alın ile cümle
alın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Aramızda kalsın, o rüşvet nedeniyle görevden alındı .Between ourselves, he was dismissed for bribery.
Lütfen biraz daha pasta alın.Please help yourself to more cake.
Kay ağlamayı kesen çocuğu alıncaya kadar değildi.It was not until Kay received the doll that she stopped crying.
Ne istiyorsanız onu alın.Help yourself to whatever you like.
Kendinize uygun bir takım elbise alın.Get yourself a decent suit.
Her şey göz önüne alınırsa, o iyi bir öğretmen.All things considered, he is a good teacher.
Her şey göz önüne alındığında, babamın hayatı mutlu bir hayattı.All things taken into consideration, my father's life was a happy one.
O Amerika'ya gittiğinden beri ondan hiçbir haber alınmadı.Nothing has been heard from him since he left for America.
Lütfen kitabınızı bu masadan alın.Please take your book off this table.
İlaç her altı saatte bir alınmalıdır.The medicine has to be taken every six hours.
Lütfen saat altıda beni otelden alın.Please pick me up at the hotel at six o'clock.
18 yaşın altındaki çocuklar içeri alınmazlar.Children under 18 are not admitted.
"Komşunu kendin gibi sev" cümlesi İncil'den bir alıntıdır."Love your neighbour as yourself" is a quotation from the Bible.
"Bu kalemi ödünç alabilir miyim?" "Tabii, alın.""May I borrow this pen?" "Sure, go ahead."
İngilizcede, Japoncadan ödünç alınmış bazı kelimeler vardır.In English there are some words borrowed from Japanese.
Ben arabayla alınacağım.I'm being picked up.
Pervasız sürüşten dolayı onun ehliyeti alındı.He had his license taken away because of reckless driving.
Hoşlandığınız herhangi bir elbiseyi alın.Buy any dress you like.
Fabrikaya birçok işçi alındı.Many men were hired at the factory.
Bu günlerde bir dolarla çok şey alınmaz.A dollar does not go very far these days.
Nefes alırken oksijen akciğerlerimize alınır.Oxygen is taken into our lungs when we breathe.
Düşünce özgürlüğü anayasa tarafından garanti altına alınmıştır.Freedom of thought is guaranteed by the constitution.
Düşünce özgürlüğü anayasal güvenceye alınmıştır.Freedom of thought is guaranteed by the constitution.
Bu kitabı benim için alın.Get that book for me.
Amcam tarafından işe alındım.I was hired by my uncle.
Bu alıntıların nereden kaynaklandığını bilmeliyim.I must know where these quotations originate.
Kitabımdaki bazı ünlü ifadeleri alıntı yaptım.I quoted some famous phrases in my book.
Danışmadan başka bir randevu alın.Make another appointment at the front desk.
Lütfen birini alın.Please take one.
Lütfen istediğiniz herhangi bir şeyden alın.Please help yourself to anything you like.
Bir araba ehliyeti 18 yaşından itibaren alınabilir.A car licence can be held from age 18.
Bir iş için mülakata alındım.I was interviewed for a job.
Onun deneyimsizliği göz önüne alındığında, o iyi yaptı.Given her inexperience, she has done well.
Ona yeni bir elbise satın alındı.A new dress was bought for her.
Bana gazete alın.Get me the newspaper.
Lütfen doğru cevabı daire içine alın.Please circle the right answer.
Bir nefes alın ve onu tutun.Take a breath and hold it.
Derin bir nefes alın lütfen.Take a deep breath, please.
Kitaplarımın ikisi alındı.Two of my books have been taken.
Solucanlar bile tıbbi araştırma için satın alındı.Even worms are bought for medical research.
Okumak istediğiniz herhangi bir kitabı alın.Take any books that you want to read.
Yaşına bakılmaksızın herkes alınacaktır.Every person will be admitted regardless of his or her age.
O, ülkeyi terk ettiğinden beri ondan haber alınmadı.He hasn't been heard from since he left the country.
Onun kızgın olduğu göz önüne alınınca, bir yanlış anlama olmalı.Seeing that he is angry, there must be some misunderstanding.
Sık sık Shakespeare'den alıntılar yapar.He often quotes from Shakespeare.
O çabuk alınır.He is quick to take offense.
O, sorunun dikkatlice ele alınması gerektiğini belirtti.He noted that the problem must be handled carefully.
O sık sık Milton'un sözlerinden alıntı yapar.He often quotes Milton.
O, sık sık İncil'den alıntılar yapar.He often quotes the Bible.
O orduya alındı.He was drafted into the army.
O büyük bir firma tarafından bir katib olarak alınmıştır.He was taken on by a large firm as a clerk.
O adam hafife alınmaması gereken biri.He is a man to be reckoned with.
O, İncil'den bazı ünlü atasözlerini alıntı yaptı.He quoted some famous proverbs from the Bible.
Onlar esir alındılar.They were taken prisoner.
Onun CD'leri gençler tarafından satın alınmıyor.Her CDs are not bought by young people.
O, İncil'den alıntı yapardı.She would cite from the Bible.
Lütfen burnunuzdan nefes alın.Please breathe through your nose.
Tavayı ateşten alın.Take the pan off the fire.
Eşitlik anayasa tarafından garantiye alınmıştır.Equality is guaranteed by the Constitution.
Unutmadan önce, onu not alın.Write it down before you forget it.
İlgili Sayfalar