alış ile cümle
alış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onun yemek yerken gazete okuma alışkanlığı vardır.He has the habit of reading the newspaper while eating.
Kız geç saatlere kadar yatmamaya alışkındı.The girl was used to staying up late.
O, her gün onun günlüğüne yazma alışkanlığında.She is in the habit of writing in her diary every day.
O, oturmaya alışkındır.She is used to sitting.
Yoluna çıkan herhangi birine rüşvet vermeye alışmış.He is accustomed to bribing anyone who gets in his way.
Sigara içmek alışkanlık değildir; bir bağımlılıktır.Smoking is not a habit; it's an addiction.
Yeğenim geç saatlere kadar yatmamaya alışkındı.My nephew was accustomed to staying up late.
Ken Takakura yeni işine alışkın değildi.Ken Takakura wasn't used to his new job.
Buna alışıyorum.I'm getting used to it.
Senin hatan değil, Alison'un.It's not your fault, it's Alison's.
Er ya da geç ona alışacağım.I'll get used to it sooner or later.
Mary, Macy's'te alışveriş etmeyi sever.Mary likes to shop at Macy's.
Mary, Forever 21'da alışveriş etmeyi seviyor.Mary likes to shop at Forever 21.
Mary, H&M'de alışveriş etmeyi sever.Mary likes to shop at H&M.
Kötü alışkanlığa bir bulaşırsan, ondan kolayca kurtulamazsın.Once you've formed a bad habit, you can't get rid of it easily.
Onunla birlikte alışverişe gitmeyeceğimi ilk ve son olarak ona söyledim.I told her once and for all that I wouldn't go shopping with her.
Annem biraz alışveriş yapmak için mağazaya gitti.My mother went to the department store to do some shopping.
Alışveriş merkezi terkedildi.The mall is deserted.
Yalnız yemeğe alışkınım.I'm used to eating alone.
Ebeveynlerim tarafından ihmal edilmeye alışkınım.I'm used to being ignored by my parents.
Çadırda yatmaya alışkınım.I'm used to sleeping in a tent.
Yalnız yemek yemeye alışıyorum.I'm getting used to eating alone.
Annem alışverişe gitti.My mother has gone shopping.
Bunu bırakmak zorundayım. Kötü bir alışkanlık.I have to stop that. It's a bad habit.
Gece geç saatlere kadar kalmaya alışkınım.I am used to staying up late at night.
Ben alışveriş listemi evde unuttum.I forgot my shopping list at home.
Henüz Japon yemeği yemeye alıştın mı?Have you gotten used to eating Japanese food yet?
Sık sık alışverişe gider misin?Do you often go shopping?
Bay Kaifu herkesin içinde konuşmalar yapmaya alışkındır.Mr. Kaifu is used to making speeches in public.
Arkadaşlarıyla birlikte alışveriş merkezine gitti.She went to the mall with her friends.
Alışveriş yapmaya gelmek ister misin?Do you want to come to do the shopping?
Bugün alışveriş merkezinde yeni bir yelek satın aldım.I bought some new wife-beaters at the mall today.
Bugün alışveriş merkezinde yeni bir atlet satın aldım.I bought some new wife-beaters at the mall today.
Bu alışveriş merkezi o kadar büyük ki çıkışı bulamıyorum.This mall is so big that I can't find the exit.
Ben böyle davranılmaya alışkın değilim.I'm not used to be treated like that.
Ona alışırsın.You get used to it.
Aşıklar sayısız mektup alışverişinde bulundular.The lovers exchanged numerous letters.
Bu, alışveriş günüdür.It's market day.
Onun sıkı bir bütçeyle yaşamaya alışkın olmadığı açıktır.It's obvious that he's not used to living on a tight budget.
Markette alış veriş yapıyorum.I am doing shopping at the market.
Matematik alıştırmaları için kız kardeşime yardım ediyorum.I am helping my sister to do her math exercises.
Alışveriş beni mutlu ediyor!Shopping makes me happy!
Bu şehirde ilk defa alışveriş yapıyorum.It's the first time I do shopping in this city.
Bu, şimdiye kadar ilk kez bir şoförü işe alışım.This is the first time I've ever hired a driver.
Alışverişe gitmek zorundayım. Bir saat içinde geri geleceğim.I have to go shopping. I will come back in an hour.
Alışveriş merkezleri ergenler arasında popülerdir.Shopping malls are popular among teenagers.
Benim hakkında mutlu olduğum bir alışkanlığın var.You have a habit that I'm happy about.
Sen hiç yabancı bir ülkede alışveriş yaptın mı?Have you ever done shopping in a foreign country?
Domuz gibi yemeye alışkındım.I was used to eating like a pig.
Ben neredeyse her gün alışverişe gidiyorum.I go shopping almost every day.
Ona alışveriş yaptığımı söyle.Tell her that I am doing shopping.
En son ne zaman alışveriş yaptın?When was the last time you did shopping?
Nasıl alışveriş yapılacağını biliyor.He knows how to do shopping.
Neden burada alışveriş yapıyorsun? Her şey pahalı.Why are you doing shopping here? Everything is expensive.
Bu alışılmadık bir durumdur.This is an unusual situation.
Neden alıştırmaları yazmıyordun?Why weren't you writing the exercises?
Mary'nin cümleleri alıştırmalarda kullanılabilir.Mary's sentences can be used in exercises.
O bir alışveriş bağımlısı.She's a shopping addict.
O alışveriş bağımlısı.She's addicted to shopping.
O bir çadırda uyumaya alışkındır.He is used to sleeping in a tent.