alıp ile cümle

alıp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yarın savcılıktan telefon tutanaklarımı alıp gözüne sokacağım senin." demiştir.Завтра днем поеду к цензору и переговорю с ним».
Irene annesini de yanına alıp geri getirir.Ирина просит его увезти её.
Bu yarışlar sonucunda altın, gümüş veya bronz madalya alıp puan kazanılıyor.За их выполнение даются бронзовая, серебряная или золотая медаль, в зависимости от результата.
Sonrasında ise cellat, yere düşen başı alıp havaya kaldırır.Если голову бросили бы на землю, то земля выгорела бы.
Mevcut e-posta mesajlarını alıp grup tarzı bir sohbet haline getirmek için tasarlanmıştır.Отбросить формальные обороты и выбрать более разговорный стиль общения.
Satın alıp beslemek istiyorum.Приготовить и съесть.
Ben sorar: Neden halkınıda alıp onun yanına gidiyorsun?Я спрашивал его: он тебе дорогу переходил?
Bavulunu alıp abisine tüm gerçekleri anlattıktan sonra abisiyle vedalaşır ve gider.Я сказал, что вверяю ему экспедицию, а затем со всеми попрощался.
Annesi onu alıp kaçmaya başlar.Тогда она толкает его и бежит прочь.
Zeno tahtı 476 yılında geri alıp, bu sefer öldüğü 491 yılana kadar orada kaldı.عاد زينو إلى العرش في عام 476 ميلادية, ولكن هذه المرة حتى وفاته في 491 ميلادية.
Herkes uyumaya karar verir ama Jace gizlice Raphael'in motorunu alıp Valentine ile bir gemide buluşur.يقرر الجميع النوم, فيما يستعير جايس دراجة رافائيل ويذهب لمقابلة فالنتاين على متن سفينة.
Musa, karısı ve çocuklarını yanına alıp Mısır'a doğru yola çıktı.موسى بن طلحة، وابنه: محمد بن موسى بن طلحة.
1839 yılında New Zealand Company, araziler alıp koloniler kurmaya ilişkin planlarını açıkladı.واعلنت شركة نيوزيلندا سنة 1839 عن خططها لشراء مساحات كبيرة من الأراضي وإنشاء مستعمرات في نيوزيلندا.
Tedaviyi alıp geri insana dönüşmüştür.وعادت بعد ذلك إلى منزلها للعلاج.
Sonunda başarır ve arabayı alıp yola çıkarlar.ثم تحصل عليها وتسافر فعلاً.
Sürüyü de alıp gitmiştir.كان تُساق الماشية بعيداً.
Çekinerek, buradan para alıp alamayacaklarını sordular (ve şüphesiz bu para onlarındı).وسألته ألا يخاف الموت، بل يخاف من يُهلك النفس والجسد معًا، وألا يجامل الإمبراطور على حساب إيمانه وأبديته.
Alıp götürdüler beni.أحرمتها | وأخذ.
Maria'yı da alıp Catalina helikopterle uzaklaşır.تطير كاتالينا بعيدا ، وترك ماريا في السد مع رجالها.
Satın alıp beslemek istiyorum.تغذية وإعداد الطعام.
Ilkbaharda hayvan sahipleri gidip hayvanlarini teslim alip kendileri bakarlardi.في البداية حاول الأخوة فقط إنقاذ أنفسهم وأقربائهم.
Ölüm soluk alıp vermenin kesilmesidir.سهام الموت وهي له سهام).
Hastadan istenen rahat olması ve normal bir şekilde nefes alıp vermesidir.يمكن أن يكون الهدف ببساطة إبقاء المريض قادرا على الحديث والأكل والتنفس بشكل طبيعي.
Sarff Kolonisi üçünü alıp bir uzay istasyonuna götürür.Sarff leva os três para o que parece ser uma estação de espaço.
İmparatorun tacını ve atını alıp, ivedilikle Maximus'a verdiler."Levando o diadema e o cavalo do imperador, eles se apressaram para Máximo..."
Alıp götürdüler beni.E eles levaram.
Kupa, Sava ve Odra nehirlerinin kesişme noktasında yer alıp, başkent Zagreb'e 57 km uzaklıktadır.Sisak ergue-se na confluência dos rios Sava, Kupa e Odra, a 57 km ao sudeste da capital croata, Zagrebe.
İsa, "Şimdi biraz alıp şölen başkanına götürün" der.Jesus disse: "Agora tirai e levai ao mestre-sala".
Tedaviyi alıp geri insana dönüşmüştür.Lá, ele se converteu e foi curado.
Aynı yıl Stockholmde profösör olması üzerine bir teklif alıp reddetti.No mesmo ano recebeu um convite para um cargo de professor em Estocolmo, que rejeitou.
Bir gün izin alıp evimize gittim.Peguei um táxi e cheguei a minha casa.
Bir defasında balık tutmaya götürmüş, dönüşte de sırtına alıp merdivenleri çıkartmıştı.Deslocava-se laboriosamente, içando-se sobre as patas anteriores e arrastando as traseiras.
Bu bitmemiş görevi, bu cesur insanların bu kadar ilerlettiği noktadan alıp daha ileriye taşımalıyız.Precisamos de uma nação suficientemente corajosa que nos leve nesta direcção.
Homer bir motosiklet fark eder, Bart'ı da yanına alıp kubbenin tepesine döne döne ulaşır.Com uma motocicleta, Homer pega Bart e gira pelo domo.
Ned, Cersei'ye merhamet gösterip çocuklarını da alıp başkenti terk etmesini söyler.Ned confronta Cersei com a verdade e lhe dá a oportunidade de fugir com os filhos para o exílio.
Kahya ve Mürebbiye çocukları tekrar alıp eve geri getirirler.Mas acabam tranquilizando e mandam o filhote e o pai de volta para a ilha.
Oradan Kütahya'ya indiler ama malı alıp şehre zarar vermediler.Os mouros ainda cercaram Toledo, mas não lhes foi possível tomar a cidade.
Projenin başkanı Dr. Aiden Krone, Alpha giysisini alıp geçmişe gider.De projectleider, Dr. Aiden Krone, reist met de Alpha Suit het verleden in.
Avusturyalı Marie Antoinette, pelerinli dul, bu ortaklıklarda yer alıp, bu iletişimleri kurmuş mudur?Heeft Marie Antoinette van Oostenrijk (…) meegewerkt aan deze manoeuvres en contacten?
İsa'nın ölümünden sonra Aramatyalı Yusuf, Pilatus'dan izin alıp İsa'nın bedenini mezara koyar.Tegen de avond gaat Jozef van Arimathea naar Pilatus en vraagt toestemming om Jezus te begraven.
Bebeği alıp oğlu Andy'e doğum gününde hediye eder.Hij is een van de verjaardagscadeaus voor Andy.
Tedaviyi alıp geri insana dönüşmüştür.Hij trok zich terug en raakte verslaafd.
Askerlerin arasındaki Palamedes, bebek Telemakhos'u alıp sabanın geçeceği yere koydu.Palamedes ontmaskerde hem door diens zoontje Telemachus uit zijn wieg te halen en voor de ploeg te gooien.
Bankanın müdürü tüfeğini eline alıp bankasını savunmaya çalışır.De politie schiet op de verdachte en raakt zijn bolhoed.
Bir defasında balık tutmaya götürmüş, dönüşte de sırtına alıp merdivenleri çıkartmıştı.Hij keerde op zijn stappen terug en draaide zich vervolgens met zijn rug naar het podium.
Grup daha sonra yanlarına James Valentine'ı alıp Maroon 5 adlı grubu kurmuştur.Nadat James Valentine bij de groep kwam werd besloten dat ze verdergingen onder de naam Maroon 5.
Sonraki yıllarda Son Saat ve Milliyet gazetelerinde de başyazar olarak görev alıp başyazılar yazdı.De volgende jaren namen ook de voornaamste tijdschriften, zoals Van Nu en Straks, bijdragen op van zijn hand.
Joker, Vicki Vale'i yanına alıp bir katedralin en üst katına çıkar.Vicki wordt gevangengenomen door de Joker en meegenomen naar de top van de kathedraal.
Hastalığı ilerleyince eşi iki çocuğunu alıp onu terk etti.Na zijn veroordeling verliet zijn vrouw hem en nam de twee kinderen mee.
Hemen mutfağa gider ve bir mutfak bıçağını eline alıp yüzünü de palyaço maskesiyle kapatır.Hij belandt met zijn gezicht in de openstaande klep van de vaatwasser, met zijn oog in een keukenmes.
Luke, R2-D2'yu yanına alıp Yoda'nın bulunduğu yere gider.Luke ontsnapt met R2-D2 in een X-Wing, maar besluit niet met de anderen mee te gaan.
Daha sonra Alipaşa olarak değiştirilmiştir.Dat is achteraf aangepast naar resp.
Gece, Meryemce uyurken çocukları da alıp yola çıkarlar.Als de nacht valt gaan de werkers slapen en Maria valt in slaap en begint te dromen.
Megafonu alıp Arif'i çağırmaya başlar.Hij neemt haar medaillon mee en neemt contact op met Korsky.
Bunun üzerine Aydın'ın babası silahı yerden alıp Mithat'ın kafasına ateş edip öldürür.De klant neemt een geweer mee en gaat terug naar de waarzegster, die zij in de armen van haar man aantreft.
Ayrıca Cesaro kemeri kişisel olarak beş kez alıp rekor kırmıştır.Postumus lijkt het ambt van consul zelf vijf keer bekleed te hebben.
2-Güreşte hasmın başını koltuk altına alıp boynuna kol dolama oyunu. .Hij ontwaakt terug in een stoel met een tweeloop tegen zijn hals.
Sürüyü de alıp gitmiştir.Het vee werd in beslag genomen.
Bütün dünya bizim Kursk'u alıp almamızı önemsemiyor.De oude man wil de kwink niet afnemen.
Şu fotoğraf makinesini alıp bana ver, ki ona bakabileyim.Neem dat fototoestel en geef het mij, dat ik er kan naar kijken.
İlgili Sayfalar