alışma ile cümle

alışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Durum şuydu ki: Bir ay orada olacaktık, ve ben hayvanların bize alışmasını istiyordum.Pero la idea era que estábamos por un mes y yo quería aclimatar los animales a nosotros.
Durum şuydu ki: Bir ay orada olacaktık, ve ben hayvanların bize alışmasını istiyordum.Но идеята е: бяхме там за един месец и исках животните да се приспособят към нас.
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.Cô ấy nói " Bộ phim nói về một người phụ nữ chấp nhận với viễn cảnh trở nên già đi."
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi."Der Film handelt über eine Frau, die sich mit dem Älterwerden auseinandersetzt."
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.Dia bilang, "Tentang seorang wanita yang dalam proses berdamai dengan umurnya."
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.Ea a spus: "Filmul este despre o femeie care ajunge să accepte faptul că îmbătrâneşte."
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.Ellle a répondu "Le film parle d'une femme qui accepte de vieillir."
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi."Filmen handler om en kvinde der affinder sig med at blive ældre".
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.그녀가 말하길 나이가 들어가는 어떤 여자에 대한 영화라고 했어요.
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi."La película trata de una mujer que está aceptando envejecer".
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.Mi ha detto, "Il film tratta di una donna che accetta il fatto di diventare vecchia"
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi."O filme é sobre uma mulher "a aceitar o facto de estar a envelhecer."
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.Powiedziała: "Film jest o kobiecie, która próbuje się pogodzić z tym, że się starzeje."
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.Ze antwoordde: "De film gaat over een vrouw die in het reine probeert te komen met het ouder worden. "
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.Και εκείνη απάντησε: "Η ταινία είναι για μια γυναίκα που συμβιβάζεται με το γεγονός ότι μεγαλώνει."
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.Она ответила: "Фильм о женщине, которая примиряется с возрастом".
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi."Филмът е за една жена, примиряваща се с остаряването."
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.היא אמרה, "זהו סרט על אישה המתפייסת עם העובדה שהיא מזדקנת."
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.قالت: "الفيلم عن امراة تقبل واقع أنها تقدمت بالسن."
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.女性についての映画よ」と答えました 心理学的な答えです
Gauss alışma fonksiyonu. Böylece baktığı şeyden bir süre sonra sıkılıp, başka bir şeye bakıyor.Et il s'ennuie, alors il ira regarder quelque chose d'autre.
Gauss alışma fonksiyonu.로봇이 한 곳을 바라보면 그 부분의 강도가 점점 세어지도록 되어 있습니다.
Gauss alışma fonksiyonu.ויותר ויותר חזקה כשהוא מביט במשהו אחד.
Gauss alışma fonksiyonu.ويتكثّف أكثر وأكثر بينما ينظر لشئ واحد.
Gauss alışma fonksiyonu.結果的に 飽きてしまい 何か他のものを見るようになります
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Ačkoliv nebylo jednoduché přizpůsobit se životu v Jižní Koreji, vypracovala jsem si plán.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Aj keď bolo prispôsobenie sa životu v Južnej Kórei ťažké, mala som plán.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Anche se adattarsi alla vita in Corea del Sud non è stato facile, ho ideato un piano.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Apesar de não ser fácil adaptar-me à vida na Coreia do Sul, tracei um plano.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Aunque adaptarme a la vida en Corea del Sur no fue fácil, hice un plan.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Även om det var svårt att anpassa sig till ett liv i Sydkorea, gjorde jag upp en plan.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Čeprav prilagajanje življenju na jugu ni bilo lahko, sem naredila načrt.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Deși ajustarea la viața din Coreea de Sud n-a fost ușoară, mi-am făcut un plan.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Het was niet makkelijk mij aan te passen aan het Zuid-Koreaanse leven, maar ik maakte een plan.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.남한에서의 삶에 적응하는 것이 쉽지는 않았지만, 저는 계획을 세웠고,
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Mặc dù để thích ứng với cuộc sống ở Hàn Quốc thì không dễ chút nào
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Mais si l'ajustement au style de vie de la Corée du Sud n'était pas facile, j'avais un plan.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Mimo że przystosowanie się do życia w Korei Południowej nie było łatwe, rozplanowałam to.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Obwohl mir die Anpassung an das südkoreanische Leben nicht leicht fiel, hatte ich einen Plan.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Selvom det var svært at tilpasse sig livet i Sydkorea, havde jeg en plan.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Ugyan nem volt könnyű megszoknom az életet Dél-Koreában, volt egy tervem.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Vaikkei eteläkorealaiseen elämään sopeutuminen ollut helppoa, tein suunnitelman.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Walaupun menyesuaikan diri dengan kehidupan di Korea Selatan tidaklah mudah, saya membuat rencana.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Αν και δεν ήταν εύκολη η προσαρμογή στη Νότια Κορέα, έκανα ένα σχέδιο.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Въпреки че приспособяването ми в Южна Корея не беше лесно, аз имах план.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.І хоч звикнути до життя у Південній Кореї було нелегко, я придумала план.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Хотя привыкнуть к жизни в Южной Корее было непросто, я строила планы на будущее.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.למרות שההסתגלות לחיים בדרום קוריאה לא היתה קלה, היתה לי תכנית.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.ورغم أن التأقلم على الحياة في كويا الجنوبية لم يكن سهلاً إلا أنني أعددت خطة.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.計画を立てました 大学受験のため勉強を始めたのです
Her seferinde bu üç durumdan biri geçerlidir. Bunlara alışmak çok önemli.I te trzy przypadki będziesz spotykał za każdym razem.
Her seferinde bu üç durumdan biri geçerlidir. Bunlara alışmak çok önemli.وهذه هي الحالات الثلاث التي ستراها
İşveren yeni işe başlayanların iş yerine alışmalarını sağlamalıdır.Arbetsgivaren ska ordna arbetsplatsintroduktion för nya anställda.
İşveren yeni işe başlayanların iş yerine alışmalarını sağlamalıdır.El empleador está obligado a facilitarle al nuevo empleado un sistema de familiarización con el trabajo.
İşveren yeni işe başlayanların iş yerine alışmalarını sağlamalıdır.L’employeur doit organiser une séance d’initiation au travail à l’attention du nouvel employé.
İşveren yeni işe başlayanların iş yerine alışmalarını sağlamalıdır.Työnantajan on järjestettävä uudelle työntekijälle perehdytys työpaikkaan.
İşveren yeni işe başlayanların iş yerine alışmalarını sağlamalıdır.Работодатель обязан организовать для нового сотрудника инструктаж на рабочем месте.
İşveren yeni işe başlayanların iş yerine alışmalarını sağlamalıdır.على رب العمل أن يقوم بتنظيم إطلاعات للعمال الجدد على مكان العمل (أي جعله أليفاً لهم).
Kullanmaya alışmam yaklaşık üç yada dört saat kadar sürdü.AK: 콤퓨터를 가르키는데 3~4시간 정도 걸렸던 것 같아요.
Kullanmaya alışmam yaklaşık üç yada dört saat kadar sürdü.AK:

İlgili Sayfalar