alınma ile cümle

alınma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Acele ile menzil alınmaz.Haste makes waste.
Yangın kontrol altına alınmadan önce önce bir süre devam etti.The fire went on for some time before it was brought under control.
Kötü sürücülerin ehliyetleri onlardan alınmalıydı.Bad drivers should have their licenses taken away from them.
O zamandan beri onlardan hiç haber alınmadı.They have never been heard of since.
O zamandan beri ondan asla haber alınmadı.He has never been heard of since.
O zamandan beri ondan haber alınmadı.He has not been heard of since.
Altı kişi işe başvurdu ama onlardan hiçbiri işe alınmadı.Six people applied for the job, but none of them were employed.
Bu sorunlar dikkatle ele alınmalıdır.These problems must be dealt with carefully.
Bu ilaç üç saatte bir alınmalıdır.This medicine should be taken every three hours.
Bu ilaç üç saatte bir alınmalı.This medicine should be taken every three hours.
Bu mesele er ya da geç ele alınmalıdır.This matter must be dealt with sooner or later.
Bu konunun ayrıntılı olarak ele alınması gerekir.This subject should be discussed in detail.
Bu konu hafife alınmamalıdır.This matter must not be trifled with.
O Amerika'ya gittiğinden beri ondan hiçbir haber alınmadı.Nothing has been heard from him since he left for America.
İlaç her altı saatte bir alınmalıdır.The medicine has to be taken every six hours.
18 yaşın altındaki çocuklar içeri alınmazlar.Children under 18 are not admitted.
Bu günlerde bir dolarla çok şey alınmaz.A dollar does not go very far these days.
O, ülkeyi terk ettiğinden beri ondan haber alınmadı.He hasn't been heard from since he left the country.
O, sorunun dikkatlice ele alınması gerektiğini belirtti.He noted that the problem must be handled carefully.
O adam hafife alınmaması gereken biri.He is a man to be reckoned with.
Bizim sorunlarımız ortaklık ile ele alınmalıdır; ilerleme paylaşılmalıdır.Our problems must be dealt with through partnership; progress must be shared.
Bu ilaçlar günde üç kez alınmalıdır.These medicines should be taken three times a day.
Bu ilaçlardan günde üç kez alınmalıdır.These medicines should be taken three times a day.
Bu ilaçlardan günde üç kez alınmalı.These medicines should be taken three times a day.
Virüsün daha fazla yayılmasını engellemek için ciddi tedbirler alınmalı.Drastic measures must be taken to prevent the further spread of the virus.
İşe alınmak için bir başvuru formu doldurmalısın.To be employed, you must fill out an application.
Onlar askere alınmayı reddettiler.They refused to be drafted.
Birçok Amerikalı Alaska'nın satın alınmasını protesto ettiler.Many Americans protested the purchase of Alaska.
Harekât alanındaki mevcut askerler görevden alınmayacak.Soldiers currently in theatre will not be made redundant.
İş için dikkate alınmak ister misin?Would you like to be considered for the job?
Toplantının öne alınması öneriliyor.It is suggested that the meeting be preponed.
Buna alınmamıştım.I wasn't offended by that.
Bir organın alınması gerekli.Amputation is needed.
Üzerine alınma!No offense!
İş için dikkate alınmak istiyorum.I'd like to be considered for the job.
Saygı satın alınmaz.You can't buy respect.
Yeni bir takım elbise için ölçümün alınmasını istiyorum.I'd like to be measured for a new suit.
Her şey çok dikkatli olarak ele alınmalıdır.Everything must be handled very carefully.
Üzerine alınma.Don't take it amiss!
İşe alınmadım.I wasn't hired.
Hiçbir şey alınmadı.Nothing was taken.
Bu ilaç günde üç defa alınmalı.This medicine must be taken three times a day.
Bu problem dikkatle ele alınmalıdır.This problem must be dealt with carefully.
Üstüne alınma.Don't be insulted.
Ciddiye alınmayacaksın.You will be ignored.
Rusya'nın dünyanın geri kalanı tarafından ciddiye alınmadığına inanan Ruslar var.There are Russians who believe Russia is not taken seriously by the rest of the world.
Tom'un gözetim altına alınması muhtemel.Tom is likely to be put on probation.
Tom'un iyi bir işe alınma şansı var.Tom has a good chance of being hired for the job.
Tom işi istedi ama işe alınmadı.Tom wanted the job, but he wasn't hired.
Bu koltuk alınmadı.This seat isn't taken.
Ne zaman alınmak istersen ara.Call when you want to be picked up.
Bu ilaç aç karnına alınmalı.This medicine is to be taken on an empty stomach.
Karar henüz alınmadı.The decision hasn't been made yet.
Senin parmak izin alınmak zorunda.You have to be fingerprinted.
Hiç kimse gözaltına alınmadı.No one was detained.
Geçen hafta evimize zorla girildi ama bir şey alınmamış gibi görünüyor.Our house was broken into last week, but it seems nothing was taken.
Başka bir şey alınmadı.Nothing else was taken.
Hiç para alınmadı.No money was taken.
Hiç nakit alınmadı.No cash was taken.
O mesele henüz ele alınmadı.That matter hasn't yet been addressed.
İlgili Sayfalar