alış ile cümle
alış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bilinmeyen, alışkın olduğumuzdan daha tehlikerli olarak algılanır.The unknown is perceived to be riskier than the familiar.
Canlı yayını durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır.."It pauses live TV, skips commercials, memorizes your viewing habits, etc., etc."
Bu alışageldiğiniz grip türlerine benzemiyor.This is not your normal garden-variety flu.
İnsanlar izin vermelisin artımlı olarak, alışYou see, global corporations not only fund and develop
Onda o anlatılan nasıl akıllıca ve bilinçli alışkanlıkları ve görüşleriLarge quantities of guns. Hot Springs police officers would also record Roger Clinton,
Alış bırakmanı istemiyorum. Ama zor durumumuzdan bilmeli.I do not want you to stop buying but you should know about our difficult situation.
Küçükken birkaç garip alışkanlığım vardı.So when I was a little girl, I had a couple of very strange habits.
Sistemdeki alıştırmalardan birisini açalım.So let me get a little exercise going.
Cevabımızı kontrol edelim ve bir alıştırma daha yapalım.And then the number in the numerator's how many of those we move the dot to.
Biraz alıştırma yapalım. .So the derivative -- let's do a little bit of an exercise here.
Yoksa onun yollarına alışır, Kendini tuzağa düşmüş bulursun.lest you learn his ways, and ensnare your soul.
Bu, onların: "Alışveriş de riba gibidir." demelerinden ötürüdür.This because they say that trading is like usury.
Oysa Allah, alış-verişi helal, ribayı haram kılmıştır.But trade has been sanctioned and usury forbidden by God.
Alışveriş yaptığınız zaman da şahid tutun. Yazana da, şahide de asla zarar verilmesin.Have witnesses to the deal, (and make sure) that the scribe or the witness is not harmed.
O halde O'nunla yaptığınız bu alışverişinizden ötürü sevinin. Gerçekten bu, büyük başarıdır.So rejoice at the bargain you have made with Him; for this will be triumph supreme.
Kureyşi alıştırdığı için,SINCE THE QURAISH have been united,
Onları kış ve yaz yolculuğuna alıştırdığı için,United to fit out caravans winter and summer,
Oysa Allah, alış-verişi helal, faizi haram kılmıştır.But trade has been sanctioned and usury forbidden by God.
Alış-veriş ettiğinizde de şahid tutun. Yazana da, şahide de zarar verilmesin.Have witnesses to the deal, (and make sure) that the scribe or the witness is not harmed.
Bu, onların, "Zaten alışveriş de faiz gibidir" demelerindendir.This because they say that trading is like usury.
Oysa Allah alışverişi helal, faizi haram kıldı.But trade has been sanctioned and usury forbidden by God.
Firavun, ordusuyla onları takip etti, deniz de onları içine alıverdi, hem de ne alış!Then the Pharaoh followed them with his army, but the sea overpowered and engulfed them.
Bu da onların, alışveriş de faiz almaya benzer, onun eşidi demelerindendir.This because they say that trading is like usury.
Allah, alışverişi helal etti, faizi haram.But trade has been sanctioned and usury forbidden by God.
Alışverişte de tanık bulunsun, yazan da hiç zarar görmesin, tanık da.If he is, it would surely be sinful on your part.
Ey inananlar, size bir alışveriş haber vereyim mi ki elemli azaptan kurtarsın sizi.O you who believe, may I offer you a bargain which will save you from a painful punishment?
Yaz ve kış, alışveriş için göçüp konarak yolculuk ederlerken uzlaşıp düzene girmeleri için.United to fit out caravans winter and summer,
Allah dedi ki: "Kuşlardan dört tane al, onları kendine ısındırıp alıştır."I only ask for my heart's assurance."
Bu böyledir, çünkü onlar, "Alış-veriş de riba gibidir." demişlerdir.This because they say that trading is like usury.
Oysaki Allah, alış-verişi helal, ribayı haram kılmıştır.But trade has been sanctioned and usury forbidden by God.
Karşılıklı alış-veriş yaptığınızda da tanık bulundurun. Yazıcıya da tanığa da zarar verilmesin.Have witnesses to the deal, (and make sure) that the scribe or the witness is not harmed.
O halde yüz çevir onlardan sen de; o çağırıcının alışılmadık/ürpertirci şeye çağırdığı günde,So turn away from them. When on the Day the crier calls to the painful business,
Alış-verişi bırakın! Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.This is better for you if you can understand.
Kureyş'i alıştırıp ısındırdığı için,SINCE THE QURAISH have been united,
(Genellikle) alışveriş yaptığınızda şahit tutun. Ne yazan, ne de şahit zarara uğratılsın.Have witnesses to the deal, (and make sure) that the scribe or the witness is not harmed.
Bu ceza onlara, "alışveriş de faiz gibidir" demeleri yüzündendir.This because they say that trading is like usury.
Oysa Allah, alışverişi helal, faizi de haram kılmıştır.But trade has been sanctioned and usury forbidden by God.
Allah ona: “Dört kuş tut, onları kendine alıştır."I do," answered Abraham.
Bu, onların “Alış veriş de faiz gibidir.” demelerindendir.This because they say that trading is like usury.
Halbuki Allah alış verişi mübah, faizi ise haram kılmıştır.But trade has been sanctioned and usury forbidden by God.
Bu, onların, "Tefecilik alışveriş gibidir," demelerinden ötürüdür.This because they say that trading is like usury.
Halbuki ALLAH alışverişi helal, tefeciliği ise haram kıldı.But trade has been sanctioned and usury forbidden by God.
Alışveriş yaptığınızda tanıklarınız bulunsun. Yazana da tanığa da zarar verilmesin.Have witnesses to the deal, (and make sure) that the scribe or the witness is not harmed.
Öyleyse bu alışverişinizden dolayı sevinin. En büyük başarı budur.So rejoice at the bargain you have made with Him; for this will be triumph supreme.
Öyleyse, yaptığınız alışverişe sevinin; bu büyük başarıdır.Therefore rejoice upon your deal that you have made with Him; and this is the great success.
Artık şu giriştiğiniz alışverişten dolayı sevinin ve budur işte en büyük kurtuluş ve saadet.Therefore rejoice upon your deal that you have made with Him; and this is the great success.
Alışveriş yaptığınız zaman da şahid tutun.And take witnesses when you are trafficking one with another.
Alışveriş yaptığınızda şahid tutun.And take witnesses when you are trafficking one with another.
Alış verişleri ne kötüdür!Vile is that wherewith they have bartered.
Yaptıkları alış-veriş ne kadar kötü!Vile is that wherewith they have bartered.
Yaptıkları bu alışveriş ne kadar kötüdür.Vile is that wherewith they have bartered.
Bakın ne kötü bir alış veriş!Vile is that wherewith they have bartered.
Ne kötü bir alış veriş!Vile is that wherewith they have bartered.
O halde O'nunla yaptığınız bu alışverişinizden ötürü sevinin.Then rejoice in the bargain which you have concluded.
Alış-veriş ettiğinizde de şahid tutun.But take witnesses whenever you make a commercial contract.
Şu halde yaptığınız bu alış-verişten dolayı sevinip-müjdeleşiniz.Then rejoice in the bargain which you have concluded.
Su alış sırası (kiminse, o) hazır bulunsun."Each one's right to drink being established (by turns).
Karşılıklı alış-veriş yaptığınızda da tanık bulundurun.But take witnesses whenever you make a commercial contract.
Her su alış/içiş nöbetledir/içilecek her miktar hazırlanmıştır.Each one's right to drink being established (by turns).
O halde O'nunla yapmış olduğunuz bu alış verişinizden dolayı sevinin.Then rejoice in the bargain which you have concluded.