alınacak ile cümle

alınacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
O gün tarlada bulunan iki kişiden biri alınacak, biri bırakılacak.Then two men will be in the field: one will be taken and one will be left;
Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak.two women grinding at the mill, one will be taken and one will be left.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››There will be two grinding grain together. One will be taken, and the other will be left."
Musa'da da (ibret alınacak şeyler vardır). Onu açık bir delil ile Fir'avn'e göndermiştik.As (there was) in Moses when We sent him to the Pharaoh with clear authority.
Ad(kavmin)de de (ibret alınacak şeyler vardır). Onlara, köklerini kesen bir rüzgar gönderdik.In 'Ad (also is a sign), when We sent a blasting wind against them,
Semud(kavmin)de de (ibret alınacak şeyler vardır). Onlara: "Bir süreye kadar sefa sürün" denmişti.And in Thamud, when We said to them: "Enjoy yourselves for a while;"
Onları, sonradan gelecek inkarcılara ibret alınacak bir geçmiş kıldık.And made them a precedent and example for posterity.
Astarları atlastan döşeklere yaslanırlar. İki cennetin meyveleri elle alınacak kadar yakındır.Reclining there on carpets lined with brocade, fruits of the garden hanging low within reach.
Bunda elbet (alınacak) büyük bir ders vardır; ama çokları iman etmezler.Verily there is a sign in this, but many of them do not believe.
Şüphesiz bunda bilenler için (alınacak) dersler vardır.Surely there are signs in this for those who understand.
Doğrusu bunda, aklını kullanan bir kavim için (alınacak) dersler vardır.There are indeed signs in this for those who have sense.
Şüphesiz bunda bir âyet (alınacak bir ders) vardır; oysa çokları iman etmiş değillerdir.Verily there is a sign in this, but many of them do not believe.
Şüphesiz bunda mutlak bir âyet (alınacak ders) vardır; ama çokları iman etmiş değillerdir.Verily there is a sign in this, yet many of them do not believe.
Şüphesiz bunda mutlak bir âyet (alınacak bir ders) vardır, ama çokları iman etmiş değillerdir.Verily there is a sign in this, but most of them do not believe.
Şüphesiz bunda bir âyet (alınacak bir ders) vardır, ama çokları iman etmiş değillerdir.Verily there was a sign in this, but most of them did not believe.
Şüphesiz bunda bir âyet (alınacak bir ders) vardır. Ama çokları iman etmiş değillerdir.Verily in this was a sign, but most of them do not believe.
Elbette bunda işaretten anlayanlar için alınacak nice ibretler vardır.Herein are really signs for those who discern.
Elbette aklını çalıştıran kimseler için bunda alınacak nice dersler var!In this are signs for men who understand.
Elbette bunda akıllı kimseler için alınacak dersler vardır. [22,46; 32,26]Verily there are signs in this for men of understanding.
Bunda elbette alınacak çok ibretler var. Gerçekten Biz insanları imtihan etmekteyiz.There were surely signs in this; We will surely put you to the test.
Elbette bunda görebilenler için alınacak bir ders vardır. [3,190]There is surely a lesson in this for men of sight.
Elbette bunda alınacak ibret vardır; fakat onların ekserisi ibret alıp da iman etmezler.Verily there are signs in this; yet many of them do not believe.
Elbette bunda alınacak ibret vardır, fakat onların ekserisi ibret alıp da iman etmezler.Verily there is a sign in this, but most of them do not believe.
Elbette bunda alınacak ibret var, fakat onların ekserisi ders alıp da iman etmezler.Verily there is a sign in this, yet many of them do not believe.
Elbette bunda, alınacak ibret var, fakat onların ekserisi ibret alıp da iman etmezler.Verily there is a sign in this, but most of them do not believe.
Elbette bunda alınacak ibret vardı. Fakat onların ekserisi ders alıp da iman etmezler.Verily there was a sign in this, but most of them did not believe.
Elbette bunda alınacak ibret vardır. Fakat onların ekserisi ders alıp da iman etmezler.Verily in this was a sign, but most of them do not believe.
Elbette bunda alınacak ibret vardır.Fakat onların ekserisi ders alıp da iman etmezler.Verily in this was a sign, but most of them do not believe.
İşlerin karşılığı da mutlaka alınacaktır.The Judgement will indeed take place.
Şüphesiz bunda, temiz akıl sahipleri için gerçekten öğüt alınacak bir ders (zikr) vardır.Verily herein is an admonition for men of understanding.
Allah'ın kahrı da, ibret alınacak cezası da pek şiddetlidir.And Allah is stronger in violence and Stronger in chastising.
Elbette bunda görecek gözleri olanlar için alınacak ibret vardır. [8,43]Verily herein is a lesson for men of insight.
Musa'da da (ibret alınacak şeyler vardır).And in Musa (Moses) (too, there is a sign).
Şüphe yok ki, sana katımızdan bir zikir (düşünüp kendisinden ibret alınacak bir kitab) verdik.And indeed We have given you from Us a Reminder (this Quran).
Elbette bunda görecek gözleri olanlar için alınacak ibret vardır.Verily, in this is a lesson for those who understand. (See Verse 8:44).
Mûsâ'nın olayında da alınacak dersler vardır.And in Musa (Moses) (too, there is a sign).
Ad(kavmin)de de (ibret alınacak şeyler vardır).And in Aad.
Semud(kavmin)de de (ibret alınacak şeyler vardır).And in Thamood.
Elbette bütün bunlarda iman edecekler için alınacak birçok dersler vardır.Watch their fruits as they grow and ripen.
Bunda elbette alınacak çok ibretler var.Surely in that are signs.
Âd halkında da alınacak dersler vardır.And in Aad.
Semûd ahalisinde de böyle alınacak ibretler vardır.And in Thamood.
İki cennetin meyveleri elle alınacak kadar yakındır.And the fruit of the two gardens will be near at hand.
Şüphesiz bunda bir âyet (alınacak bir ders) vardır.Surely, in that there is a sign.
Elbette bunda alınacak ibret vardı.Surely, in that there is a sign.
Elbette bunda alınacak ibret vardır.Surely, in that there is a sign.
Halbuki onlardan önce ibret alınacak nice azap örnekleri gelip geçmiştir.Such punishments were already brought upon the people who lived before them.
Alınacak Resimleri SeçinizSelect Which Images to Import
Eşzamanlama sırasında soldaki ana dizin temel alınacak.The left base directory used during the synchronization process.
Eşzamanlama sırasında sağdaki ana dizin temel alınacak.The right base directory used during the synchronization process.
Bu paragraf eşleşmeyen etiketler içeriyor. Paragraf CDATA olarak ele alınacak.This paragraph contains mismatching tags. It will will be handled as CDATA.
Geri alınacak hareketiniz yok.You have no moves to undo.
Ekran görüntüsü% 1 saniye sonra alınacakSnapshot will be taken in %1 seconds
CD bilgisi alınacak CDDB sunucusunun adı.Name of CDDB server which will be used to look up CD information.
Geri alınacak bir şey yok.There is nothing to undo.
Aranacak metin veya alınacak anahtarın no' su:Text to search or ID of the key to import:
Alınacak Anahtar:Key to import:
Alınacak Kanal Dosyasını SeçinSelect Channel File for Import
Mısır siyasetinde Sisi'nin ABD ile olan yakın ilişkisi alttan alınacak bir konu değil.On the chessboard of Egyptian politics, Sisi's friendly relations with the USA is no small matter.
Görüşmelerde ikili ilişkiler, AB ve ekonomik işbirliği konuları ele alınacak.The focus will be bilateral relations, the EU and economic co-operation.

İlgili Sayfalar