alışık ile cümle

alışık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Buna alışık değiliz ve böcekleri bizden çok farklı organizmalar olarak görüyoruz.Chúng ta không quen với việc đó, và chúng ta nhìn côn trùng như một thứ rất khác biệt với chúng ta.
Buna alışık değiliz ve böcekleri bizden çok farklı organizmalar olarak görüyoruz.Emme ole tottuneet siihen ja pidämme hyönteisiä hyvin poikkeavina organismeina.
Buna alışık değiliz ve böcekleri bizden çok farklı organizmalar olarak görüyoruz.Kita tidak terbiasa dengan itu, dan kita lihat serangga sebagai makhluk hidup yang sangat berbeda dari kita.
Buna alışık değiliz ve böcekleri bizden çok farklı organizmalar olarak görüyoruz.우리는 거기에 익숙하지 않습니다. 그리고 우리는 곤충을 우리와 매우 다른 생물들로 봅니다.
Buna alışık değiliz ve böcekleri bizden çok farklı organizmalar olarak görüyoruz.Não estamos habituados, e vemos os insectos como estes organismos muito diferentes de nós.
Buna alışık değiliz ve böcekleri bizden çok farklı organizmalar olarak görüyoruz.Nem vagyunk hozzászokva, és a rovarokat túlságosan különböző organizmusoknak tartjuk.
Buna alışık değiliz ve böcekleri bizden çok farklı organizmalar olarak görüyoruz.Nezvykli jsme si a vidíme hmyz, jako ogranismus, který je velmi odlišný od nás.
Buna alışık değiliz ve böcekleri bizden çok farklı organizmalar olarak görüyoruz.Nie przywykliśmy do tego i postrzegamy owady, jako organizmy całkowicie od nas inne.
Buna alışık değiliz ve böcekleri bizden çok farklı organizmalar olarak görüyoruz.Nie sme na to zvyknutí a vidíme hmyz ako organizmy, ktoré sú od nás veľmi odlišné.
Buna alışık değiliz ve böcekleri bizden çok farklı organizmalar olarak görüyoruz.No estamos acostumbrados, y vemos a los insectos como organismos muy diferentes a nosotros.
Buna alışık değiliz ve böcekleri bizden çok farklı organizmalar olarak görüyoruz.Non siamo abituati, e vediamo gli insetti come organismi essenzialmente diversi da noi.
Buna alışık değiliz ve böcekleri bizden çok farklı organizmalar olarak görüyoruz.Nu suntem obişnuiţi şi considerăm insectele nişte organisme foarte diferite de noi.
Buna alışık değiliz ve böcekleri bizden çok farklı organizmalar olarak görüyoruz.Vi är inte vana vid det, och vi tänker på insekter som varelser väldigt olika oss.
Buna alışık değiliz ve böcekleri bizden çok farklı organizmalar olarak görüyoruz.We zijn het niet gewend, en we zien insecten als organismen die heel anders zijn dan wij.
Buna alışık değiliz ve böcekleri bizden çok farklı organizmalar olarak görüyoruz.Δεν είμαστε συνηθισμένοι και βλέπουμε τα έντομα ως οργανισμούς που είναι πολύ διαφορετικοί από εμάς.
Buna alışık değiliz ve böcekleri bizden çok farklı organizmalar olarak görüyoruz.Ми не звикли до цього, і бачимо в комахах організми, які дуже відрізняються від нас.
Buna alışık değiliz ve böcekleri bizden çok farklı organizmalar olarak görüyoruz.Мы не привыкли к этому, и видим в насекомых организмы, очень отличные от нас.
Buna alışık değiliz ve böcekleri bizden çok farklı organizmalar olarak görüyoruz.Ние не сме свикнали с това, и гледаме на насекомите, като тези организми, които са много различни от нас.
Buna alışık değiliz ve böcekleri bizden çok farklı organizmalar olarak görüyoruz.אנחנו לא רגילים לזה, ואנחנו תופסים את החרקים כיצורים מאד שונים מאיתנו.
Buna alışık değiliz ve böcekleri bizden çok farklı organizmalar olarak görüyoruz.نحن لسنا معتادون على ذلك، ونحن نرى هذه الحشرات والكائنات الحية التي هي مختلفة جداً منا.
Buna alışık değiliz ve böcekleri bizden çok farklı organizmalar olarak görüyoruz.我々は 虫はまったく接点の無い生物だと思っているのです 私達はその意識を変えていこうとしています
Burada Kimeralar var! Düşük görüş mesafesinde savaşmaya alışıklar!Der er kimærer, og de er vant til at slås i dårlig sigtbarhed.
Burada Kimeralar var! Düşük görüş mesafesinde savaşmaya alışıklar!Det finns chimeror...och de är vana att slåss i dålig sikt.
Bu silahlara alışık olmayabilirim ama...En ehkä ole tottunut näihin aseisiin, mutta...
Bu silahlara alışık olmayabilirim ama...Jag är inte van vid såna här, men...
Bu silahlara alışık olmayabilirim ama...Jeg er ikke vant til den slags, men ...
Bu silahlara alışık olmayabilirim ama...Może nie jestem w tym najlepszy, ale...
Bu silahlara alışık olmayabilirim ama...Non sarò abituato a queste armi, ma...
Bu silahlara alışık olmayabilirim ama...Posso não estar habituado a estas armas, mas...
Bu silahlara alışık olmayabilirim ama...Puede que no esté acostumbrado a estas armas, pero...
Bu silahlara alışık olmayabilirim ama...Δεν είμαι εξοικειωμένος με αυτά τα όπλα, αλλά...
Bu silahlara alışık olmayabilirim ama...Хоть я и не привык к такому оружию, но...
Bu yüzden onun değişmez başarısı için alışık onun çok olasılık başarısız kafamın içine girmek için durmuştu.Így szokott voltam az ő állandó siker, hogy a nagyon lehetőségét a nem kellett többé lép a fejem.
Bu yüzden onun değişmez başarısı için alışık onun çok olasılık başarısız kafamın içine girmek için durmuştu.그래서 그의 불변 성공했다 익숙한 그의의 매우 가능성 실패는 내 머리에 입력 정지했다.
Bu yüzden onun değişmez başarısı için alışık onun çok olasılık başarısız kafamın içine girmek için durmuştu.Niin tottunut olin hänen muuttumaton menestys, että hyvin hänen mahdollisesta ei ole ollut enää tulla päähäni.
Bu yüzden onun değişmez başarısı için alışık onun çok olasılık başarısız kafamın içine girmek için durmuştu.Tak jsem byl zvyklý na jeho úspěchu neměnná, že právě možnost jeho tím přestal vstoupit do mé hlavy.
Bu yüzden onun değişmez başarısı için alışık onun çok olasılık başarısız kafamın içine girmek için durmuştu.Tak som bol zvyknutý na jeho úspechu nemenná, že práve možnosť jeho tým prestal vstúpiť do mojej hlavy.
Bu yüzden onun değişmez başarısı için alışık onun çok olasılık başarısız kafamın içine girmek için durmuştu.Tan acostumbrado estaba yo a su éxito invariable que la posibilidad de su no había dejado entrar en mi cabeza.
Bu yüzden onun değişmez başarısı için alışık onun çok olasılık başarısız kafamın içine girmek için durmuştu.Так же я привык к его неизменным успехом, что сама возможность его отсутствии перестала входить в мою голову.
Bu yüzden onun değişmez başarısı için alışık onun çok olasılık başarısız kafamın içine girmek için durmuştu.Так само я звик до його незмінним успіхом, що сама можливість його відсутності перестала входити в мою голову.
Bu yüzden onun değişmez başarısı için alışık onun çok olasılık başarısız kafamın içine girmek için durmuştu.רגילים אז הייתי להצלחה קבועה שלו כי עצם האפשרות של שלו אי חדל להיכנס לתוך הראש שלי.
Bu yüzden onun değişmez başarısı için alışık onun çok olasılık başarısız kafamın içine girmek için durmuştu.اعتاد ذلك كان لي أن نجاحه الثوابت ان احتمال جدا له وكان فشلها يتوقف على الدخول في رأسي.
Bu yüzden onun değişmez başarısı için alışık onun çok olasılık başarısız kafamın içine girmek için durmuştu.失敗は私の頭に入るに消滅していた。 それはドアが開いた前に4時近かった、と飲酒に見える新郎、悪い
Buz kütlelerinden alışık olduğumuz bir durumdu, ancak bu sefer 20 milyon yıl geriye gidiyoruz.저희는 단지 얼음의 중심 부분만을 이용했는데, 이 경우엔 2000만년 전으로 거슬러 갈 수 있었습니다.
Buz kütlelerinden alışık olduğumuz bir durumdu, ancak bu sefer 20 milyon yıl geriye gidiyoruz.Chúng ta từng làm thế chỉ với lõi băng, nhưng trong trường hợp này, chúng ta quay lại 20 triệu năm trước.
Buz kütlelerinden alışık olduğumuz bir durumdu, ancak bu sefer 20 milyon yıl geriye gidiyoruz.Costumávamos fazê-lo apenas com núcleos de gelo mas, neste caso, vamos recuar 20 milhões de anos.
Buz kütlelerinden alışık olduğumuz bir durumdu, ancak bu sefer 20 milyon yıl geriye gidiyoruz.Kita pernah melakukannya dengan lapisan es, dalam hal ini, kita kembali 20 juta tahun.
Buz kütlelerinden alışık olduğumuz bir durumdu, ancak bu sefer 20 milyon yıl geriye gidiyoruz.Lo facevamo solo con l'interno dei ghiacci, ma in questo caso torniamo indietro di 20 milioni di anni.
Buz kütlelerinden alışık olduğumuz bir durumdu, ancak bu sefer 20 milyon yıl geriye gidiyoruz.Obișnuiam să facem asta doar cu carote de gheață, dar acum, mergem cu 20 de milioane de ani în urmă.
Buz kütlelerinden alışık olduğumuz bir durumdu, ancak bu sefer 20 milyon yıl geriye gidiyoruz.Régebben csak jégmintával végeztünk ilyet, de most 20 millió évvel kellett visszamennünk.
Buz kütlelerinden alışık olduğumuz bir durumdu, ancak bu sefer 20 milyon yıl geriye gidiyoruz.Solíamos hacerlo sólo con los núcleos de hielo, pero en este caso nos remontamos 20 millones de años.
Buz kütlelerinden alışık olduğumuz bir durumdu, ancak bu sefer 20 milyon yıl geriye gidiyoruz.Vroeger deden we dat met ijsboorkernen, maar in dit geval gaan we 20 miljoen jaar terug.
Buz kütlelerinden alışık olduğumuz bir durumdu, ancak bu sefer 20 milyon yıl geriye gidiyoruz.Wir haben das immer nur mit Eisbohrkernen gemacht, aber in diesem Fall gehen wir 20 Millionen Jahre zurück.
Buz kütlelerinden alışık olduğumuz bir durumdu, ancak bu sefer 20 milyon yıl geriye gidiyoruz.Το κάναμε μόνο με τμήματα πάγου, αλλά σε αυτήν την περίπτωση πηγαίνουμε 20 εκατομμύρια χρόνια πίσω.
Buz kütlelerinden alışık olduğumuz bir durumdu, ancak bu sefer 20 milyon yıl geriye gidiyoruz.Мы исследовали такие же ледяные керны, но в данном случае охватывали период в 20 миллионов лет.
Buz kütlelerinden alışık olduğumuz bir durumdu, ancak bu sefer 20 milyon yıl geriye gidiyoruz.Преди използвахме само ледени ядра, но в този случай, ние се връщаме 20 милиона години.
Buz kütlelerinden alışık olduğumuz bir durumdu, ancak bu sefer 20 milyon yıl geriye gidiyoruz.בעבר היינו עושים את זה רק עם ליבות של קרח, אבל במקרה הזה, אנחנו הולכים 20 מיליון שנה אחורה.
Buz kütlelerinden alışık olduğumuz bir durumdu, ancak bu sefer 20 milyon yıl geriye gidiyoruz.كنا نفعل ذلك فقط في عينات الجليد الجوفية، لكن في هذه الحالة، نحن ذاهبون إلى قبل 20 مليون سنة.
Buz kütlelerinden alışık olduğumuz bir durumdu, ancak bu sefer 20 milyon yıl geriye gidiyoruz.今回は2000万年遡ります 堆積物のサンプルから
Çevresel adalet, aranızda bu tanıma pek alışık olmayanlar için, şöyle bir şey:환경 정의, 이 용어에 익숙하지 않은 분들을 위해 잠깐 말씀드리면,

İlgili Sayfalar