alıp ile cümle

alıp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu görüntüleri alıp başkalarına göstermek gerçekten önemli.Het is heel belangrijk om die beelden te maken en te tonen.
Bu görüntüleri alıp başkalarına göstermek gerçekten önemli.Je dôležité zohnať také snímky a ukázať ich.
Bu görüntüleri alıp başkalarına göstermek gerçekten önemli.Je důležité sehnat takové snímky a ukázat je.
Bu görüntüleri alıp başkalarına göstermek gerçekten önemli.그런 이미지들을 가져와서 보여주는 것이 정말 중요하다고 생각합니다.
Bu görüntüleri alıp başkalarına göstermek gerçekten önemli.Nagyon fontos, hogy ilyen képeket készítsünk és bemutassuk azokat.
Bu görüntüleri alıp başkalarına göstermek gerçekten önemli.On todella tärkeää saada kuva tilanteesta ja näyttää se.
Bu görüntüleri alıp başkalarına göstermek gerçekten önemli.Sangat penting untuk mendapatkan gambaran itu dan menunjukkannya.
Bu görüntüleri alıp başkalarına göstermek gerçekten önemli.To ważne, żeby pokazywać takie obrazki. To ważne, żeby pokazywać takie obrazki.
Bu görüntüleri alıp başkalarına göstermek gerçekten önemli.Việc có được các hình ảnh đó và cho mọi người xem là rất quan trọng.
Bu görüntüleri alıp başkalarına göstermek gerçekten önemli.Много е важно да се сдобием с тези снимки и да ги показваме.
Bu görüntüleri alıp başkalarına göstermek gerçekten önemli.Очень важно получить эти изображения и показать это.
Bu görüntüleri alıp başkalarına göstermek gerçekten önemli.מאד חשוב לצלם את התמונות האלה ולהציג אותן.
Bu görüntüleri alıp başkalarına göstermek gerçekten önemli.ومن المهم جدا نشر هذه الصور وعرضها على كل الجبهات
Bu görüntüleri alıp başkalarına göstermek gerçekten önemli.しかし 鳥たちは どこに放されるというのでしょう
Bu görüntüleri alıp başkalarına göstermek gerçekten önemli.我哋真係需要建立呢種形象 同埋展示出嚟
Bu havalı araca sadece bakmak istemiyorum. Bu verileri alıp daha da iyi birşey yapmak istiyorum.Tôi không muốn chỉ nhìn vào dụng cụ hay ho đó, tôi muốn lấy ra dữ liệu và biến nó trở thành tốt hơn.
Bu iki eş kareyi alıp koyu ve açık ortam içine koyabilirim.Azt, hogy foghatom ezt a két azonos csempét, és világos és sötét környezetbe tehetem őket.
Bu iki eş kareyi alıp koyu ve açık ortam içine koyabilirim.Det betyder att de här kvadraterna kan placeras i ljusa och mörka omgivningar.
Bu iki eş kareyi alıp koyu ve açık ortam içine koyabilirim.Het betekent dat ik deze twee identieke vierkanten in lichte en donkere omgevingen kan plaatsen.
Bu iki eş kareyi alıp koyu ve açık ortam içine koyabilirim.Înseamnă că pot lua aceste două pătrate identice și că le pot pune pe fundale diferite.
Bu iki eş kareyi alıp koyu ve açık ortam içine koyabilirim.제가 두 개의 똑같은 정사각형을 각각 밝고 어두운 배경 앞에 놓겠습니다.
Bu iki eş kareyi alıp koyu ve açık ortam içine koyabilirim.Oznacza to, że mogę wziąć te dwa identyczne kwadraty, i umieścić je w jasnym i ciemnym otoczeniu.
Bu iki eş kareyi alıp koyu ve açık ortam içine koyabilirim.Posso pegar nestes dois quadrados idênticos, e colocá-los sobre fundos claros e escuros.
Bu iki eş kareyi alıp koyu ve açık ortam içine koyabilirim.Saya dapat mengambil kedua persegi yang sama ini dan meletakkannya di lingkungan terang dan gelap.
Bu iki eş kareyi alıp koyu ve açık ortam içine koyabilirim.Significa che posso prendere questi due quadrati identici, e collocarli in contesti luminosi e scuri.
Bu iki eş kareyi alıp koyu ve açık ortam içine koyabilirim.Significa que puedo tomar estos cuadrados idénticos y ponerlos bajo un marco claro y otro oscuro.
Bu iki eş kareyi alıp koyu ve açık ortam içine koyabilirim.Znamená to, že môžem vziať tieto identické štvorce, a zasadím ich do svetlého a tmavého okolia.
Bu iki eş kareyi alıp koyu ve açık ortam içine koyabilirim.Znamená to, že můžu vzít tyto dva naprosto stejné čtverce a můžu je umístit na světlé a tmavé pozadí.
Bu iki eş kareyi alıp koyu ve açık ortam içine koyabilirim.Σημαίνει ότι μπορώ να πάρω αυτά τα δύο πανομοιότυπα τετράγωνα, και να τα βάλω σε φωτεινό ή σκούρο περιβάλλον.
Bu iki eş kareyi alıp koyu ve açık ortam içine koyabilirim.А таковы, что я могу взять эти два одинаковых квадрата и поместить их в светлое или тёмное окружение.
Bu iki eş kareyi alıp koyu ve açık ortam içine koyabilirim.Означава, че мога да взема тези два идентични квадрата и мога да ги сложа в светло и тъмно обкръжение.
Bu iki eş kareyi alıp koyu ve açık ortam içine koyabilirim.זה אומר שאני יכול לקחת את שני הריבועים הזהים האלה, אני יכול לשים אותם בסביבות כהות ובהירות.
Bu iki eş kareyi alıp koyu ve açık ortam içine koyabilirim.هذا يعني أنه يُمكنني أن أخذ مربعين متشابهين تماماً وأضعهما ضمن محيطين أحدهما مضيء والآخر مظلم
Bu iki eş kareyi alıp koyu ve açık ortam içine koyabilirim.一方は周囲を明るく、他方は暗くします すると周囲が暗い四角の方が周囲が明るい四角よりも明るく見えます
Bu ikiyi de alıp kendine tekrar ekleyebilirim.이 2를 가지고 그 자체를 2 번 더하는 것이라고 말할 수 있습니다
Bu ikiyi de alıp kendine tekrar ekleyebilirim.E só tem um jeito de escrever isso.
Bu ikiyi de alıp kendine tekrar ekleyebilirim.Nåväl.
Bu ikiyi de alıp kendine tekrar ekleyebilirim. Neticede hepsi aynı sonucu verecek.Aku bisa mengatakan mengambil angka dua dan menambahkannya sebanyak dua kali, tetapi ini hal yang sama.
Bu ikiyi de alıp kendine tekrar ekleyebilirim. Neticede hepsi aynı sonucu verecek.Alors c'est deux plus deux.
Bu ikiyi de alıp kendine tekrar ekleyebilirim. Neticede hepsi aynı sonucu verecek.Ich könnte sagen: nehmt diese zwei und addiert ihr Zweifaches zu sich selbst, aber das wäre das Gleiche.
Bu ikiyi de alıp kendine tekrar ekleyebilirim. Neticede hepsi aynı sonucu verecek.Ik kan zeggen dat ik deze twee oppak en twee keer aan zichzelf toevoeg maar dat is hetzelfde
Bu ikiyi de alıp kendine tekrar ekleyebilirim. Neticede hepsi aynı sonucu verecek.Mogę powiedzieć, że bierzecie to dwa i dodajecie do siebie dwa razy, ale to jest to samo.
Bu ikiyi de alıp kendine tekrar ekleyebilirim. Neticede hepsi aynı sonucu verecek.Mohl bych říct, vezměte tuto dvojku a přidejte ji dvakrát, ale to je to samé.
Bu ikiyi de alıp kendine tekrar ekleyebilirim. Neticede hepsi aynı sonucu verecek.Mohol by som povedať, zoberte túto dvojku a prirátajte ju k sebe samej dva krát, ale je to to isté.
Bu ikiyi de alıp kendine tekrar ekleyebilirim. Neticede hepsi aynı sonucu verecek.Mondhatnám, hogy vegyük ezt a kettest itt és adjuk össze önmagával kétszer, de ez ugyanaz.
Bu ikiyi de alıp kendine tekrar ekleyebilirim. Neticede hepsi aynı sonucu verecek.Potrei dire prendi questo 2 e aggiungilo a se' stesso 2 volte, ma e' la stessa cosa.
Bu ikiyi de alıp kendine tekrar ekleyebilirim. Neticede hepsi aynı sonucu verecek.Vi kunne også lægge dem sammen omvendt, men det er det samme.
Bu ikiyi de alıp kendine tekrar ekleyebilirim. Neticede hepsi aynı sonucu verecek.Θα μπορούσα να πω πάρτε αυτό το 2, και πρόσθεσε το στον εαυτό του 2 φορές, αλλά αυτό είναι το ίδιο πράγμα.
Bu ikiyi de alıp kendine tekrar ekleyebilirim. Neticede hepsi aynı sonucu verecek.Мога да кажа да вземете това 2 и да го добавите към 2, но то е все същото.
Bu ikiyi de alıp kendine tekrar ekleyebilirim.Podría tomar este 2 y sumarlo a si mismo dos veces.
Bu ikiyi de alıp kendine tekrar ekleyebilirim.Я могу сказать: "Прибавьте к двойке еще одну", - но это будет то же самое.
Bu ikiyi de alıp kendine tekrar ekleyebilirim.فيمكنني القول خذ هذه ال2 وقم بجمعها بنفسها مرتان
Bu ikiyi de alıp kendine tekrar ekleyebilirim.しかし,それは同じことです.
Bu ipotekleri alıp dilimleyip kesiyorsunuz. -Jsou to úvěry lidem v určitém regionu země nebo jsou možná diverzifikované napříč regiony a vy je rozčleníte.
Bu ipotekleri alıp dilimleyip kesiyorsunuz. -تعلم، انها عبارة عن قرض لشخص ما في مكان ما من الدولة، أو ربما تكون متنوعة عبر المنطقة، ثم تقطعها وتقسمها.
Bu ipotekleri alıp dilimleyip kesiyorsunuz. -それか多分、それらは地方の全域で多様化されてます、 それで、あなたは何かするのか。
Bu işaretleyicileri alıp tümör bölgesine enjekte edebiliriz ve bu bölgeden nereye gittiğini takip edebiliriz.이런 마커를 가져다 종양부위에 주입할 수 있습니다. 그리고 마커가 종양부위로부터 흘러나와 어디로 가는지 추적하여
Bu işaretleyicileri alıp tümör bölgesine enjekte edebiliriz ve bu bölgeden nereye gittiğini takip edebiliriz.Můžeme tyto značkovače aplikovat v místě nádoru.
Bu işaretleyicileri alıp tümör bölgesine enjekte edebiliriz ve bu bölgeden nereye gittiğini takip edebiliriz.Podemos llevar estos marcadores e inyectarlos en el sitio del tumor.
Bu işaretleyicileri alıp tümör bölgesine enjekte edebiliriz ve bu bölgeden nereye gittiğini takip edebiliriz.Podemos pegar nestes marcadores e injetá-los no local com um tumor.
İlgili Sayfalar