alır ile cümle

alır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bunun niçin işe yaramayacağını sana açıklamak çok fazla zamanımı alır.It would take me too much time to explain to you why it's not going to work.
Teknolojinin hazır olması 5-10 yıl alır.It will take five to ten years for the technology to be ready.
Sabırlı olun lütfen. Bu zaman alır.Be patient please. It takes time.
Ben genellikle akşamleyin duş alırım.I usually take a shower in the evening.
Erken kalkan erken yol alır.The early bird catches the worm.
Ah! Zengin olsaydım, kendime İspanya'dan bir ev satın alırdım.Ah! If I were rich, I'd buy myself a house in Spain.
Dersi not alırken dikkatli olmanızı tavsiye ederim.I advise you to be careful in making notes for the lecture.
Hangisini alırsın?Which one do you take?
Ders kitaplarını nereden alırız?Where do we get the textbooks?
Geri dönerken bir şey alır mısın?Would you mind picking up something on the way back?
Eve gelmeden önce ekmek alırsan harika olur.It'd be great if you could pick up some bread before you come home.
Bir yabancı dili iyi konuşmak zaman alır.To speak a foreign language well takes time.
Yabancı bir dilde uzmanlaşmak yıllar alır.It takes years to master a foreign language.
Buradan istasyona yürümemiz otuz dakikamızı alır.It takes us thirty minutes to walk from here to the station.
Aile tartışmamız olduğunda,eşim genellikle benim değil ailesinin tarafında yer alır.When we have a family argument, my husband always sides with his mother instead of me.
Evin bu kısmı, sabah güneşini alır.This side of the house catches the morning sun.
Hangi gazeteyi alırsın?What newspaper do you take?
İnsanlar bir şeyi geri alırsa, mutlu olacaktır.The men will be happy if they get anything back.
Eğer piyangoyu kazanırsan, parayla ne alırsın?If you were to win the lottery, what would you buy with the money?
İstasyona yaya olarak gitmek bir saatini alır.It takes you an hour to go to the station on foot.
Beni istasyondan alır mısın?Can you pick me up at the station?
Doktor, eğer ilacını alırsa iyileşeceğini söyledi.The doctor said that he would be well if he took his medicine.
İletişim birçok şekiller alır.Communication takes many forms.
Onun yerini alır mısın, Leo?Can you take his place, Leo?
Lisa, ben tren biletlerimizi alırken, benim valize göz kulak ol.Lisa, keep an eye on my suitcase while I buy our train tickets.
Eğer bir deveye yaklaşırsanız, ısırılmayı göze alırsınız.If you go near a camel, you risk being bitten.
Yeterli param olsaydı o kitabı alırdım.If I had had enough money, I would have bought the book.
Yeterli param olsa,o hoş arabayı alırım.If I had enough money, I would buy that nice car.
Zengin olsam, ben güzel bir ev satın alırım.If I were rich, I would buy a fine house.
Şimdi 1,000,000 yenim olsa, bir araba alırım.If I had one million yen now, I would buy a car.
Şimdi bir milyon yenim olsa, bir araba alırdım.If I had one million yen now, I would buy a car.
Onlar bir bankaya gitselerdi daha iyi bir değişim oranı alırlardı.They would have gotten a better exchange rate if they had gone to a bank.
Zengin olursam onu alırım.If I got rich, I would buy it.
Yeterli param olmuş olsaydı çantayı alırdım.If I had had enough money, I would have bought the bag.
Yeterli param olsaydı çantayı alırdım.If I had had enough money, I would have bought the bag.
Merhaba, benim. Gelip beni istasyondan alır mısın?Hello, it's me. Could you come pick me up at the station?
Yeterli param olsa, kitabı alırım.If I had enough money, I would buy the book.
Yeterli param olsaydı kalemi alırdım.If I had had more money, I would have bought the pen.
Eğer fiyat biraz daha düşük olsaydı uçak biletlerini alırdık.We would have bought the plane tickets if the price had been a little lower.
Biraz daha pasta alır mısın?Will you have some more cake?
Bir bardak daha süt alır mısın?Will you have another cup of milk?
Bir bardak daha çay alır mısın?Would you have another cup of tea?
Bir fincan daha çay alır mısın?Will you have another cup of tea?
Maria haftada bir kez piyano dersleri alır.Maria takes piano lessons once a week.
İki tane alırsam fiyatı indirir misin?Could you knock down the price if I buy two?
Her şeyi göz önüne alırsak, bu güzel bir partiydi.All in all, this was a nice party.
Bazı insanlar korku filmlerini izlemekten zevk alırlar.Some people derive pleasure from watching horror movies.
Sabahleyin sadece tost ve kahve alırım.I only have toast and coffee in the morning.
Biraz daha bira alır mısınız?Would you like some more beer?
Otobüs elli kişi alır.The bus takes fifty people.
Bir dilim tart daha alır mısın?Will you have another slice of pie?
"Bir dilim daha pasta alır mısın?" "Evet, lütfen.""Will you have another slice of pie?" "Yes, please."
Tom yaptığı her şeyden keyif alır.Tom enjoys himself at everything he does.
Ara sıra ondan haber alırım.I hear from him once in a while.
Biletleri alır almaz onları sana göndereceğiz.As soon as we get the tickets, we'll send them to you.
Eğer George sigara içmeyi bırakmazsa akciğer kanseri gelişme riskini göze alır.If George doesn't stop smoking, he will run the risk of developing lung cancer.
Biraz pahalı olsalar bile, ben daime en iyi ürünleri satın alırım.I always buy a top quality product even if it is slightly more expensive.
Çoğu işçi her yıl otomatik ödeme zammı alır.Most workers get an automatic pay raise every year.
Ben mağazalarda birçok şey alırım.I get most things at the stores.
Ben, genellikle bu servis istasyonunda arabaya benzin alırım.I usually gas up the car at this service station.
İlgili Sayfalar