alışkı ile cümle

alışkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Fonksiyonlarla böyle işlem yapmaya alışkınsınız.Wiemy, jak używać takich funkcji.
Fonksiyonlarla böyle işlem yapmaya alışkınsınız.لقد اعتدت التعامل مع الاقترانات هنا
Gerçek eşzamanlılık. Bu çalışmaya alışkın olduklarımızdan değil.그건 실제로 동시다발적입니다. 우리가 여태껏 다뤄온 것과는 다른 것이죠.
Gerçek eşzamanlılık. Bu çalışmaya alışkın olduklarımızdan değil.Tất cả đều cùng lúc, hoàn toàn khác những gì chúng ta từng làm.
Gerçek eşzamanlılık. Bu çalışmaya alışkın olduklarımızdan değil.זו סימולטניות אמיתית. זה לא משהו שאנחנו רגילים לעבוד איתו.
Gerçek eşzamanlılık. Bu çalışmaya alışkın olduklarımızdan değil.فانه لا يشبه أي شئ عملنا عليه من قبل.
Gerçek eşzamanlılık. Bu çalışmaya alışkın olduklarımızdan değil.我々はベクトルにそって動くことに慣れています
Halbuki sadaka vermeye alışkındım, değil mi? Fakirlere para verirsin, yardım etmiş olursun.Há pobreza, dá-se dinheiro para ajudar.
Halbuki sadaka vermeye alışkındım, değil mi? Fakirlere para verirsin, yardım etmiş olursun.Tam je revščina, daš denar, da pomagaš.
Halbuki sadaka vermeye alışkındım, değil mi? Fakirlere para verirsin, yardım etmiş olursun.Vezi sărăcie, dai bani pentru a ajuta.
Halbuki sadaka vermeye alışkındım, değil mi? Fakirlere para verirsin, yardım etmiş olursun.Waar armoede is, geef je geld om te helpen.
Halbuki sadaka vermeye alışkındım, değil mi? Fakirlere para verirsin, yardım etmiş olursun.Има бедност, даряваш пари за помощи.
Halbuki sadaka vermeye alışkındım, değil mi?가난한 사람이 있으면 기부를 하여 돕는다는 것이
Halbuki sadaka vermeye alışkındım, değil mi?lo cual había sido mi modalidad.
Halbuki sadaka vermeye alışkındım, değil mi?וזאת היתה צורת המחשבה שלי,
Halbuki sadaka vermeye alışkındım, değil mi?وهو أمرٌ غريب أليس كذلك
Halbuki sadaka vermeye alışkındım, değil mi?寄付を求められるだろうと覚悟していました
Henüz buna alışkın değilim.- Ich bin es noch nicht gewohnt.
Henüz buna alışkın değilim.Ik ben het nog niet gewoon.
Henüz buna alışkın değilim.Încă nu m-am obişnuit.
Henüz buna alışkın değilim.Még nem szoktam meg.
Henüz buna alışkın değilim.Nejsem na to zvyklá.
Henüz buna alışkın değilim. Neye?- Я еще не привыкла.
Henüz buna alışkın değilim.- Todavía no estoy acostumbrada. - ¿A qué?
Henüz buna alışkın değilim.Δεν το έχω συνηθίσει.
Henüz buna alışkın değilim.Още не съм свикнала.
Hepiniz cep telefonlarınızın çoğu zaman çalışıyor olmasına alışkınsınızdır.Anda semua terbiasa telepon selular yang bekerja dengan baik hampir setiap saat.
Hepiniz cep telefonlarınızın çoğu zaman çalışıyor olmasına alışkınsınızdır.Cu toții suntem obișnuiți să avem telefoane mobile care funcționează majoritatea timpului.
Hepiniz cep telefonlarınızın çoğu zaman çalışıyor olmasına alışkınsınızdır.Jullie zijn allen gewend dat jullie mobiele telefoons de meeste tijd perfect werken.
Hepiniz cep telefonlarınızın çoğu zaman çalışıyor olmasına alışkınsınızdır.모두들 아마 핸드폰이 항상 작동되는것에 적응 되어있을 것 입니다.
Hepiniz cep telefonlarınızın çoğu zaman çalışıyor olmasına alışkınsınızdır.Przywykliśmy, że komórki pracują przez większość czasu.
Hepiniz cep telefonlarınızın çoğu zaman çalışıyor olmasına alışkınsınızdır.Sie sind sich alle gewöhnt, dass Ihre Mobiltelefone funktionieren während der meisten Zeit.
Hepiniz cep telefonlarınızın çoğu zaman çalışıyor olmasına alışkınsınızdır.Siete tutti abituati a che il vostro telefonino funzioni la maggior parte del tempo.
Hepiniz cep telefonlarınızın çoğu zaman çalışıyor olmasına alışkınsınızdır.Tất cả các bạn đều quen với việc điện thoại di động của các bạn hoạt động trong phần lớn thời gian.
Hepiniz cep telefonlarınızın çoğu zaman çalışıyor olmasına alışkınsınızdır.Todos estamos acostumbrados a tener señal en nuestros celulares la mayoría del tiempo.
Hepiniz cep telefonlarınızın çoğu zaman çalışıyor olmasına alışkınsınızdır.Vous êtes tous habitués à ce que vos téléphones cellulaires fonctionnent la grande majorité du temps.
Hepiniz cep telefonlarınızın çoğu zaman çalışıyor olmasına alışkınsınızdır.Είστε όλοι συνηθισμένοι να λειτουργούν τα κινητά σας σχεδόν κάθε φορά.
Hepiniz cep telefonlarınızın çoğu zaman çalışıyor olmasına alışkınsınızdır.Вы все привыкли, что ваши сотовые телефоны работают почти все время.
Hepiniz cep telefonlarınızın çoğu zaman çalışıyor olmasına alışkınsınızdır.Свикнали сте мобилните ви телефони да работят през по-голямата част от времето.
Hepiniz cep telefonlarınızın çoğu zaman çalışıyor olmasına alışkınsınızdır.אנחנו רגילים שהטלפונים הניידים שלנו פועלים רוב הזמן.
Hepiniz cep telefonlarınızın çoğu zaman çalışıyor olmasına alışkınsınızdır.جميعكم معتادون على تشغيل هواتفهم الخلوية في الغالبية العظمى من الأوقات.
Hepiniz cep telefonlarınızın çoğu zaman çalışıyor olmasına alışkınsınızdır.きちんと動作することに慣れています ボストンは携帯電話の電波受信可能範囲という点で
Işık, günlük hayatta karşılaşmaya alışkın olduğumuz hiçbir şeye benzemez aslında.Beh, la luce non è per nulla come eravamo abituati a concepirla nella nostra vita quotidiana.
Işık, günlük hayatta karşılaşmaya alışkın olduğumuz hiçbir şeye benzemez aslında.Bem, a luz não é realmente como qualquer coisa com que estejamos habituados a lidar no nosso quotidiano.
Işık, günlük hayatta karşılaşmaya alışkın olduğumuz hiçbir şeye benzemez aslında.Chà, ánh sáng không giống bất cứ thứ gì chúng ta gặp thường ngày.
Işık, günlük hayatta karşılaşmaya alışkın olduğumuz hiçbir şeye benzemez aslında.Et bien, la lumière ne ressemble à rien que nous ayons l'habitude de voir dans nos quotidiens.
Işık, günlük hayatta karşılaşmaya alışkın olduğumuz hiçbir şeye benzemez aslında.글쎄요, 빛은 우리 주변에서 우리가 매일 다루는 물건들과는 다릅니다.
Işık, günlük hayatta karşılaşmaya alışkın olduğumuz hiçbir şeye benzemez aslında.Lumina nu seamănă cu nimic din ce suntem obişnuiţi în viața de zi cu zi.
Işık, günlük hayatta karşılaşmaya alışkın olduğumuz hiçbir şeye benzemez aslında.Světlo se nepodobá ničemu, s čím jsme zvyklí pracovat v našem každodenním životě.
Işık, günlük hayatta karşılaşmaya alışkın olduğumuz hiçbir şeye benzemez aslında.Λοιπόν το φως δεν μοιάζει με τίποτα από αυτά που συναντάμε καθημερινά.
Işık, günlük hayatta karşılaşmaya alışkın olduğumuz hiçbir şeye benzemez aslında.Ами, светлината не е изобщо като нищо, с което сме свикнали да се занимаваме в нашето ежедневие.
Işık, günlük hayatta karşılaşmaya alışkın olduğumuz hiçbir şeye benzemez aslında.Что ж, свет совсем не похож на всё, с чем мы сталкиваемся в повседневной жизни.
Işık, günlük hayatta karşılaşmaya alışkın olduğumuz hiçbir şeye benzemez aslında.ובכן, אור בעצם לא דומה לשום דבר שאנחנו רגילים להתמודד אתו בחיינו היום יומיים.
Işık, günlük hayatta karşılaşmaya alışkın olduğumuz hiçbir şeye benzemez aslında.حسنا، الضوء شيء مميز ليس مثل أي شيء آخر اعتدنا على التعامل معه في حياتنا اليومية.
Işık, günlük hayatta karşılaşmaya alışkın olduğumuz hiçbir şeye benzemez aslında.普通のものとは全く違うのです 時には粒子のように振る舞い
İşte ilk defa, çok çok güçlü olduğunu düşünmeye alışkın olduğum bu adamda bir zayıflık görmüştüm.그리고 그것은 처음으로 나도이 녀석의 취약점을 감지 했다 난 항상 매우 강한 사람으로 서의 생각에 익숙해 있었다.
Kimsenin koruması olmadan yaşamaya alışkınım.J'ai l'habitude de n'avoir personne pour me protéger.
Kimsenin koruması olmadan yaşamaya alışkınım.Már hozzászoktam, hogy nincs aki megvédjen.
Kimsenin koruması olmadan yaşamaya alışkınım.انا متعودة على الا يحمين اي شخص
O genelde büyük gözlük takmaya alışkın olmadığında olur.Az nem lehet, hacsak nincs valami erőss szemüvege.

İlgili Sayfalar