alır ile cümle
alır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Nefes alırken oksijen akciğerlerimize alınır.Oxygen is taken into our lungs when we breathe.
Çocukları oynarken izlemekten zevk alırım.I enjoy watching children play.
Duş alırken telefon çaldı.The phone rang while I was taking a shower.
Ev ödevimi bitirmek ne kadar zamanımı alır?How long will it take me to finish my homework?
Yabancı bir dilde uzmanlaşmamız uzun zaman alır.It takes us a long time to master a foreign language.
Haziranda çok yağmur alırız.We have a lot of rain in June.
Biz CD'ler alırız.We buy CDs.
Biz genellikle bir dilim ekmek ve bir fincan kahve alırız.We usually have a slice of bread and a cup of coffee.
Biz toptan kırtasiye satın alırız.We buy stationery in bulk.
Yerinde olsam, şunu alırım.If I were you, I'd buy that one.
Dairem bol güneş ışığı alır.My apartment gets plenty of sunshine.
Benim deneyimlerime göre, Fransızca dil bilgisini öğrenmek bir yıl alır.According to my experience, it takes one year to master French grammar.
Kız kardeşim her sabah duş alır.My sister takes a shower every morning.
Erkek kardeşim pul koleksiyonundan büyük keyif alır.My brother takes great delight in his stamp collection.
Kız kardeşim haftada iki gün piyano dersleri alır.My sister takes piano lessons twice a week.
Ben sık sık ondan bir mektup alırım.I often get a letter from him.
Arada bir ondan bir çağrı alırım.I get a call from her once in a while.
Ben genellikle yerel bir mağazada giysi satın alırım.I usually buy clothing at a local store.
Ben dışarıya giderken yanımda bir şemsiye alırım.I take an umbrella with me when I go out.
Bu yaz sadece beş gün izin alırım.I get only five days off this summer.
Mektubu alır almaz cevap yazmaya özen gösteririm.I make a point of writing an answer as soon as I get a letter.
Genellikle tenis oynadıktan sonra bir duş alırım, ama bugün alamadım.I usually take a shower after I play tennis, but today I couldn't.
Ben genellikle kıyafetlerimi büyük mağazadan satın alırım.I usually buy my clothes at the department store.
Kitap okuyarak bilgi alırım.I get knowledge by reading books.
Ben her zaman sabah bir banyo alırım.I always take a bath in the morning.
Ben her zaman dondurulmuş olanların yerine taze sebzeler alırım.I always buy fresh vegetables instead of frozen ones.
Malzemeleri Malezya'dan alırız.We get the materials from Malaysia.
O kadar yoğunuz ki alabileceğimiz herhangi bir yardımı alırız.We are so busy we'd take any help we could get.
Ne kadar çok alırsam o kadar çok isterim.The more I get, the more I want.
Öğrenme muhtemelen hemen hemen katıldığımız her faaliyette yer alır.Learning probably takes place in virtually every activity in which we take part.
Arabası bir gölün içine doğru yol alırken kıl payı kurtuldu.She had a narrow escape when her car skidded off the road into a lake.
Arabayı alırsan kendine çok zaman ayıracaksın.You'll save yourself a lot of time if you take the car.
Yeterli param olsaydı, bu kamerayı alırdım.If I had enough money, I could buy this camera.
Yeterli param olsa, bu kamerayı alırım.If I had enough money, I could buy this camera.
Bitkiler suyu topraktan alır.Plants take in water from the soil.
Bazı insanlar sigarayı bıraktıklarında kilo alır.Some people gain weight when they stop smoking.
Siyasi farkındalık edinmek zaman alır.Developing political awareness takes time.
Sabırlı ve ısrarcı ol. Bu şeyler zaman alır.Be patient and persistent. These things take time.
Biletimi alırken çantama göz kulak ol.Keep an eye on my suitcase while I buy my ticket.
Ben bir bilet alırken çantama dikkat et.Keep an eye on my bag while I buy a ticket.
Ben biletimi alırken çantama dikkat et.Keep an eye on my suitcase while I get my ticket.
Erken başlayan erken yol alır.Sooner begun, sooner done.
Ben her zaman kahvaltıda kahve ve tost alırım.I always have coffee and toast for breakfast.
Otobüsle ve trenle okula gitmek iki saat alır.It takes two hours to go to school by bus and train.
Biz telefon siparişleri alırız.We take telephone orders.
Okumaktan, şöminenin yanında sarılmaktan ve yavaş dans etmekten zevk alırım.I enjoy reading, cuddling by the fireplace and slow dancing.
Alır almaz parayı harcarım.I spend money as soon as I get it.
Eğer çabucak cevap verirsen aferin alırsın.You'll get brownie points if you respond quickly.
İşi bitirmek onun iki saatini alır.It will take him two hours to finish the work.
Onun yaşını göz önüne alırsak, öyleyse onu icraatları için suçlayamazsın.If you consider his age, then you can't blame him for his actions.
O her zaman notlar alır.He always takes notes.
O, her zaman onun yanında yer alır.He always takes sides with her.
O, mektubu alır almaz onu ikiye yırttı.He had no sooner got the letter than tore it in two.
O, yer, nefes alır ve bilgisayarlarla uyuklar.He eats, breathes and sleeps computers.
O, deri eşyalar alır ve satar.He buys and sells leather goods.
O parası ile cömerttir ve bir sürü hediyeler alır.He is liberal with his money and buys a lot of presents.
Bir banka memuru olarak makul bir maaş alır.He gets a reasonable salary as a bank clerk.
O iyi bir maaş alır.He gets a good salary.
O yüksek bir maaş alır.He gets a high salary.
O mektubu alır almaz New York'a gitti.He went to New York as soon as he got the letter.
İlgili Sayfalar