alış ile cümle

alış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Böylece biraz alıştırma yapmış oluruz.So once you get some practice here.
Ben sabit mikrofona alışığım.I'm used to a stationary mic.
Ben bunu ya da bunu karmaşık sayı olarak kabul etmeye alışkın değilim.Yeah, you know, I- I'm not used to this, or this is actually being complex numbers.
İyisi mi buna kendinizi alıştırın.Do it well and get used to it.
Bunun bir tartışma değil hoş bir fikir alışverişi olduğunu düşünmüştüm.I mean, I didn't really think of that as an argument so much as just a lively discussion.
Birlikte alışverişe gidelim sonra, film izleyelim.Let's go shopping and watch movies together.
O daha buralara alışık değil.She's not very familar with the place yet.
Ne de olsa alışıksın!You're already familiar with it.
Çocukken bununla sürekli alıştırma yapmak zorundaydım ve bundan çok bunaldım.I had to practice it as a kid, and I'm really sick of it.
Jaguarların alışılmadık şekilde kurnaz olduklarını duymuştum.I'd heard that the jaguars there were unusually cunning.
Alex'in önceki başarılarına dayanıp durmak gibi bir alışkanlığı yok.Alex does not have a habit to rest on his previous successes.
Sonra, "yeşil" ve "fikir" kelimeleri de yan yana görmeye alıştığımız kelimeler değil.Green and ideas, those two words never occur together, ideas and sleep, sleep and furiously.
Ve, Amerika'da alışıldık olduğu üzere, göçmenler, Meksikalılarla eş anlamlıydı.And, as often happens in America, immigration became synonymous with Mexicans.
Ve herşeyden öte, bir şekilde alıştığımız politik korku, hayatlarımızı sardı.And most of all, a kind of normalized political fear invaded our lives.
Amanda yapay kolun ilk takıldığında kullanmaya alışman ne kadar sürdü ?So Amanda, when you first started using this arm, how long did it take to use it?
Kullanmaya alışmam yaklaşık üç yada dört saat kadar sürdü.It took just about probably three to four hours to get it to train.
Alışılageldik uygulamaların dışına çıkıp, tüm yayınları okuyup anlamaya çalışırım.I hope I try to go out of my way to try and read and understand all the literature.
Şimdi daha çok ısınmak ve alışmak için bundan bir tane daha yapalım. .Let's do one more of these, just to really get ourselves nice and warmed up here.
Alışverişe mi gidiyorsunuz?How did you go food shopping?
Çünkü, bu bizim alışkanlıklarımızı bir gecede değiştirecek bir araç.Because I'm going to say, that is going to be the tool that's going to turn our usage overnight.
Bu dönüşüm ancak herkes varlıklarına alıştığı zaman başlıyor.It's when everybody is able to take them for granted.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.This is what those of us of a certain age grew up with, and are used to.
Alıştığımız haberleşme mecraları büyük bir değişim geçiriyor.That is a huge change in the media landscape we're used to.
Doküman alışverişi ve bir gecelik işler yapabiliyordunuz.You were able to deliver documents, were able to do it over networks.
Domuzların çiftleşme alışkanlıkları çok tuhaf.The boar has a very odd courtship repertoire.
Son 20 yıldır insan davranışlarını alışılagelmedik bir yolla inceledim: yankesicilik.For me that would be the perfect superpower.
Bu alışverişten, daha doğrusu bu satış/alıştan cebime 50 $ kar kaldı.So I made $50 off of this trade.
Ama alışveriş de yapmayın.But also, don't shop.
Burada cetveliyle alıştırma yaptığını görüyoruz.We can see here he was practicing with his ruler.
Çoğu işlemi başlatmak ve bitirmek için fare düğmenizi tıklayıp serbest bırakma alışkanlığını edinin.Get in the habit of click-and-releasing your mouse button to start and finish most actions.
Alıştırma amacıyla modelinizin çevresinde tam olarak dönmeyi deneyin.Click and drag to zoom closer to, and away from, your model.
Şimdi, yörünge, yatay kaydırma ve zum'u birlikte kullanarak alıştırma yapmayı deneyin.Now try practicing using orbit, pan and zoom together.
Ve zamanla kargalar gelip, fıstıkları yiyorlar ve sonra oradaki makineye alışıyorlar.And crows eventually come by, and eat the peanuts and get used to the machine being there.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.So, when they get really used to that, we move on to the crows coming back.
Hepimizin güzel bir şeye alışınca olacağı gibi, bu durum onları çok sinirlendiriyor.Now, like most of us who have gotten used to a good thing, this really pisses them off.
1 milyon $'lık liralık kredi almamın alışılmış yolu, öncelikle bankaya gidip onlarla konuşmak.The traditional way I got a $1 million loan is I would go and talk to the bank.
Bunu daha alışılmış bir eğri şeklinde çizeyimI'll make it a familiar-looking curve.
Tüm hayatımız boyunca buna alışık olduk.We've been used to this all our lives.
Yani Ticketmaster'dan her bilet alışınızda bir kitabı dijitalleştirmeye yardım ediyorsunuz.So every time you buy tickets on Ticketmaster, you help to digitize a book.
Burası bir alışveriş merkeziThis is a shopping mall.
Bilgisayarlar alışılmamış kalıpları ve yeni davranışları tespit edemezler ama insanlar eder.Computers don't detect novel patterns and new behaviors, but humans do.
Bu aslında sık sık konuştuğumuz sayı kümelerinin tekrarlarıyla ilgili iyi bir alıştırma.So this is actually a good review of the different sets of numbers that we often talk about.
Yeni bir kültürle tanışmak da bana karşılaştırmalı okuma alışkanlığını kazandırdı.Encountering a new culture also started my habit of comparative reading.
Bu alışkanlık birçok konuda kavrayışımı artırdı.It offers many insights.
Bence, problemler çözerek size açı modelleri hakkında güzel alıştırmalar yaptık.I think in our angles models we actually drill you through a bunch of problems.
Fonksiyonlarla böyle işlem yapmaya alışkınsınız.You're used to dealing with functions right there.
Tüketiciler gözleriyle alışveriş yaparlar.Welcome to this Envision San Diego special "Food." It's something we take for granted.
Kimsenin koruması olmadan yaşamaya alışkınım.I'm used to not having anyone protect me.
Saray, alışveriş merkezi otoparkı değil ki. Ne çekmesi?The palace is not some department store parking lot, why is there a need to move his car?
Sadece bu hikayeye alışkınım, o kadar.I'm just so used to that story.
Pamuk Prenses, Pinokyo ve Alis Harikalar Diyarında gibi hikayelerin tamamı halk hikayeleridir.Stories like Snow White, Pinnochio and Alice in Wonderland were all taken from the public domain.
Alışageldiğimiz gibi yüceltilmiş bir ortamda çizmemiş Hz. İsa'yı. Hz.He's not showing Christ in an elevated, classicized environment.
Sadece sevdiğin şeyleri yanına alısın.Just the stuff you really like.
Ve bu ofiste, artık masanda alışmana gerek yok, politikacılar gibi.So, in this office, you do not work anymore at your desk, like a politician.
Umarım buna alışmışsınızdır.And hopefully this is second nature to you by now.
Alışveriş için teşekkürler, gelecek sefer için $100 veya $5 indiriminiz var.Maybe now you want to give them discounts on future purchases.
Gece 8'de kameraların burada olmasına... ...pek de alışık değiller.They're not really used to having cameras here at 8 o'clock at night.
Bunu görmeye alışkın olabilirsiniz. .So you're used to seeing it in kind of the traditional class environment.
İlk alıştırmamızda 5/24'ü yüzdelik haline çevirelimSo on our first warm up, let's convert 5/24 to a percentage.
Bu alıştırmamızdı.So that's our warm up.

İlgili Sayfalar