Ana içeriğe geç
Sözlük

alışkı ile cümle

alışkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Biz erkekler kadınları beklemeye alışkınız.We men are used to waiting for the women.
O kötü alışkınlıktan kurtulmalısın.You must get rid of that bad habit.
Ben zaten yaz sıcağına alışkınım.I'm already accustomed to the heat of summer.
Yeğenim geç saatlere kadar oturmaya alışkındı.My nephew was accustomed to sitting up late.
İngilizler kuyruklarda durmaya alışkın.British people are used to standing in queues.
Ben zaten tatami üstünde oturmaya alışkınım.I am already accustomed to sitting on tatami.
Mary alay edilmeye alışkın değildir.Mary is not used to being made fun of.
Bob, çok çalışmaya alışkın.Bob is accustomed to hard work.
Gece geç saatlere kadar kalmaya alışkın değilim.I'm not used to staying up late at night.
Ben bir kamyon sürmeye alışkınım.I am used to driving a truck.
Tom telefonda kızları aramaya alışkındır.Tom is accustomed to calling up girls on the telephone.
Küçük çocuk yetişkinlerle konuşmaya alışkın.The little boy is used to talking with grown-ups.
Hırsız gece geç saatlere kadar yatmamaya alışkın.The burglar is used to staying up late.
Adam bu tür yarayı tedavi etmeye alışkındı.The man was used to treating this kind of wound.
Çocuk azarlanmaya alışkındı.The boy was used to being scolded.
Kız tek başına her şeyi çalmaya alışkın.The girl is used to playing all by herself.
Baharatlı yiyeceğe alışkın değilim.I'm not used to spicy food.
Jim henüz yolun sol tarafında sürmeye alışkın değil.Jim is not yet used to driving on the left side of the road.
Bu adamlar sıkı çalışmaya alışkın.These men are used to hard work.
Bu adamlar zor işe alışkın.These men are used to hard work.
Bu tür yemek yemeğe alışkınım.I am accustomed to eating this sort of food.
"Gece gündüz çalışmaya alışkın değilim." "Yakında buna alışacaksın.""I'm not accustomed to working day and night." "You'll soon get used to it."
Bay Ken Takakura sadece yeni işine alışkın değil.Mr Ken Takakura just isn't used to his new job.
Biz ayakkabı giymeye alışkınız.We are accustomed to wearing shoes.
Kız kardeşim yemek pişirmeye alışkın değildir.My sister isn't used to cooking.
Erken kalkmaya alışkınım.I'm used to getting up early.
Sabah duş almaya alışkınım.I am in the habit of taking a shower in the morning.
Bir odada klima olmadan uyumaya alışkınım.I'm accustomed to sleeping in a room without air conditioning.
Ben zor işe alışkındım.I was accustomed to hard work.
Zor işe alışkın değilim.I am not used to hard work.
Bu kadar kaba bir şekilde konuşulmaya alışkın değilim.I'm not used to being talked to in such a rude manner.
Öyle kaba bir biçimde konuşulmaya alışkın değilim.I am not used to being spoken to in that rude way.
Yalnız yaşamaya alışkınım.I am accustomed to living alone.
Çok çalışmaya alışkınım.I am accustomed to working hard.
Ben soğuk havaya alışkınım.I am accustomed to cold weather.
Herkesin önünde konuşma yapmaya alışkın değilim.I am not accustomed to making speeches in public.
Kahveyi şekersiz içmeye alışkın değilim.I am not used to drinking coffee without sugar.
Kendim için yemek pişirmeye alışkınım.I'm used to cooking for myself.
Sıcağa alışkındım.I was used to the heat.
Toplum içinde konuşmaya alışkın değilim.I'm not used to speaking in public.
Ben erken kalkmaya alışkın değilim.I'm not used to getting up early.
Ben gürültüye alışkınım.I'm used to the noise.
Ben gece geç saatlere kadar kalmaya alışkınım.I am accustomed to staying up late.
Erken kalkmaya alışkın değilim.I'm not accustomed to getting up early.
Uzun mesafeleri yürümeye alışkın değilim.I'm not accustomed to walking long distances.
Ben bütün gece çalışmaya alışkınım.I'm used to working all night.
Şehir seslerine alışkın değilim.I'm not accustomed to the city noises.
Onun soru sorma tarzına alışkınım.I am familiar with the way he asks questions.
Her gün yürümeye alışkınım.I am in the habit of taking a walk every day.
Her akşam İngilizce çalışmaya alışkınım.I am accustomed to studying English every evening.
Gece geç saatlere kadar uyumamaya alışkınım.I am used to sitting up late at night.
Gece geç saatlere kadar uyanık kalmaya alışkınım.I'm used to staying up late at night.
Gece geç saatlere kadar yatmamaya alışkınım.I am used to staying up till late at night.
Trenin evimin yanından geçişini duymaya alışkınım.I am used to hearing the train pass by my house.
Biz sade yemek yemeğe alışkınız.We are used to eating plain food.
Kız gece geç saatlere kadar yatmamaya alışkındı.The girl was used to sitting up till late.
Gülünmeye alışkınım.I'm used to being laughed at.
Sabahleyin köpeğimi yürüyüşe götürmeye alışkınım.I am in the habit of taking my dog for a walk in the morning.
Ben uzun mesafeler yürümeye alışkın değilim.I am not accustomed to walking long distances.
Buradaki insanlar soğuğa alışkındır.The people here are accustomed to the cold.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod