alıp ile cümle

alıp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Saldırgan bıçağı alıp oyuncuya yaklaşıyor.Útočí tím, že naráží do hráče.
Şehir 1165'te berat alıp şehir statüsü kazanmıştır.Roku 1165 město získalo svůj název a posléze mu byla udělena městská listina.
Evcilerdeki bir Kültür baska asiretlerden kiz alip vermediğidir.Dům kultury tanečníkům sloužit nebude .
Bu, farklılıklarımızı nasıl ele alıp onları güce dönüştürebileceğimizdir.Nabízejí se nám, abych je převyprávěli tak, jak je cítíme.
Albümü alıp evden çıkmadan önce ya da arabada dinleyin.Cumpără-l și ascultă-l înainte să ieși în oraș sau ascultă-l în mașină.
Dergideki stajyerlerden biri olan J. M. Johnston bu el yazmasını alıp saklaması için babasına verdi.Un ucenic de la birou, J. M. Johnston, l-a găsit și l-a lăsat tatălui său pentru păstrare.
Bütün dünya bizim Kursk'u alıp almamızı önemsemiyor.Lumii întregi nu-i pasă dacă noi cucerim sau nu Kurskul.
Nefes alıp verirken de filojiston vücut dışına atılmaktadır.Dacă tăceai, filosof rămâneai.
Çift bir süre anlaşamadı ve Renée Bella'yı da alıp Phoenix, Arizona'ya taşındı.La scurt timp însă, Renée a ales să divorțeze și s-a mutat împreună cu fiica lor în Phoenix, Arizona.
Kasaba Homer'la övünür, motosikletine Marge'ı alıp güneşin batışına giderler.Orașenii îl elogiază pe Homer, care conduce cu Marge motocicleta în timpul asfințitului.
Pandulf hükümdarlığını alıp 1038 yılına kadar iktidarda kaldı.Pandulf al IV-lea a revenit la conducerea principatului și a rămas la pature până în 1038.
Frank, Jenifer'i barınaktan alıp evine götürür ve ona yatacak bir yer hazırlar.Jiří îl duce acasă și-l pune în pat.
Bunları alıp puzzle gibi bir araya getirmek harikaydı." dedi.A fost uimitor, luând toate aceste bucăți mici de aici și de acolo și punându-le cap la cap, ca pe un puzzle”.
Beckmann masadan bir şişe şarap ve biraz ekmek alıp çıkar.Kleinman bea un pahar de sherry și pleacă.
Kullanıcılar oyunları dijital olarak satın alıp bilgisayarlarına indirip oynayabilmektedir.Aceasta permite utlizatorilor să cumpere și să joace jocurile pe calculator.
Müslüman halk ta askerlerle birlikte mallarını ve eşyalarını alıp çekilecekti.Membrele lor erau neatinse și lângă ele se aflau lămpi de aur si de argint”.
Sürüyü de alıp gitmiştir.Urma scapă turma.
İşkencedeki köle müslümanları satın alıp azad etti.Occidentul a cucerit și colonizat musulmanii.
Harry Ginny'i alıp geri döner.Când Harry a găsit-o pe Ginny.
Bir yamaç paraşütünü sırt çantası gibi alıp taşımak mümkündür.Nu putea fi transportată într-o geantă ca bagaj de mână.
Gidip, bir yerden bıçak satın alıp geldim.Am găsit client, l-am vândut.
Birileri bizim bençte para alıp oturmamızı ve unutulmamızı bekliyor.Mă bucur că el rămâne în amintirea noastră și va sta aici.
Konrad, Capua'yı alıp Guaimar'a Prens unvanı ile verdi.Conrad a preluat controlul asupra Capuei, pe care i-a acordat-o lui Guaimar, alături de titlul princiar.
Onları da meta gibi alıp satmak istiyorlar.Aceștia sunt, de asemenea, capturați pentru a îi comercializa ca animale de companie.
Orada adamlarım onları çözer, sen de alıp götürürsün.Plecați, vă spun, și să scăpăm de voi.
Irene annesini de yanına alıp geri getirir.Elena se întoarce, aducând-o cu ea pe sora ei, Irina.
Kasaba Homer'la övünür, motosikletine Marge'ı alıp güneşin batışına giderler.A város Homert ünnepli, aki Marge-dzsal a naplementébe motorzik.
O sırada Charlie, Claire'nin günlüğünü Sawyer'den alıp okumaya başlamıştır.Charlie észreveszi, hogy valaki ellopta Claire naplóját.
Markos'u alıp beraberinde getir.Mariskáért jövök; magammal viszem.
Ritmin sizi alıp götürmesine, size yön vermesine izin verin."Siess követet és ajándékot küldeni nekem.”
Satın alıp beslemek istiyorum.Etetésük, táplálásuk.
Performansın ortasında Gaga turkuaz peruğu alıp başına taktı.Az előadás közepén Gaga megfogta a parókát majd a fejére helyezte.
Bu dönemde tekrar bir araya geldiler ve aralarına James Valentine'nı alıp Maroon 5'ı kurdular.Később Levine vezetésével újra összeálltak és James Valentine-nal megalapították a Maroon 5-ot.
Luke, R2-D2'yu yanına alıp Yoda'nın bulunduğu yere gider.R2-D2 éjszaka megszökik és elindul, hogy megkeresse Obi-Want.
Bundan sonra Aesir Balder'ı ortalarına alıp onunla eğlenmeye başlar.Butters eközben összebarátkozik Bahirral és áthívja hozzájuk játszani.
Salgın Kahire'ye yiyecek tedariki sistemini de çok aksatmış ve şehirde açlık alıp yürümüştü.Károlynak igen hamar utánpótlási gondjai támadtak, táborában éhezés tört ki.
Ustalar şaşkın dönmüş ve medya haber alıp gelmiştir.A média kiszagolja és felkapja a hírt.
Oğlanı bir aslan alıp besler.Ehhez egy oroszlánt kell megenniük.
Hastadan istenen rahat olması ve normal bir şekilde nefes alıp vermesidir.Ismét győződjön meg arról, hogy a beteg feje megfelelő helyzetben van-e, és a légzése kielégítő-e.
Kızı yanlarına alıp düğünü terk ederler.Felajánlja, hogy esküvő után vele maradnak.
Dışarıdan kız alıpverme olayı pek nadirdir.Nők színpadra kerülése nagyon ritka volt.
Aynı zamanda Kate'de Jack'in telsizini alıp yola çıkıyor ve Naomi'yi buluyor.Így hát Jack és Kate elindulnak megkeresni Naomit.
Bavulunu alıp abisine tüm gerçekleri anlattıktan sonra abisiyle vedalaşır ve gider.Megköszöni a férfinek, hogy mindezt személyesen mondta el neki, majd elbúcsúzik tőle.
Anna Varney'nin bu albümü çıkartırken finansal destek alıp almadığı bilinmemektedir.Alan Wilder nem tudta mit jelent a szöveg, amikor hozzáadta a számhoz.
Alıp götürdüler beni.Hänet otettiin mukaan.
Jericho, WWE Şampiyonluğu kemerini alıp WWE hayranlarını Orton'dan "kurtarmak" istediğini söyledi.Jericho paljasti hänen aikomuksen hankkia WWE -mestaruuden takaisin ja "pelastaa" WWE Ortonilta.
Sonunda başarır ve arabayı alıp yola çıkarlar.He kuitenkin löytävät tien ulos ja jatkavat matkaa.
Beckmann masadan bir şişe şarap ve biraz ekmek alıp çıkar.Joffrey syö palan piirasta ja juo viiniä.
Kasaba Homer'la övünür, motosikletine Marge'ı alıp güneşin batışına giderler.Kaupunkilaiset ylistävät Homeria, joka ottaa Margen moottoripyöränsä kyytiin.
Böylece yaptığı cinayetlerden ders alıp acı çekecekti.Hän oppii tuskallisesti tekemänsä virheet.
Bir gün izin alıp evimize gittim.Lähde - Minulta unohtui passi kotiin.
Bu restoranı satın alıp garson olur.Hän hankkii itselleen tarjoilijan töitä.
Dışarıdan kız alıpverme olayı pek nadirdir.Seurakunnasta erottaminen oli sangen harvinaista.
Arkadaşlarını alıp getirmek ve onların da zevk almasını sağlamak istiyorlar.Hanki ystäviä, kunnioita muita ja pidä hauskaa!
Çantayı alıp maçı kazanan Edge oldu.Tapahtumassa ottelun voitti Edge.
Ama T-Bag yerden bir tornavida alıp Sucre'ye saplar ve kaza yaparlar.Pumba istuu levähtämään ja istuukin vahingossa mangustin päälle.
Hastadan istenen rahat olması ve normal bir şekilde nefes alıp vermesidir.Sen tehtävä on pitää potilas vakaassa asennossa ja hengitystiet avoimina.
Çete üyeleri parayı da alıp kaçarlar.He soittavat poliisit ja varastavat rahat.
Mektubumu alıp almadığını sordum.Kysyin häneltä saiko hän lähettämäni kirjeen.
Ancak kızgın baba kızı alıp götürür.Ωστόσο ο θυμωμένος σύζυγος την διώχνει.
İlgili Sayfalar