alır ile cümle

alır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Biz yumurtaları düzine ile alırız.We buy eggs by the dozen.
Bütün hikayeyi anlatmak uzun zaman alırdı.It would take a long time to tell the whole story.
Tren saatte 20 mil yol alır.The train makes 20 miles an hour.
O, ilacı alır almaz onun ateşi düştü.As soon as he took the medicine, his fever went down.
Ada Japonya'nın batısında yer alır.The island lies to the west of Japan.
Kasaba, Londra'nın hemen yukarısında yer alır.The town lies just above London.
Kasaba, Londra'nın hemen kuzeyinde yer alır.The town lies just above London.
Arabanın arka koltuğu üç yolcu alır.The back seat of the car will hold three passengers.
İş en az on gün alır.The job will take a minimum of ten days.
Okul bir tepenin eteğinde yer alır.The school is located at the foot of a hill.
Oraya gitmek en az bir saat alır.It'll take at least one hour to go there.
Her şeyi göz önüne alırsak, o suçlu olamaz.Taking everything into consideration, he can't be the criminal.
George arsa satın alırken kandırıldı.George was tricked into buying the land.
Her şeyi göz önüne alırsak, işler yolunda gitti.But all in all, things have gone well.
Jenny'den haber alırsan, onu görmek istediğimi ona söyler misin?If you hear from Jenny, could you tell her I would like to see her?
Bana konser için bir bilet alır mısın?Will you get me a ticket for the concert?
Konser için bilet alırken zorlandım.I had difficulty getting a ticket for the concert.
Bunu alırsan, sana yüzde on beş indirim yapacağım.If you buy this, I will give you a fifteen percent discount.
Lütfen bu postayı alır almaz bana bir cevap gönder.Please send me a reply as soon as you receive this mail.
Lütfen bunu alır mısınız?Could you take this, please?
Eğer bu ilacı alırsan daha iyi hissedersin.If you take this medicine, you will feel better.
İlaç alırsanız, daha iyi hissedersiniz.If you take medicine, you will feel better.
İlaç alırsan kendini daha iyi hissedersin.If you take medicine, you will feel better.
Bu sorunu çözmek 10 dakika alır.It takes 10 minutes to solve this problem.
Bu kitap atomik güç kullanımını ele alır.This book deals with the uses of atomic power.
Bu kitap İngiltere'deki yaşamı ele alır.This book deals with life in the United Kingdom.
Bu oda bol güneş ışığı alır.This room gets a lot of sunshine.
Bu oda güneş alır.This room gets sunshine.
Bu bölge bir vadide yer alır.This district forms a basin.
Bu mektubu alır almaz bana cevap yaz.Write back to me as soon as you get this letter.
Bu saati satın alırdım fakat çok pahalı.I would buy this watch, except it's too expensive.
Bu minibüs 25 kişi alır.This minibus holds 25 persons.
Bu salon maksimum 1000 kişi alır.This hall holds a maximum of 1,000 people.
Bu şişe ne kadar su alır?How much water does this bottle hold?
Sizin için bu çantayı alırım.I'll get this bag for you.
Bu sözleri nasıl alırdınız?How would you take these words?
Buradan Hilton Oteline gitmek ne kadar zaman alır?How long does it take to go from here to the Hilton Hotel?
Biraz kahve alır mısın?Will you have some coffee?
Bir fincan daha kahve alır mısınız?Will you drink another cup of coffee?
Kahvenizi nasıl alırsınız?How do you take your coffee?
Bir parça kek daha alır mısınız?Can I tempt you to try another piece of cake?
Biraz daha sos alır mıydınız?Would you like some more gravy?
Bir kez kumarın tadını alırsan, onu bırakmak zordur.Once you get the taste for gambling, it's hard to give it up.
Biraz daha çay alır mısın?Will you have some more tea?
Kendine gelirsen, hoş bir şey alırsın.Behave yourself, and you'll get something nice.
Ya sen? Sen de portakal suyu alır mısın?What about you? Will you have orange juice, too?
Ondan sık sık haber alır mısın?Do you hear from her often?
Bu ilacı alırsan, daha iyi hissedersin.If you take this medicine, you'll feel better.
Evinden buraya trenle gelmen ne kadar zamanını alır?How long does it take you to get here from your house by train?
Yaptığınız işin miktarı ile orantılı olarak para alırsınız.You get paid in proportion to the amount of the work you do.
11 Temmuz Cuma günü sabah saat onda lütfen beni otelden alır mısın?Would you please pick me up at the hotel on Friday July 11th at 10:00 a.m.?
"Biraz daha kahve alır mıydınız?" "Hayır, teşekkürler. Yeterince içtim.""Will you have some more coffee?" "No, thanks. I've had enough."
Erken uyarılan erken önlem alır.Forewarned is forearmed.
Dürüstlük uzun vadede karşılığını alır.Honesty will pay in the long run.
Çalışma çok fazla enerji alır fakat bu çabaya değer.Study takes a lot of energy, but it is worth the effort.
Saat beşte sizi evinizden alırım.I'll pick you up at your home at five.
Gümüşümü mülkiyetinde bir madeni olan bir adamdan alırım.I buy my silver from a man who has a mine on his property.
Ben her zaman kredi ile pahalı ürünler alırım.I always buy expensive items on credit.
Bir gün onu alırsınız.You'll get it someday.
Sizi işe almaya karar verirsek, bizden haber alırsınız.If we decide to hire you, you will hear from us.
İlgili Sayfalar