alıp ile cümle
alıp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Artık herhangi bir sayıda elemanı olan bir vektör alıp, bu vektörler arasındaki açıyı hesaplayabiliriz. . .이제 우리는 임의의 수의 벡터들 사이의 각도를 결정하거나 잴 수
Artık herhangi bir sayıda elemanı olan bir vektör alıp, bu vektörler arasındaki açıyı hesaplayabiliriz. . .Teď můžeme určit úhel mezi vektory s libovolným počtem složek.
Artık herhangi bir sayıda elemanı olan bir vektör alıp, bu vektörler arasındaki açıyı hesaplayabiliriz. . .يمكن أن نتخذها الآن الزاوية أو يمكننا الآن تحديد زاوية بين الناقلة مع عدد عشوائي من
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.A tak vojaci, jako im bolo nariadené, pojali Pavla a odviedli cez noc do Antipatridy
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.A vitézek tehát, a mint nékik megparancsolták, Pált felvévén, elvivék azon éjszakán Antipatrisba.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Da toge Stridsmændene Paulus, som det var dem befalet, og førte ham om Natten til Antipatris.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.De soldaten deden wat hun was opgedragen en brachten Paulus die nacht naar Antipatris.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Die Kriegsknechte, wie ihnen befohlen war, nahmen Paulus und führten ihn bei der Nacht gen Antipatris.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.보병이 명을 받은 대로 밤에 바울을 데리고 안디바드리에 이르러
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Krigsfolket tok nu Paulus, som det var blitt dem pålagt, og førte ham om natten til Antipatris,
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Niin sotamiehet, saamansa käskyn mukaan, ottivat Paavalin ja veivät hänet yötä myöten Antipatrikseen.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Os soldados, pois, conforme lhes fora mandado, tomando a Paulo, o levaram de noite a Antipátride.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Ostaşii, după porunca, pe care o primiseră, au luat pe Pavel, şi l-au dus noaptea pînă la Antipatrida.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Så togo nu krigsmännen Paulus, såsom det hade blivit dem befallt, och förde honom om natten till Antipatris.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Secondo gli ordini ricevuti, i soldati presero Paolo e lo condussero di notte ad Antipàtride
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Tedaj so vojaki, kakor jim je bilo naročeno, vzeli Pavla in ga odpeljali po noči v Antipatrido.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Tedy žoldnéři, jakž jim poručeno bylo, pojavše Pavla, přivedli jej v noci do Antipatridy.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Vậy , quân_lính đem Phao-lô đi theo như mạng lịnh mình đã lãnh đương ban_đêm , điệu đến thành An-ti-ba-tri .
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Vậy, quân lính đem Phao-lô đi theo như mạng lịnh mình đã lãnh đương ban đêm, điệu đến thành An-ti-ba-tri.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Żołnierze tedy tak, jako im było rozkazano, wziąwszy Pawła, prowadzili go nocą do Antypatrydy.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.А конниците, като влязоха в Кесария и връчиха писмото на управителя, представиха му и Павла.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Воїни ж, як звелено їм, узявши Павла, повели в ночі в Антипатриду.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Итак воины, по данному им приказанию, взявПавла, повели ночью в Антипатриду.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.ויקחו אנשי הצבא את פולוס כאשר צוו ויביאהו לילה אל אנטפטריס׃
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.فالعسكر اخذوا بولس كما أمروا وذهبوا به ليلا الى انتيباتريس.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.於 是 兵 丁 照 所 吩 咐 他 們 的 、 將 保 羅 夜 裡 帶 到 安 提 帕 底
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.於是 兵丁 照 所 吩咐 他 們的 、 將保 羅夜 裡帶 到 安提 帕底
Aslında biz bu ifadeyi alıp 3 kez çarpıyoruz.이를 문자그대로 받아들인후 3번을 곱해봅시다
Aslında biz bu ifadeyi alıp 3 kez çarpıyoruz.Doslova jsme vzali vnitřní výraz a vynásobili jej třikrát.
Aslında biz bu ifadeyi alıp 3 kez çarpıyoruz.Nous prenons littéralement cette expression et nous la multiplions par elle-même trois fois.
Aslında biz bu ifadeyi alıp 3 kez çarpıyoruz.Po prostu mnożymy to wyrażenie trzykrotnie przez siebie samo.
Aslında biz bu ifadeyi alıp 3 kez çarpıyoruz.Vi tager det her udtryk og ganger det med sig selv tre gange.
Aslında biz bu ifadeyi alıp 3 kez çarpıyoruz.هكذا قمت بتحليل العبارة الى ما تعنيه وضربتها بنفسها ثلاث مرات
"Aslında kurduğumuz bu takımı alıp... bir girişim oluşturup oluşturamayacağımızı öğrenmek istiyoruz.""Chcielibyśmy kontynuować pracę w tej grupie, aby sprawdzić czy udałoby się nam stworzyć startup".
"Aslında kurduğumuz bu takımı alıp... bir girişim oluşturup oluşturamayacağımızı öğrenmek istiyoruz."이번에 본인들이 만든 팀을 통해 스타트업을 시작할 수 있을지 알아보고 싶다고도 했죠
"Aslında kurduğumuz bu takımı alıp... bir girişim oluşturup oluşturamayacağımızı öğrenmek istiyoruz.""Ми б насправді хотіли працювати у команді яку збудували і визначити чи це реально розпочати щось разом."
"Aslında kurduğumuz bu takımı alıp... bir girişim oluşturup oluşturamayacağımızı öğrenmek istiyoruz."واستغلال الفريق الذي أنشأوه لتأسيس مؤسسة ناشئة.
"Aslında kurduğumuz bu takımı alıp... bir girişim oluşturup oluşturamayacağımızı öğrenmek istiyoruz.""スタートアップを試してみたい"とね この講座は「リーン・ローンチパッド」の 完全版ではありませんが
Aslında, onlardan bazıları dinlenme odalarından kameralarını alıp bizlerle resim çektirdi.사실 많은 직원들이 직접 카메라를 가지고 와서는 우리와 사진을 찍었습니다
Aslında, onlardan bazıları dinlenme odalarından kameralarını alıp bizlerle resim çektirdi.Niektorí z nich si išli do šatne pre fotoaparáty a fotili si nás.
Aslında, onlardan bazıları dinlenme odalarından kameralarını alıp bizlerle resim çektirdi.Sommigen haalden zelfs hun camera's en namen foto's met ons.
Aslında, onlardan bazıları dinlenme odalarından kameralarını alıp bizlerle resim çektirdi.ולמעשה, חלק מהם לקחו את המצלמות שלהם מחדר המנוחה וצילמו תמונות שלהם איתנו.
Aslında yaptığım şey dört tane 1 lirayı alıp bunu iki eşit gruba ayırmak.본래 내가 했던 일은 4개의 동전을 가지고 동등한 2개의 묶음으로 나누었습니다.
Aslında yaptığım şey dört tane 1 lirayı alıp bunu iki eşit gruba ayırmak.Ceea ce fac de fapt este să iau cele patru monede şi să le împart în două grupuri egale.
Aslında yaptığım şey dört tane 1 lirayı alıp bunu iki eşit gruba ayırmak.Essenzialmente quello che ho fatto è prendere le 4 monete e dividerle in 2 gruppi uguali.
Aslında yaptığım şey dört tane 1 lirayı alıp bunu iki eşit gruba ayırmak.Ik pak eigenlijk de 4 munten en verdeel die in twee gelijke groepen.
Aslında yaptığım şey dört tane 1 lirayı alıp bunu iki eşit gruba ayırmak.Im Grunde habe ich die vier Münzen genommen und sie in zwei gleiche Gruppen aufgeteilt.
Aslında yaptığım şey dört tane 1 lirayı alıp bunu iki eşit gruba ayırmak.Lényegében annyit csináltam, hogy fogtam a négy negyeddollárost és két egyenlő csoportra osztottam.
Aslında yaptığım şey dört tane 1 lirayı alıp bunu iki eşit gruba ayırmak.Vad vi egentligen gjorde är at ta de fyra enkronorna och dela upp dem i två lika stora högar
Aslında yaptığım şey dört tane 1 lirayı alıp bunu iki eşit gruba ayırmak.V podstate čo som urobil je že som zobral tie štyri Štvrťdoláre a rozdelil som to na dve rovnaké skupiny.
Aslında yaptığım şey dört tane 1 lirayı alıp bunu iki eşit gruba ayırmak.Στην ουσία, αυτό που κάνω είναι να πάρω τα 4 κέρματα και να τα μοιράσω σε 2 ίσες ομάδες.
Aslında yaptığım şey dört tane 1 lirayı alıp bunu iki eşit gruba ayırmak.מה שעשיתי הוא לקחת את ארבעת הרבעים ולחלק אותם לשתי קבוצות שוות
Aslında yaptığım şey dört tane 1 lirayı alıp bunu iki eşit gruba ayırmak.مبدئيا ما فعلته هو اني اخذت الاربع ارباع و قسمتها الى مجموعتين متساويتين
Aslında yaptığım şey dört tane 1 lirayı alıp bunu iki eşit gruba ayırmak.それを2つの同じ大きさのグループに分けます. 2つの等しいグループです.
A, T, C veya bir G alıp bunları sıfır,bir, iki ve üç olarak düşünebilirsiniz.A, T, C, G を 0, 1, 2, 3 と考えることもできますが、
A, T, C veya bir G alıp bunları sıfır,bir, iki ve üç olarak düşünebilirsiniz.Jednoduše když použijeme dvě báze, kolik možností získáme?
A, T, C veya bir G alıp bunları sıfır,bir, iki ve üç olarak düşünebilirsiniz.Sie können A, T, C, oder G sein, ihr könnt sie euch also als
A, T, C veya bir G alıp bunları sıfır,bir, iki ve üç olarak düşünebilirsiniz.To jest kod aminokwasu numer 1. A gdyby to było AAU, to byłby to kod aminokwasu numer 2.
A, T, C veya bir G alıp bunları sıfır,bir, iki ve üç olarak düşünebilirsiniz.А други могат да кажат, уау, нужни са 3 милиарда базови двойки, за да определят кой съм аз.
A, T, C veya bir G alıp bunları sıfır,bir, iki ve üç olarak düşünebilirsiniz.Примем буквы А , Т . Г и обозначим их как 0 .
İlgili Sayfalar