alış ile cümle

alış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Wasikowska on dokuz yaşındaki Alis karakterini canlandırmaktadır.Mia Wasikowska recita la parte di Alice, una giovane fanciulla diciannovenne.
Romalıların yalın yeme alışkanlıkları vardı.I romani ebbero ragione degli Ernici.
Alışılagelmiş bir hoparlör tasarımında da en büyük farkı budur.Esternamente cambiò anche la calandra di disegno più convenzionale.
Alifatik ve alisiklik bileşikler de doymuş ve doymamış olarak sınıfandırılır.Le classi ausiliari e le interfacce restano standard e non sono colorate.
Kadınlar için okuma isteği, alışılmamış bir durumdu.Per una donna, la scelta di compiere studi regolari era all'epoca tutt'altro che scontata.
Kanyon Alışveriş Merkezi her gün saat 10:00 ile 22:00 saatleri arasında açıktır.Il parco è aperto tutti i giorni dalle 10:00 alle 22:00.
Harekât sırasında ABD ile İsrail istihbarat alışverişinde bulunmuştur.Israele continuò nella sua attività di traffico d'armi su delega degli Stati Uniti.
Çok çalışmaya alışkınım.Я привык тяжело работать.
Alışveriş yapmak için şehir merkezine gidiyoruz.Мы идём в центр города, чтобы пройтись по магазинам.
Annem alışverişe gitti, değil mi?Моя мать отправилась за покупками, так?
Alışverişe gidiyorlar.Они идут за покупками.
O, herkesin önünde konuşmaya alışkındır.Он привык говорить публично.
Haftalık alışverişini rahat yapman için, arabaya ihtiyacın var.Чтобы удобно ездить по магазинам, вам нужна машина.
Ben uzun mesafeler yürümeye alışkın değilim.Я не привык ходить на дальние расстояния.
Alışverişe gitmek zorundayım. Bir saat içinde döneceğim.Я должен идти за покупками. Вернусь через час.
Anlamıyorum ve anlamamaya alışkın değilim. Lütfen onu bir kez daha açıkla.Я не понимаю, а не понимать я не привык. Пожалуйста, объясни ещё раз.
Yakında kırsal yaşama alışacaksın.Ты скоро привыкнешь к сельской жизни.
Soğuk havaya alışkınım.Я привычен к холоду.
Ben buna alışmaya çalışıyorum.Я привыкаю к этому.
Elizabeth Alister'i soğukkanlılıkla öldürdü.Элизабет хладнокровно убила Алистера.
Alışveriş merkezleri ergenler arasında popülerdir.Торговые центры популярны у подростков.
Geceleyin duş alma alışkanlığım var.У меня привычка принимать душ ночью.
Alışılmadık bir ses duydum.Я слышал необычный шум.
Sadece biraz alışveriş yapmak istemiştim.Я просто хотел немного пройтись по магазинам.
Kaç tane alışveriş çantan var?Сколько у тебя сумок для покупок?
Kendimiz için ne tür iyi alışlanlıklar edinmeliyiz?Какие хорошие привычки следует выработать в себе?
Bu alışık olduğum bir şeydir.Это то, к чему я привык.
Yeni akıllı telefona bir türlü alışamıyorum!Я никак не могу привыкнуть к новому смартфону!
Biz buna alışkın değiliz.Мы к этому не привыкли.
Uyumakta olan Tom'un belli belirsiz nefes alışverişleri beni dinginleştiriyor.Меня успокаивает ровное дыхание спящего Тома.
Günaşırı alışverişe giderim.Я хожу за покупками через день.
Ya o ya da siz aşkın tatlı seslerine alışmış değilsiniz."Или так, или вы просто не привыкли к сладким звукам любви».
Ancak bu alış-veriş sonucunda yayılmış olan mallar, bizlere nasıl yayıldıkları hakkında bilgi vermemektedir.Факты в том виде, в котором они дошли до нас, свидетельствуют об этом.
2012 yılı içerisinde tüm kiracılar tahliye edilmiş ve alışveriş merkezi kapanmıştır.В 2012 году все арендаторы торгового центра были выселены и магазины закрыты.
Banknot'ların eBay online alışveriş sitesinde değeri 30£'a kadar yükseldi.На онлайн-аукционе eBay за одну купюру предлагали до 30 фунтов.
Alison Bechdel /ˈbɛkdəl/ BEK-dəl; (d.Аллан Симонсен (дат.
Poksvirüsler büyük, karmaşık yapılı, alışılmadık morfolojiye sahip virüslerdir.Поксвирусы представляют собой крупные сложноорганизованные вирусы с необычной морфологией.
"Âlişanzâde ve Eldem".В темноте и задыхаясь».
Merkezin altında büyük bir alışveriş merkezi yer almaktadır.Под площадью построен крупный торговый центр.
Adile (Nesime Alış tarafından canlandırılan), Atahan konağının hizmetçisi.«Добрый день, хозяйка (супруга) моего господина.
Ülkenin çoğunluğu alışveriş merkezi olarak burayı kullanır.В настоящее время большая часть здания используется под бизнес-центр.
(240 m) Omotesando Hills (表参道ヒルズ) - 2006 yılında tamamlanan bir alışveriş merkezidir.Omotesandō Hills — торговый центр, построенный в 2006 году.
Bu alışverişe tarihte "Louisiana mübayaası" adı verilmektedir.В обиходе эта кухня получила название «луизианской».
Bu da onun kardeşinin ölümüne fazla üzülmediğine veya artık ölümlere alıştığına yorumlanmıştır.Он не знал, что игумен обители - брат убитого им Константина Сигура.
Çünkü alışveriş merkezi İsveçli-Fin kurumlara aittir.Медная шахта принадлежит финско-шведской компании Stora Enso.
Alisha Glass (Leland, 5 Nisan 1988), Amerikalı kadın voleybolcudur.Алиша Гласс (англ. Alisha Glass, род. 5 апреля 1988 года, Лиленд) — американская волейболистка.
İçerisinde alışveriş merkezi vardır.Сейчас в нем расположен торговый центр.
1865'te Lewis Carroll, Alis Harikalar Diyarında'yı yayımladı.В 1865 году Льюис Кэрролл опубликовал «Приключения Алисы в Стране чудес».
2010'da Alis Harikalar Diyarında filminde Beyaz Kraliçe'yi oynadı.В 2010 снялась в фильме «Алиса в Стране Чудес» в роли Белой Королевы.
Havadaki gazların basınçları, insanların normalde alışık olduklarından daha farklıdır.Парциальное давление газов там отличается от такового в привычном для нас воздухе.
Bu alışveriş kentlerde ekonomik refah ve kültürün yaratılmasıyla yakından ilintilidir.Он тесно связан с формированием экономического благополучия и экономической культуры в городах.
Burada alışveriş keyfini doyasıya yaşayabilirsiniz.Здесь можно прогуляться по хвойному бору.
2006 yıllı - Rusya'da ilk defa tamamıyla alcak tabanlı alüminyum alışımlı karoseri «SitiRitm» otobüsü yapıldı.2006 год — Создан первый в России полностью низкопольный автобус с кузовом из алюминиевого сплава «СитиРитм».
Sahiplerine çok çabuk alışırlar.Быстро привыкают к человеку.
Oğlu Erdal'ı da uyuşturucu üretmeye alıştırmıştır.Приёмный сын Ленни злоупотребляет наркотиками.
Alış-satış işleminin tam tersidir.Требовалось более точная сумма покупки.
Az zehirli sayılabilir ama alışkanlık yaptığı için uyuşturucu madde olarak da kullanılır.Растение ядовито, употребление может вызвать отравление, однако, используется в медицине.
En büyük kızı, Alison, 1934 doğmuştur.Его старшая дочь, Анна, родилась в 1934 году.
Bu alışkanlık kentte halen devam etmektedir.В городе продолжается обычная жизнь.
Alış ve satış arasındaki farka spread denir.Различают хеджирование покупкой и продажей.

İlgili Sayfalar