alışveriş ile cümle
alışveriş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ama alışveriş de yapmayın.Dar nici nu cumpăraţi.
Ama alışveriş de yapmayın.De ugyanakkor, ne is vásároljatok.
Ama alışveriş de yapmayın.쇼핑하시는 것도 안됩니다.
Ama alışveriş de yapmayın.Maar ook niet winkelen.
Ama alışveriş de yapmayın.Mais ne faites pas d'achats non plus.
Ama alışveriş de yapmayın.Ma non acquistate neanche.
Ama alışveriş de yapmayın."Mas também, não comprem.
Ama alışveriş de yapmayın.Men lad vær med at købe
Ama alışveriş de yapmayın.Men shoppa inte heller.
Ama alışveriş de yapmayın.Namun juga, jangan berbelanja.
Ama alışveriş de yapmayın.Nhưng cũng đừng mua sắm.
Ama alışveriş de yapmayın.Pero tampoco compren.
Ama alışveriş de yapmayın.Αλλά και μην ψωνίζετε.
Ama alışveriş de yapmayın.Але й не купуйте нічого.
Ama alışveriş de yapmayın.Но и не пазарувайте.
Ama alışveriş de yapmayın.אבל גם אל תקנו.
Ama alışveriş de yapmayın.لكن أيضا لا تتسوقوا.
Ama alışveriş de yapmayın.但喺都唔好表現到你喺度行街
Ama alışveriş de yapmayın.商品も見ないこと」でした
Ama bu konuda tüm yaptığımızın bu konuda fikir alışverişi yapıyormuşuz gibi göründüğünden endişeliydi.Aber er war beunruhigt darüber, dass wir darüber nur Meinungen auszutauschen scheinen.
Ama bu konuda tüm yaptığımızın bu konuda fikir alışverişi yapıyormuşuz gibi göründüğünden endişeliydi.Ale bál se, že jediné, co děláme je, že si vyměňujeme názory.
Ama bu konuda tüm yaptığımızın bu konuda fikir alışverişi yapıyormuşuz gibi göründüğünden endişeliydi.Ale martwił się, że jedynym co robimy, jest wymiana opinii na ten temat.
Ama bu konuda tüm yaptığımızın bu konuda fikir alışverişi yapıyormuşuz gibi göründüğünden endişeliydi.Dar a fost îngrijorat că tot ceea ce facem de fapt este să schimbăm opinii despre asta.
Ama bu konuda tüm yaptığımızın bu konuda fikir alışverişi yapıyormuşuz gibi göründüğünden endişeliydi.De nehezményezte, hogy úgy tűnik, mindössze annyit teszünk ezügyben, hogy véleményekkel kereskedünk.
Ama bu konuda tüm yaptığımızın bu konuda fikir alışverişi yapıyormuşuz gibi göründüğünden endişeliydi.하지만 그는 우리 모두가 하고 있는것과 같은 이것에 관한 의견을 교환하는것에 대해 걱정했습니다.
Ama bu konuda tüm yaptığımızın bu konuda fikir alışverişi yapıyormuşuz gibi göründüğünden endişeliydi.Maar het verontrustte hem dat het enige wat we lijken te doen, het uitwisselen van meningen is.
Ama bu konuda tüm yaptığımızın bu konuda fikir alışverişi yapıyormuşuz gibi göründüğünden endişeliydi.Mais il s'inquiétait que tout ce que nous semblons faire, c'est échanger des opinions sur le sujet.
Ama bu konuda tüm yaptığımızın bu konuda fikir alışverişi yapıyormuşuz gibi göründüğünden endişeliydi.Mas preocupava-o o facto de que tudo o que parecemos fazer é trocar opiniões sobre o assunto.
Ama bu konuda tüm yaptığımızın bu konuda fikir alışverişi yapıyormuşuz gibi göründüğünden endişeliydi.Ma temeva che tutto ciò che facciamo non fosse altro che scambiarci opinioni a riguardo.
Ama bu konuda tüm yaptığımızın bu konuda fikir alışverişi yapıyormuşuz gibi göründüğünden endişeliydi.Namun ia khawatir apa yang kita lakukan hanyalah bertukar pikiran mengenai hal ini.
Ama bu konuda tüm yaptığımızın bu konuda fikir alışverişi yapıyormuşuz gibi göründüğünden endişeliydi.Nhưng ông ta nghĩ rằng tất cả những gì có vẻ như sắp được làm chỉ là sự ý kiến cân nhắc về nó.
Ama bu konuda tüm yaptığımızın bu konuda fikir alışverişi yapıyormuşuz gibi göründüğünden endişeliydi.Pero le preocupaba que todo lo que parecíamos hacer era intercambiar opiniones sobre el tema.
Ama bu konuda tüm yaptığımızın bu konuda fikir alışverişi yapıyormuşuz gibi göründüğünden endişeliydi.Αλλά τον απασχολούσε ότι αυτό που μοιάζουμε να κάνουμε είναι να ανταλλάσουμε απόψεις γι αυτό.
Ama bu konuda tüm yaptığımızın bu konuda fikir alışverişi yapıyormuşuz gibi göründüğünden endişeliydi.Его волновало, что практически всё, чем мы занимаемся, это всего лишь обмен мнениями.
Ama bu konuda tüm yaptığımızın bu konuda fikir alışverişi yapıyormuşuz gibi göründüğünden endişeliydi.Но той се е притеснявал, че това с което се занимаваме ние е да се чудим кое е правилно и кое не.
Ama bu konuda tüm yaptığımızın bu konuda fikir alışverişi yapıyormuşuz gibi göründüğünden endişeliydi.אבל הוא היה מודאג שכל מה שאנו עושים זה החלפת דעות על כך.
Ama bu konuda tüm yaptığımızın bu konuda fikir alışverişi yapıyormuşuz gibi göründüğünden endişeliydi.ولكنه كان يشعر بالقلق من أن كل ما يبدو أننا نفعله هو تداول الآراء حول هذا الموضوع.
Ama bu konuda tüm yaptığımızın bu konuda fikir alışverişi yapıyormuşuz gibi göründüğünden endişeliydi.彼は心配していました 彼はこれが正しいと言い 彼女は別のことが正しいと言う
Ansızın, bir BigMac için 25 dolar oldukça iyi bir alışveriş haline gelebilir.이제 25달러의 빅맥은 괜찮은 거래로 여겨집니다.
Ansızın, bir BigMac için 25 dolar oldukça iyi bir alışveriş haline gelebilir.À ce moment, 25 dollars pour un Big Mac semble être une bonne affaire.
Ansızın, bir BigMac için 25 dolar oldukça iyi bir alışveriş haline gelebilir.De pronto, 25 dólares por una Big Mac puede ser una buena oferta.
Ansızın, bir BigMac için 25 dolar oldukça iyi bir alışveriş haline gelebilir.Dintr-o dată, 25 de dolari pentru un Big Mac pot fi o afacere bună.
Ansızın, bir BigMac için 25 dolar oldukça iyi bir alışveriş haline gelebilir.Đột nhiên, 25$ cho 1 chiếc Big Mac là 1 món hời.
Ansızın, bir BigMac için 25 dolar oldukça iyi bir alışveriş haline gelebilir.Hirtelen jó üzletnek tűnhet 25 dollárt adni egy Big Mac-ért.
Ansızın, bir BigMac için 25 dolar oldukça iyi bir alışveriş haline gelebilir.Improvvisamente, 25 dollari per un Big Mac potrebbero essere un buon affare.
Ansızın, bir BigMac için 25 dolar oldukça iyi bir alışveriş haline gelebilir.Ineens is 25 dollar voor een Big Mac niet zo'n slechte deal.
Ansızın, bir BigMac için 25 dolar oldukça iyi bir alışveriş haline gelebilir.Najednou, 25 dolarů za BigMaca může být dobrý obchod.
Ansızın, bir BigMac için 25 dolar oldukça iyi bir alışveriş haline gelebilir.Odrazu, 25 dolárov za Big Mac môže byť dobrý obchod.
Ansızın, bir BigMac için 25 dolar oldukça iyi bir alışveriş haline gelebilir.Plötzlich könnten 25 Dollar für einen Big Mac ein gutes Geschäft sein.
Ansızın, bir BigMac için 25 dolar oldukça iyi bir alışveriş haline gelebilir.Pludselig er 25 dollars for en Big Mac måske en god handel.
Ansızın, bir BigMac için 25 dolar oldukça iyi bir alışveriş haline gelebilir.Ξαφνικά, 25 δολλάρια για ένα Big Mac μπόρεί να είναι μια καλή συμφωνία.
Ansızın, bir BigMac için 25 dolar oldukça iyi bir alışveriş haline gelebilir.Вече 25 долара за Биг Мак е добра оферта.
Ansızın, bir BigMac için 25 dolar oldukça iyi bir alışveriş haline gelebilir.Тогда, вдруг, 25 долларов за Биг Мак показались бы вам хорошей сделкой.
Ansızın, bir BigMac için 25 dolar oldukça iyi bir alışveriş haline gelebilir.פתאום, 25 דולר עבור ביג-מק יראה כמו עסקה לא רעה.
Ansızın, bir BigMac için 25 dolar oldukça iyi bir alışveriş haline gelebilir.فجأة، 25 دولاراً مقابل البيج ماك ربما تكون صفقة جيدة.
Ansızın, bir BigMac için 25 dolar oldukça iyi bir alışveriş haline gelebilir.一方で 低開発国を訪ねていたら
Ayakta durma, konuşma gibi şeyler, türümüzü ağaçların içinden alışveriş mağazalarına soktu.엄지 사용 능력, 직립 보행 능력, 언어 능력과 더불어 수렵 생활을 하던 인류가 시장을 만들어 낼 수 있게 한 일등 공신 중 하나죠.
Ayakta durma, konuşma gibi şeyler, türümüzü ağaçların içinden alışveriş mağazalarına soktu.Peukalo-etusormiotteen, pystyasennon ja kielen lisäksi se sai lajimme alas puista ja ostoskeskuksiin.
Ayakta durma, konuşma gibi şeyler, türümüzü ağaçların içinden alışveriş mağazalarına soktu.Също както палците, изправения стоеж и езика, този трик ни вади от гората и ни праща в магазина.
Ayakta durma, konuşma gibi şeyler, türümüzü ağaçların içinden alışveriş mağazalarına soktu.ان هذه الخاصية كما الابهام والوقوف منتصبين و اللغة التي اخرجت سلالتنا من الاشجار الى مجمعات التسوق