve İngiliz ortak seferi York'taki Norman garnizonunu yenerek bölgede denetimi ele alırlar.Le unità britanniche e giordane svolgono regolarmente esercitazioni congiunte in Giordania.

İlgili Sayfalar