alınır ile cümle
alınır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Katı önlemler alınır, şehir karantinaya alınır.Władze podejmują decyzję, by miasto poddać kwarantannie.
Çıyanlarla aynı sınıfta ele alınırlar.Okazuje się, że są z tej samej klasy.
Eserde iman ve ilgili kavramlar ele alınır.O objawieniu O wierze O wierze i rozumie.
Aynı gün İşçi Vekilleri Sovyetinin seçilmesi ve örgütlenmesi kararı alınır.Tego samego dnia Unia oraz organizatorzy selekcji uzyskali porozumienie.
Dükkânın ismi gey yazar Oscar Wilde'dan alınır.Swoją nazwę zawdzięcza biseksualnemu autorowi - Oscarowi Wilde'owi.
Rentek Manevrası uygulama basamakları: Kaza ortamı değerlendirilerek olay yeri güvenlik önlemleri alınır.Do zadań ratownika należy: Ocena miejsca zdarzenia pod względem bezpieczeństwa.
28 karakterlik bir rastgele dizi alınır.28 mocowanym do specjalnych uchwytów na nadwoziu.
Kepçeyle karıştırarak kuvvetli ateşte birer dakika kadar kızartılarak servis tabağına alınır.Następnie zamieszać i gotować na małym ogniu pod przykryciem kilkanaście minut.
İstihbarat subayı ise görevden alınır.Doświadczeni funkcjonariusze odchodzą ze służby.
Oyunun sonunda, Bay Hadden Tarafından işe alınır.W finale zmierzył się z Wang Hao.
Morfin ağızdan alınırsa etkisi tam olmaz.W przeciwieństwie do morfiny nie wywołuje zaparć.
Bu bilgiler kayıt altına alınırdı.Jestem bardzo zadowolona z tego nagrania.
Komisyonculardaki mevduat çoğunlukla sadece belli bir miktarda koruma altına alınır.Te części znajdują się tylko częściowo pod ochroną.
“Güzel doğal olaylar” olarak dikkate alınırlar."Obszar o wybitnym pięknie naturalnym").
1283-1289 yıllarında kale Halep valisi Kara Sungur tarafından alınır.1283-1284 – sławkowski zamek zajęty przez Leszka Czarnego.
Ortaklığın kararları, bütün ortakların oy birliğiyle alınır.Wszystkie osoby miały uczestniczyć w decyzjach podejmowanych przez stowarzyszenie.
ATC'den daha kısıtlı trafik bilgisi hizmeti alınır.Mapa minimalnych wysokości bezwzględnych dozorowania ATC.
Bu konuda özellikle Talmud ve Midraş referans alınır.ערב), o którym wspomina Talmud i Miszna.
Soprano vokal olan şahısın nefes kontrollerini sıkı tutması esas alınır.Prana utożsamiana bywa z oddechem.
Anamnez sırasında ilk önce hastanın kimlik bilgileri alınır.Po zakończonej konsultacji pacjent powinien zostać poinformowany o wynikach.
Elio ayrıca Oliver'ın evde kaldığı süre boyunca kendi yatağından olduğu için de alınır.Elio opiera się przed oddaniem swojej sypialni Oliverowi na czas jego wizyty.
Eğer bu ikisinin basit bir ortalaması alınırsa, bu ortalama 85% olarak bulunur.Unifikacja posunięta do tego stopnia, że 85% części było wspólnych dla tych modeli.
Parakete 24 saate bir denizden çekilerek yakalanan balıklar alınır ve iğnelerine yeniden yem takılır.40 dni rybami przynoszonymi w dziobie, trzymając je w poprzek.
Konular, eski Yunan ve Latin kaynaklarından alınır.Termin Piceni jest znany ze starożytnych źródeł greckich i łacińskich.
Parola 14 karakter ise ilk 14 karakteri alınır.Oryginalny wygląd ma 10 pierwszych egzemplarzy.
Buna ek olarak, "soy" metallerin bir kısmı ince bir buhar halinde gazla birlikte alınır.W tym procesie część metali szlachetnych uwalniana jest wraz z gazem w postaci mgły.
Hasta yatak istirahatine alınır (1.5-2 ay).Wśród chorych przeważają dziewczynki (1:1,5-2).
Her ülke eşit oy hakkına sahiptir ve tüm kararlar oybirliğiyle alınır.Każde państwo dysponuje jednym głosem, co do zasady decyzje zapadają jednomyślnie.
İlk olarak Şirvanşah’lar üzerine yürüme kararı alınır.Matcherna inleds med en slantsingling (motsvarande) om vem som börjar serva.
İlk olarak, ileti gövdesinin özeti(hash) başından itibaren alınır ve verilen bir uzunlukta kesilir.Månen förstörs (till synes) först men förs därefter från mörkret till livet.
73 bin esir alınır.70.000 blev tillfångatagna.
Genellikle gözlemcinin normale yakın durumdan baktığı ele alınır.Han göra nästan allting tvärtom mot vad som anses normalt.
Dikişler bir hafta sonra alınır.De infångas en vecka senare.
Konular, eski Yunan ve Latin kaynaklarından alınır.Det är då fråga om lånade former från latin och grekiska.
Sicim kuramının uygulanmasında altı boyutlu Calabi-Yau dağıtımları göz önüne alınır.För att koppla ihop 6 dimensioner används Calabi-Yau-rymder.
İçerisinde robot sisteminin kurulumu için gerek duyulan tüm temel fonksiyonlar kayıt altına alınır.Här lagras alla grundfunktioner som behövs för att driva robotsystemet.
Ayrıca kârdan pay da alınır.Ersättningen går också i arv.
Görücüler temiz odaya alınır.Att arbeta i rena rum.
Veriler HRT tarafından derlenir ve Hırvatistan'daki 40 radyo istasyonunun şarkı çalma sayıları esas alınır.Statistiken sammanställs av HRT, och är baserad på speltid i cirka 40 radiostationer i Krotien.
Bir büyük yudum şarap ağza alınır.En stor flaska av tenn att ha vin i.
Eğer ayakkabısı çalınırsa, çalan kimseye mükâfât verilerek ayakkabı geri alınır.Har man ont i foten hjälper det inte att köpa en större sko.
Savaş zamanında Acemi Ocağı'ndan da askerler alınırdı, bunlar da Azaplar sınıfına dâhil sayılır.De värnpliktiga vid Infanteriets stridsskola krigsplacerades, bland annat vid Livgrenadjärbrigaden.
Bazen Discoglossidae familyası içinde ele alınır.Ibland infogas släktet i familjen Percichthyidae.
Kararlar oy birliğiyle alınır.Avvisning görs genom beslut.
Nişan beratla birlikte verilir ve sahibi ölünce geri alınırdı.Ägaren får tillbaka godset om den hittas.
Ortaklığın kararları, bütün ortakların oy birliğiyle alınır.Föreningen förespråkar dialog med samtliga folkvalda parter.
Kaynayınca servis tabağına alınır.De kommer att fotografera mig till skivhäftet.
Ve kontrol altına alınır.Mot vad kontrollen görs.
Kazayı incelemeye gelen trafik ekiplerinden tespit tutanağı alınır.I efterhand görs sökningar i den trafiken ...
Pratik uygulamalarda genellikle sabit olarak alınır.Man arbetar nästan alltid noterat.
İstanbul alınırken osmanlı askerleriyle birlikte savaştı.Där kämpade han sida vid sida med äldre iranska soldater.
Benn yılın henüz başında Berlin'deki bir hastahanede bir süre bakım altına alınır.De ska mötas i en källare i London dagen därpå.
Ağız yoluyla alınır ve gram-pozitif bakteriler ile bazı gram-negatif bakterilere karşı etkindir.Det tas via munnen och är aktivt mot grampositiva bakterier och vissa gramnegativa.
Dil farklılığından uzlaşmazlık oluşursa Fransızca metin esas alınır.Skulle det uppstå oklarheter mellan de två versionerna, är de franska formuleringarna ledande.
Bu bilgiler kayıt altına alınırdı.Det hände under inspelningen.
Her konu için, sayısal puan ve elde edilen toplamın ortalaması alınır.För hela slanten – Införskaffa något för hela det tillgängliga beloppet.
Dükkân satılığa çıktığı zaman Carl Johnson tarafından satın alınır.Цей магазин викупив Карл Джонсон.
Katı önlemler alınır, şehir karantinaya alınır.Військові оперативно замикають місто на карантин.
Mahallede çok sayılır, örnek alınır.На це село рівнялися, з нього брали приклад.
Kolektör ucundan ise transistörün çıkışı alınır.У протилежну сторону здійснюється вихід на проспект Тракторобудівників.