alışveriş ile cümle
alışveriş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Önce alışveriş sepeti oluşturulur.Eerst werd De vliegende doos uitgezonden.
Üstelik, online forumda fikir alışverişinde bulunma veya soru sorma imkanı vardır.Ook is de lijst online te raadplegen en kunnen suggesties worden gedaan.
Kingdom Centre'de alışveriş merkezi, Four Seasons Hotel Riyadh ve apartman daireleri bulunmaktadır.Het hotel is eigendom van de hotelketen Four Seasons Hotels en Resorts.
Alışveriş merkezi daha sonraları genişletilmiştir.Later is het winkelcentrum overdekt en uitgebreid.
Clover: Grubun alışveriş meraklısı olan üyesidir.Hij was lid van de firma Gebr.
Ankara'nın en eski alışveriş merkezidir.Het is de belangrijkste luchthaven van Ankara.
2012 yılı içerisinde tüm kiracılar tahliye edilmiş ve alışveriş merkezi kapanmıştır.In 2016 verliet een deel van de bewoners zijn huis en elk achtergelaten huis werd volledig afgesloten.
Köydeki alışverişlerde TL kullanılırken, büyük çaplı alışverişlerde Amerikan doları kullanıldığı olur.Bij een nachtelijke inval in de fabriek horen zij dat de valse dollars gemaakt worden in Noord-Afrika.
Aynı zamanda adanın iş, finans, yönetim, ulaşım, alışveriş ve eğlence merkezidir.Het is het belangrijkste centrum op het eiland betreffende zaken, financiën, transport en vermaak.
Bu yakınlarda alışveriş merkezi var mı?Is er hier ergens een winkelcentrum?
Alışveriş caddeleri, iş günlerinde çok sakindir.Winkelstraten zijn zeer rustig op werkdagen.
Pazara alışveriş yapmaya gidiyorum.Ik ga naar de markt om boodschappen te doen.
Sadece biraz alışveriş yapmak istemiştim.Ik wou alleen wat gaan winkelen.
Tom arkadaşlarıyla alışveriş yapacak.Tom gaat met zijn vriendin winkelen.
Tom arkadaşlarıyla alışveriş yapmaya gidiyor.Tom gaat met zijn vriendin winkelen.
Aynı yıl içerisinde Kaduna'da modern bir alışveriş merkezi açtı.W tym samym roku otworzył nowoczesne centrum handlowe w Kadunie.
Alışverişe bayılır.Uwielbia zakupy.
Başlangıçtaki hedef ticari marka bilgisi alışverişine yönelik XML Standardının belirlenmesiydi.Głównym celem było zdefiniowania standardu XML do celu wymiany informacji o znakach towarowych.
Alışveriş yapmak için ideal bir yerdir.Idealne rozwiązanie dla sklepów internetowych.
Bochum alışveriş yönünden zengin bir şehirdir.Olsztynek jest miastem bogatym w trasy rowerowe.
Kuzey Amerika'nın en büyük alışveriş merkezi olan West Edmonton Mall, Edmonton'da bulunmaktadır.Położony jest na terenie centrum handlowego West Edmonton Mall w Edmonton.
Müze devredildikten sonra, Húsavík'ten Reykjavik'in ana alışveriş caddesi olan Laugavegur 116'ya taşındı.Muzeum zostało przeniesione z powrotem do Reykjavíku do własnej siedziby przy Laugavegur 116.
Dans etmeyi ve arkadaşlarıyla alışveriş merkezlerini gezmeyi çok sever.Lubi tańczyć i spędzać czas z przyjaciółmi.
Pazar sepeti, alışverişte kullanılan bir araç.Wózek sklepowy – urządzenie służące do transportu zakupów.
Babası Mellowbrook alışveriş merkezinin 2.güvenlik asistanıdır.Glen – sprzedawca w hipermarkecie w Mellowbrook.
Ankara'nın en eski alışveriş merkezidir.Było to pierwsze centrum handlowe Ankary.
İçerisinde alışveriş merkezi vardır.Znajduje się tam ośrodek handlowy.
Dışarıdan kız alışverişide yapılmaya başlanmıştır.W sklepach zaczyna się wykupywanie towarów.
Kingdom Centre'de alışveriş merkezi, Four Seasons Hotel Riyadh ve apartman daireleri bulunmaktadır.Na środkowych piętrach wieżowca znajdują się pokoje hotelowe sieci Four Seasons Hotels.
Alışveriş merkezi daha sonraları genişletilmiştir.Następne sklepy testowe mają być większe.
Alışveriş Merkezi – oyuncu kendi lady'si için kıyafetler alabilir.Gracz może użyć go, by kupić różne ubrania dla swojej myszy.
Özdilek Alışveriş Merkezleri ve Tekstil San.Ośrodek hutnictwa i przemysłu włókienniczego.
Birçok büyük alışveriş merkezi (AVM) ilçede yer almaktadır.Duża część najcenniejszych budynków skoncentrowana jest przy rynku (Marktplatz).
Harry, her sene buraya alışveriş için gelmektedir.Vir co roku przyjeżdża z Londynu do Radżastanu.
Ikspiari - alışveriş, yemek ve eğlence kompleksi.Oferuje zakupy, zakwaterowanie, biznes, jedzenie i rozrywkę.
Via dei Condotti, İtalya'nın başkenti Roma'da bulunan bir moda ve alışveriş caddesidir.Via del Corso – centralna ulica przechodząca przez starożytną część włoskiej stolicy, Rzymu.
Bir gün Pritchard ve Garred alışverişe çıkıp kıyafet ve fötr şapka aldılar.Rano Clarysa wyjeżdza do fryzjera i na zakupy.
Dün alışveriş merkezine gittim.Poszłam wczoraj do centrum handlowego.
Jumbo alışveriş merkezinin yanındadır.Köpcentret Jumbo ligger i närheten.
Aynı yıl içerisinde Kaduna'da modern bir alışveriş merkezi açtı.Samma år öppnade han även ett köpcentrum i Kaduna.
Başlangıçtaki hedef ticari marka bilgisi alışverişine yönelik XML Standardının belirlenmesiydi.Det ursprungliga målet var att fastställa en XML-standard för utbyte av varumärkesinformation.
Kanyon Alışveriş Merkezi her gün saat 10:00 ile 22:00 saatleri arasında açıktır.Nöjesparken var öppen alla dagar i veckan mellan 10.00 och 22.00.
Buna rağmen karşılıklı fikir alışverişi oluyor.Därför skall vi ha Mystery Shopping.
Yeni alışveriş merkezleri ve parklar yapılmıştır.Här skapades butiker och lägenheter.
Alışveriş tutkunu, kredi kartını ele geçirdiğinde yakıyor.Det visar sig att mannen hade stulit hennes kreditkort.
Çamaşırların yıkanma işi hapishanede bilgi alışverişini de sağlıyordu.Även tvättinrättning skull inrymmas i huset.
Alışveriş merkezinda 120 adet mağaza yer alıyor.Butikskedjan omfattar i dagsläget 120 butiker.
Alışveriş yapmak için ideal bir yerdir.Läget var perfekt för att skapa en handelsstad.
İlçede kolay alışveriş imkânları da sunulmaktadır.Direkt byteshandel skulle också vara möjligt.
Kültür ve eğlence aynı zamanda alışveriş merkezidir.Medier och kultur i ett köpcentrum.
Tchibo, Türkiye'de ilk mağazasını 2006 yılında Cevahir Alışveriş Merkezi'nde açtı.I Funabashi öppnade Ikea 2006 sitt första varuhus i Japan.
Nota alışverişi böylece kesildi.Med uppgrundningen upphörde köpingsverksamheten.
Alıcı ve satıcının bir araya gelmesini kolaylaştırarak alışverişi hızlandırır.Elbörsens syfte är att förenkla för köpare och säljare att träffa avtal.
Günümüzde Odaiba, hem Tokyolular hem de turistler için popüler bir alışveriş ve gezi yeridir.Dublin är en populär shoppingstad för både irländare och turister.
2012 yılı içerisinde tüm kiracılar tahliye edilmiş ve alışveriş merkezi kapanmıştır.2012 blev byggnaden färdig, och den del som innehåller shoppingcenter och kontor öppnade då.
Ayrıca bu alanda alışveriş ve servis merkezi bulunmaktadır.På marknaden finns även underhållning och serveringar.
Ankara'daki alışveriş merkezleri listesiLista över köpingar i Sverige
Karl'ı da yanına alan Homer takım elbise almak için alışverişe çıkar.Karl, som är mer insatt i affärsvärlden än Homer, tar med honom till en klädaffär för att köpa en kostym.
İçerisinde alışveriş merkezi vardır.På orten finns en affär.
Forum Helsinki'de bulunan özel mülkiyet olan tek alışveriş merkezidir.Forum är det enda köpcentret i huvudstadsregionen som är i privat ägo.