alın ile cümle
alın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom sorgulanmak üzere hemen gözaltına alındı.Tom was immediately taken into custody for questioning.
Tom sorgulanmak üzere gözaltına alındı.Tom has been taken into custody for questioning.
Tom'dan tekrar haber alınmadı.Tom was never heard from again.
Sami, Leyla ile birlikte alındı.Sami was taken with Layla.
Leyla olaysız gözaltına alındı.Layla was arrested without incident.
Tom olaysız gözaltına alındı.Tom was arrested without incident.
O satın alınamadı.He couldn't be bought.
Satın alınamadı.She couldn't be bought.
Ödünç alınmış altın geri talep ettikleri zaman kurşun haline gelir.Borrowed gold becomes lead when they demand it back.
Yemek masasına doğru yol alın! Akşam yemeği sunuldu.Make your way to the dining table! Dinner is served.
Aşk ciddiye alınmalı, ama trajik olmamalıdır.Love should be taken seriously, but not tragically.
Tom belki takıma alınmaz bile.Tom might not even make the team.
Tom ne kadar para alındığını bilmiyor.Tom doesn't know how much money was taken.
Tom'un askıya alınıp alınmayacağından şüpheliyim.I doubt if Tom will be suspended.
Tom'un açığa alınacağını sanmıyorum.I doubt if Tom will be suspended.
Tom'un lisansı askıya alındı.Tom's license has been suspended.
Tom bunu yaptığı için askıya alındı.Tom got suspended for doing that.
Lütfen biraz mandalina alın.Please buy some tangerines.
Tom muhtemelen askıya alınmayacaktır.Tom won't likely be suspended.
Tom muhtemelen askıya alınacak.Tom is likely to be suspended.
Tom askıya alınmış olmalıydı.Tom should've been suspended.
Sen kara listeye alındın.You've been blacklisted.
Ben kara listeye alındım.I've been blacklisted.
Tom askıya alınmalı.Tom should be suspended.
Sadece bunları satın alın.Just buy those.
Geç gelenler içeriye alınmamıştı.Late-comers were not admitted.
Lütfen bu ilacı günde üç kez yemeklerden sonra alın.Please take this medicine after meals three times a day.
Neyse ki, Tom rehin alınmadı.Luckily, Tom wasn't taken hostage.
Tom'un neden askıya alındığını merak ediyorum.I wonder why Tom was suspended.
Sanırım Tom askıya alındı.I think Tom has been suspended.
Tom alınmış gibiydi.Tom seemed to have been offended.
Tom alınmış gibi görünüyor.Tom looks like he's offended.
Tom askıya alınmadı.Tom wasn't suspended.
Tom, askıya alındığımı biliyordu.Tom knew that I had been suspended.
Bence hem Tom hem de Mary askıya alındı.I think both Tom and Mary have been suspended.
Yağmur yağabilir, bu yüzden şemsiyenizi yanınıza alın.It might rain, so take your umbrella with you.
Evet, bir şemsiye alın.Yes, take an umbrella.
Afedersiniz, bu koltuk alındı mı?Excuse me. Is this seat taken?
Alınacak zor bir kararım var.I have a tough decision to make.
Apandistim alındı.I had my appendix removed.
Önlemler alındı.Measures were taken.
Sami polis tarafından alındı.Sami was picked up by police.
Sami'nin katili, Leyla tarafından işe alındı.Sami's killer was hired by Layla.
Sami iki kez gözaltına alındı.Sami was detained twice.
Sami bir sinema salonu tarafından işe alındı.Sami was employed by a movie theater.
Sami gözaltına alındı.Sami was placed under arrest.
Tom işe alınacağını umuyor.Tom is hoping he'll be hired.
Tom'un askıya alındığını biliyorum.I know that Tom has been suspended.
Burası karışacak, vaziyet alın.There's going to be trouble here. Be on guard.
Yasak hiç kimse tarafından kale alınmıyor artık.The ban is no longer taken seriously by anyone.
Biletler kapıdan alınabilir.Tickets can be purchased at the door.
Sami işe alındı.Sami was hired.
İşte biraz para. Gidin kendinize yiyecek bir şeyler alın.Here's some money. Go buy yourselves something to eat.
Beklerken, kendinize yiyecek bir şey alın.While you're waiting, get yourselves something to eat.
Bir karar alınmalı.A decision has to be made.
Bir karar alınmak zorunda.A decision has to be made.
Yağmur yağıyor, bu nedenle lütfen şemsiyenizi alın.It's raining, so please take your umbrella.
Fazla yağı alın.Skim off the fat.
Pastadan biraz daha alın lütfen.Please help yourselves to some more cake.
Pastadan alın biraz.Help yourselves to some cake.
İlgili Sayfalar