alışveriş ile cümle

alışveriş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Artan internet kullanımı ve alışveriş sebebiyle giderek daha çok kullanılmaya başlanmıştır.Cada vez es más común realizar compras vía internet.
Bir alışveriş merkezinde güvenlik görevlisi olarak çalışmaktadır.Su padre trabaja como guardia en un centro comercial.
Oyunlarından bazıları: Alışveriş ve S.kiş (İng.Tarde de compras (Cal y Canto.
Son zamanlarda alışveriş ve yaşam merkezlerinin sayısında büyük artış olmuştur.Últimamente cada vez hay más comercios de mediana importancia.
Alışveriş merkezinin tamamı ise 1983 yılında açıldı.La librería se abrió en 1983.
Jumbo alışveriş merkezinin yanındadır.Se ubica junto al Centro Comercial La Vaguada.
Alışveriş merkezinde çekimler, Ekim 1977 tarihinde başladı.Los orígenes de esta línea se remontan a octubre de 1977.
Westgate Alışveriş Merkezi "West Gate" de yer alır.Westfield también opera el cercano centro comercial Westfield Southgate.
Çevrimiçi alışveriş, İnternet üzerinden çevrimiçi olarak yapılan alışveriş.Comercios que se agrupan por tipo de actividad, en plan gremial.
Özel bir alışveriş merkezi olarak, eski kısaltmasını koruyabildi ve hala GUM olarak adlandındırılmaktadır.Siendo ya un negocio privado, se le dio un nuevo nombre, conservando la sigla GUM.
250'nin üzerinde mağazaya sahip olan alışveriş merkezinin otoparkı, 4000 araç kapasitelidir.El alquiler del mismo apartamento en el mercado libre era de unos 450 escudos.
Her sabah alışverişe çıkarım.Vado a fare acquisti ogni mattina.
O mağazada alışverişe gitmeyi seviyorum.Voglio far compere in questo negozio.
O, alışverişi sever.Gli piace fare shopping.
Alışverişe gitme zamanı.È tempo di andare a far compere.
Keely alışveriş yapmayı ve büyük kedileri çok seviyor ve bir gün gazeteci olmak istiyor.A Keely piacciono lo shopping, i gatti e da grande vorrebbe diventare giornalista.
Başlangıçtaki hedef ticari marka bilgisi alışverişine yönelik XML Standardının belirlenmesiydi.L'obiettivo iniziale era la definizione dello standard XML per lo scambio d'informazioni sui marchi.
En sevdiği şey alışveriş yapmak ve moda dergilerini okumak.Le piace fare shopping e seguire le ultime tendenze in fatto di moda.
Rail Bazaar:Şehirde bulunan birkaç antik alışveriş pazarlarından en eskisi.Rail Bazaar: uno dei più antichi bazar della città.
Alışveriş merkezinde Salaş Burger adlı fast food restoranında çalışır.Ed è impiegato come cassiere al fast food Good Burger.
Sello alışveriş merkezi burada bulunmaktadır.Lo studio di registrazione Sundlaugin si trova qui.
Çevresi alışveriş mağazaları ile doludur.Essa è circondata da negozi di artigianato.
Zafer Plaza, Bursa'da bulunan bir alışveriş merkezi.Centro commerciale Zafer Plaza AVM a Bursa.
Joshua Burgin (Tate Donovan): yeni boşanmış Bloomingdale's'e alışverişe gelen adam.Joshua Burgin (Tate Donovan): è un suo cliente, che ha appena divorziato.
Merkezin altında büyük bir alışveriş merkezi yer almaktadır.All'interno dello stadio è presente un grosso centro commerciale.
Alışveriş yapmak için ideal bir yerdir.Aztec era il posto più conveniente per fare acquisti.
Herkesin gelip görmesini ve alışveriş yapmasını tavsiye ederiz.Lui dice di saperci fare e di riuscire a comprare e vendere di tutto.
İzlanda'nın en büyük alişveriş merkezi Smáralind ve en yüksek binası Smáratorg-Tower'da Kópavogur'dadır.L'edificio più alto dell'Islanda ha sede a Kópavogur, lo Smáratorg 3.
Sitesinden oyun oynanabilir ya da alışveriş yapılabilir.Oppure si potrà giocare una campagna.
Alışverişte yine birsürü şey çalmıştır.Saccheggiarono anche qualche negozio.
Ülkenin çoğunluğu alışveriş merkezi olarak burayı kullanır.La maggior parte del centro è destinata ad uso residenziale.
Mahalle çevresinde çok sayıda alışveriş merkezi vardır.Molti sono i centri commerciali presenti del distretto.
Kanyon Alışveriş Merkezi her gün saat 10:00 ile 22:00 saatleri arasında açıktır.Il parco è aperto tutti i giorni dalle 10:00 alle 22:00.
Harekât sırasında ABD ile İsrail istihbarat alışverişinde bulunmuştur.Israele continuò nella sua attività di traffico d'armi su delega degli Stati Uniti.
Alışveriş yapmak için şehir merkezine gidiyoruz.Мы идём в центр города, чтобы пройтись по магазинам.
Annem alışverişe gitti, değil mi?Моя мать отправилась за покупками, так?
Alışverişe gidiyorlar.Они идут за покупками.
Haftalık alışverişini rahat yapman için, arabaya ihtiyacın var.Чтобы удобно ездить по магазинам, вам нужна машина.
Alışverişe gitmek zorundayım. Bir saat içinde döneceğim.Я должен идти за покупками. Вернусь через час.
Alışveriş merkezleri ergenler arasında popülerdir.Торговые центры популярны у подростков.
Sadece biraz alışveriş yapmak istemiştim.Я просто хотел немного пройтись по магазинам.
Kaç tane alışveriş çantan var?Сколько у тебя сумок для покупок?
Uyumakta olan Tom'un belli belirsiz nefes alışverişleri beni dinginleştiriyor.Меня успокаивает ровное дыхание спящего Тома.
Günaşırı alışverişe giderim.Я хожу за покупками через день.
2012 yılı içerisinde tüm kiracılar tahliye edilmiş ve alışveriş merkezi kapanmıştır.В 2012 году все арендаторы торгового центра были выселены и магазины закрыты.
Banknot'ların eBay online alışveriş sitesinde değeri 30£'a kadar yükseldi.На онлайн-аукционе eBay за одну купюру предлагали до 30 фунтов.
Merkezin altında büyük bir alışveriş merkezi yer almaktadır.Под площадью построен крупный торговый центр.
Ülkenin çoğunluğu alışveriş merkezi olarak burayı kullanır.В настоящее время большая часть здания используется под бизнес-центр.
(240 m) Omotesando Hills (表参道ヒルズ) - 2006 yılında tamamlanan bir alışveriş merkezidir.Omotesandō Hills — торговый центр, построенный в 2006 году.
Bu alışverişe tarihte "Louisiana mübayaası" adı verilmektedir.В обиходе эта кухня получила название «луизианской».
Çünkü alışveriş merkezi İsveçli-Fin kurumlara aittir.Медная шахта принадлежит финско-шведской компании Stora Enso.
İçerisinde alışveriş merkezi vardır.Сейчас в нем расположен торговый центр.
Bu alışveriş kentlerde ekonomik refah ve kültürün yaratılmasıyla yakından ilintilidir.Он тесно связан с формированием экономического благополучия и экономической культуры в городах.
Burada alışveriş keyfini doyasıya yaşayabilirsiniz.Здесь можно прогуляться по хвойному бору.
2003'e kadar şehir yakınlarında üç büyük perakende alışveriş merkezi açılmıştır.Рядом с заводом до 2003 года проходила узкоколейная железная дорога.
Hava ile kan arasındaki gaz alışverişi alveollerde yapılır.В альвеолах происходит газообмен между кровью и атмосферным воздухом.
Dans etmeyi ve arkadaşlarıyla alışveriş merkezlerini gezmeyi çok sever.Увлекается спортом и прогулками с друзьями.
Omurgalıların solunum sistemi organizma ile dış ortam arasında gaz alışverişi sağlayan sistemdir.Газообмен — обмен газов между организмом и внешней средой.
Nota alışverişi böylece kesildi.Покупательский ажиотаж закончился.
Büyük gümüş paralarla alışverişin olduğu yeni dönemde azizlerin tasvirleri yeniden görünmeye başladı.С началом возвращения зданий монастырю постепенно стали появляться новые святыни.

İlgili Sayfalar