alışkı ile cümle
alışkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bilinmeyen, alışkın olduğumuzdan daha tehlikerli olarak algılanır.הבלתי ידוע נתפש כמסוכן יותר מאשר המוכּר.
Bilinmeyen, alışkın olduğumuzdan daha tehlikerli olarak algılanır.ينظر إلى المجهول أنه أكثر خطرا من المعروف.
Bilinmeyen, alışkın olduğumuzdan daha tehlikerli olarak algılanır.既知のリスクより大きく捉えられます 例えば
Bir şey olmaz.Ben buna zaten alışkınım.C'est rien, j'ai l'habitude.
Bir şey olmaz.Ben buna zaten alışkınım.Das ist gar nichts, ich bin das bereits gewöhnt.
Bir şey olmaz.Ben buna zaten alışkınım.Detta är inget. Jag är redan avn vid det.
Bir şey olmaz.Ben buna zaten alışkınım.Het stelt niks voor. Ik ben er al aan gewend.
Bir şey olmaz.Ben buna zaten alışkınım.Không có gì ạ. Em quen với chuyện này rồi.
Bir şey olmaz.Ben buna zaten alışkınım.Nic się nie stało. Przywykłem juz do tego.
Bir şey olmaz.Ben buna zaten alışkınım.Non è nulla. Ci sono abituato.
Bir şey olmaz.Ben buna zaten alışkınım.Nu e nimic. Deja sunt obisnuit cu asta.
Bir şey olmaz.Ben buna zaten alışkınım.Tidak apa-apa. saya sudah biasa.
Bir şey olmaz.Ben buna zaten alışkınım.To nič nie je. Už som si na to zvykol.
Bir şey olmaz.Ben buna zaten alışkınım.Δεν έγινε και τίποτα. Είμαι συνηθισμένος σε αυτά.
Bir şey olmaz.Ben buna zaten alışkınım.Ничего страшного. Я уже к этому привык.
Bir şey olmaz.Ben buna zaten alışkınım.هذا لا شي لا يجب عليكم القلق عليه
Bir şey olmaz.Ben buna zaten alışkınım.ウンジョが来てから 毎日がたのしいんだ
Bir uçuşu ve yukarı hareketi andırıyor. Ve aslında böyle şeylere bizler alışkınız.Sugerează zborul şi mişcarea pe verticală, dar noi suntem obişnuiţi cu astfel de sugestii.
Bir uçuşu ve yukarı hareketi andırıyor. Ve aslında böyle şeylere bizler alışkınız.Подсказва полет и движение нагоре и ние сме свикнали с такива неща.
Biz, bizim şeytan olduğumuzu duymaya alışkın değildik. [Gazeteci]우리는 우리가 마 귀를 했다 말 했 되 고 익숙해 하지
Biz, bizim şeytan olduğumuzu duymaya alışkın değildik. [Gazeteci]لم نكن معتادين أن يقال لنا أننا شياطين
Biz tek bir vektörle çalışmaya alışkınız.Estamos acostumbrados a trabajar en un vector.
Biz tek bir vektörle çalışmaya alışkınız.우리는 한 벡터로만 일하는데 너무 익숙해 있습니다.
Biz tek bir vektörle çalışmaya alışkınız.Nous sommes tellement habitués à travailler sur un seul vecteur.
Biz tek bir vektörle çalışmaya alışkınız.Siamo così abituati a lavorare in un'unica direzione.
Biz tek bir vektörle çalışmaya alışkınız.Suntem atât de obișnuiți să lucrăm într-un singur vector.
Biz tek bir vektörle çalışmaya alışkınız.Ta chỉ quen làm việc trong một vectơ.
Biz tek bir vektörle çalışmaya alışkınız.We zijn gewend aan 1 vector.
Biz tek bir vektörle çalışmaya alışkınız.Wir sind so daran gewöhnt, in einem Vektor zu arbeiten.
Biz tek bir vektörle çalışmaya alışkınız.Zazwyczaj jesteśmy przyzwyczajeni do pracy w jednym kierunku.
Biz tek bir vektörle çalışmaya alışkınız.Мы привыкли работать в одном направлении.
Biz tek bir vektörle çalışmaya alışkınız.Толкова сме свикнали да работим в един вектор.
Biz tek bir vektörle çalışmaya alışkınız.אנחנו כל כך רגילים לעבוד בווקטור אחד.
Biz tek bir vektörle çalışmaya alışkınız.نحن معتادون على العمل على فكتور واحد.
Biz tek bir vektörle çalışmaya alışkınız.このプログラムはすべて同時です
Bu arada sizin de yok sadece siz bunu hep yapmış olduğunuz için buna alışkınsınız.A mimochodem, ani vy je mít nemusíte. Jde jen o to, že jste je vždycky měli a prostě je jen nosíte dál.
Bu arada sizin de yok sadece siz bunu hep yapmış olduğunuz için buna alışkınsınız.A vy ich mimochodom tiež nemusíte nosiť, akurát ste boli na to zvyknutý a tak v tom pokračujete.
Bu arada sizin de yok sadece siz bunu hep yapmış olduğunuz için buna alışkınsınız.D'ailleurs vous n'en avez pas besoin non plus, c'est juste que vous l'avez toujours fait, et vous continuez.
Bu arada sizin de yok sadece siz bunu hep yapmış olduğunuz için buna alışkınsınız.Eikä teidänkään niitä tarvitsisi käyttää; te vain olette aina tehneet niin, ja pidätte yllä vanhaa tapaa.
Bu arada sizin de yok sadece siz bunu hep yapmış olduğunuz için buna alışkınsınız.E, tra parentesi, neanche voi ne avete bisogno; è solo che lo avete sempre fatto e continuate a farlo.
Bu arada sizin de yok sadece siz bunu hep yapmış olduğunuz için buna alışkınsınız.In mimogrede, tudi vam ni treba; ampak, ker ste to vedno počeli, to počnete še naprej.
Bu arada sizin de yok sadece siz bunu hep yapmış olduğunuz için buna alışkınsınız.Já agora, nós também não precisamos, mas sempre o fizemos e portanto continuamos a fazê-lo.
Bu arada sizin de yok sadece siz bunu hep yapmış olduğunuz için buna alışkınsınız.사실, 여러분도 시계를 찰 필요가 없습니다. 하지만 여러분은 늘 그래왔던 것처럼 시계를 차고 계시네요.
Bu arada sizin de yok sadece siz bunu hep yapmış olduğunuz için buna alışkınsınız.Mellesleg nektek sem kell hordani, csak mivel mindig is ezt tettétek, továbbra is ezt teszitek.
Bu arada sizin de yok sadece siz bunu hep yapmış olduğunuz için buna alışkınsınız.Og, forresten, I behøver heller ikke gøre det; det er bare at I har altid gjort det og bliver ved med det.
Bu arada sizin de yok sadece siz bunu hep yapmış olduğunuz için buna alışkınsınız.Wy też nie musicie, ale zawsze jeden mieliście.
Bu arada sizin de yok sadece siz bunu hep yapmış olduğunuz için buna alışkınsınız.І, між іншим, вам теж не потрібно більше так робити; просто ви так завжди робили і далі так робите.
Bu arada sizin de yok sadece siz bunu hep yapmış olduğunuz için buna alışkınsınız.Кстати, вам тоже нет необходимости — просто вы всегда носили, и [потому] продолжаете носить.
Bu arada sizin de yok sadece siz bunu hep yapmış olduğunuz için buna alışkınsınız.ודרך אגב, גם אתם לא צריכים לעשות זאת; רק שאתם תמיד עשיתם זאת, ואתם ממשיכים לעשות זאת.
Bu arada sizin de yok sadece siz bunu hep yapmış olduğunuz için buna alışkınsınız.وبالمناسبة، لا تحتاج أيضا للقيام بذلك. لأنك دائماً ما ترتدي الساعة، تستمر على القيام بذلك.
Bu arada sizin de yok sadece siz bunu hep yapmış olduğunuz için buna alışkınsınız.習慣的にし続けているのです 私の娘のケイトは20歳ですが 腕時計などしたことがありません
Bu benim için biraz garip, bunu yapmaya pek alışkın değilim,Dit is erg vreemd voor me, want ik ben niet gewend om dit te doen.
Bu benim için biraz garip, bunu yapmaya pek alışkın değilim,E foarte ciudat pentru mine, pentru că nu sunt obişnuit să fac asta.
Bu benim için biraz garip, bunu yapmaya pek alışkın değilim,Je n'ai pas l'habitude de cet exercice, c'est très étrange pour moi.
Bu benim için biraz garip, bunu yapmaya pek alışkın değilim,Jest to dla mnie bardzo dziwne, ponieważ nie jestem do tego przyzwyczajony
Bu benim için biraz garip, bunu yapmaya pek alışkın değilim,여긴 저한테 매우 낯설군요. 제가 이런 것에 익숙하지 않아서요.
Bu benim için biraz garip, bunu yapmaya pek alışkın değilim,Nó rất lạ, bởi vì tôi không quen với điều đó:
Bu benim için biraz garip, bunu yapmaya pek alışkın değilim,Немного необычно быть здесь, непривычно.
Bu benim için biraz garip, bunu yapmaya pek alışkın değilim,זה מאד מוזר לי, כי אני לא רגיל לכך:
Bu benim için biraz garip, bunu yapmaya pek alışkın değilim,إنه لأمر غريب بالنسبة لي، لأنني غير معتاد على القيام بذلك