alıp ile cümle

alıp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
A, T, C veya bir G alıp bunları sıfır,bir, iki ve üç olarak düşünebilirsiniz.הם יכולים לקבל את הערך A T C G
A, T, C veya bir G alıp bunları sıfır,bir, iki ve üç olarak düşünebilirsiniz.من الممكن أن تكون A اوT اوC او G
Aynada yansımanızı alıp onun orada donmasını nasıl sağlardınız?Come potevi, essenzialmente, prendere il tuo riflesso nello specchio e congelarcelo sopra?
Aynada yansımanızı alıp onun orada donmasını nasıl sağlardınız?Comment pouvait-on, en substance, prendre son reflet dans un miroir et le fixer là-dedans ?
Aynada yansımanızı alıp onun orada donmasını nasıl sağlardınız?¿Cómo se puede, en esencia, tomar el reflejo del espejo y congelarlo allí?
Aynada yansımanızı alıp onun orada donmasını nasıl sağlardınız?Co zrobić, by odbicie, takie jak w lustrze, zostało zatrzymane na zawsze?
Aynada yansımanızı alıp onun orada donmasını nasıl sağlardınız?Cum ai putea chiar să-ți iei reflexia din oglindă și s-o captezi acolo?
Aynada yansımanızı alıp onun orada donmasını nasıl sağlardınız?본질적으로 어떻게 거울에서 여러분의 뒤집힌 상이 맺히고 그곳에 머물러 있는 걸까요?
Aynada yansımanızı alıp onun orada donmasını nasıl sağlardınız?Как поймать своё отражение в зеркале и сохранить его?
Aynada yansımanızı alıp onun orada donmasını nasıl sağlardınız?איך אתם יכולים בעצם לקחת את השתקפותכם במראה ולהקפיא אותה שם?
Aynada yansımanızı alıp onun orada donmasını nasıl sağlardınız?كيف يمكن لك، حقيقة، أخذ انعكاسك في المرآة وتجميده هناك؟
Babalarının Pazar günü geleceğini ve onları alıp gezmeye götüreceğini söylediğini anlattı.Chị giải thích rằng người bố mà chị có sẽ nói với anh chị là ông sẽ đến đón vào ngày Chủ nhật để dắt đi bộ.
Babalarının Pazar günü geleceğini ve onları alıp gezmeye götüreceğini söylediğini anlattı.Elmondta, hogy neki olyan apja volt, aki azt mondta, eljön értük vasárnap, hogy sétálni vigye őket.
Babalarının Pazar günü geleceğini ve onları alıp gezmeye götüreceğini söylediğini anlattı.언니가 말하기를, 아버지는 말하자면, 일요일 날 와서 너희들을 데리고 같이 산책 가자고 약속하고는,
Babalarının Pazar günü geleceğini ve onları alıp gezmeye götüreceğini söylediğini anlattı.leur disait qu'il viendrait les chercher le dimanche pour les emmener se promener.
Babalarının Pazar günü geleceğini ve onları alıp gezmeye götüreceğini söylediğini anlattı.lhes dizia que os vinha buscar no domingo para os levar a passear.
Babalarının Pazar günü geleceğini ve onları alıp gezmeye götüreceğini söylediğini anlattı.Me explicó que ese padre que ella había tenido, les decía que vendría a verlos el domingo para dar un paseo.
Babalarının Pazar günü geleceğini ve onları alıp gezmeye götüreceğini söylediğini anlattı.Mi-a spus că tatăl pe care l-a avut ea, le spunea că vine duminica să îi ia la o plimbare.
Babalarının Pazar günü geleceğini ve onları alıp gezmeye götüreceğini söylediğini anlattı.Wyjaśniła mi, że ojciec którego miała mówił im, że przyjdzie i zabierze ich w niedzielę na spacer.
Babalarının Pazar günü geleceğini ve onları alıp gezmeye götüreceğini söylediğini anlattı.Μου εξήγησε ότι ο πατέρας που είχε τους έλεγε ότι θα ερχόταν να τους πάρει την Κυριακή για μια βόλτα.
Babalarının Pazar günü geleceğini ve onları alıp gezmeye götüreceğini söylediğini anlattı.Вона пояснила, що батько, якого мала вона, говорив їм, що прийде в неділю для прогулянки.
Babalarının Pazar günü geleceğini ve onları alıp gezmeye götüreceğini söylediğini anlattı.Она рассказала, что отец, каким она его знала, говорил им, что придёт и заберёт их в воскресенье на прогулку.
Babalarının Pazar günü geleceğini ve onları alıp gezmeye götüreceğini söylediğini anlattı.Тя обясни, че бащата, който тя е имала, е обещавал, че ще дойде и ще ги заведе в неделя на разходка.
Babalarının Pazar günü geleceğini ve onları alıp gezmeye götüreceğini söylediğini anlattı.היא הסבירה לי שהאב שהיה לה היה אומר להם שהוא יבוא לאסוף אותם ביום ראשון כדי ללכת לטייל.
Babalarının Pazar günü geleceğini ve onları alıp gezmeye götüreceğini söylediğini anlattı.فقالت لي .. انه كان يعدهم ان يأتي يوم الاحد لكي يأخذهم من أجل نزهة سير
Babalarının Pazar günü geleceğini ve onları alıp gezmeye götüreceğini söylediğini anlattı.一緒に散歩に行こう」と言って 家族がお洒落をして待っていると
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Allt vad Fadern har, det är mitt; därför sade jag att han skall taga av mitt och förkunna det för eder.
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Alt det Faderen har, er mitt; derfor sa jeg at han tar av mitt og forkynner eder.
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Alt, hvad Faderen har, er mit; derfor sagde jeg, at han skal tage af mit og forkynde eder.
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Kaikki, mitä Isällä on, on minun; sentähden minä sanoin, että hän ottaa minun omastani ja julistaa teille.
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.무릇 아버지께 있는 것은 다 내 것이라 그러므로 내가 말하기를 그가 내 것을 가지고 너희에게 알리리라 하였노라
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Mindaz, a mi az Atyáé, az enyém: azért mondám, hogy az enyémbõl vesz, és megjelenti néktek.
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Mọi sự Cha có , điều là của ta ; nên ta nói rằng Ngài sẽ lấy điều thuộc về ta mà rao bảo cho các ngươi vậy .
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Mọi sự Cha có, điều là của ta; nên ta nói rằng Ngài sẽ lấy điều thuộc về ta mà rao bảo cho các ngươi vậy.
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Todo lo que tiene el Padre es mío. Por esta razón dije que recibirá de lo mío y os lo hará saber
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Tot ce are Tatăl, este al Meu; deaceea am zis că va lua din ce este al Meu, şi vă va descoperi.
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Tudo quanto o Pai tem é meu; por isso eu vos disse que ele, recebendo do que é meu, vo-lo anunciará.
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Tutto quello che il Padre possiede è mio; per questo ho detto che prenderà del mio e ve l'annunzierà
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Všecko, cožkoli má Otec, mé jest. Protož jsem řekl, že z mého vezme, a zvěstuje vám.
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Vse, karkoli ima Oče, je moje; zato sem rekel, da vzame od mojega in vam oznani.
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Všetko, čo má Otec, je moje; preto som povedal, že z môjho vezme a bude zvestovať vám.
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Wszystko, co ma Ojciec, moje jest; dlategom rzekł: Że z mego weźmie, a wam opowie.
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Παντα οσα εχει ο Πατηρ, εμου ειναι δια τουτο ειπον οτι εκ του εμου θελει λαβει και αναγγειλει προς εσας.
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.А пък от века не се е чуло да е отворил някой очи на сляпороден човек.
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Все, что имеет Отец, есть Мое; потому Я сказал, что от Моего возьмет и возвестит вам.
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Усе, що має Отець, - моє: тим я сказав, що з мого Він прийме, і звістить вам.
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.כל אשר לאבי לי הוא על כן אמרתי כי משלי יקח ויגיד לכם׃
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.كل ما للآب هو لي. لهذا قلت انه يأخذ مما لي ويخبركم.
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.凡 父 所 有 的 、 都 是 我 的 、 所 以 我 說 、 他 要 將 受 於 我 的 、 告 訴 你 們
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.凡 父 所有 的 、 都 是 我 的 、 所以 我 說 、 他 要 將受 於 我 的 、 告訴 你們
Balonların içine alıp patlatarak kötü düşmanları öldürünהרגו אויבים מרושעים על ידי תפיסתם בבועות וניפוצן
Baltasını alıp odun kesmeye gidecekti.그는 도끼를 들어 나무를 자르려고 했죠.
Baltasını alıp odun kesmeye gidecekti.שעמד להניף את הגרזן ולחתוך חתיכת עץ,
Baltasını alıp odun kesmeye gidecekti.على وشك تناول فأسه ليحطب قطعة من الخشب،
Baltasını alıp odun kesmeye gidecekti.そして全宇宙はその斧の一粒の原子でした
Bana inanmıyorsanız slaytları sonra alıp biraz uğraşıp aynı olduklarını görebilirsiniz.Ak mi neveríte, vezmite si neskôr túto fóliu a po troche remeselníčenia zistíte, že sú identické.
Bana inanmıyorsanız slaytları sonra alıp biraz uğraşıp aynı olduklarını görebilirsiniz.Ha nem hiszik, kérjék el a képet, és origamizzák ki maguknak a bizonyítékot.
Bana inanmıyorsanız slaytları sonra alıp biraz uğraşıp aynı olduklarını görebilirsiniz.In če mi ne verjamete, lahko dobite to prosojnico kasneje in se sami prepričate, da sta enaki.
Bana inanmıyorsanız slaytları sonra alıp biraz uğraşıp aynı olduklarını görebilirsiniz.Jeśli nie wierzycie, mogę dać wam potem ten slajd żebyście sami mogli się przekonać, że są one identyczne.
Bana inanmıyorsanız slaytları sonra alıp biraz uğraşıp aynı olduklarını görebilirsiniz.절 못 믿는 분은 이 슬라이드를 나중에 받아서 조작을 해보시면 같은 색이라는 걸 알 수 있을겁니다.
İlgili Sayfalar