alışveriş ile cümle
alışveriş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Dubai AVM adlı bir alışveriş merkezleri var.Ada sebuah mall di sana, Dubai Mall.
Dubai AVM adlı bir alışveriş merkezleri var.Au un mall acolo, Dubai Mall.
Dubai AVM adlı bir alışveriş merkezleri var.C'è un centro commerciale, il Dubai Mall.
Dubai AVM adlı bir alışveriş merkezleri var.Die haben da eine Post, die Dubai Post.
Dubai AVM adlı bir alışveriş merkezleri var.Họ có một khu mua sắm, Dubai Mall.
Dubai AVM adlı bir alışveriş merkezleri var.Ils ont un centre commercial là-bas, le Dubai Mall.
Dubai AVM adlı bir alışveriş merkezleri var.두바이 몰이라는 쇼핑몰이 있습니다.
Dubai AVM adlı bir alışveriş merkezleri var.Mają tam centrum handlowe, Dubai Mall.
Dubai AVM adlı bir alışveriş merkezleri var.Mají tam nákupní centrum, Dubai Mall.
Dubai AVM adlı bir alışveriş merkezleri var. O kadar büyük ki içinde taksiler var.Je tam nákupné centrum, Dubai Mall, ktoré je také veľké, že sú v ňom taxíky.
Dubai AVM adlı bir alışveriş merkezleri var.Siellä on ostoskeskus Dubai Mall.
Dubai AVM adlı bir alışveriş merkezleri var.Têm lá um Centro Comercial, o "Dubai Mall".
Dubai AVM adlı bir alışveriş merkezleri var.Tienen un centro comercial allí, el Dubai Mall.
Dubai AVM adlı bir alışveriş merkezleri var.Van egy bevásárlóközpontjuk, a Dubai Mall.
Dubai AVM adlı bir alışveriş merkezleri var.Ze hebben daar een groot winkelcentrum, de Dubai Mall.
Dubai AVM adlı bir alışveriş merkezleri var.Έχουν ένα εμπορικό κέντρο εκεί, το Ντουμπάι Mall.
Dubai AVM adlı bir alışveriş merkezleri var.Те имат търговски център там, Дубай Мол.
Dubai AVM adlı bir alışveriş merkezleri var.У них есть один торговый центр, "Дубай".
Dubai AVM adlı bir alışveriş merkezleri var.יש להם קניון שם, קניון דובאי.
Dubai AVM adlı bir alışveriş merkezleri var.لديهم مراكز تسوق هناك ، مركز دبي للتسوّق.
Dubai AVM adlı bir alışveriş merkezleri var.とても大きく 移動にタクシーを使います
Eğer komşularınız alışveriş ve ticarette işbirliğini reddederse asla gelişme ve ilerleme görmeyeceksiniz.당신의 이웃이 교류와 무역을 거절 할 때, 당신의 발전과 진보라는 것도 불가능할 것입니다.
Eğer komşularınız alışveriş ve ticarette işbirliğini reddederse asla gelişme ve ilerleme görmeyeceksiniz.Rozwój i postęp będzie niemożliwy jeśli Wasz sąsiad odmawia partnerstwa w wymianie handlowej.
Eğer komşularınız alışveriş ve ticarette işbirliğini reddederse asla gelişme ve ilerleme görmeyeceksiniz.Ustedes nunca verán desarroyo ni progreso, si su vecinos se niegan a ser parte del intercambio y comercio.
Eğer komşularınız alışveriş ve ticarette işbirliğini reddederse asla gelişme ve ilerleme görmeyeceksiniz.Ποτέ δεν θα γευτείτε ανάπτυξη, πρόοδο εάν ο γείτονας σας αρνείται να συνεργαστεί μαζί σας εμπορικά.
Eğer komşularınız alışveriş ve ticarette işbirliğini reddederse asla gelişme ve ilerleme görmeyeceksiniz.לעולם לא תראו התקדמות ופיתוח אם שכנכם מסרב להיות שותפכם למסחר.
Eğer komşularınız alışveriş ve ticarette işbirliğini reddederse asla gelişme ve ilerleme görmeyeceksiniz.ولن ترى السلام والتقدم أبداً إذا كان جارك رافضاً مشاركته التجارة
Eğer komşularınız alışveriş ve ticarette işbirliğini reddederse asla gelişme ve ilerleme görmeyeceksiniz.発展や進歩は決して見られない 戦争を始めることは終わらせることよりも容易だ
Eğer sokağın ortasında bir direk varsa, onu kullanmamız normaldir biz de alışveriş arabamızı oraya bırakırız.Assumimos que, como há um poste na rua, podemos usá-lo, por isso parqueamos o nosso carro de compras ali.
Eğer sokağın ortasında bir direk varsa, onu kullanmamız normaldir biz de alışveriş arabamızı oraya bırakırız.Asumimos que si hay un poste en la calle está bien usarlo. Así que estacionamos nuestro carro de compras ahí.
Eğer sokağın ortasında bir direk varsa, onu kullanmamız normaldir biz de alışveriş arabamızı oraya bırakırız.Chúng ta phỏng đoán là vì có cái cột trên đường thì dùng cái cột cũng không sao, nên chúng ta để xe hàng ở đó.
Eğer sokağın ortasında bir direk varsa, onu kullanmamız normaldir biz de alışveriş arabamızı oraya bırakırız.Een paal in de straat zien we als excuus om ons winkelwagentje daar te parkeren.
Eğer sokağın ortasında bir direk varsa, onu kullanmamız normaldir biz de alışveriş arabamızı oraya bırakırız.여기 보면 길가에 표지판이 박혀있습니다 사람들은 이걸 보고 쇼핑카트를 세워놓는데도 쓸 수 있겠다고 생각합니다.
Eğer sokağın ortasında bir direk varsa, onu kullanmamız normaldir biz de alışveriş arabamızı oraya bırakırız.Předpokládáme, že když je na ulici tyč, tak ji můžeme použít a zaparkovat tam nákupní vozík.
Eğer sokağın ortasında bir direk varsa, onu kullanmamız normaldir biz de alışveriş arabamızı oraya bırakırız.Zakładamy, że skoro na ulicy jest słupek, możemy go użyć, i parkujemy przy nim wózek z zakupami.
Eğer sokağın ortasında bir direk varsa, onu kullanmamız normaldir biz de alışveriş arabamızı oraya bırakırız.אנחנו מניחים שבגלל שיש עמוד ברחוב, זה בסדר להשתמש בו, אז אנחנו מחנים את עגלת הקניות שלנו שם.
Eğer sokağın ortasında bir direk varsa, onu kullanmamız normaldir biz de alışveriş arabamızı oraya bırakırız.نفترض بما أن هناك عامود بالشارع ، فإنه لا بأس من استخدامه ، وبالتالي نوقف سلة التسوق عنده.
Eğer sokağın ortasında bir direk varsa, onu kullanmamız normaldir biz de alışveriş arabamızı oraya bırakırız.ショッピングカートを そこに置いてもいいと想定します ある意味 それは 私たちが使うためにあるのです
Elektronegativitenin anlamı elektron alışverişi yapmaya yatkın olmaktır.Když jsem to zprvu studoval, říkal jsem si, tohle jsem se přece učil v chemii a tam mluvili o elektronech.
Elektronegativitenin anlamı elektron alışverişi yapmaya yatkın olmaktır.Wysoka elektroujemność oznacza, że pierwiastek będzie chętnie przywłaszczał cudze elektrony.
Elektronegativitenin anlamı elektron alışverişi yapmaya yatkın olmaktır.והוא כל האמצעים electronegative, אוהב אין סיבה שתשלט אלקטרונים.
Elektronegativitenin anlamı elektron alışverişi yapmaya yatkın olmaktır.وجميع وسائل كهربية، يحب أن خنزير الإلكترونات.
Erkekler ise çok alışveriş yaptıklarında iktidarsız olabiliyorlar.남성에 대해서는, 쇼핑이 발기부전을 일으킬 수 있습니다
Erkekler ise çok alışveriş yaptıklarında iktidarsız olabiliyorlar.אבל לגברים, קניות יכולות לגרום לאימפוטנציה.
Erkekler ise çok alışveriş yaptıklarında iktidarsız olabiliyorlar.وبالنسبة للذكور قيل أن التسوق يسبب ضعف الإرادة فى كل شيئ.
Erkekler ise çok alışveriş yaptıklarında iktidarsız olabiliyorlar.こんな話の背後の科学を
Evet? - Alışverişe gitmek istiyorum. Ben de.-Já chtít nakupovat.
Evet? - Alışverişe gitmek istiyorum.Minä haluta ostoksille.
Evet? - Alışverişe gitmek istiyorum.Verjetno je kdo skočil.
Evet? - Alışverişe gitmek istiyorum.- Vreau la cumpărături.
Evet? - Alışverişe gitmek istiyorum.Will einkaufen aber.
Evet? - Alışverişe gitmek istiyorum.Искам да пазарувам.
Evet, aslında... Geçenlerde alışveriş merkezindeydim ve etrafımı sardılar.El otro día estaba en el centro comercial... y me estaban acosando (risas)
Evet, aslında... Geçenlerde alışveriş merkezindeydim ve etrafımı sardılar. (seyirciler güler)Pernah waktu aku sedang di mall dan ditodong dan aku harus lari ke toko boneka beruang agar tak menonjol
Ev sahibi irak durak alışveriş kaplıyor집주인 이라크 정지 쇼핑을 차지
Ev sahibi irak durak alışveriş kaplıyorLuojan kiitos aloittamisesta vuokranantaja iraq luukun
Ev sahibi irak durak alışveriş kaplıyorתופס להפסיק קניות עיראק בעל בית
Ev sahibi irak durak alışveriş kaplıyorتناول التسوق المالك منع العراق
Ev sahibi irak durak alışveriş kaplıyor我々はについて何かをするために持っている 飛行キットは今私は私ではないと思う
Fakat Alex bu marketlerin ortaya çıkmasından önce insanların gıda alışverişlerini nereden yaptığını bilmiyor.Elle ignore où les gens s'approvisionnaient avant l'apparition de ces magasins.