alışık ile cümle

alışık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
'Ama ben buna alışık değilim!' Kötü Alice acıklı bir ses tonuyla yalvardı.そして彼女は"私は生き物はそう簡単に腹ではないとしたい!"、彼女自身考える
Ancak daha sonra, o büyümüş biraz her şeye alışık doğal olarak oradaErst später, als sie aufgewachsen war etwas an alles gewöhnt - es gibt natürlich
Ancak daha sonra, o büyümüş biraz her şeye alışık doğal olarak orada단지 나중에, 그녀가 성장했을 때 다소 모든 익숙치 - 당연히 거기
Ancak daha sonra, o büyümüş biraz her şeye alışık doğal olarak oradaΜόνο αργότερα, όταν είχε αυξηθεί κάπως εξοικειωμένοι με τα πάντα - φυσικά υπάρχουν
Ancak daha sonra, o büyümüş biraz her şeye alışık doğal olarak oradaרק מאוחר יותר, כאשר היא התרגלה במקצת הכל - טבעי שיש
Ancak daha sonra, o büyümüş biraz her şeye alışık doğal olarak oradaفي وقت لاحق فقط ، عندما اعتاد نوعا ما على كل شيء -- وهناك بطبيعة الحال
Ancak daha sonra, o büyümüş biraz her şeye alışık doğal olarak oradaグレ - 完全にそれに慣れている彼女の成長のあらゆる話になることができませんでした
Beldi siz x'i diğer tarafta görmeye alışıksınız ancak, fark etmez, sadece çarpıyoruz.다음은 2를 (x-3)에 분배하면 됩니다 x가 다른 쪽에 있지만 곱셈이므로
Beldi siz x'i diğer tarafta görmeye alışıksınız ancak, fark etmez, sadece çarpıyoruz.Možná jste zvyklí vidět x na druhé straně, ale každopádně jenom násobíme.
Beldi siz x'i diğer tarafta görmeye alışıksınız ancak, fark etmez, sadece çarpıyoruz.Може да сте свикнали да виждате x от другата страна, но така или иначе, ние просто го умножаваме.
Beldi siz x'i diğer tarafta görmeye alışıksınız ancak, fark etmez, sadece çarpıyoruz.ربما انك قد اعتدت على رؤية الـ x على الجانب الآخر، لكن بأي طريقة، فأنت ستقوم بعملية ضرب
Bence bu sorunun cevabı, neyle oynamaya alışık olduğunuzda gizli.Ich denke, dass man diese Frage für jedes Spielelement einzeln beantworten muss.
Bence bu sorunun cevabı, neyle oynamaya alışık olduğunuzda gizli.Je pense que cette décision dépend de ce que vous pensez être un bon jeu.
Bence bu sorunun cevabı, neyle oynamaya alışık olduğunuzda gizli.전 여러분이 어떤 기계로 플레이하는 것을 더 좋아하는지에 따라 결정의 결과가 달라질 것으로 생각하죠
Bence bu sorunun cevabı, neyle oynamaya alışık olduğunuzda gizli.Myslím si, že lepší verzi lze vybrat podle toho, u které nakonec skončíte.
Bence bu sorunun cevabı, neyle oynamaya alışık olduğunuzda gizli.Nie wiem, czy wybór platformy do gier zależy od tego, czy jest ona "lepsza", czy "gorsza".
Bir çok insan ruhani veya kiliselere bağlı kabilelere alışık.많은 사람들이 영적인 부족, 교회 부족에 익숙합니다.
Bir çok insan ruhani veya kiliselere bağlı kabilelere alışık.Le persone hanno sempre avuto una tribù spirituale, ecclesiastica, lavorativa, comunitaria.
Bir çok insan ruhani veya kiliselere bağlı kabilelere alışık.שבט של העבודה,
Bir çok insan ruhani veya kiliselere bağlı kabilelere alışık.كثير من الناس شكلوا قبائل روحية او قبائل دينية
Bir çok insan ruhani veya kiliselere bağlı kabilelere alışık.職場の部族
Bizim alışık olarak düşündüğümüz organize birşey değildi.Cela ne se passait pas comme on peut l'imaginer habituellement.
Bizim alışık olarak düşündüğümüz organize birşey değildi.Das war nicht so organisiert, wie wir oft glauben.
Bizim alışık olarak düşündüğümüz organize birşey değildi.Det var ikke organiseret på den måde, vi ofte tænker på det.
Bizim alışık olarak düşündüğümüz organize birşey değildi.Det var inte organiserat så som vi ofta tror.
Bizim alışık olarak düşündüğümüz organize birşey değildi.Het was niet zo georganiseerd zoals we dat vaak denken.
Bizim alışık olarak düşündüğümüz organize birşey değildi.Itu tidak terjadi secara teratur seperti terkadang kita berpikir tentang itu.
Bizim alışık olarak düşündüğümüz organize birşey değildi.매춘이라는 게 우리가 흔히 알고 있는 방식대로 돌아가지 않더군요.
Bizim alışık olarak düşündüğümüz organize birşey değildi.La cosa non era organizzata nel modo in cui spesso la immaginiamo.
Bizim alışık olarak düşündüğümüz organize birşey değildi.Nakonec se dala na prostituci.
Bizim alışık olarak düşündüğümüz organize birşey değildi.Não era organizada da maneira que geralmente pensamos.
Bizim alışık olarak düşündüğümüz organize birşey değildi.Nebolo to zorganizované spôsobom, akým si často myslíme, že je.
Bizim alışık olarak düşündüğümüz organize birşey değildi.Nem volt ez olyan módon szervezett ahogy azt gyakran elképzeljük.
Bizim alışık olarak düşündüğümüz organize birşey değildi.Nie wyglądało to tak, jak sobie możemy wyobrażać.
Bizim alışık olarak düşündüğümüz organize birşey değildi.Nó không được tổ chức giống như chúng ta thường nghĩ
Bizim alışık olarak düşündüğümüz organize birşey değildi.Nu era organizată în modul la care ne gândim destul de des.
Bizim alışık olarak düşündüğümüz organize birşey değildi.Τα πράγματα δεν ήταν όπως συνήθως τα φανταζόμαστε.
Bizim alışık olarak düşündüğümüz organize birşey değildi.Не било организирано по начина, по който често смятаме.
Bizim alışık olarak düşündüğümüz organize birşey değildi.Це не було організовано так, як ми часто це уявляємо.
Bizim alışık olarak düşündüğümüz organize birşey değildi.Это не так организованно, как мы часто думаем.
Bizim alışık olarak düşündüğümüz organize birşey değildi.זו זנות שלא מאורגנת באופן שבו אנחנו חושבים עליה.
Bizim alışık olarak düşündüğümüz organize birşey değildi.لم يكن الأمرر مخطط له بالصورة التي نعتقدها عادةً.
Bizim alışık olarak düşündüğümüz organize birşey değildi.彼女はおよそ20人の女の子たちと一緒に夜に都会に行き
Bu bize yüksekliği ve dolayısıyla alışık olduğumuz dünyayı verir.이 세번째 직선으로 인해 높이가 생겨 우리가 익숙한 이 세계가 만들어지는거죠.
Bu bize yüksekliği ve dolayısıyla alışık olduğumuz dünyayı verir.שנותן גובה ואת העולם שאנחנו מכירים.
Bu bize yüksekliği ve dolayısıyla alışık olduğumuz dünyayı verir.يعطينا الارتفاع والعالم الذي نعرفه.
Bu bize yüksekliği ve dolayısıyla alışık olduğumuz dünyayı verir.私達がよく知る世界になります それでは四次元の世界はどうでしょう
Bu kocaman beyinli, kocaman kitaplı, kocaman, benim alışık olmadığım sözcükleri kullanan öğrencilerden...Bang van die studenten met hun grote breinen en hun dikke boeken en hun grote, onbekende woorden.
Bu kocaman beyinli, kocaman kitaplı, kocaman, benim alışık olmadığım sözcükleri kullanan öğrencilerden...사용하는 학생들이란 생각에 겁이 난거죠.
Bu kocaman beyinli, kocaman kitaplı, kocaman, benim alışık olmadığım sözcükleri kullanan öğrencilerden...Minua pelottivat nämä opiskelijat isoine aivoineen, ja isoine kirjoineen sekä isoine tuntemattomine sanoineen.
Bu kocaman beyinli, kocaman kitaplı, kocaman, benim alışık olmadığım sözcükleri kullanan öğrencilerden...Rädd för studenterna med sina stora hjärnor och sina stora böcker och sina stora obekanta ord.
Bu kocaman beyinli, kocaman kitaplı, kocaman, benim alışık olmadığım sözcükleri kullanan öğrencilerden...Saya takut dengan mahasiswa yang sangat pintar dan buku mereka yang besar-besar dan kosa kata yang canggih.
Bu kocaman beyinli, kocaman kitaplı, kocaman, benim alışık olmadığım sözcükleri kullanan öğrencilerden...Sợ những sinh viên to đầu, những quyển sách to đùng và cả những ngôn từ lạ lẫm.
Bu kocaman beyinli, kocaman kitaplı, kocaman, benim alışık olmadığım sözcükleri kullanan öğrencilerden...Speriată de acei studenţi cu minţile lor mari şi cărţile lor mari şi cuvintele lor mari şi necunoscute.
Bu kocaman beyinli, kocaman kitaplı, kocaman, benim alışık olmadığım sözcükleri kullanan öğrencilerden...Strach ze studentů s velkými mozky a velkými knihami a velkými neznámými slovy.
Bu kocaman beyinli, kocaman kitaplı, kocaman, benim alışık olmadığım sözcükleri kullanan öğrencilerden...Бях уплашена от тези студенти с големи мозъци и от големите им книги, и от големите им, непознати думи.
Bu kocaman beyinli, kocaman kitaplı, kocaman, benim alışık olmadığım sözcükleri kullanan öğrencilerden...Злякалася студентів з їх високим рівнем інтелекту і їхніх великих книжок, і їх великих, незнайомих слів.
Bu kocaman beyinli, kocaman kitaplı, kocaman, benim alışık olmadığım sözcükleri kullanan öğrencilerden...והספרים הגדולים והמלים הגדולות והלא-מוכרות שלהם.
Bu kocaman beyinli, kocaman kitaplı, kocaman, benim alışık olmadığım sözcükleri kullanan öğrencilerden...وكتبهم الكبيرة وكلماتهم الكبيرة غير المألوفة.
Bu kocaman beyinli, kocaman kitaplı, kocaman, benim alışık olmadığım sözcükleri kullanan öğrencilerden...でも 彼らと会話をするにつれ 私は

İlgili Sayfalar