alıp ile cümle
alıp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Obwohl ihm alles genommen wurde, das er jemals gelernt hatte, strahlt sein Herz.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Possiamo togliere tutto quello che ha imparato al mondo, ma il suo cuore nudo brilla ancora.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Quando lhe tiram tudo aquilo que ele alguma vez aprendeu neste mundo, o coração dele, despido, ainda brilha.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Quand tout ce qu'il a jamais appris dans ce monde lui est enlevé, son cœur nu continue à briller.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Saat Anda mengambil semua yang dia pelajari di dunia ini hatinya yang murni masih bersinar.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Αν αφαιρέσεις όλα όσα έχει μάθει σ' αυτό τον κόσμο, η καθαρή καρδιά του εξακολουθεί να λάμπει.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Когато отнемете всичко, което той някога е научил в този свят, голото му сърце все още свети.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Когда он лишается всего, чему он научился, его сердце всё равно излучает свет.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Коли зникає все, чому він навчився за своє життя, його серце все одно випромінює світло.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.כשלוקחים ממנו את כל מה שלמד אי פעם בחיים, הלב הערום שלו זוהר.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.إن قمتم بأخذ كل شيء قد تعلمه من أي وقت مضى في هذا العالم، لا يزال قلبه الشفّاف يسطع.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.父の心の輝きが消えることはありません 私は父ほど人に優しくもないし 愛される人間でもありませんでした
Bu düşünce tarzını alıp fotoğraflar yoluyla ifade etmek istedim, böylece bir "MİNYATÜR TAKVİM" oluşturdum.Ich wollte mir diese Art zu denken einverleiben und durch meine Fotografie ausdrücken.
Bu elli ulusu yine ele alıp, muhteşem başarılara imza atılabilir, yapılabilecekleri düşünün bir...Kdybychom vzali těch 15 národů, mohli bychom dosáhnout něčeho úžasného.
Bu elli ulusu yine ele alıp, muhteşem başarılara imza atılabilir, yapılabilecekleri düşünün bir...بناء هذه المركبة المدارية المعقّدة في الفضاء وإذا ما كنا قادرين على جمع خمسين بلدا
Bu fikri alıp sihre uygulayabilir miyim diye görmek istedim.Chcel som zistiť, či sa táto myšlienka dá využiť v nejakom kúzelníckom triku.
Bu fikri alıp sihre uygulayabilir miyim diye görmek istedim.Chtěl jsem vidět, jestli bych mohl vzít tuto myšlenku a dát ji do kouzelného triku.
Bu fikri alıp sihre uygulayabilir miyim diye görmek istedim.Eu quis ver se podia pegar nesta ideia e aplicá-la num truque de magia.
Bu fikri alıp sihre uygulayabilir miyim diye görmek istedim.Ich wollte wissen, ob ich diese Idee für einen Zaubertrick nutzen könnte.
Bu fikri alıp sihre uygulayabilir miyim diye görmek istedim.Ik wilde kijken of ik dat idee in een truc kon toepassen.
Bu fikri alıp sihre uygulayabilir miyim diye görmek istedim.Jeg ville se om man kunne tage den ide og bruge det til en tryllekunst.
Bu fikri alıp sihre uygulayabilir miyim diye görmek istedim.Je voulais voir si je pouvais prendre cette idée et l'appliquer un tour de magie.
Bu fikri alıp sihre uygulayabilir miyim diye görmek istedim.저는 제가 이 효과를 마술에 적용할 수 있는지 보고 싶었습니다.
Bu fikri alıp sihre uygulayabilir miyim diye görmek istedim.Me gustaría ver si realmente podrías tomar esa idea, y aplicarla en un truco mágico.
Bu fikri alıp sihre uygulayabilir miyim diye görmek istedim.Saya ingin melihat apakah saya dapat mengambil ide itu dan menerapkannya pada trik sulap.
Bu fikri alıp sihre uygulayabilir miyim diye görmek istedim.Şi am vrut să văd dacă pot aplica ideea asta la un truc magic.
Bu fikri alıp sihre uygulayabilir miyim diye görmek istedim.Szerettem volna látni, hogy ezt az ötletet tudom-e alkalmazni egy mágikus trükknél.
Bu fikri alıp sihre uygulayabilir miyim diye görmek istedim.Tôi muốn xem liệu mình có thể áp dụng ý tưởng đó vào 1 trò ảo thuật không.
Bu fikri alıp sihre uygulayabilir miyim diye görmek istedim.Volevo vedere se potevo prendere questa idea e applicarla a un trucco magico.
Bu fikri alıp sihre uygulayabilir miyim diye görmek istedim.Ήθελα να δω αν μπορώ να πάρω αυτήν την ιδέα και να την εφαρμόσω σ' ενα ταχυδακτυλουργικό κόλπο.
Bu fikri alıp sihre uygulayabilir miyim diye görmek istedim.Исках да видя дали мога да взаимствам идеята и да я приложа в някой фокуснически номер.
Bu fikri alıp sihre uygulayabilir miyim diye görmek istedim.Я хотів подивитися, чи можна взяти цю ідею і застосувати її до магічних трюків.
Bu fikri alıp sihre uygulayabilir miyim diye görmek istedim.שלא טובה כמו הכמוסה, שלא טובה כמו המחט. ולשום דבר מזה אין משמעות תרופתית אמיתית.
Bu fikri alıp sihre uygulayabilir miyim diye görmek istedim.أريد أن افحص اذا كان بامكاني أخذ هذه الفكرة وتطبيقها على خدعة سحرية.
Bu fikri alıp sihre uygulayabilir miyim diye görmek istedim.生かせないかと考えました そこで明らかに偽のトリックを
Bu, gerçekte işe yarıyan bir ilacı alıp taaa ki Avagadro sayısını aşana kadar sulandırmak anlamına geliyor.Bierze się skuteczne lekarstwo i rozcieńcza poza stałą Avogadra.
Bu, gerçekte işe yarıyan bir ilacı alıp taaa ki Avagadro sayısını aşana kadar sulandırmak anlamına geliyor.De tar en medicin som verkligen fungerar och späder ut den långt under Avogadro-gränsen.
Bu, gerçekte işe yarıyan bir ilacı alıp taaa ki Avagadro sayısını aşana kadar sulandırmak anlamına geliyor.Det går ud på, at tage medicin, der virkelig virker og fortynde det ned til molekylært niveau.
Bu, gerçekte işe yarıyan bir ilacı alıp taaa ki Avagadro sayısını aşana kadar sulandırmak anlamına geliyor.Đó là lấy một loại thuốc thực sự có tác dụng và pha loãng nó vượt quá giới hạn của Avogadro nhiều lần.
Bu, gerçekte işe yarıyan bir ilacı alıp taaa ki Avagadro sayısını aşana kadar sulandırmak anlamına geliyor.É pegar num medicamento que realmente funciona e diluí-lo bem para lá do limite de Avogadro.
Bu, gerçekte işe yarıyan bir ilacı alıp taaa ki Avagadro sayısını aşana kadar sulandırmak anlamına geliyor.È prendere un medicinale che funziona davvero e diluirlo e diluirlo ben oltre il limite di Avogadro.
Bu, gerçekte işe yarıyan bir ilacı alıp taaa ki Avagadro sayısını aşana kadar sulandırmak anlamına geliyor.Es tomar una medicina que de verdad funciona y diluirla muchas veces más allá del límite de Avogadro.
Bu, gerçekte işe yarıyan bir ilacı alıp taaa ki Avagadro sayısını aşana kadar sulandırmak anlamına geliyor.Înseamnă luarea unui medicamente care funcționează cu adevărat și diluarea lui mult sub limita lui Avogadro.
Bu, gerçekte işe yarıyan bir ilacı alıp taaa ki Avagadro sayısını aşana kadar sulandırmak anlamına geliyor.그건 진짜 효과가 있는 약을 가져다가요. 묽게 합니다. 아보가드로 한계를 훨씬 넘겨서 묽게 합니다.
Bu, gerçekte işe yarıyan bir ilacı alıp taaa ki Avagadro sayısını aşana kadar sulandırmak anlamına geliyor.Man nimmt wirksame Medikamente und verdünnt sie weit unter die Avogadro-Grenze,
Bu, gerçekte işe yarıyan bir ilacı alıp taaa ki Avagadro sayısını aşana kadar sulandırmak anlamına geliyor.Men neemt een medicijn dat echt werkt en verdunt het ver voorbij Avogadro's limiet.
Bu, gerçekte işe yarıyan bir ilacı alıp taaa ki Avagadro sayısını aşana kadar sulandırmak anlamına geliyor.Prostě vezmete lék, který opravdu funguje a zředíte ho daleko za Avogadrův limit.
Bu, gerçekte işe yarıyan bir ilacı alıp taaa ki Avagadro sayısını aşana kadar sulandırmak anlamına geliyor.Siinä toimiva lääke laimennetaan Avogadron lukuakin enemmän.
Bu, gerçekte işe yarıyan bir ilacı alıp taaa ki Avagadro sayısını aşana kadar sulandırmak anlamına geliyor.Vesznek egy gyógyszert ami tényleg hat, és felhígítják bőven az Avogadró-számon túl.
Bu, gerçekte işe yarıyan bir ilacı alıp taaa ki Avagadro sayısını aşana kadar sulandırmak anlamına geliyor.Παίρνουμε ένα φάρμακο που πραγματικά δουλεύει και το αραιώνουμε αρκετά πέρα από το όριο του Αβογκάντρο.
Bu, gerçekte işe yarıyan bir ilacı alıp taaa ki Avagadro sayısını aşana kadar sulandırmak anlamına geliyor.Берётся лекарство которое действительно работает и разбавляется далеко за предел числа Авогадро.
Bu, gerçekte işe yarıyan bir ilacı alıp taaa ki Avagadro sayısını aşana kadar sulandırmak anlamına geliyor.Това е взимане на лекарства, които наистина действат, и разреждането им доста отвъд границата на Авогадро.
Bu, gerçekte işe yarıyan bir ilacı alıp taaa ki Avagadro sayısını aşana kadar sulandırmak anlamına geliyor.זה לקחת תרופה שבאמת עובדת ולדלל אותה הרבה מעבר לסף אבוגדרו.
Bu, gerçekte işe yarıyan bir ilacı alıp taaa ki Avagadro sayısını aşana kadar sulandırmak anlamına geliyor.انها تناول الدواء الذي يعمل حقا وتخفيفه إلى أبعد من حد الأفوجادرو.
Bu, gerçekte işe yarıyan bir ilacı alıp taaa ki Avagadro sayısını aşana kadar sulandırmak anlamına geliyor.それを薄めて アボガドロ定数よりもっと低く 何も残らないくらいに
Bu görüntüleri alıp başkalarına göstermek gerçekten önemli.C'est très important de capter ces images et de les diffuser.
Bu görüntüleri alıp başkalarına göstermek gerçekten önemli.E' fondamentale fare quelle fotografie e renderle pubbliche.
Bu görüntüleri alıp başkalarına göstermek gerçekten önemli.Es ist wirklich von Bedeutung, diese Bilder zu kriegen und sie zu zeigen.
Bu görüntüleri alıp başkalarına göstermek gerçekten önemli.Es muy importante conseguir esas imágenes y mostrarlas.
Bu görüntüleri alıp başkalarına göstermek gerçekten önemli.Este foarte important să ai acele imagini şi să le arăţi.
İlgili Sayfalar