alış ile cümle

alış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Grupta Alison Goldfrapp (vokal, synthesizer) ve Will Gregory (synthesizer) yer alır.Группа создана в 1999 году и состоит из Элисон Голдфрапп (вокал/синтезатор) и Уилл Грегори (синтезатор).
2003'e kadar şehir yakınlarında üç büyük perakende alışveriş merkezi açılmıştır.Рядом с заводом до 2003 года проходила узкоколейная железная дорога.
Bakü füniküleri Aliş Lemberanski'nin girişimiyle yapıldı.Фуникулёр построен по инициативе Алиша Лемберанского.
Alison kaybolduktan sonra okulun en popüler kızı oluyor.Из невидимки она становится самой популярной девушкой в школе.
Hava ile kan arasındaki gaz alışverişi alveollerde yapılır.В альвеолах происходит газообмен между кровью и атмосферным воздухом.
Çıkış gazı hızının deniz seviyesinde ses hızının 10 katına kadar ulaşması alışılagelmiş bir durumdur.Скорость газа на выходе обычно десятикратно превышает скорость звука на уровне моря.
Biz millet olarak bir kadından emir almaya alışkın değiliz.Муж не имел права распоряжаться личным состоянием женщины.
Günümüz IRC'si genişletilmiş güvenlik ve dosya alış-veriş hizmetleri sağlar.Сегодня ИРЦ обеспечивает полный цикл выпуска и распространения изданий.
İsrail alışıldık biçimde yine Yahudiler oldu."Мы снова евреи.
Bu ilk iki-üç yılda tadı bambaşka bir dünyaya alıştım.Первая волна движения «новых романтиков» сошла на нет в течение 2-3 лет.
Dans etmeyi ve arkadaşlarıyla alışveriş merkezlerini gezmeyi çok sever.Увлекается спортом и прогулками с друзьями.
Omurgalıların solunum sistemi organizma ile dış ortam arasında gaz alışverişi sağlayan sistemdir.Газообмен — обмен газов между организмом и внешней средой.
Alissa Vincent: Irons, kahraman olma zamanı değil!Зиновиос Валвис не был героем.
Sam sigara içmeye alışık mıdır?Кроме того, у Данте появилась привычка курить.
Nota alışverişi böylece kesildi.Покупательский ажиотаж закончился.
Macarlar bir savaş öncesinde onun için beyaz aygır kurban etme alışkanlığı vardı.До начала битвы мадьяры приносили в жертву Хадуру белого жеребца.
Emily, eş cinsel ve Alison'ından hoşlanan bir kız.Кого же она любит, Маттео или Симона?
Ağustosun sonlarında kentte alışa gelmemiş bir yoğunluk vardı.В середине января прибыл необычный посетитель.
1999 yılında Alişan diziden ayrılmıştır.В 1999 году в спор вмешался штат Аляска.
Bulutsu, alışılmadık sarmal bir şekle sahiptir.Туманность имеет необычную форму спирали.
Büyük gümüş paralarla alışverişin olduğu yeni dönemde azizlerin tasvirleri yeniden görünmeye başladı.С началом возвращения зданий монастырю постепенно стали появляться новые святыни.
Alış veriş yaparım, hapşırırım.Поужинав, колядуют.
Will ve kızı biraz sohbet ettikten sonra Alison taksiye biner ve gider.Сэр Уолтер зовет дочь и брата, и они уходят.
Savaş filmlerinin alışıldık kahramanları ve kahramanlıkları bu filmde yoktur.У него нет обычных в фильмах помощников или союзников.
Çok havlamazlar ayrıca yabancılara çabuk alışırlar.Неприхотливы и быстро привыкают к человеку.
Puanlama sistemi alışverişin riskini azaltmayı amaçlamaktadır.Она объясняет, что её магазин торгует исполнением желаний.
Kavga yöntemi de alışılmadıktı.Также был необычным и сам процесс нанесения удара.
Türklerde bıyık bırakmak yaygın bir alışkanlıktır.Например, в исламе поощряется регулярное удаление лобковых волос.
Sello alışveriş merkezi burada bulunmaktadır.Здесь также находится торговый центр SkyPlaza.
İS 1066'da gökyüzünde parlak bir kuyrukluyıldız görünmüş ve bu alışılmadık olay insanları çok korkutmuştu.Зимой 1664 года на небе была видна яркая комета, и лондонцы опасались, что она предвещает ужасные события.
Sonuç alışın bozulmasıdır.Данный счёт является результатом переигровки.
Bütün bölgeden insanlar pazara alış verişi gelmektedir.Все тут живут тем, что даст купец.
Birincisi; bugün oldukça sık kullandığımız sanal alışveriş mağazalarıdır.С другой стороны, именно в это время появились часто используемые по сей день акриловые свитеры.
Alışkanlık yapabilir.Вызывает привыкание.
Alışılmış enerji kaynaklarının dışındaki enerji kaynakları alternatif enerji kaynakları adını alır.Обычно относится к альтернативным источникам энергии, использующим возобновляемые энергетические ресурсы.
Alışveriş yapmak için ideal bir yerdir.تعد هذه المنطقة المكان المثالي للتسوق اليومي.
Gençliğinde, askeri alıştırmalarında cesur ve yetenekli olduğu yazılmaktadır.في شبابه كان أفاد أن يكون شجاعا وماهرا في التدريبات العسكرية.
At kullanmaya alışık olan askerler, hızlıca hareket edebilmek için otomobillerden yararlanırlar.فإن الجنود العساكر الذين اعتادوا على استخدام الخيول استفادوا كثيراً من السيارات للقدرة على التحرك سريعاً.
İsrailli mimar Yitzhak Yashar tarafından tasarlanan Dizengoff Merkezi, İsrail'in ilk alışveriş merkezidir.صممه المهندس المعماري الإسرائيلي يتسحاق ياشار، وهو أول مركز تسوق في إسرائيل.
"Âlişanzâde ve Eldem".له فضل وجلالة».
Öykü alışılmış bir deniz macerası şeklinde başlar, ancak gittikçe gariplerşir ve sınıflandırılamaz hâle gelir.تبدأ القصة باعتبارها مغامرة بحرية تقليدية، ولكنها تصبح أكثر غرابة ويصعب تصنيفها.
Poksvirüsler büyük, karmaşık yapılı, alışılmadık morfolojiye sahip virüslerdir.الفيروسات الجدرية كبيرة، معقدة ولها مورفولوجيا غير عادية.
Sam sigara içmeye alışık mıdır?هل يدخن سام عادة؟ سام يدخّن عادة!
Günümüzde Odaiba, hem Tokyolular hem de turistler için popüler bir alışveriş ve gezi yeridir.لمنطقة أودايبا اليوم شعبية كبيرة في مجال التسوق والنزهة لسكان طوكيو وللسياح على حد سواء.
Alison Lohman, Sandra Templeton rolünde: Edward'ın ilk görüşte aşık olduğu genç kız.قامت ألسيون لوهمان بدور ساندرا تمبلتون الفتاة الشابة التى عشقها ادوارد من النظرة الآولى.
Bir bakıma, çeşitli beslenme alışkanlıkları bir diğerini etkilemiştir.وبطريقة ما، فقد أثرت عادات الأكل المختلفة علي بعضها البعض.
Myeongdong, Güney Kore'nin en ünlü alışveriş bölgelerinden ve gözde turistik yerlerinden biridir.وتعد ميونغ دونغ هي واحدة من أشهر مناطق التسوق في كوريا الجنوبية، وواحدة من الوجهات السياحية المفضلة.
Daha çok küçük olmasına rağmen kendinden büyük sporcularla karşılaşmaya alışmıştı.على الرغم من ضآلة حجمها كطفلة، تعودت اللعب مع رياضيين أكبر منها سناً.
Babası, Anthony Martin emekli muhasebeci, annesi, Alisson Martin, müzik öğretmenidir.والده انطوني، هو محاسب قانونى، وأمه، أليسون، مدرسة موسيقى.
Önce alışveriş sepeti oluşturulur.أولا ألية التسويق الموجه .
Oxford Caddesi Avrupa'nın en büyük ve en yoğun alışveriş caddesidir.أوكسفورد ستريت - كبرى شوارع التسوق في لندن.
Searle aşağıdaki şu örneklerle bunu netleştirmektedir: Sam sigara içmeye alışıktır.وفقا لسيرل، الجمل: يدخن سام عادة.
Dördüncü, geleneksel ya da konvansiyonel, yerleşik alışkanlık tarafından belirlendi.والنوع الرابع هو الفعل التقليدي أو المألوف، والذي يتم وفقا للعادات المترسخة.
Hızlı bir şekilde metal işlerine ve at sürmeye alışmışlardır.تأقلموا على استخدام الحصان بسرعة.
Zayıflıklarımızı, alışkanlıklarımızı ve daha pek çok şeyi.عمرك وجنسك، والعديد من الأمور الأخرى.
Pazar (alışveriş yeri), alışveriş yeri.2- بلدية: سوق الأحد.
Biz millet olarak bir kadından emir almaya alışkın değiliz.ولم يذكر مطلقًا أن يخضع الرجال لسلطة النساء.
Bu fiyatlar bankanın yabancı parayı alış ve satış rakamlarıdır.إعلان أسعار بيع وشراء العملات الأجنبية.
Bazı acayip alışkanlıkları vardır.ويتواجد لديها أشكال غريبة.
Hayvan alışılmış hareketlerini yapmaz, garip davranışlar içine girer.الإبلاغ عن الكلاب التي تتصرف بشكل غريب.

İlgili Sayfalar