alışık ile cümle
alışık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İpek hakkındaki alışık... ...olduğumuz düşüncelerden farklıdır.Es ist irgendwie anders als das, was wir uns gewöhnlich unter Seide vorstellen.
İpek hakkındaki alışık... ...olduğumuz düşüncelerden farklıdır.Ez kicsit különbözik attól, amit a selyemről gondolni szoktunk.
İpek hakkındaki alışık... ...olduğumuz düşüncelerden farklıdır.Je nekoliko drugačna od tiste, ki si jo ponavadi predstavljamo.
İpek hakkındaki alışık... ...olduğumuz düşüncelerden farklıdır.Jest trochę inny od tego, do którego zdążyliśmy się przyzwyczaić.
İpek hakkındaki alışık... ...olduğumuz düşüncelerden farklıdır.Je tedy trochu jiný, než jak jsme zvyklí smýšlet o hedvábí.
İpek hakkındaki alışık... ...olduğumuz düşüncelerden farklıdır.우리가 그동안 실크에 대해 생각한 것과는 다른 것이죠.
İpek hakkındaki alışık... ...olduğumuz düşüncelerden farklıdır.Maar een beetje anders dan de zijde die we kennen.
İpek hakkındaki alışık... ...olduğumuz düşüncelerden farklıdır.Memang lumayan berbeda dari sutra yang biasanya kita tahu.
İpek hakkındaki alışık... ...olduğumuz düşüncelerden farklıdır.Nó khác với những gì chúng ta từng nghĩ về lụa.
İpek hakkındaki alışık... ...olduğumuz düşüncelerden farklıdır.Pero es diferente a lo que solemos pensar como seda.
İpek hakkındaki alışık... ...olduğumuz düşüncelerden farklıdır.Takže je to trošku iné, než to, čo sme si pod pojmom hodváb predstavovali.
İpek hakkındaki alışık... ...olduğumuz düşüncelerden farklıdır.Ετσι, είναι κάπως διαφορετικό από αυτό που, συνήθως ,έχουμε κατά νου για το μετάξι.
İpek hakkındaki alışık... ...olduğumuz düşüncelerden farklıdır.Он несколько отличается от того, что мы привыкли думать о шёлке.
İpek hakkındaki alışık... ...olduğumuz düşüncelerden farklıdır.Така че той е малко по-различен от начина, по който сме свикнали да мислим за нея.
İpek hakkındaki alışık... ...olduğumuz düşüncelerden farklıdır.אבל הוא קצת שונה ממה שאנו רגילים לחשוב על משי.
İpek hakkındaki alışık... ...olduğumuz düşüncelerden farklıdır.حسنا إنها مختلفة نوعا ما عما نعتبره حريرا.
İpek hakkındaki alışık... ...olduğumuz düşüncelerden farklıdır.少し違います では5千年の歴史があるものを
Kız kıyafeti giysen ne olur? Ne de olsa alışıksın!여자꺼면 어때? 너 여자 옷 익숙하잖아.
Kız kıyafeti giysen ne olur? Ne de olsa alışıksın!Και τι έγινε αν φορέσεις κοριτσίστικα ρούχα; Έχεις ήδη συνηθίσει αυτά.
Kız kıyafeti giysen ne olur? Ne de olsa alışıksın!.אז מה אם תלבש בגדי נשים? אתה כבר מכיר את זה
Kız kıyafeti giysen ne olur? Ne de olsa alışıksın!ماذا إذا ارتديت ملابس الفتيات ؟ أنت بالفعل تبدوا مألوف بذلك
Kız kıyafeti giysen ne olur? Ne de olsa alışıksın!おい!それ どこから出した?! こっちへ渡せ!
Klavyelerle veya farelerle değil; konuşma, mimik ve alışık olduğumuz doğal insan diliyle.키보드와 마우스가 아니라 음성과 동작, 우리한테 익숙한, 자연스런 인간의 언어로 말입니다.
Klavyelerle veya farelerle değil; konuşma, mimik ve alışık olduğumuz doğal insan diliyle.limbajul uman natural cu care suntem obișnuiți.
Klavyelerle veya farelerle değil; konuşma, mimik ve alışık olduğumuz doğal insan diliyle.לא עם קלידים, לא עם עכברים, אלא עם דיבור ומחוות וכל השפה האנושית. הטבעית שאנחנו רגילים אליה.
Klavyelerle veya farelerle değil; konuşma, mimik ve alışık olduğumuz doğal insan diliyle.من خلال لوحة المفاتيح أو الفأرة، بل بواسطة الكلام والحركات وباللغة البشرية الطبيعية التي اعتدنا عليها.
Klavyelerle veya farelerle değil; konuşma, mimik ve alışık olduğumuz doğal insan diliyle.話し方やジェスチャーで 私達が通常使う 自然な言葉を使ってです 機械と共に暮らすには
liderleri istedim, çok geç gasp alışık olmuştu, İngilizce, fethi.지도자를 원했고, 늦은 많은 왕위 찬탈에 익숙해의했다 영어로 and 정복.
liderleri istedim, çok geç gasp alışık olmuştu, İngilizce, fethi.Az angol, aki meg akarta vezetők, és a már a késő sokat szokott bitorlás és hódítás.
liderleri istedim, çok geç gasp alışık olmuştu, İngilizce, fethi.על ידי האנגלים, שרצו מנהיגים, והיה לאחרונה רגילים הרבה על ההשתלטות וכיבוש.
liderleri istedim, çok geç gasp alışık olmuştu, İngilizce, fethi.من جانب الإنكليزية ، الذي أراد القادة ، وكان الكثير من الذين اعتادوا في وقت متأخر إلى اغتصاب والغزو.
liderleri istedim, çok geç gasp alışık olmuştu, İngilizce, fethi.と征服。 エドウィンとMorcar、マーシアとノーサンブリア伯爵 - "'
Malesef buradaki herkes alışık oldukları bu bakış açısına sahip biraz, değil mi?A každý tady bohužel nosí toto obvyklé pochopení, aspoň trošku, že?
Malesef buradaki herkes alışık oldukları bu bakış açısına sahip biraz, değil mi?A každý z nás má nanešťastie zakorenené toto vnímanie... tak trošku, však?
Malesef buradaki herkes alışık oldukları bu bakış açısına sahip biraz, değil mi?Din păcate, toată lumea de aici s-a cam obişnuit cu acea percepție, puţin măcar, nu-i aşa?
Malesef buradaki herkes alışık oldukları bu bakış açısına sahip biraz, değil mi?És sajnos itt is mindenki ezt a szokványos felfogást vallja némiképp, ugye?
Malesef buradaki herkes alışık oldukları bu bakış açısına sahip biraz, değil mi?Et tout le monde ici traine malheureusement cette perception habituelle, un petit peu, n'est-ce pas ?
Malesef buradaki herkes alışık oldukları bu bakış açısına sahip biraz, değil mi?E tutti i qui presenti, purtroppo, condividono almeno un po', questo abito mentale, vero?
Malesef buradaki herkes alışık oldukları bu bakış açısına sahip biraz, değil mi?Helaas draagt iedereen hier die aangeleerde kijk mee, een beetje.
Malesef buradaki herkes alışık oldukları bu bakış açısına sahip biraz, değil mi?안타깝지만 여러분도 이런 인식의 습성에 젖어 있을 거예요, 조금은요, 그렇죠?
Malesef buradaki herkes alışık oldukları bu bakış açısına sahip biraz, değil mi?Och alla bär olyckligtvis den vanemässiga uppfattningen, lite grand, eller hur?
Malesef buradaki herkes alışık oldukları bu bakış açısına sahip biraz, değil mi?Todos aqui infelizmente transportam um pouco esta perceção habitual, não é?
Malesef buradaki herkes alışık oldukları bu bakış açısına sahip biraz, değil mi?Und jeder hier hat unglücklicherweise diese gewohnheitsmäßige Wahrnehmung, ein wenig schon, oder?
Malesef buradaki herkes alışık oldukları bu bakış açısına sahip biraz, değil mi?Và mọi người ở đây không may là đều mang tư tưởng đó, một chút ít, đúng chứ?
Malesef buradaki herkes alışık oldukları bu bakış açısına sahip biraz, değil mi?Y todos los que están aquí desafortunadamente tienen esa percepción habitual. Un poquito, ¿no es cierto?
Malesef buradaki herkes alışık oldukları bu bakış açısına sahip biraz, değil mi?Και όλοι δυστυχώς εδώ κουβαλάμε από συνήθεια αυτή τη συνείδηση, έστω και λίγο, σωστά;
Malesef buradaki herkes alışık oldukları bu bakış açısına sahip biraz, değil mi?Всички тук, за съжаление, носят това обичайно възприятие, поне малко, нали?
Malesef buradaki herkes alışık oldukları bu bakış açısına sahip biraz, değil mi?И все здесь к сожалению имеют это привычное восприятие, немного, не так ли?
Malesef buradaki herkes alışık oldukları bu bakış açısına sahip biraz, değil mi?І кожний тут, нажаль, займається звичайним сприйняттям, потрошку, чи не так?
Malesef buradaki herkes alışık oldukları bu bakış açısına sahip biraz, değil mi?וכולם כאן למרבה הצער אוחזים בתפיסה הרווחת אפילו רק קצת, נכון?
Malesef buradaki herkes alışık oldukları bu bakış açısına sahip biraz, değil mi?وجمعنا هنا للأسف نحمل نفس الفهم المعتاد قليلا,أليس كذلك ؟
Malesef buradaki herkes alışık oldukları bu bakış açısına sahip biraz, değil mi?習慣的にそのような認識をお持ちでしょう。 誰かが隣の席に座っても、劇場の中だと平気ですね、
Martha, o bu tür alışık değilmiş gibi elini beceriksiz biraz sıktı bir şey ya.그녀가 이런 종류에 익숙하지 않을 것처럼 마사, 그녀의 손을에게 서투른 쉐이크 좀 줬어요
Martha, o bu tür alışık değilmiş gibi elini beceriksiz biraz sıktı bir şey ya.Marta ha dato mano una scossa poco goffo, come se lei non era abituata a questo tipo di cosa sia.
Martha, o bu tür alışık değilmiş gibi elini beceriksiz biraz sıktı bir şey ya.Martha adta a kezét egy ügyetlen kis shake, mintha nem szokott az ilyen fajta A dolog sem.
Martha, o bu tür alışık değilmiş gibi elini beceriksiz biraz sıktı bir şey ya.Martha antoi hänelle käteen kömpelö hieman ravistella, ikään kuin hän ei ollut tottunut tällaiseen asia, joko.
Martha, o bu tür alışık değilmiş gibi elini beceriksiz biraz sıktı bir şey ya.Martha cho tay cô ấy một chút rung vụng về, như thể cô không quen với việc sắp xếp này điều một trong hai.
Martha, o bu tür alışık değilmiş gibi elini beceriksiz biraz sıktı bir şey ya.Martha dał jej strony niezdarny trochę trząść, jakby nie był przyzwyczajony do tego rodzaju rzeczy albo.
Martha, o bu tür alışık değilmiş gibi elini beceriksiz biraz sıktı bir şey ya.Martha deu-lhe um aperto de mão desajeitada, como se ela não estava acostumado a esse tipo de coisa também.
Martha, o bu tür alışık değilmiş gibi elini beceriksiz biraz sıktı bir şey ya.Martha gaf haar hand een beetje onhandig te schudden, alsof ze was niet gewend aan dit soort dingen niet.