alınır ile cümle
alınır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Konular günlük hayattan alınır.Gli exempla sono tratti dalla vita di tutti i giorni.
İkizler esir alınır.Gli ultimi due ostaggi vengono portati in salvo.
Kollardan birinin 90°/270° doğrusu üzerinden ayna simetrisi alınırsa, diğer kol elde edilir.Prendendo l'immagine speculare di un braccio lungo la retta 90°/270°, i due bracci si sovrappongono.
Başlama Tekbiri: Tekbir alınır; eller iki yana kaldırılarak "Allahü ekber" denir.Se invece non la troviamo diranno: quelle sono due stupide!"
Sistem iş yaptığında w değeri negatif, sistem üzerine iş yapıldığında w değeri pozitif alınır.Lavoro deformante W, positivo se svolto dal sistema, negativo se ricevuto dal sistema.
Kışın satın alınır.Acquistato in inverno.
Bu kadınlar genellikle toplumca yadırganan yönleriyle ele alınır.Spesso, questi valori sono messi in noi dalla società.
Ondokuzuncu yüzyılda bu denklikler iki ayrı kavram olarak ele alınırdı.Nel XIX secolo sono comunque state riconosciute e separate come due specie distinte.
Integraller tüm düzlem üzerinde alınır.L'integrale sul cammino le include tutte.
Bununla birlikte filmde Josef Stalin de konu alınır.Voglio spedire questo anche a Giuseppe Stalin.
Eğer integral yakınsanıyorsa, tüm uzay zaman üzerinde alınır.L'integrale è calcolato lungo l'intero spazio-tempo, se converge.
Bebek ameliyatla alınır ancak Karen hala komadadır.Molly viene ricoverata di nuovo per partorire, ma la bambina ha delle complicazioni e viene operata.
Çocuklarda üstben'in kuruluşunda anne ve baba değil, onların üstben'leri model alınır.Oltre a loro, i suoi nove figli e figlie aiutano il padre sulla via del male.
Kolektör ucundan ise transistörün çıkışı alınır.Insieme infine si godono un viaggio sul portabagagli.
Ulaşım özgürlüğü bu sınırlar içerisinde garanti altına alınır.Su queste strade verrà assicurata una piena libertà di comunicazione.
İyi kalitede siyah üzüm ve karpuz ürünü alınır.In Finlandia vengono prodotti burro e latte di altissima qualità.
2000 yılının Eylül'ünde "National Inventors Hall of Fame" (Ulusal Mucitler Onur Salonu)'na alınır.Nel settembre del 2000 è stato incluso nella National Inventors Hall of Fame.
Sweet ise kurşun yaralarından dolayı tedavi altına alınır.Miracolosamente, Sully riesce a curargli la ferita.
150. ve daha alt sıradaki rakiplere karşı oynanan maçlarda katsayı 50 alınır.Il traguardo dei 1505 punti da parte di almeno un giocatore determina la fine della partita.
Besin, koful oluşturularak hücre içine alınır.Dorque, intanto, è messo in cella d'isolamento.
Gelin genellikle baba evinden atla alınır.Spesso, di ritorno a casa, viene continuamente messo alla prova da suo padre.
Atalık ve etnisite ile ilgili sorunlar İsrail Başhahamlığı tarafından ele alınır.Problemi che concernono ebrei etnici o ancestrali vengono esaminati dal Gran Rabbinato israeliano.
Un, hamur yoğurma kabına alınır.3 - Voglio riarrangiati in chiave acustica.
Bitkide en erken meyve 15-20 yıl içerisinde alınır.La produzione dei frutti avviene in media dopo 15-20 anni dall'impianto.
En yüksek 53 puan alınır.Si classifica al decimo posto con 53 punti.
Yer tabanlı radyo fenerleri uydular tarafından alınır bir sinyal yayarlar.Il mostro attacca emettendo raggi dalla coda.
Ertesi gün kireçli sudan alınır.Il giorno seguente firma con il Konyaspor.
Satışlardan ise yüzde 5 vergi alınır.Per entrare in questo negozio bisogna pagare 5 gettoni.
Genellikle gözlemcinin normale yakın durumdan baktığı ele alınır.Arci è tradizionalmente considerata vicina alla sinistra.
9-42) referans alınır.29-42) оставляет вопрос открытым.
Alex, işi yapabileceğini kanıtlamayı kafasına koyar ve en sonunda işe alınır.Алекс намерена доказать свою пригодность, и в конечном итоге её принимают на работу.
Kurum tarafından İspanya topraklarına giren her üründen %20 vergi alınırdı.Оно брало 20 % со стоимости всех товаров, поступавших в Испанию.
Olayın ertesi günü Blackwater şirketinin Irak’ta çalışma izni askıya alınır.Сразу после нападения у компании "Блэкуотер" были временно отозваны права на работу в Ираке.
Bazı e-kartlar, mail aracılığıyla gönderilmek yerine, baskı şeklinde alınırlar.Некоторые электронные карточки рассчитаны для печати, вместо отправки по электронной почте.
Bunun yanında söz kesme esnasında taahhüt edilen eşyalar alınır.Во время спаривания разбиваются по парам.
Jaketatayla beyaz eldiven kullanılmaz, siyah veya gri eldiven alınır.Это слова о том, что не нужны ни розовые, ни черные очки.
Eğer bu ikisinin basit bir ortalaması alınırsa, bu ortalama 85% olarak bulunur.При этом обычная эффективность такого метода составит в среднем 85 %.
Dikişler bir hafta sonra alınır.Швы снимают через неделю.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı tarafından İnsani Gelişim Raporu'na esas alınır.Рассчитывается ООН в Докладе о развитии человека.
25 Ağustos'ta Van kalesi alınır.25 апреля замок был захвачен.
Bağlam merkezli yöntemde halk bütün olarak ele alınır.Корпорация принуждает людей делать это повсеместно.
İkisi de işe alınır ve kampa gönderilir.Обоих хватают и ведут на место работы.
Pasaportun kullanım süresi dolduktan sonra yeni bir pasaport alınır.Для получения нового паспорта старый необходимо сдать.
Bu ilkede önemlilik kavramı esas alınır.Этот взгляд рассматриваем как основной.
Bu sırada atak geçiren Mira hastaneye kaldırılır ve acilen ameliyata alınır.Фильм начинается со сцены, в которой Арью доставляют в больницу и срочно оперируют.
150. ve daha alt sıradaki rakiplere karşı oynanan maçlarda katsayı 50 alınır.Для иностранцев 150 и 70 батов соответственно.
Öncelikle problemlere dair veriler toplanır, bu veriler kayıt altına alınır.«На случай, если будут найдены эти листки, я хочу отметить следующие факты.
Dağ sürüşlerinde her türlü arazide yol alınır.Там, где я, там горой пир идет везде.
Bir büyük yudum şarap ağza alınır.За ним с большим отрывом следует вино.
Yerel kanunla uluslararası kanun çelişirse, uluslararası kanun esas alınır.Вследствие либерализации внутреннего европейского рынка закон был принят в европейское право.
Sanat tarihinde, özellikle 20. yüzyıl başları "Klasik Modernizm" olarak ele alınır.В «K20» представлено искусство XX века, в частности произведения классического модерна.
Üretim aşamasında akıllı telefonlar hata ayıklama moduna alınırlar.«Люди в звукозаписывающих компаниях боятся совершить ошибку.
Hasta yatak istirahatine alınır (1.5-2 ay).В связи с этим пациенты после инъекции препарата должны находиться в положении лёжа (1½—2 ч).
Tüm sıfatları ve toprakları elinden alınır.Его вывозят во все земли и страны...
Pazar öğle saatlerinde gelin alınır.В среду после обеда занятий нет.
Bir LFTR genellikle bir üretken reaktör olarak tasarlanır: toryum içeri girer, fisyon ürünleri çıktısı alınır.На данный момент жеода оборудована как туристический объект: сделан вход, убраны кристаллы с пола.
Günümüzde ise ortalama elektronik olarak alınır.)Теперь вещание только в цифровом формате.)
Karbon 242 ve Karbon 22 ve 23'ten hidrojenler alınırsa brasikasterol (ergosta-5,22-dien-3β-ol) elde edilir.Удаление углерода 242 и водородов у атомов 22 и 23 приводит к брассикастерину (ergosta-5,22-dien-3β-ol).
Bu bayramda Rumi takvim esas alınır.Боюсь я этой юбилейной суеты.
Nörogelişimsel bozukluklar kategorisinde ele alınır.Глагольное спряжение охвачено категорией рода.