alır ile cümle

alır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom yapmak istediği şeyi yapmak için alır.Tom gets to do anything he wants to do.
Tom Mary ve John'dan iş tavsiyesi alır.Tom gets business advice from Mary and John.
Ofisime varmak yaklaşık on beş dakika alır.It takes about 15 minutes to get to my office.
Ben ilkokul iken, annem her zaman beni okuldan alırdı.When I was in elementary school, my mother always fetched me from school.
Dükkana gidiyor musun? Bana bir oyuncak alır mısın?Are you going to the shop? Will you buy me a toy?
Ben çay sevmiyorum, genel olarak kahvaltımla kahve alırım.I don't like tea, in general I have coffee with my breakfast.
O kitabı alırsan, benim için sorun yok.It's OK with me if you take that book.
O kitabı alırsan, benim için sakıncası yok.It doesn't bother me if you take that book.
O kitabı alırsan benim için önemli değil.It doesn't matter to me if you take that book.
İngilizcede yeterliyse, onu işe alırım.If he's proficient in English, I'll hire him.
Küçük bir köy, iki kasaba arasında yer alır.A little village is situated in between both towns.
Korku dağlar için köstebek yuvaları alır.Fear takes molehills for mountains.
Tatoeba'daki protesto daha yaratıcı şekiller alır.Protest in Tatoeba takes ever more creative forms.
Birçok insan hemen zengin olmak hayaliyle piyango bileti alır.Many people buy lottery tickets with the dream of immediately becoming wealthy.
Bana bir dondurma alırsan seni bir öperim.If you buy me an ice cream, I'll kiss you.
İspanya'da ve Fransa'da her gün taze ekmek alırız.In Spain and France, we buy fresh bread every day.
Bunu bir işaret olarak alırım.I would take it as a sign.
Dedem her gün ilaç alır.My grandfather takes medicine every day.
Okula yürümek on dakikamı alır.It takes me ten minutes to walk to school.
Kalp yaralarını iyileştirmek zaman alır.Healing the wounds of the heart takes time.
Kurabiye yapmak zaman alır.Making cookies takes time.
Âşık olmak biraz zaman alır.Falling in love takes some time.
Evlilik hayatına alışmak uzun zaman alır.It takes a lot of time getting used to married life.
O, yüksek bir maaş alır.He receives a high salary.
Kışın çok kar alır mısınız?Do you get much snow in the winter?
Ben yalnızca bir bardak su alırım.I'll just have a glass of water.
Senpai, bana biraz yumuşak dondurma alır mısın?Senpai, would you buy me some soft ice cream?
Yemek pişirmek çok zaman alır.Cooking takes too much time.
Başkanın konağı başkentte yer alır.The President's mansion is located in the capital city.
Ben her şeyi geri alırım.I take everything back.
Hesap Lütfen! Bunu bugün alırım.The bill, please! I'll get this today.
Hırvatistan, Avrupa'nın güneydoğu kesiminde yer alır.Croatia is located in the southeastern part of Europe.
Eğer yeni bir araba alırsan, eskisini ne yapacaksın?If you buy a new car, what will you do with the old one?
Yazın her sabah banyo alırım.I take a bath every morning in the summer.
Tom steroidler alır.Tom takes steroids.
Zengin bir adam olsaydım sana elmas bir yüzük alırdım.If I were a rich man, I would buy you a diamond ring.
Eğer mavi ve kırmızıyı karıştırırsanız, menekşe alırsınız.If you mix blue and red, you get violet.
Oraya otobüsle gitmek iki saat alır.It'll take two hours to get there by bus.
Genellikle nereden kıyafet satın alırsın?Where do you usually buy clothes?
Bu ilacı alırsan, kendini daha iyi hissedersin.You'll feel better if you take this medicine.
Eğer yağmur olmasaydı biz bizim yolculuğumuzdan zevk alırdık.We would've enjoyed our trip if it hadn't been for the rain.
Eğer param olsaydı, bu bilgisayarı satın alırdım.If I had money, I'd buy this computer.
Bana bir dondurma alırsan sana bir öpücük veririm.If you buy me an ice cream, I'll give you a kiss.
Bana bir dondurma alırsan sana bir öpücük vereceğim.If you buy me an ice cream, I'll give you a kiss.
Bu yalnız hasta dikiş dikmekten zevk alır.This lonely patient takes pleasure from sewing.
Bir şey istersem onu alırım.If I want something, I get it.
Bir yalan makinesi testi alır mısınız?Would you mind taking a polygraph test?
Basra Körfezi, İran ve Arap Yarımadası arasında yer alır.The Persian Gulf is located between Iran (Persia) and the Arabian Peninsula.
Param olsa, ben hemen bu bilgisayarı satın alırım.If I had the money, I would immediately purchase this computer.
Kalp, göğüste yer alır.The heart is located in the chest.
Ben sekiz yaşındayken, annem bana oyuncaklar alırdı.When I was eight, my mom bought toys for me.
Kütüphaneden kitap ödünç alırım.I borrow books from the library.
Biz Pfirsichbaeumchen'den Almanca sözlükleri ödünç alırız.We borrow German dictionaries from Pfirsichbaeumchen.
Sen arkadaşlarından mücevher ödünç alırsın.You borrow jewels from your friends.
O, komşusundan ödünç araba alır.He borrows the car from his neighbor.
O, Tom'dan roman ödünç alır.She borrows novels from Tom.
Yüzü sivilceli biri banyoyu kullanırsa bu onun en az iki saatini alır!When pimple face uses the bathroom, it takes him at least two hours!
Benim ülkem Akdeniz'in güneyinde, Kuzey Afrika'da yer alır.My country is situated in North Africa, south of the Mediterranean Sea.
Neredeyse her gün süt alırım.I buy milk almost every day.
Neredeyse her gün duş alırım.I take a shower almost every day.
İlgili Sayfalar