alışveriş ile cümle
alışveriş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Biliyormusunuz bilmiyorum ama, bakteriler aslında DNA alışverişi yapabilirler.אינני יודע אם אתם יודעים זאת אבל בקטריה יכולה למעשה להחליף ד.נ.א.
Biliyormusunuz bilmiyorum ama, bakteriler aslında DNA alışverişi yapabilirler.ولا أدري إن كنتم تعلمون ذلك، ولكن البكتيريا تستطيع في الواقع تبادل الحمض النووي.
Bir ağ, üyeleri arasındaki bilgi alışverişi sayesinde varlığını sürdürür.La razón de ser de una red es el intercambio de información entre sus miembros.
Bir akşam alışverişe giden Vicky ve Doug, Adam Tabachnick ve Sally ile karşılaştılar.Al winkelend kwamen Vicky en Doug, Adam en Sally tegen.
Bir akşam alışverişe giden Vicky ve Doug, Adam Tabachnick ve Sally ile karşılaştılar.Egyik délután vásárlás közben Vicky és Doug belefutottak Adam Tabachnickba és Sallybe.
Bir akşam alışverişe giden Vicky ve Doug, Adam Tabachnick ve Sally ile karşılaştılar.Fazendo compras à tarde, a Vicky e o Doug cruzaram-se com Adam Tabachnick e Sally.
Bir akşam alışverişe giden Vicky ve Doug, Adam Tabachnick ve Sally ile karşılaştılar.Una tarde mientras compraban... ...Vicky y Doug se encontraron con Adam Tabachnick y Sally.
Bir akşam alışverişe giden Vicky ve Doug, Adam Tabachnick ve Sally ile karşılaştılar.و هما يتسوقان في ظهيرة أحد الأيام فيكي و دوع التقوا بآدم توبتشنيك و سالي
Birlikte alışverişe gidelim sonra, film izleyelim.Andiamo a fare shopping e a guardare film insieme.
Birlikte alışverişe gidelim sonra, film izleyelim.Hai sa mergem la cumparaturi si sa ne uitam la filme impreuna.Ok?
Birlikte alışverişe gidelim sonra, film izleyelim.Lad os tage ud og shoppe sammen og se film sammen.
Birlikte alışverişe gidelim sonra, film izleyelim.Lass uns zusammen einkaufen gehen und Filme zusammen schauen.
Birlikte alışverişe gidelim sonra, film izleyelim.Laten we gaan shoppen en samen films kijken.
Birlikte alışverişe gidelim sonra, film izleyelim.Låt oss shoppa och gå på bio tillsammans.
Birlikte alışverişe gidelim sonra, film izleyelim.Mari kita pergi belanja dan nonton film bersama.
Birlikte alışverişe gidelim sonra, film izleyelim.Poďme nakupovať a potom na film.
Birlikte alışverişe gidelim sonra, film izleyelim. Tamam mı?Allons faire les magasins et regarder des films ensemble, d'accord ?
Birlikte alışverişe gidelim sonra, film izleyelim. Tamam mı?Chodźmy razem na zakupy i do kina, co?
Birlikte alışverişe gidelim sonra, film izleyelim. Tamam mı?Cô với con sẽ cùng đi mua sắm và xem phim với nhau, nhé?
Birlikte alışverişe gidelim sonra, film izleyelim. Tamam mı?우리 쇼핑도하고 영화도 보고 그러자.
Birlikte alışverişe gidelim sonra, film izleyelim. Tamam mı?בואי נילך לשופינג ולראות ביחד סרטים בסדר?
Birlikte alışverişe gidelim sonra, film izleyelim. Tamam mı?لنذهب الى التسوق , ونشاهـــد الأفلام مع بعضنا البعض
Birlikte alışverişe gidelim sonra, film izleyelim. Tamam mı?はい
Birlikte alışverişe gidelim sonra, film izleyelim.Να πάμε σόπινγκ και να δούμε ταινίες μαζί.
Birlikte alışverişe gidelim sonra, film izleyelim.Виж, хайде да ходим заедно на кино и по магазините.
Birlikte alışverişe gidelim sonra, film izleyelim.Давай сходим в кино и пройдемся по магазинам вместе.
Bitcoin ile alışveriş yapabilirsiniz.Dokud máte internetové připojení, můžete začít provádět transakce prostřednictvím Bitcoinů.
Bitcoin ile alışveriş yapabilirsiniz.Wystarczy, że masz dostęp do Internetu i już możesz rozpocząć płatności za pomocą Bitcoinów.
Bitcoin ile alışveriş yapabilirsiniz.У світі, до тих пір, поки у вас є підключення до Інтернету, Ви можете розпочати транзакцію Біткоїнів.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.Ainsi, le déplacement à longue distance des outils est un signe du commerce, pas de migration.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.Așa că mutarea obiectelor pe distanțe mari e semn de comerț, nu de migrație.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.Así que el movimiento de herramientas por distancias extensas demuestra comercio, en vez de migración.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.A v důsledku toho kamenné sekery skončili na druhém konci Austrálie.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.Długodystansowe przemieszczanie przedmiotów jest oznaką handlu nie migracji.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.Dus langeafstandverkeer van werktuigen is een teken van handel, niet van migratie.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.Jadi pergerakan jarak jauh dari alat-alat adalah tanda dari perdagangan bukan migrasi .
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.따라서 도구의 장거리 이동은 이주가 아닌 교역의 징후입니다.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.Legen Werkzeuge große Entfernungen zurück, ist das ein Zeichen für Handel, nicht für Migration.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.Lo spostamento di utensili su lunghe distanze è un segno di commercio, non di migrazione.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.Portanto o deslocamento de grande distância de ferramentas é um sinal de troca, e não de migração.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.Putovanie nástrojov na veľké vzdialenosti je teda znakom obchodu, nie migrácie.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.Så langdistancetransport af redskaber er et tegn på handel, ikke migration.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.Tehát a tárgyak vándorlásának oka a kereskeledelem, nem a népvándorlás.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.Vậy việc dịch chuyển đường dài của những công cụ là dấu hiệu của việc trao đổi, không phải di cư.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.Έτσι, η μετακίνηση των εργαλείων σε μεγάλες αποστάσεις είναι σημάδι εμπορίου, όχι μετανάστευσης.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.Така че преместването на предмети на големи разстояния е знак за търговия, не за миграция.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.То есть перемещения инструментов на большие расстояния — признак торговли, а не миграции.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.אז תנועה ארוכת מרחקים של כלים היא סימן למסחר, לא להגירה.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.لذا فإن حركة المسافات الطويلة للأدوات هي علامة على تبادل تجاري وليس على هجرة .
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.人の移住によるものではありません 人を交易から切り離したら
Bu alışverişten, daha doğrusu bu satış/alıştan cebime 50 $ kar kaldı.Na tej transakcji zyskałem $50.
Bu alışverişten, daha doğrusu bu satış/alıştan cebime 50 $ kar kaldı.Na tomhle obchodu jsem vydělal 50 dolarů,
Bu alışverişten, daha doğrusu bu satış/alıştan cebime 50 $ kar kaldı.基本的な株式市場では、ロングする方は、
Bu bir alışveriş merkeziydi♫ 여기는 쇼핑몰이었죠 ♫
Bu bir alışveriş merkeziydi Şimdi mısır tarlasına döndü Al işte, al işte♫ Это был торговый центр ♫ ♫ Теперь он превратился в поле ♫ ♫ Вы получили что хотели ♫
Bu bir alışveriş merkeziydi♫ זה היה קניון ♫
Bu bir alışveriş merkeziydi♫كان هذا مركز تسوُّق♫
Bu da insanları kendi alışveriş yaptıkları mağazaya gidip bu soruyu sormalarına neden oluyor.Ceci amène les clients à demander "Avez-vous un téléphone qui n'en fait pas trop?"
Bu da insanları kendi alışveriş yaptıkları mağazaya gidip bu soruyu sormalarına neden oluyor.Dan hal ini membuat orang yang datang ke toko bertanya seperti ini.
Bu da insanları kendi alışveriş yaptıkları mağazaya gidip bu soruyu sormalarına neden oluyor.Isto leva as pessoas a entrar na loja e perguntar: [Tem um telemóvel que não faça muitas coisas?]