alır ile cümle
alır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Biraz daha patates püresi alır mısınız?Would you like more mashed potatoes?
Bize gazeteler alır.He buys us newspapers.
O bize ayakkabılar alır.She buys us shoes.
Onlar bize sebzeler alırlar.They buy us vegetables.
Tom kahvaltı yapmadan önce genellikle duş alır.Tom usually takes a shower before eating breakfast.
Eğer her zaman bu kadar çok yersen kilo alırsın.If you always eat that much, you'll gain weight.
Bu ilacı alırsanız, çok daha iyi hissedeceksiniz.If you take this medicine, you'll feel a lot better.
"Lütfen bana bir kitap alır mısın?" "Ne tür bir kitap?""Could you please buy me a book?" "What kind of book?"
Durun, ben alırım.Let me get that for you.
Zengin olsaydım onu satın alırdım.If I were rich, I would buy it.
O vitaminler alır.He takes vitamins.
Sabahleyin genellikle ilk olarak duş alırım.I usually take a shower first thing in the morning.
Ne sıklıkta duş alırsın?How often do you shower?
"Bunu benim için alır mısın?" "Neyi alayım?""Will you buy it for me?" "Buy what?"
Çok yersen sonunda kilo alırsın.If you eat a lot, you'll eventually get fat.
O çok sayıda ziyaretçi alır.She receives lots of visitors.
Yankesiciler turistleri hedef alırlar.Pickpockets target tourists.
Eğer istiyorsan sana yeni bir araba bile alırım.I'll even buy you a new car if you want one.
Brezilya, Güney Amerika'da yer alır.Brazil is located in South America.
Senin yerinde olsaydım, çabucak bir karar alırdım.I'd make a decision quickly if I were you.
Keşke zengin olsaydım. Deniz kenarında bir villa satın alırdım.If only I were rich, I would buy a villa on the seashore.
Sen her zaman şeyleri çok ciddice alırsın.You always take things too seriously.
Ablam her gün duş alır.My older sister takes a shower every day.
Ben her gün duş alırım.I take a shower every day.
Ben o mağazada bir sürü şey alırım.I buy loads of stuff at that store.
Buradan Belediye binasına yürümek aşağı yukarı ne kadar zaman alır?How much time, more or less, does it take to walk from here to the town hall?
Müstehcen fıkraları sevmem fakat onları anlattığında ondan çok zevk alırım.I don't like dirty jokes, but I get a kick out of it when you tell them.
Şam, Suriye'de yer alır.Damacus is located in Syria.
Karım yakındaki bir süpermarketten sebze satın alır.My wife buys vegetables from a supermarket nearby.
Bu kitabı benim için alır mısın?Could you take this book for me?
Fince öğrenmek zaman alır.Learning Finnish takes time.
Eğer kötülük verirseniz kötülük alırsınız.If you give evil, you will receive evil.
Tom onu alır.Tom gets it.
Doktorun sana anti-depresanlar alırken içki içmemen gerektiğini söylemedi mi?Didn't your doctor tell you that you shouldn't drink while you're taking anti-depressants?
Lütfen bu e-postayı alır almaz cevap ver.Please reply as soon as you get this email.
Nefes alır mısın?Can you breathe?
Vitaminler alırım.I take vitamins.
Onu alırdım.I'd buy that.
Onu kim alır?Who gets it?
O bir dalkavuk olduğu için her şeyi alır.He gets everything because he's a brown-noser.
O her şeyi hafifçe alır.He takes everything lightly.
O evrak çantası birçok kitap alır mı?Will that briefcase hold many books?
Nehir, kaynağını Rocky Dağlarından alır.The river has its source in the Rocky Mountains.
Fransızca öğrenmek zaman alır.Learning French takes time.
Değiştirmek en azından dört gün alır.It takes at least four days to change.
Ben her zaman matematikte bir A alırım.I always get an A in math.
Her zaman not alırım.I always take notes.
"Bir avukatı bir ağaçtan nasıl alırsın?" "İpi kes""How do you get a lawyer out of a tree?" "Cut the rope".
Ben seninle konuşmaktan keyif alırım.I enjoy talking with you.
İstediğim bir şeyi alırım.I get anything I want.
İyi notlar alırım.I get good grades.
Çoğunlukla postanenin yanındaki fırından ekmek alırım.I often buy bread from the bakery next to the post office.
Fransızca öğrenme birçok insanın düşündüğünden daha fazla zaman alır.Learning French takes longer than most people think.
Çok pahalı olmasa onu alırım.I would buy it if it weren't so expensive.
Onun hepsini geri alırım.I take it all back.
İşimi ciddiye alırım.I take my job seriously.
Fakir olmasam o arabayı alırım.If I weren't poor, I'd buy that car.
Fransızcayı daha iyi konuşabilseydim, o işi alırdım.If I could have spoken French better, I might have gotten that job.
Tom Fransızca konuşabilse, onu derhal işe alırım.If Tom could speak French, I'd hire him right away.
Tom Fransızcada iyi notlar alır.Tom gets good grades in French.
İlgili Sayfalar