alınacak ile cümle

alınacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
13
ORT. KELİME
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.››Thi den, som har, ham skal der gives; og den, som ikke har, fra ham skal endog det tages, som han har."
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.››Ty den som har, åt honom skall varda givet; men den som icke har, från honom skall tagas också det han har.»
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.››Vì sẽ ban thêm cho kẻ nào có ; nhưng kẻ nào không có , sẽ bị cất lấy điều mình đã có .
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.››Vì sẽ ban thêm cho kẻ nào có; nhưng kẻ nào không có, sẽ bị cất lấy điều mình đã có.
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.››Διοτι οστις εχει, θελει δοθη εις αυτον και οστις δεν εχει, και εκεινο το οποιον εχει θελει αφαιρεθη απ' αυτου.
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.››Защото който има, нему ще се даде, а който няма, от него ще се отнеме и това, което има.
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.››Ибо кто имеет, тому дано будет, а кто не имеет, у того отнимется и то, что имеет.
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.››Хто бо має, дасть ся йому; а хто не має, і що має, візьметь ся від него.
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.››כי מי שיש לו נתון ינתן לו ומי שאין לו גם את אשר יש לו יקח ממנו׃
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.››لان من له سيعطى. واما من ليس له فالذي عنده سيؤخذ منه
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.››因 為 有 的 、 還 要 給 他 . 沒 有 的 、 連 他 所 有 的 也 要 奪 去
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.››因 為 有的 、 還要 給他 . 沒有的 、 連 他 所有 的 也 要 奪去
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.Albowiem kto ma, będzie mu dano, i obfitować będzie, ale kto nie ma, i to, co ma, będzie od niego odjęto.
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.Căci celui ce are, i se va da, şi va avea de prisos; iar dela cel ce n'are, se va lua chiar şi ce are.
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.Car on donnera à celui qui a, et il sera dans l`abondance, mais à celui qui n`a pas on ôtera même ce qu`il a.
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.Così a chi ha sarà dato e sarà nell'abbondanza; e a chi non ha sarà tolto anche quello che ha
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.Kajti kdor ima, mu bode dano in preobilno bo imel, kdor pa nima, se mu odvzame tudi to, kar ima.
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.무릇 있는 자는 받아 넉넉하게 되되 무릇 없는 자는 그 있는 것도 빼앗기리라
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.Lebo kto má, tomu bude dané, a rozhojní sa mu; ale kto nemá, od toho bude odňaté i to, čo má.
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.Mert a kinek van, annak adatik, és bõvölködik; de a kinek nincs, az is elvétetik tõle, a mije van.
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.(Nebo kdož má, bude jemu dáno a rozhojníť se; ale kdož nemá, i to, což má, bude od něho odjato.)
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.pois ao que tem, dar-se-lhe-á, e terá em abundância; mas ao que não tem, até aquilo que tem lhe será tirado.
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.Porque al que tiene, le será dado, y tendrá más; pero al que no tiene, aun lo que tiene le será quitado
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.Vì sẽ cho thêm kẻ nào đã có, thì họ sẽ được dư dật; nhưng kẻ nào không có, thì lại cất luôn điều họ đã có nữa.
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.Защото който има, нему ще се даде, и ще има изобилие; а който няма, от него ще се отнеме и това, което има.
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.ибо кто имеет, тому дано будет и приумножится, а кто не имеет, у того отнимется и то, что имеет;
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.Хто бо мав, тому дасть ся, й надто мати ме; а хто не мав, в того візьметь ся й те, що мав;
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.כי מי שיש לו נתן ינתן לו ויעדיף ומי שאין לו גם את אשר יש לו יקח ממנו׃
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.فان من له سيعطى ويزاد. واما من ليس له فالذي عنده سيؤخذ منه.
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.凡 有 的 、 還 要 加 給 他 、 叫 他 有 餘 . 凡 沒 有 的 、 連 他 所 有 的 、 也 要 奪 去
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.凡 有的 、 還要 加給 他 、 叫 他 有餘.凡沒 有的 、 連 他 所有 的 、 也 要 奪去
Değer biçilirken kutsal yerin şekeli esas alınacaktır. Bir şekel yirmi geradır.A každá tvoja cena sa bude rozumieť v šekle svätyne; šekel bude dvadsať zŕn.
Değer biçilirken kutsal yerin şekeli esas alınacaktır. Bir şekel yirmi geradır.A każdy szacunek twój będzie wedle sykla świątnicy, a dwadzieścia pieniędzy sykiel waży.
Değer biçilirken kutsal yerin şekeli esas alınacaktır. Bir şekel yirmi geradır.All din verdsetning skal skje efter helligdommens sekel; sekelen skal være tyve gera.
Değer biçilirken kutsal yerin şekeli esas alınacaktır. Bir şekel yirmi geradır.Alle Schätzung soll geschehen nach dem Lot des Heiligtums; ein Lot aber hat zwanzig Gera.
Değer biçilirken kutsal yerin şekeli esas alınacaktır. Bir şekel yirmi geradır.Alle waardebepalingen zullen worden uitgedrukt in normale geldeenheden. (A)
Değer biçilirken kutsal yerin şekeli esas alınacaktır. Bir şekel yirmi geradır.Enhver Vurdering skal ske efter hellig Vægt, tyve Gera på en Sekel.
Değer biçilirken kutsal yerin şekeli esas alınacaktır. Bir şekel yirmi geradır.In vsaka cenitev tvoja bodi po seklu svetišča: dvajset ger imej sekel.
Değer biçilirken kutsal yerin şekeli esas alınacaktır. Bir şekel yirmi geradır.Ja kaikki sinun arvioimisesi tapahtukoon pyhäkkösekelin painon mukaan; sekelissä olkoon kaksikymmentä geeraa.
Değer biçilirken kutsal yerin şekeli esas alınacaktır. Bir şekel yirmi geradır.너의 모든 정가를 성소의 세겔대로 하되 이십 게라를 한 세겔로 할지니라
Değer biçilirken kutsal yerin şekeli esas alınacaktır. Bir şekel yirmi geradır.Minden becslésed pedig a szent siklus szerint legyen; húsz géra legyen a siklus.
Değer biçilirken kutsal yerin şekeli esas alınacaktır. Bir şekel yirmi geradır.Och när du bestämmer något värde, skall det alltid bestämmas i helgedomssiklar, sikeln räknad till tjugu gera.
Değer biçilirken kutsal yerin şekeli esas alınacaktır. Bir şekel yirmi geradır.Ora, toda tua avaliação se fará conforme o siclo do santuário; o siclo será de vinte jeiras.
Değer biçilirken kutsal yerin şekeli esas alınacaktır. Bir şekel yirmi geradır.Semua harga harus ditentukan menurut harga yang berlaku di Kemah TUHAN
Değer biçilirken kutsal yerin şekeli esas alınacaktır. Bir şekel yirmi geradır.Toate preţuirile să se facă în sicli sfîntului locaş: siclul are douăzeci de ghere.
Değer biçilirken kutsal yerin şekeli esas alınacaktır. Bir şekel yirmi geradır.Todo lo valorarás de acuerdo con el siclo del santuario. (El siclo tiene 20 geras.
Değer biçilirken kutsal yerin şekeli esas alınacaktır. Bir şekel yirmi geradır.Toutes tes estimations se feront en sicles du sanctuaire: le sicle est de vingt guéras.
Değer biçilirken kutsal yerin şekeli esas alınacaktır. Bir şekel yirmi geradır.Tutte le tue stime si faranno in sicli del santuario; il siclo è di venti ghera
Değer biçilirken kutsal yerin şekeli esas alınacaktır. Bir şekel yirmi geradır.Vả , phàm các giá định đều cứ theo siếc - lơ nơi thánh : một siếc - lơ giá hai_chục ghê - ra .
Değer biçilirken kutsal yerin şekeli esas alınacaktır. Bir şekel yirmi geradır.Vả, phàm các giá định đều cứ theo siếc-lơ nơi thánh: một siếc-lơ giá hai chục ghê-ra.
Değer biçilirken kutsal yerin şekeli esas alınacaktır. Bir şekel yirmi geradır.Všeliká pak cena tvá bude vedlé lotu svatyně. Lot pak váží dvadceti haléřů.
Değer biçilirken kutsal yerin şekeli esas alınacaktır. Bir şekel yirmi geradır.Και πασαι αι εκτιμησεις σου θελουσιν εισθαι κατα τον σικλον του αγιαστηριου εικοσι γερα θελει εισθαι ο σικλος.
Değer biçilirken kutsal yerin şekeli esas alınacaktır. Bir şekel yirmi geradır.Всякая оценка твоя должна быть по сиклю священному, двадцать гер должно быть в сикле.
Değer biçilirken kutsal yerin şekeli esas alınacaktır. Bir şekel yirmi geradır.И всичките твои оценки да стават според сикъла на светилището; сикълът да е равен на двадесет гери.
Değer biçilirken kutsal yerin şekeli esas alınacaktır. Bir şekel yirmi geradır.וכל ערכך יהיה בשקל הקדש עשרים גרה יהיה השקל׃
Değer biçilirken kutsal yerin şekeli esas alınacaktır. Bir şekel yirmi geradır.وكل تقويمك يكون على شاقل المقدس عشرين جيرة يكون الشاقل
Değer biçilirken kutsal yerin şekeli esas alınacaktır. Bir şekel yirmi geradır.凡 你 所 估 定 的 價 銀 、 都 要 按 著 聖 所 的 平 . 二 十 季 拉 為 一 舍 客 勒
Değer biçilirken kutsal yerin şekeli esas alınacaktır. Bir şekel yirmi geradır.凡 你 所 估定 的 價銀 、 都 要 按 著聖 所 的 平.二十 季 拉為 一 舍 客勒
Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak.de deux femmes qui moudront à la meule, l`une sera prise et l`autre laissée.
Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak.Din două femei cari vor măcina la moară, una va fi luată şi alta va fi lăsată.

İlgili Sayfalar