alışveriş ile cümle

alışveriş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Alışveriş tutkunu, kredi kartını ele geçirdiğinde yakıyor.Jo megtalálja őket a hitelkártya alapján.
Puanlama sistemi alışverişin riskini azaltmayı amaçlamaktadır.A fedezeti ügyletek célja az üzletmenetből adódó kockázat csökkentése.
Harry, her sene buraya alışveriş için gelmektedir.Marge szinte minden nap itt vásárol.
Sitesinden oyun oynanabilir ya da alışveriş yapılabilir.Nála lehet szerencsejátékot űzni és kereskedni.
Daha sonra hep birlikte bir gün kararlaştırılır ve çeyiz için alışverişe gidilir.Így végül nem tehet mást, mint hogy elkíséri őket a vásárba.
Gelişmiş bir ulaşım ağına sahiptir; yeraltında alışveriş merkezleri ve metro istasyonları vardır.Alatta metróállomás, mellette buszállomás, bevásárlóközpont, rendőrség található.
Çünkü alışveriş merkezi İsveçli-Fin kurumlara aittir.Az üzletlánc a svéd ICA vállalat tulajdonában áll.
Müteahhit The Macerich Company bu alışveriş merkezini 1999 yılında satın aldı.Égerházi Attila alapította a céget 1999-ben.
Alışverişte yine birsürü şey çalmıştır.Ráadásul egyik üzletfele is meglopta.
Oxford Caddesi Avrupa'nın en büyük ve en yoğun alışveriş caddesidir.Az Oxford Street a világ egyik legismertebb bevásárlóutcája.
ISOnun temel amacı; Uluslararası mal ve hizmet alışverişini kolaylaştırmaktır.Az Unió célja elsősorban a tőke és szolgáltatások szabad áramlásának megteremtése.
Nizami Caddesi, kentin en önemli alışveriş caddesidir.Itt található a Nanjing út, a város fő bevásárlóutcája.
Tümce durumundakiler: Dostlar alışverişte görsün. • Halep ordaysa arşın burda. • İncir çekirdeğini doldurmaz.Egy ipse bemegy egy boltba. – Kérem szépen, itt nincs hal? – Itt hús nincs, hal nincs a szomszédos boltban.”
Bir atom çekirdeğini oluşturan nükleonlar aradaki mezon alışverişi ile kararlı parçacıklar ortaya çıkar.A termék áthalad egy légelválasztóba, amely visszaküldi a túl méretes részecskéket a malomba.
Bir alışveriş merkezinde güvenlik görevlisi olarak çalışmaktadır.Hän työskenteli turvamiehenä ostoskeskuksessa.
Başlangıçtaki hedef ticari marka bilgisi alışverişine yönelik XML Standardının belirlenmesiydi.Alkuperäisenä tavoitteena oli XML-standardin määrittäminen tavaramerkkejä koskevan tiedon välittämiseen.
Friedrichstraße (Frederick Caddesi), Berlin'in merkezindeki başlıca kültür ve alışveriş caddelerinden biridir.Friedrichstraße on yksi Berliinin keskeisimmistä kulttuuri- ja ostoskaduista.
Binada üç adet konser salonu olup ek olarak restoran, alışveriş merkezleri ve barlar bulunmaktadır.Rakennuksessa on kolme eri konserttisalia ja lisäksi ravintoloita, kauppoja ja baareja.
Oxford Caddesi Avrupa'nın en büyük ve en yoğun alışveriş caddesidir.Nykyisin Oxford Street on Euroopan vilkkain ostoskatu.
Alışveriş merkezinda 120 adet mağaza yer alıyor.Ravintoloita ostoskeskuksessa on 160.
Alışverişte yine birsürü şey çalmıştır.Paikoin ryösteltiin kauppoja.
Orchard Road'da, şehrin alışveriş merkezi, birçok yeni gelişmeler var.Keskustan Orchad Roadin tavaratalot tarjoavat lukuisia ostosmahdollisuuksia.
Polis Tahtakale'yi bastı ve döviz alışverişini engelledi.Estääkseen liikaa tungosta poliisi lopetti lipunmyynnin.
Günümüzde Odaiba, hem Tokyolular hem de turistler için popüler bir alışveriş ve gezi yeridir.Nykyään Odaiba on suosittu ostosalue, mutta myös nähtävyys niin tokiolaisille kuin matkailijoillekin.
Fikir alışverişinde bulunma amaçlı toplanırlar.Ajatuksena on tarjouskilpailu.
En sevdiği şey alışveriş yapmak ve moda dergilerini okumak.Hän pitää lukemisesta ja kirjoittaa artikkeleita paikalliseen sanomalehteen.
Kuzey Amerika'nın en büyük alışveriş merkezi olan West Edmonton Mall, Edmonton'da bulunmaktadır.Edmontonissa sijaitsee Pohjois-Amerikan suurin ja maailman viidenneksi suurin ostoskeskus West Edmonton Mall.
Sahar merkezinde geleneksel alışveriş yeri olarak Suk (Souk) Pazarı bulunur.Matrahin vanhaa keskustaa kauppakujien (souk) seudulta.
Alışveriş merkezi'nin kendi internet sitesi.Internet-kauppapaikan rakenteet.
Onlar dışarıda alışveriş yapıyorlar.He ovat ulkona ostoksilla.
Bayan Glück ve Yuki alışveriş turu yapmak istiyorlar.Rouva Glück ja Yuki haluavat lähteä ostoksille.
“Alışveriş-merkezinde-kaybolma” tekniği bir diğer kurtarma stratejisidir.Η τεχνική "χαμένος στο εμπορικό κέντρο" είναι μια άλλη στρατηγική αποκατάστασης της μνήμης.
Tiran'da City Park, QTU, Casa Italia, ve Tirana East Gate gibi alışveriş merkezleri bulunmaktadır.Τα Τίρανα έχουν εμπορικά κέντρα, όπως τα City Park σε 3 km2, QTU, Casa Italia, και Tirana East Gate.
Alışveriş merkezinin girişi.Η κεντρική είσοδος του εμπορικού κέντρου.
Yeni alışveriş merkezleri ve parklar yapılmıştır.Αργότερα κατασκευάστηκαν νέες έξοδοι και πάρκινγκ.
Dışarıdan kız alışverişide yapılmaya başlanmıştır.Τότε αποφασίζει να πάει για ψώνια.
Birçok alışveriş merkezleri bulunmaktadır.Ακόμη υπάρχουν πολλά εμπορικά καταστήματα.
İçerisinde alışveriş merkezi vardır.Στο εσωτερικό της υπάρχει εστιατόριο.
Link Değişimi: Karşılıklı link alışverişi / linkleme.Αμοιβαία ανταλλαγή (mutual exchange).
Ayrıca alışveriş merkezinde, Cinemaximum sinemalar zinciri tarafından işletilen sinema salonları bulunur.Μαζί με τον Τσάρλι διευθύνουν μια κινηματογραφική λέσχη.
Başlangıçtaki hedef ticari marka bilgisi alışverişine yönelik XML Standardının belirlenmesiydi.Αρχικός σκοπός της ήταν ο καθορισμός προτύπου XML για ανταλλαγή στοιχείων περί των εμπορικών σημάτων.
Çevresi alışveriş mağazaları ile doludur.Δρόμος με καταστήματα.
Sello alışveriş merkezi burada bulunmaktadır.Φωτογραφία του σταθμού 'Λεύκτρον' βρίσκεται εδώ.
On yıldır McDonald's dan alışveriş yapmadım.Εργαζόταν σε ένα εστιατόριο McDonald's κατά τη διάρκεια των καλοκαιρινών διακοπών για τρία χρόνια.
Bütün gündür alışveriş yapıyorum.Κάνω ψώνια όλη μέρα.
Alışveriş yapmak için ideal bir yerdir.Det var et ideelt sted at stifte en handelsby.
Başlangıçtaki hedef ticari marka bilgisi alışverişine yönelik XML Standardının belirlenmesiydi.Det oprindelige mål var at definere XML-standarder for udveksling af varemærkeoplysninger.
Alışveriş merkezi daha sonraları genişletilmiştir.Et andet stort indkøbscenter er senere også kommet til.
Mahallede bakkal veya ufak bir alışveriş yeri de yoktur.Tilsyneladende ingen eller meget få butikker i gaden.
Oxford Caddesi Avrupa'nın en büyük ve en yoğun alışveriş caddesidir.Oxford Street er en af de vigtigste indkøbsgader i London.
Ayrıca çok sayıda işyeri ve alışveriş merkezi de bulunmaktadır.Der er også forskellige services og butik.
Alışverişte yine birsürü şey çalmıştır.Handler du meget i denne butik?
Kuzey Amerika'nın en büyük alışveriş merkezi olan West Edmonton Mall, Edmonton'da bulunmaktadır.USA's største indkøbscenter, Mall of America, ligger i Bloomington.
Gima, Türkiye'de ilk kez taksitli alışveriş dönemini başlatmıştır.Bemærkelsesværdigt er det at Mazda for første gang sælger stationcar til samme pris som sedan.
Nota alışverişi böylece kesildi.Byens købmandshandel er nedlagt.
İçerisinde alışveriş merkezi vardır.Desuden findes en købmandsbutik.
Mağaza oyun içindeki alışveriş yeridir.Museet er placeret i butikken i Købmagergade.
Bunlar belediyenin özel olarak belirlediği yerlerde ya da alışveriş merkezlerinde bulunurlar.Du finder det på næsten alle større lagerbygninger eller indkøbscentre.
Ülkenin çoğunluğu alışveriş merkezi olarak burayı kullanır.Størstedelen af arealet benyttes som agerland.
Ayrıca oteller, lokantalar ve alışveriş merkezleri de yine bu cadde üzerindedir.Der forefindes tillige kontorer, caféer og butikker i stueplan i den øvrige del af bygningen.

İlgili Sayfalar