alıp ile cümle

alıp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bu arada eğer bu hastayı annesi bitişik odadan arasa, telefon etse telefonu alıp diyor ki "Anneciğim!Als de patiënt door zijn moeder wordt gebeld vanuit een andere kamer, zal hij heel normaal reageren:
Bu arada eğer bu hastayı annesi bitişik odadan arasa, telefon etse telefonu alıp diyor ki "Anneciğim!그런데, 이 환자가 이후에, 바로 옆의 방에서 자신의 어머니가 그에게 전화를 하면, 그는 " 와 , 어머니, 어떻게 지내세요? 지금 어디세요?" 라고 하며 전화를 받습니다.
Bu arada eğer bu hastayı annesi bitişik odadan arasa, telefon etse telefonu alıp diyor ki "Anneciğim!Muuten, jos äiti soittaa viereisestä huoneesta, potilas vastaa: "Vau, äiskä, miten menee? Missä olet?
Bu arada eğer bu hastayı annesi bitişik odadan arasa, telefon etse telefonu alıp diyor ki "Anneciğim!Nawiasem mówiąc gdyby pacjent rozmawiał z matką przez telefon, powiedziałby: "Jak się masz, mamo?
Bu arada eğer bu hastayı annesi bitişik odadan arasa, telefon etse telefonu alıp diyor ki "Anneciğim!隣の部屋にいる母親から電話を受けると 彼は「やあママ 元気? 今どこにいるの?」と言うのです 電話では妄想は起こらないのです
Bu aynı zamanda toplam çıkarmak veya tecrit etmek olarak da adlandırılır; bu tabloyu alıp küçültmeye yarar.Также называемую Исключением ПУТЕМ СУММИРОВАНИЯ, чтобы взять эту таблицу и уменьшить ее
Bu aynı zamanda toplam çıkarmak veya tecrit etmek olarak da adlandırılır; bu tabloyu alıp küçültmeye yarar.条件付き確率表はこうなっています
Bu bakterinin burdan küçük bir parçasını alıp bir başka proteine, ki buna MHC kompleksi denir, bağlayabilirim.Jadi mungkin akan mengambil sepotong kecil dari bakteri ini yang benar
Bu bakterinin burdan küçük bir parçasını alıp bir başka proteine, ki buna MHC kompleksi denir, bağlayabilirim.הוא יקח אולי חתיכה קטנה מהחיידק הזה,
Bu bakterinin burdan küçük bir parçasını alıp bir başka proteine, ki buna MHC kompleksi denir, bağlayabilirim.لذا ستأخذ ربما جزءاً صغيراً من الباكتيريا
Bu bana bir fırsat verdi çünkü ben artık kalfaydım, kalfalar çantalarını alıp dünyayı gezmeye çıkarlar.Ale to dało mi nową szansę: byłam już czeladnikiem i mogłam wziąć swoją sakwę i wyruszyć w świat.
Bu bana bir fırsat verdi çünkü ben artık kalfaydım, kalfalar çantalarını alıp dünyayı gezmeye çıkarlar.Dus dit gaf me de kans, want ik was nu een gezel, en gezellen pakken hun tas en trekken de wereld in.
Bu bana bir fırsat verdi çünkü ben artık kalfaydım, kalfalar çantalarını alıp dünyayı gezmeye çıkarlar.저는 그때 그 공장에서 직공으로 일하고 있었기 때문에 저도 다른 직공처럼 배낭을 둘러메고 세계 여행을 할 수 있었습니다.
Bu bana bir fırsat verdi çünkü ben artık kalfaydım, kalfalar çantalarını alıp dünyayı gezmeye çıkarlar.אז זו הייתה ההזדמנות שלי כי עכשיו הייתי בעלת מלאכה, ובעלי מלאכה לוקחים את התיק שלהם והולכים לראות את העולם.
Bu bana bir fırsat verdi çünkü ben artık kalfaydım, kalfalar çantalarını alıp dünyayı gezmeye çıkarlar.لذا، هذا أعطاني الفرصة لأنني بعدها أصبحت بارعة والبارعون أيضاً يستطيعون شد رحالهم ليذهبوا ويروا العالم
Bu bana bir fırsat verdi çünkü ben artık kalfaydım, kalfalar çantalarını alıp dünyayı gezmeye çıkarlar.渡り職人は 鞄を肩に 外の世界に出かけるものでしょう 私は職人として 新聞に広告を出しました
Bu bir kenaf kliniği. Tohum alıp bir toprak alana ekiyorsunuz, ve sonra ayda 4 metre büyüyor.זוהי מרפאת 'קינאף'. אתה מקבל זרע קינאף ואתה מגדל אותו בחלקת אדמה
Bu bir kenaf kliniği. Tohum alıp bir toprak alana ekiyorsunuz, ve sonra ayda 4 metre büyüyor.هذه عيادة مصنوعة من القصب. تأتي بالبذرة وتزرعها في بقعة من الأرض
Bu bir kenaf kliniği. Tohum alıp bir toprak alana ekiyorsunuz, ve sonra ayda 4 metre büyüyor.ケナフは1ヵ月で4メートル以上成長します
Bu cansız kimyasal parçayı alıp da bakteriye aktardığımızda heyecanlı bir süreç başladı.흥미진진한 단계는 우리가 이 불활성의 화학 물질을 박테리아 안에 넣었을때,
Bu cansız kimyasal parçayı alıp da bakteriye aktardığımızda heyecanlı bir süreç başladı.La etapa más emocionante llegó cuando tomamos este pedazo de materia química inerte,
Bu cansız kimyasal parçayı alıp da bakteriye aktardığımızda heyecanlı bir süreç başladı.Najbardziej ekscytująca była chwila wprowadzenia obojętnego związku do wnętrza bakterii.
Bu cansız kimyasal parçayı alıp da bakteriye aktardığımızda heyecanlı bir süreç başladı.השלב המרגש הגיע כשלקחנו את פיסת הכימיקל הדומם הזה ושמנו אותה בתוך החידק
Bu cansız kimyasal parçayı alıp da bakteriye aktardığımızda heyecanlı bir süreç başladı.المرحلة المثيرة جاءت عندما أخذنا هذه القطعة من الكيمياء الخاملة ووضعناها مع الباكتريا،
Bu cansız kimyasal parçayı alıp da bakteriye aktardığımızda heyecanlı bir süreç başladı.注入した時に、細菌がその遺伝コードを 自発的に読み込み、ウイルス粒子が
Bu çiplerden alıp slot makinesine takabilirsin.Собствениците на ротативки ги слагат вътре.
Bu çiplerden alıp slot makinesine takabilirsin.どうなるか、実際に見せてあげよう。
Bu, davranıştaki amacın başarılıp başarılmadığının, ya da davranışın bir ödül alıp almadığının fonksiyonudur.Chodzi o to czy udało się osiągnąć zamierzony cel lub czy osobnik został za swoje zachowanie wynagrodzony.
Bu, davranıştaki amacın başarılıp başarılmadığının, ya da davranışın bir ödül alıp almadığının fonksiyonudur.Đó là cách để một mục tiêu hành động được hoàn thành hoặc qua hành động đó chủ thể được hưởng lợi.
Bu, davranıştaki amacın başarılıp başarılmadığının, ya da davranışın bir ödül alıp almadığının fonksiyonudur.Es función de si una meta en el comportamiento se logra o si el individuo se premia en el comportamiento.
Bu, davranıştaki amacın başarılıp başarılmadığının, ya da davranışın bir ödül alıp almadığının fonksiyonudur.이는 행동의 목적이 달성되었는가 혹은 그 행동을 통해 개체가 보상을 받는가에 따른 함수입니다.
Bu, davranıştaki amacın başarılıp başarılmadığının, ya da davranışın bir ödül alıp almadığının fonksiyonudur.Це залежить від того, чи досягнута мета завдяки цій поведінці, або чи отримана винагорода завдяки поведінці.
Bu, davranıştaki amacın başarılıp başarılmadığının, ya da davranışın bir ödül alıp almadığının fonksiyonudur.Это функция того, что или цель поведения достигнута, или индивидуум награжден за поведение.
Bu, davranıştaki amacın başarılıp başarılmadığının, ya da davranışın bir ödül alıp almadığının fonksiyonudur.וזה פונקציה של עמידה ביעד או תגמול על ההתנהגות.
Bu, davranıştaki amacın başarılıp başarılmadığının, ya da davranışın bir ödül alıp almadığının fonksiyonudur.إنها وظيفة ما إذا كان الهدف لسلوك ما قد تحقق أو ما إذا كان الفرد قد كوفئ في هذا السلوك.
Bu, davranıştaki amacın başarılıp başarılmadığının, ya da davranışın bir ödül alıp almadığının fonksiyonudur.あるいは行動で個人が強化されるといった機能です これは非常に強力です
Bu değeri alıp R yerine koyarsak, yeni denklemNu kan vi tage den her værdi for R og substituere den ind her.
Bu değeri alıp R yerine koyarsak, yeni denklem그래서 이 값을 이 식의 R에 대입을 하게 된다면
Bu değeri alıp R yerine koyarsak, yeni denklemTakže jestliže vezmete tuto hodnotu a nahradíte ji za R rovnice se změní na S plus - namísto
Bu değeri alıp R yerine koyarsak, yeni denklemТака че, ако вземете тази стойност и я заместите за R там, това уравнение става S плюс - вместо
Bu denklemi alıp şuraya koyarız. -E, vedi, potremmo semplicemente prendere questa equazione. Metterla qui sotto.
Bu denklemi alıp şuraya koyarız. -E, veja, nós poderíamos apenas tomar essa equação. Colocar aqui.
Bu denklemi alıp şuraya koyarız. -그리고 보죠, 이러한 방정식을 세울 수 있습니다. 여기에다가 써볼께요.
Bu denklemi alıp şuraya koyarız. -Nu kan vi tage den her ligning og lægge til her.
Bu denklemi alıp şuraya koyarız. -И вижте, можем да вземем само това уравнение. Ще го поставя тук отдолу.
Bu denklemi alıp şuraya koyarız. -ここに置きます。 2 つの式に追加します。
Bu denklemleri çifter çifter alıp, x'i yok edersem, iki bilinmeyenim y ve z olur.주어진 방정식을 2개씩 연립해 x를 소거하면 y와 z만 남을 것입니다
Bu denklemleri çifter çifter alıp, x'i yok edersem, iki bilinmeyenim y ve z olur.De 2 ubekendte vil være y og z.
Bu dilimler kaskatı dondurulur ve Seattle'a gönderilir. Seatlle'da bu dilimleri alıpMozky jsou hluboce zmražené, aby vydržely transport do Seattlu.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Aj keď mu zoberiete všetko, čo sa na tomto svete naučil, jeho nahé srdce stále žiari.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Als je alles wegneemt dat hij ooit geleerd heeft in deze wereld, schittert zijn naakte hart nog steeds.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Când îi iei tot ce a învăţat pe lumea asta, inima descoperită încă îi străluceşte.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Cuando lo despojas de todo lo que aprendió durante su vida, su desnudo corazón aún brilla.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Ha elveszed tőle mindazt, amit valaha megtanult, a szíve lecsupaszítva is ragyog.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Když dáte pryč všechno, co se na tomto světě naučil, jeho holé srdce stále září.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Khi bạn lấy đi tất cả những gì ông ấy đã học được trong thế giới này, trái tim của ông ấy vẫn luôn sáng ngời.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.사람들이 아버지가 이 세상에서 지금까지 배워 온 것 모든 것들을 버려도, 아버지의 벌거벗은 마음은 여전히 빛납니다.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Kun häneltä riistetään pois kaikki hänen tässä maailmassa oppimansa, hänen paljas sydämensä hohtaa yhä.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.När du tar bort allt som han nånsin lärt sig i den här världen så värmer fortfarande hans hjärta.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Nawet po odebraniu całej jego wiedzy, jego nagie serce nadal świeci.
İlgili Sayfalar